5. bölüm / 9
Sınırın İki UcuSINIR 5
Bölümler 9Şu an: SINIR 5
5. Bölüm: Sarayın Bahçesindeki Karşılaşma ve Kaybolan Tünel
Karanlık tünelin sonundaki taş basamaklar, periyi ve kucağındaki bebeği insanların yaşadığı görkemli krallığın kalbine, tam olarak sarayın gizli bahçesine çıkardı. Soğuk ve nemli tünelden çıkıp sarayın çiçek kokulu bahçesine adım attıkları an, arkalarında bıraktıkları o derin geçit bir anda ortadan kayboldu. Taş duvarlar ve tünel ağzı mucizevi bir şekilde kapanıp sıradan bir bahçe duvarına dönüştü; sanki orada hiçbir zaman bir geçit olmamıştı. Peri, bunun Meryem Ana'nın o yaşlı kadının gizli bir hediyesi ve ayarı olduğunu, kendilerini korumak için tünelin izini tamamen sildiğini, bu sırrı yalnızca kendisinin bileceğini çok iyi biliyordu.
Ancak bu gizli sığınağın tadını çıkarması uzun sürmedi. Bahçede devriye gezen sert bakışlı bir saray muhafızı, kucağında bebekle duran bu yabancı kadını fark etti. Muhafız, kılıcının kabzasına elini atarak hızla yaklaştı ve gür bir sesle sordu:
"Hey sen! Kimsin, buraya nasıl girdin? Sarayın arka bahçesinde ne arıyorsun?"
Peri, insan formunda olmasına rağmen o göksel zarafetini ve masumiyetini saklayamıyordu. Muhafızın sert sesi karşısında yüreği ağzına geldi, korkudan tek kelime edemedi ve kucağındaki bebeğe daha sıkı sarıldı. Çaresiz bakışlarla etrafını süzerken, tam o sırada sarayın baş kâhyası bahçeden geçti ve muhafızın yakaladığı bu sessiz, ürkek kadına dikkatle baktı.
Kâhya, perinin sade ve tozlu kıyafetlerine, kucağındaki bebeği tutuşundaki zarafete ve o doğal, büyüleyici güzelliğine baktığında, aradıkları yeni hizmetçi profilini gördü. Üzerindeki kıyafetler sanki uzun yıllardır sarayda çalışıyormuşçasına üzerine oturmuş gibi duruyordu. Kâhya, muhafıza eliyle "dur" işareti yaptı ve periye döndü:
"Korkma güzelim... Kim olduğunu, nereden geldiğini şimdilik sormayacağım. Ama şanslısın ki sarayın mutfağında ve çamaşırhanesinde yeni hizmetçilere ihtiyacımız var. Üzerine bakılırsa tam da bu iş için biçilmiş kaftan gibisin."
Baş kâhya, şaşkın perinin cevap vermesini beklemeden eliyle sarayın arka kapısını işaret etti:
"Daha fazla soru sorma, hemen içeri gir. Yeni hizmetçi arayışımız vardı, şimdi yeni hizmetçi sensin. Şu taraftan ilerle, diğer kızlar sana ne yapacağını anlatacak."
Peri, arkasında iz bırakmadan kapanan tünelin sırrını kalbine gömerek, tek kelime etmeden gösterilen yoldan sarayın içine adım attı. Her ne kadar bundan sonra ne yapacağını, bu devasa sarayda nasıl ayakta kalacağını tam olarak bilemese de; en azından dışarıdaki o acımasız takipten kurtulup başını sokacak güvenli bir sığınak bulmuş olduğu için içten içe derin bir rahatlama ve gizli bir sevinç hissediyordu. Kucağındaki bebekle birlikte, hayatının en büyük sırrını saklayacağı o saray macerası artık resmen başlamıştı.
