2. bölüm · Sessizlikten Gelen

2.Bölüm-Okundu.

Melisa Demir

Mesajı uzun süre sadece izledim.
Ekrandaki kelimeler değişmiyordu. Silinmiyordu. Kaybolmuyordu. Sanki halüsinasyon görüyormuşum gibi hissediyordum.
Kalbim atıyordu. Mantıklı bir açıklama bulmaya çalıştım. Birisi şaka yapıyor olabilirdi. Evet... kesin öyleydi. Başka ne olabilir diki?
Ama içimdeki o his...
O hiç susmuyordu.
Bu mesaj... Sezen'in cümlesiydi.
Yazışma tarzı, kelimeleri seçişi...hatta o hafif sitemli tonu bile aynıydı. Sanki gerçekten o yazmış gibiydi.
Başımı salladım.
"Saçmalama Eliz..." diye fısıldadım kendi kendime. Ellerim titreyerek telefona uzandım. Cevap yazıp yazmamak arasında kaldım. Eğer yazarsam... bu gerçek olurmuş gibi bir his vardı içimde. Ama yazmazsam da o cümle içimde kalacaktı.
Parmaklarım ekranda gezindi.
"Kimsin?" yazdım.
Birkaç saniye...
Sonra birkaç dakika geçti.
Cevap vermedi.
Derin bir nefes aldım. Belki de gerçekten bir şakaydı. Belki de biri yanlış numaraya yazmıştı. Evet, bu en mantıklı olanıydı.
Tam telefonu bırakacaktım ki...
Ekran tekrar yandı. Yeni bir mesaj.
Nefesim kesildi.
"Beni gerçekten tanımıyor musun, Eliz?"
İsmimi yazmıştı.
Boğazım kurudu. Ellerim daha da titremeye başladı. Bu artık bir şaka olamazdı.
Numaramı bilen biri...beni tanıyan biri...
Telefonu düşürmek üzereydim. İçimden kaçma isteği vardı. Görmezden gelmek, kapatmak, hiçbir şey olmamış gibi davranmak...
Ama yapamazdım.
Gözlerimi ekrandan ayıramıyordum.
Titreyen ellerimle yazdım:
"Bu...mümkün değil..."
Gönder tuşuna bastığım anda pişman oldum. Sanki bir kapıyı aralamış gibiydim.
Kapanması gereken bir kapıyı.
Mesaj iletildi.
Ve neredeyse anında cevap geldi.
"Sende öyle demiştin."
Kalbim duracak gibi oldu.
Bu cümle...
Bu cümle bana aitti.
Sezana söylediğim bir cümleydi.
O gün... okulun arka bahçesinde...
"Saçmalama" dediğimde...
Devamında içinden geçen ama söylemediğimi sandığım bir şeydi bu.
Ama o...
bunu biliyordu.
Birden odanın içi daralmış gibi hissettim. Duvarlar üzerime yaklaşıyordu sanki. Nefes alma zorlaştı.
Bu bir şaka değildi.
Bu bir tesadüf değildi.
Bu...
açıklanamazdı.
Telefon tekrar titredi. Yeni mesaj.
Gözlerimi kapatmak istedim ama yapamadım. Yavaşça ekrana baktım.
"Seni izliyorum, Eliz."
Bir anda başımı kaldırdım.
Odam tamamen sessizdi.
Kapı kapalıydı. Perdeler kapalıydı. Perdeler hareketsizdi.
Ama.
İlk kez, gerçekten yalnız olmadığımı hissettim.