2. bölüm / 7
Siyah Yemin- Külün HatırladığıBölüm 1- Ölülerin Mektupları
Bölümler 7Şu an: Bölüm 1- Ölülerin Mektupları
- 1 GİRİŞ320 kelime
- 2 Bölüm 1- Ölülerin Mektupları506 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Bölüm 2- Veyra Malikânesi916 kelime
- 4 Bölüm 3- 7 Kişilik Masa1.940 kelime
- 5 4.BÖLÜM- Küllerin Altındaki İz2.273 kelime
- 6 BÖLÜM 5- Güvenin Bedeli1.759 kelime
- 7 6.BÖLÜM- Kırılan Sessizlik4.840 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazı geceler insanın hayatını değiştirmez. Yalnızca hayatı buyunca gerçek kaçtığı gerçeği kapısına bırakır. O gece saat 02.17’ de kapım üç kez çalındı. İlkinde uyanmadım. İkincisinde gözlerimi açıp tavana baktım. Yağmur, penceremin camına sabırsız parmaklarla vuruyordu. Ev sessizdi. Koridorun sonundaki eski saat dışında hiçbir şeyin sesi duyulmuyordu.
Üçüncü kez kapı çaldığında kalbim, henüz sebebini bilmediğim bir korkuyla hızlandı.
Yataktan kalktım.
Kapının dürbününden baktım.
Kimse yoktu.
Kapıyı açtığımda koridorun soğuk havası yüzüme çarptı. Merdivenlerin başında, siyah bir zarf duruyordur. Üzerinde ismim yazılıydı.
Lalín Veyra.
El yazısını tanımıyordum.
Ama ismimin sonundaki harfin üzerine bırakılmış küçük mürekkep lekesini görünce parmaklarım uyuştu.
Bunu daha önce görmüştüm.
Nerede olduğunu hatırlayamıyordum.
Zarfı içeri aldım ve kapıyı kilitledim. Siyah balmumunun üzerine işlenmiş sembol, birbirime dolanmış yedi ince çizgiden oluşuyordu. Ortalarında ise kazınmış gibi görünen sekizinci bir çizginin izi vardı.
Tırnağımla mühre dokundum.
Bir ses duydum.
Lalin.
Başımı kaldırdım.
Evde yalnızdım.
En azından öyle olduğumu sanıyordum.
Zarfı açtım. İçinden tek bir fotoğraf ve katlanmış bir kâğıt çıktı.
Fotoğraf eskiydi. Kenarları yanmış, yüzeyine ince bir kül tabakası yapışmıştı. Bir bahçede duran yedi çocuk görünüyordu. Arkalarında, pencereleri karanlık bir malikâne yükseliyordu.
Çocuklardan biri bendim.
Bunu saçlarımdan, yüzümden, hatta boynumdaki küçük doğum lekesinden anladım.
Diğerlerini tanımıyordum.
Fotoğrafın arka yüzünde bir tarih vardı.
On altı yıl önce.
O gün doğduğumu biliyordum.
Ama fotoğrafın çekildiği yerde bulunduğumu bilmiyordum.
Kâğıdı açtım.
Sevgili Lalin,
Bazı anlar unutulmaz.
Yalnızca onları hatırlaman yasaklanır.
On altıncı yaş gününde sana bir şey söylemem gerekiyordu. Geç kaldım. Bunun için beni affetmeyeceğini biliyorum.
Yedi kişi olduğunuzu sanıyorsun.
Değilsiniz.
Dolunaydan önce Verya Malikanesi’ne gel. Yanında kimseyi getirme. Özellikle de sana güven veren çocuğu.
Çünkü o çocuk seni ilk kez görmüyor.
Ve sen, onu ilk kez sevmiyorsun.
— Seni unutan kişi.
Kâğıdı elimden düşürdüm.
Son cümleyi yeniden okudum.
Bir kez.
İki kez.
Üç kez.
Sonra fotoğrafa baktım.
Yedi çocuğun yüzünü tek tek inceledim. Hiçbirini tanımıyordum. Fakat en sağdaki çocuğun yüzü tuhaf bir şekilde bulanıktı. Sanki fotoğrafın kendisi onu hatırlamak istemiyordu.
Parmağımı yüzünün üzerine koydum.
O anda odadaki bütün ışıklar söndü.
Nefesim boğazımda düğümlendi.
Fotoğrafın içinden bir fısıldı yükseldi.
Beni neden bıraktın?
Elimi geri çektim.
Fotoğrafı yere düşürdüm.
Karanlıkta, koridorun sonundaki saatin durduğunu duydum. Ardından evin duvarlarının içinden gelen derin bir çatlama sesi yükseldi.
Sanki birileri yıllardır kapalı tutulan devasa bir kapıyı açmaya çalışıyordu.
Telefonum titredi.
Ekranda bilinmeyen bir numaradan gelen mesaj belirdi.
Bilinmeyen Numara: Zarfı aldın mı?
Parmaklarım titreyerek cevap yazdım.
Ben: Kimsin?
Mesaj anında geldi.
Bilinmeyen Numara: Beni hatırlamıyorsun.
Ben: Seni tanımıyorum.
Bir süre cevap gelmedi.
Sonra tek bir cümle belirdi.
Bilinmeyen Numara: Bunu bana da söylediler.
Telefonumun ekranı karardı.
Ardından kendi kendine yeniden açıldı.
Bu kez ekranda bir fotoğraf vardı.
Yedi çocuk.
Aynı bahçe.
Aynı mâlikane.
Ama bu fotoğrafta sekiz kişi bulunuyordu.
Ortadaki çocuk, benimle aynı yüzü taşıyordu.
Aynı gözler.
Aynı saçlar.
Aynı doğum lekesi.
Tek fark, bana bakışındaki ifadeydi.
Sanki beni yıllardır bekliyordu.
Fotoğrafın altında bir isim yazıyordu.
Miran Veyra.
İsmimi söylemek ister gibi dudaklarını araladı.
Ve telefonumdan bir fısıltı yükseldi.
Bu kez beni unutma, kardeşim.
Telefon elimden kaydı.
Çünkü hayatım boyunca tek çocuk olduğumu söylemişlerdi.
Ve ben, ilk kez, ailemin bana söylediği her şeyden şüphe ettim.
Bölüm etkileşimi
