21. bölüm · Sırdan düğüm

Kanla yazılmış intikam

Mabell .

Haftalardır almaya cesaret edemediğim , eşyaları yasemin abladan almaya gittim . Nergis ablanın ismi ilk duyduğumda çok tuhafıma gitmişti . Niye isminde iki çicek ismi var diye , bir boş anda sormuştum . Annesi nergis ablayı , kocası askerdeyken doğurmuş . Evde tekmiş , kapı önünde düşmüş . Saksıda bir nergis çiceği bir de yasemin varmış , annesi o çiceğe bakarak tek başına doğurmuş kızını . Benim güzelimde , yavuz yüzbaşı askerdeyken doğmuş .Nergis abla evde tekmiş , yüzbaşı da karısına her gün çicek yollatırmış . Kapıya her zamanki gibi gelen çicek bu sefer yaseminmiş , çiceği alıp eve girecekken suyu gelmiş . Köy halkı seferber olmuş tabi , nazlı o kadar nazlanmış ki 4 saat ıkınmış kadın . Araba bulamadıklarından , götürememişlerde . Bunu tabi bana bilmediğimi sandığından ötürü 3. şahıs anlattı ama ben bilmesem bile bence bakışlarından anlardım . Suratımı gülüyordu, acı çekitği kısımlarda gözleri kısılıp o ana geri dönüyordu . Hele nazlımın ilk kokusunu içine çekişini anlattığı o yerde , burnunun direğinin sızlamasından anlardım . Nazlı 40 'ında yasemin suyuyla yıkatılmış , banyodaki şampiyonu ve duş jeli de yaseminli . Annesini kokusu olarak üzerinde taşıyor zaten .
Yasemin ablalar o günden sonra hemen ev bulup daire almışlar . Bizim evimize girememişler , benim gibi . Her yerde nazlının olduğu bir yere bende bu 3 hafta girmeye , cesaret edmedim . Kapıda beni görünce yasemin abla , ağlayarak boynuma sarıldı . " oğlum , hoşgeldin oğlum" diyince ,tüylerim ürperdi . " hoşbuldum " diyebildim sadece . Beni bir şekil içeri aldı , koltuğa otuturup hasret giderdi . " çok korktum , sana da bir şey oldu diye , bir yavrumu daha kaybettim diye korkudan öldüm " diyince dondum " benim için mi , korktun?" dedim , üzgün bir sesle . Ben nasıl bir insanım , benim için ilk kez sıla hariç korkan kişilere nefret besliyorum." o nasıl söz oğlum ,sen nazlının emanetisin . Bu ailenin oğlusun , nasıl korkmıyım . Başına bir iş geldi diye yerimizde duramadık , etme oğlum . " dedi , başımı koynuna yaslayıp . " ağla ama kendine bunu yapma , ne hale gelmişsin . Yüzün solmuş , çökmüşsün . Suratından okunur edeceklerin , etme . Bırak Allah'larından bulsunlar , devlet zaten yar etmez onlara dünyayı . Koymazlar kızımın kanını yerde . Ben kızımdan oldum , oğlumdan da olmayayım . Her ne yapıcaksan yapma " diye ağlayınca , buz kestim . Hoş nazlının ölümünden sonra hiç ısınamamıştım , taki şu saatte kadar . Birinin bana oğlum diyerek ağlamasını , ben demeden suratımdan yapacaklarımı anlaması ... bir anne gibi .
Kendimi annemin kollarındaymış gibi hissettim yarım saat , bir annenin böğrü bir evladın en güvenli limanıymış . İlk defa tattım bu duyguyu , nergis anneyle . Bana nazlının , eşyalarını getirdi . En son üstünde bulunun eşyalarını , yüzüğünü . Zorla takılan yüzük , zorla çıkmıştı parmağından . Poşeti aldıktan sonra , zorlanarak çıktım evden . Oradan gidip gitmemek arasında defalarca kaldığım , evimize gittim çünkü ben nazlımı çok özledim . Onunla anılarımı , onun kokusunu . Her yeri onun şampuanıyla yıkasam acaba kokusu hep benimle kalır mıydı ?
Kapının önünde dakikalarca bekledim , zili çalıp . Bazen sırf o gıcık olsun diye bile zili çalardım . " anaktarın var , yiğit . Elinde var , çalma şu zili . " diye , azarlaması hoşuma giderdi . O kapıyı bana açınca gerçekten evliymişiz gibi oluyordu , kapı açılmayınca anaktarla girmek zorunda kaldım . " nazlı niye kapıyı açmıyorsun , kulakların mı sağır ? ya kapının önünde bana saldırsalar . Pişmanlıktan ölmeyi göze alıyor musun ? "dedim , oda gıcıklığına kapıyı açmadığında dediğim gibi . Evden nazlının söylenen sesini bekledim , beynim konuşmalarını geçiriyordu zihnimde ama evde ölüm sessizliği vardı . Anatarı , anaktarlığa asıp içeri girdim . Yavaş adımlarla onu görmek için saatlerce oturduğum koltuğa oturdum " buraya konulmaz bu , hiç simetrik değil . Şuraya çek " diyişi ve benim onu daha kolay görebilmek için burada kalması konusunda inatlaşmalarımız gelince suratımda tebbesüm yer edindi . Nasılda köpek gibi peşinden koşturuyordu seni kerem , hiç rahatsızda değildin bu durumdan . Seni ezikleseler karımın köpeğiyim diycek havan vardı , sen o zaman bile nasıl mafyaydın oğlum . Defalarca düzelttiğim ardından da mafya olduğumu aklıma getiren tabloya baktım , bu Allah'ın cezası yüzünden pişmanlıktan ölmüştüm .
Kolidora çıkınca pişmanlıktan öldüğüm bir an daha canlandı , nazlıya çirkin imalar yaptığım o duvar . Başım önde mutfağa girdim , yemek yapmayı bilmediği için sadece içecek yapmak için kullandığı mutfağımız ve o masa . Yol boyunca ne kadar azar dinlediğimi bir bilseniz, ömrüm boyunca hiç bu kadar azar işitmemiştim . Şaka niyetine dediğim can çekmesi canıma okumuştu . Mis kokulu karımı , keşke duş sonrası bekleseydim de o kokusunu içime çekseydim . Dolu gözlerle bir yudum soğuk su içmek için buz dolabını açtım ama keşke açmasaydım . Dolapta nazlının yazısını görünce , tuttuğum göz yaşları döküldü . " tatlımı yemeyin , benim tatlım . Eve gelince yiycem , sakın yeme !" yazıyordu nergis ablanın yaptığı pudingin kabının yanında. Başımı yukarı kaldırıp , yaşlarımı sildim ama yenileri tekrar ıslattı . Suyu alıp , dolapı geri kapattım . Ağlayarak , sudan bir yudum aldım . Yazıyla şişeyi masada ,bırakıp , odasına gittim . Bomboştu oda " tövbe tövbe " diye o günün sabahı dalga geçen halini yatağın üstünde görebiliyordum . Nazlının makyaj masasını açıp , en çok kulandığı parfümü ve bir kolyenin zincirini aldım . Poşetten ,yüzüğünü çıkartıp zinzirle beraber boynuma astım . Dolabına gittim sonra , açtım ilk defa . Bir sürü sakladığı çocuksu kıyafetlerini buldum . Dolabın en köşesinde , sweatini buldum . tanıştığımız ilk gün giydiği ayıcıklı sweatdi bu . O günden sonra görmeyince , tenim değdi diye çöpe attığını sanmıştım . O gün bana sarılarak uyuduğunu , nasıl hissetmem sevgilim .Sen bana sarıldın diye ben o gün hiç uyumadım . Sweatde karımın kokusunu almak için burnuma götürdüğümde aldığım kokunun benim olduğunun farkına vardım , yıkamamış dahi. Titreyen ellerimle yatağa doğru geçtim , dolaptan yastığımı alıp yerime kıvrandım . Nazlının yastığını ve ayıcığını alıp kokusunu içime çektim , yatağına çıkıp kokusunu yok etmek istemedim . Ayıcığa baktım ağlayarak " seni de bir gün nazlımdan etmiştim , seni ona götürcektim ama o gitti " dedim ayıcığa onu şikayet edip . " seni çok kıskanıyordum , aslında hayla kıskanıyorum . Karıma kim bilir ne zamandan beri sarılarak uyuyorsun , kim bilir sana ne kadar çok dert yakındı ?" dedim , itiraf edip . "o benim karım ama sen ona benden çok sarıldın , seni bunun için öldürmem gerek ama çok kızar ve üzülür o yüzden yapmıyorum . Sen yat kalk nazlıma dua et " dedim , perişhan halde . Nazlımın kokusuyla uyuma şerefine nayil oldum bir gece daha , onun kokusu ve yüzü anılarımdan kaybolmadan ölmeyi diliyorum .Bu , bu aralar son arzum