GİRİŞ

Vaveyla Yazarı: İlknur Acar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: GİRİŞ

SİYAH YEMİN
Külün Hatırladığı
17 Ekim 2010 — Veyra Malikânesi
O gece saat 02.17’de bütün saatler durmuştu.
Bunu yıllar sonra öğrenecektim. O zamanlar henüz altı yaşındaydım ve zamanın durabileceğini bilmiyordum. Bildiğim tek şey, annemin beni yatağımdan kaldırırken ellerinin titrediği ve babamın koridorda daha önce hiç duymadığım bir sesle bağırdığıydı.
Korkmuştum.
Ama kendim için değil.
Miran için.
İkizim, merdivenlerin başında duruyordu. Üzerinde en sevdiği lacivert pijamaları vardı. Çıplak ayakları mermer zemine basıyordu ve yüzünde, çocukların yüzünde olmaması gereken bir ifade taşıyordu.
Sanki ağlamamak için kendini zorluyordu.
“Lalin,” dedi.
Ona doğru koşmak istedim ama annem kolumdan tuttu.
“Bakma ona,” diye fısıldadı. “Ne olursa olsun, sakın gözlerinin içine bakma.”
Anlamadım. Annem bana hiçbir zaman böyle bakmamıştı. Sanki beni seviyordu ama aynı zamanda benden korkuyordu.
Miran bir adım attı.
Avizedeki ışıklar söndü.
Sonra malikânenin duvarlarının içinden bir ses yükseldi. Derinden, boğuk ve insan sesine benzemeyen bir ses…
“Sekizinci ruh geri alınmalı.”
Babam dizlerinin üzerine çöktü.
Annem ağzımı kapattı.
Ben ise Miran’ın elini tutmak için bütün gücümle çırpındım.
“Miran benim kardeşim!” diye bağırdım.
Miran bana baktı. Gözleri doluydu ama gülümsedi.
“Biliyorum,” dedi. “O yüzden seni hatırlayacağım.”
Sonra yerdeki siyah çizgiler parlamaya başladı. Malikânenin taşlarına kazınmış yedi işaret, daire oluşturacak şekilde aydınlandı. Dairenin tam ortasında ise sekizinci bir işaret belirdi.
Benim işaretim.
Miran’ın yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Lalin, ne olursa olsun…” Sesi titredi. “Seni benden aldıklarında, onların söylediklerine inanma.”
“Kim alacak seni?”
Cevap vermedi.
Bana son bir kez baktı.
Ve karanlık onu yuttu.
Çığlık attığımı hatırlıyorum. Annemin beni kucağına alıp ağladığını da. Babamın yerdeki işaretleri bir şeylerle kapatmaya çalıştığını da…
Ama sonrasını hatırlamıyorum.
Çünkü ertesi sabah uyandığımda odamda tek başımaydım.
Annem bana hiç kardeşim olmadığını söyledi.
Babam, Miran adında bir çocuğun yaşamadığını söyledi.
Ve ailemin bütün fotoğraflarında, yanımda duran küçük çocuk silinmişti.
Yıllar boyunca kendime bunun bir kâbus olduğunu söyledim.
Ta ki on altıncı yaş günümde, kapımın önünde siyah bir zarf bulana kadar.
Zarfın üzerinde tek bir cümle yazıyordu:
“Beni unuttun, Lalin. Ama ben seni hiç unutmadım.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

39okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.