5. bölüm · Sırdan düğüm
Odak
Bilgisayar başında uzun süre kalınca , yiğit hafiften sıkılmaya başladı . Bunu bana göstermek içinde gözümün önünde dört dönüyor , çocuğum ya . " ben dışarıyı dolanayım mı , işin bitene kadar"diye izin istedi ama bensiz kapıdan çıkmasını bile istemiyorum " biz bu evliliği can sıkıntısından yapmadık yiğit , başka şehre gitmen kimlik değiştirmen seni korumuyor . Otur oturduğun yere , hem işim bitsin çıkıp bir şeyler yeriz acıktım " dedim , yiğit oflayarak oturdu koltuğa .
Yiğitin söz ettiğine göre mimarlık okumuş , son senede de aman aman bir bilgi vermiyorlar . Halamın şirketinde iş ayarlamaya çalışıyorum , ha bir de özel hoca tutmaya .Madem benimle yeni bir hayata başlıyor o zaman hayalleride yanında olsun ,bu amaçla bir saatir başvuru kaydını dolduruyor halamla mesajlaşıyorum . Leptoptan kafamı kaldırıp , yiğite kısa bir an baktım . Sonra geri işime döndüm . Başvuruyu doldurup , yolladım . Halam 1 yıl eksiği dolduracağını söyledi ve amcamlara dememe sözü verdi . Onlar yiğiti direk mezun biliyorlar bu yüzden onların kulağına gitmemesi gerek . Leptobu kapatıp ayağa kalktım " hadi gidelim "dememle yiğit şükürle ayağa kalktı " hele şükür "dedi , ilk başta sırıttım sonra tekrardan ciddileştim " bak yiğit yılmaz , sahte de olsan kocamsın . Ona göre davran , gözüm üstünde "dedim gözlerimi kısıp , yiğitin dudağının kenarı kıvrıldı " ben hanım köylülerdenim , emrin başımın üstüne hatunum"diyince hızla önüme döndüm , buz olsaydım kesin erirdim o bakışa.
Bu adamın acıması yok , hiç olmayacak yerde söylememesi gereken sözü söylüyor ,kilitleniyorum . Belime silahımı koyup , arkasından içimden söylenerek çıktım ."nereye gidiyoruz"dedi arabanın önünde bana merakle bakan yiğit , elimdeki anaktarı salladım ." araba bizi nereye götürürse "dedim gülerek , aslında ben daha buraya gelmeden yapacaklarımızı planlamıştım . İlk 5 gün beraber geçiricez , 6. gün ben işe başlıycam . Halamın şirketi ,bizim karakolun dibinde olduğu için gözetemenliğimde hayalini de gerçekleştiricekti .Ben aiemin katilini bulup , yiğiti bırakıcam .Şuan planlar bu , yaşanacakları ise Allah bilir .
Arabayı kendi stilimle , kestirmeden sürdüm . Çıkıntılı yollar , biraz sarsıntılı olsada aşırı eğlenceliydi . Dağ yamaçlarında araba sürmeyi özlemişim .Arabayı awm 'nin önünde park ettim , yiğit araç durur durmaz indi " manyak mısın kızım sen , bir de polis olucan . Bu nasıl araba sürmek?" dedi şaşkınlıkla bana bakıp , anaktarı cebime attım. " ben trafik polisi değilim , biz de böyle yiğit bey . Hoş siz kaçarken daha hızlı oluyorsunuz , bunu yadırgamaman lazımdı" dedim , gözlerini kısıp bana alıngan bir tavırla baktı . " eski de kaldı o günler , polis hanım" diyince istemsizce güldüm , 1 hafta önceki yaşantısıydı . Daha fazla büyütmedim " tamam öyle olsun "dedim sırıtarak , yiğidin yanına geçip awm'ye girdim . Güvenlik kontrolünde , polis kartımı göstermek ve o sansörden geçmemek aşırı havalı bir şey ben polisliği ailemin katili için istemeseydim ,bunun için isterdim . Awm 'nin tam ortasında durdum "seçimi sana bırakıyorum , yiğit bey . İlk eğlenelim mi , yoksa yemek mi yiyelim ?"dedim , awm de onunla oynamak eğlenceli olur . Yiğit düşünmeden " yemek yiyelim , evde açım diyordun . Karnın doysun sonra oynarız"dedi , aç olduğumu unutmamış. Buna bile sevinmem acayip garibime gidince ,kendime çeki düzen verdim . Amcamın beni önceden getirdiği , cafeye girdik . Yiğit çorba isterken ben ilk tatlı sipariş ettim , köfte patates ve magnolya istedim . Yiğit " tane tane yeseydin nazlı , tatlıyı sonra sipariş ederdik "dedi , onu olmazladım . " tatlıya bakarak yiyicem ki yemeğimi , iştahım olsun bay çok bilmiş . "dedim , yemekleri yedikten sonra aldığımız enerjiyle , Üst katta oyun bölümüne gittik . Ödemeyi yiğit yaparken ben de acaba hangilerine binelim diye her şeye bakındım . Yiğit gelince neşeyle koluna girdim " gel ilk şuna binelim "diye diye neredeyse her şeyde oynadık . Basketbol oyununda ben atamadım , üst üste beceremeyince topu sinirle bir şeyleri kırsın diye atmaya başladım . Yiğit bana gülerek " nazlı , ne yapıyorsun ?" dedi , ona elimdeki topla sinirle baktım " şike var bu oyunda , gıcık oldum"dedim ,surat asıp . Yiğit daha çok güldü , yavaş adımlarla yanıma geldi " yanlış pozisyondasın o yüzden atamıyorsun , çocuk gibi iki elinle atmaya çalışıyorsun nazlı karım"dedi , bunun doğru pozisyonu mu olur ya . Yiğit yanıma geldi, elimden topu alıp tek eliyle attı sayıyı " bileğini silahtaki gibi düm düz tutma " dedi , bir kere silah düz bilekle tuttulmaz . Yiğit bir top alıp elime verdi , bileğimi tuttup topu tekrar attı ." bak böyle atıcaksın ki , girsin . Sen atmaktan daha çok kırmayı hedeflemişsin"dedi attığı sayıyla beraber , ben ona bakmaktan odaklanamadım ki . Hızlıca geriye çekildim " anladım "dedim düz bir sesle ,daha fazla top atmadım başka bir alet aradım . Aklıma gelen dahinece fikirle heycanla yiğite döndüm " basketbolu kabul etmiyorum , gel seninle bowlingde kapışalım "dedim gülerek .
Yiğit idiaya girdirtti , kazananın bir şey isteme hakkı olacakmış. Bir de o kadar böbürlendi ki , ben kazanıcam diye açıkcası kazansa ne ister diye düşünmeye başladım . Üst katta çıkıp , bowling alanına girdik . Oyun kurulduktan sonra yiğit sırıtarak bana baktı" buyur , ilk sen at."dedi , kaybedeceğimden o kadar emin ki o yüzden bu suratındaki sırıtış .Yazık nerden bilsin benim bir yıl boyunca her gün bowling oynadığımı , bi ara bağımlısıydım . Sıla ile her okul çıkışı gelirdik , sıla gidince bir daha oynamamıştım yıllar sonra ilk oynayışım olucak . Yeşil topu aldım elime , cizhiye yaklaşıp attım topumu . Allah'ım sen beni utandırma diye yalvarırken , yiğidin gözü yeşilim devirdi bütün labutları . Neşeyle arkama döndüm " acemi şansı "dedi benim heycanım karşısında .
oyunun geri kalanını ben aynı şekilde yürüttüm 10 elin 8 'ini ben alarak 270'e 80 'le uğurladım yiğiti . Surat ifadesini görmeniz gerekirdi , morardı suratı . Ben kazanmanın enerjisiyle yürürken , yiğit yanımda suratı asık geziyordu . " bir şey olmaz bir dahakine sen kazanırsın üzme tatlı canını "dedim , sırıtarak . Yiğit bana yandan bakıp göz devirdi " bugün şanslı gününmüş o yüzden , acemi şansı . Ben uzun zamandır oylamıyordum , biraz da paslanmışım " dedi , tipe bak ya asla kabul etmiyor . Ben onun bu haline gülünce , bana baktı tamamen " anlamıyorum ki , nasıl bu kadar iyi oynuyorsun . Seni milli bowling yarışmalarına sokmak lazım "dedi , bizim hayallerden biri . Sıla benden daha güzel oynardı , sılamı özledim . " benden iyileri var , ben polislikten devam . Hem sen çok kibirlendin , o yüzden de kazanmış olabilirim"dedim , somurtarak önüne döndü. " ne istiyorsun?"dedi üzgün bir sesle, o kimbilir ne istiycekti de üzüldü ."şimdi istemiycem , zamanı gelince ne olursa olsun yapmak zorundasın unutma"dedim , şuan istiyebileceğim çok şey yok ama zamanı gelince canı için istiyceğim şeyler olursa diye ayırıcam bu hakkımı " iyi unutmam " dedi , gülerek koluna girdim " e o zaman karına bir dondurma ısmarlarsın " dedim tatlı sesle , yiğit girdiğim koluna baktı sonra da önüne döndü "ısmarlarım "dedi ,en sonunda gülüp . Gülmek bu adam çok yakışıyor , ben de odak çoğunlukla gülüşte
