37. bölüm · Son Bahar

Olacaklardan Habersiz

Aybüke Boyraz

Bölümler
1 Başlangıç 2 Kaderin Koridoru 3 Yağmurun Altındaki Sözler 4 Kırılan Kalp 5 Yarım Kalan Çocukluk 6 Nefes Arasında 7 Gerçeklerle Baş Başa 8 İki Ateş Arasında 9 Son Karar 10 Son Bakış 11 Yaralı Dönüş 12 Bekleyiş 13 Umuda Açılan Kapı 14 Sessiz Mucize 15 Yanında 16 İlk Adım 17 Kapanan Kapılar 18 Her Cevap Aynıydı 19 Hafızanın Ötesinde 20 Döndüğüm Yer Sendin 21 Yan Yana 22 Eski Defterler 23 Güvenin Sınavı 24 Evim Sensin 25 Sonsuzluğa İlk Adım 26 Aynı Yolda 27 Yeni Bir Sayfa 28 Mutluluğun Ötesinde 29 Gecenin Teşhisi 30 Yükün Ağırlığı 31 Kırılan Zırh 32 Aşkın Teşhisi 33 Göğüsümdeki Huzur 34 Beklenmedik Misafir 35 Küllerden Doğacak Gelecek 36 Olacaklardan Habersiz 37 Nabız Sınırı 38 Zırhların Ötesinde 39 En Zor Teşhis 40 Atış Alanındaki Fırtına 41 Sirenlerin Ardındaki Sır 42 Kritik Müdahale 43 Ölüme Bir Adım 44 Lavanta Ve Gün Işığı 45 Anne Vasiyeti 46 5 Dakika Daha 47 Bekleyiş 48 İlk Karşılaşma 49 Baba Olmak 50 Yuvaya İlk Adım 51 Asıl Savaş 52 İlk Kelime 53 Bir Bütün 54 Boğuk Düşüncelerle Baş Başa 55 Gün doğumu 56 Gece Yarısı Kaçamağı 57 Sınırda Kırılma 58 Sınırda Barut Kokusu 59 Yaralı Savaşçı 60 Soyunma Odasında Patlama 61 Baş Başa 62 Kapanan Hesap 63 Yeni Bir Sayfa 64 "Mezarını Derin Kazadır" 65 Kopuş Noktası 66 Dönüm Noktası 67 Geri Adım Yok 68 Burada Kural Yok 69 Kumsaldaki sığınak 70 Gece Kaçamağı 71 Herşeyden Habersiz 72 Sona Bir Adım 73 Yarım Kalan Hayatlar

34. Bölüm – Binbaşı Komutası Altında Bir Hamilelik

Violet'ten;
Hamileliğimin dördüncü ayına girdiğimizde, hayatım bir beyin cerrahı olarak değil, adeta Binbaşı Alex Hernandez’in kişisel koruması altındaki yüksek güvenlikli bir devlet mülkü gibi ilerliyordu. Karargahtaki o büyük müjdenin ertesi gününden itibaren Alex, koca binbaşı kimliğini hastane koridorlarına taşımıştı.

Hastanede nöbetçi olduğum bir gün, odamın kapısı çalınmadan açıldı. İçeri elinde üç farklı organik saklama kabıyla Alex girdi. Üzerinde hâlâ askeri üniforması vardı, bu da koridordaki tüm hemşirelerin ona hayranlıkla bakmasına neden oluyordu.

"Alex? Senin şu an karargahta toplantıda olman gerekmiyor muydu?" diye sordum, masamdaki ameliyat raporlarını kenara iterek.

"Toplantı bitti Doktor. Ayrıca hastane yemekhanesindeki tuz oranını kontrol ettirdim, gebelik kriterlerimize uymuyor," dedi ve kapları masama dizdi. "Bunu bizzat karargahın aşçısına hazırlattım. Protein ve folik asit dengesi tam senin ve ufaklığın ihtiyacına göre ayarlandı. Ayrıca başhekiminle görüştüm."

Gözlerimi fal taşı gibi açtım. "Başhekimle mi görüştün? Alex, sen benim başhekimime emir mi verdin?"

"Emir vermedim, sadece bir binbaşı olarak ricada bulundum," dedi, gayet ciddi bir tonla masanın kenarına oturarak. "Bundan sonra gece nöbetlerin kaldırıldı. Altı saatten uzun süren cerrahi operasyonlara girmene de kısıtlama getirildi. Bu hamilelik bir operasyonsa, taktiksel kararları ben alırım Lavinia'm."

Onun bu aşırı korumacı, koca binbaşının benim üzerime bir bebek gibi titreyen hallerine engel olamayarak güldüm. Ayağa kalkıp boynuna sarıldım. "Sen gerçekten delirmişsin Binbaşım. Ama bu deliliğini çok seviyorum."

Alex'ten;
İki hafta sonra...
Evimizin bahçesi, Sofia’nın o çılgın enerjisi yüzünden adeta bir karnaval alanına dönmüştü. Her yer mavi ve pembe balonlarla, tüllerle kaplıydı. Andrey bahçede Sofia’nın emirleriyle oradan oraya koşuyor, devasa bir kutuyu sahnenin ortasına taşımaya çalışıyordu. Bebeğin cinsiyet partisindeydik.

"Komutanım, valla sınır ötesi operasyonda bu kadar yorulmadım," diye fısıldadı Andrey yanıma gelip alnındaki teri silerken. "Sofia beni resmen lojistik subayı yaptı."

Gülümsedim ama gözüm sadece bahçedeki masaların arasında, üzerindeki dökümlü yeşil elbisesiyle parıldayan Violet’taydı. Karnı artık hafifçe belirginleşmişti ve o haliyle bana bu dünyadaki tüm zaferlerden daha çekici geliyordu. Yanına gidip beline sarıldım ve elimi o küçük kavisin üzerine koydum. Bizim mucizemiz oradaydı. Daniel Hernandez’in o karanlık evinde hiç tatmadığım o aile sıcaklığı, şimdi bu bahçede, karımın karnında büyüyordu.

"Hazır mıyız?" diye bağırdı Sofia elindeki mikrofonla. Herkes bahçenin ortasındaki dev siyah kutunun etrafında toplandı. Violet’la birlikte kutunun iplerini tuttuk.

"Üç... İki... Bir!"

İpleri aynı anda çektiğimizde, kutunun kapağı açıldı ve gökyüzüne doğru onlarca mavi balon fırladı. Bahçede bir anda Sofia’nın çığlıkları ve Andrey’in "Bir asker daha geliyor!" niyetine patlattığı konfetiler yankılandı.

Mavi balonlar gökyüzünün sonsuzluğuna doğru süzülürken, Violet gözyaşları içinde bana döndü. Onu belinden kavrayıp göğsüme bastırdım. Kulaklarıma çarpan tebrik sesleri, konfetiler, Sofia’nın sevinç dansları... Hepsi bir sis bulutunun arkasında kaldı. Violet’ın kulağına doğru fısıldadım, sesim her zamankinden daha derin ve gururluydu:
"Bir oğlumuz oluyor, cerrahım... Küçük bir Hernandez geliyor."