1. bölüm / 16
Sessizlikten Gelen1.Bölüm-Kayıtlı Olmayan.
Bölümler 16Şu an: 1.Bölüm-Kayıtlı Olmayan.
- 1 1.Bölüm-Kayıtlı Olmayan.321 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.Bölüm-Okundu.305 kelime
- 3 3.Bölüm-Hatırlıyor musun?314 kelime
- 4 4.Bölüm-Saklanan Gerçek376 kelime
- 5 5.Bölüm-Gerçeğe Bir Adım Kala298 kelime
- 6 6.Bölüm-Sessiz Koridor279 kelime
- 7 7.Bölüm-Gölgelerin Arasında269 kelime
- 8 8.Bölüm-İşaretlenenler292 kelime
- 9 9.Bölüm-Kaç345 kelime
- 10 10.Bölüm-Kim Yalan Söylüyor?304 kelime
- 11 11.Bölüm-Siluet342 kelime
- 12 12.Bölüm-İlk Karşılaşma284 kelime
- 13 13.Bölüm-Silinen Anılar270 kelime
- 14 14.Bölüm-İkimiz236 kelime
- 15 15.Bölüm-Beni Hatırladın Mı?246 kelime
- 16 16.Bölüm-Gerçeğin Bedeli(SON BÖLÜM)334 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İnsan bazen susmayı seçmez...susmak ona yapışır.
Ben hep sessizdim.
İnsanların arasında olmak beni yormazdı aslında, sadece içimde bir yere sığmazlardı. Konuşacak çok şeyim olurdu ama kelimeler boğazıma gelince kayboluyordu.
Adım Eliz.
Ve bir zamanlar, beni gerçekten duyan tek kişi vardı,
Sezan.
Onun yanında susmak bile konuşmak gibiydi. Çünkü o boşlukları doldururdu Sürekli konuşurdu, gülerdi, saçma şeylere bile heyecanlanırdı. Benim aksime, hayatı olduğu gibi kabul etmez...onu daha renkli hale getirmeye çalışırdı.
"Sen aslında düşündüğünden daha farklısın." derdi bana.
Ben inanmazdım. Ama o her seferinde aynı şeyi söylerdi.
Bir keresinde, okulun arka bahçesinde oturuyorduk. Hava soğuktu ama o hala ince bir ceket ile dolaşıyordu.
"Eğer bir gün sana ulaşamazsam..." dedi aniden. O an içimde garip bir huzursuzluk oluştu.
"Ne demek o?" dedim.
Omuz silkti.
"Yani...bir şey olursa falan. Bana kızma tamam mı?"
"Sezan, saçmalama."
Gülümsedi. Ama o gülüş... o gün farklıydı. Sanki bir şey biliyormuş gibiydi. O konuşma orada kaldı. Ben de üstüne düşünmedim.
Çünkü bazı cümleleri düşünmek, onları gerçek yapar gibi hissettirir.
Sonra bir sabah...Telefon çaldı.
Numara tanıdık değildi. Açtım. Karşıdan birinin sesi geldi ama söylediklerini hatırlamıyorum. Sadece birkaç kelime zihnime kazındı:
"Sezan..."
"Kaza..."
"Ambulans..."
"Yetişemedik..."
Telefon elimden kaydı. O anda içimde bir şey koptu ama sesi çıkmadı.
Sezan ölmüştü.
Bu cümleyi kurmak bile hala tuhaf geliyor. Çünkü insan, birinin yok olmasını kabullenemiyor. Dün mesajlastığı biri... bugün nasıl hiç olmaz?
Cenazeye gitmedim.
Herkes gitti. Herkes ağladı. Ama ben gidemedim. Çünkü onu o haliyle görmek... son hali olarak kalacaktı. Ve ben bunu istemedim.
Benim için o hala gülüyordu. Hala konuşuyordu. Hala yanımdaydı.
En azından...öyle sanıyordum.
O gece, odamda tek başımaydım. Işıkları kapatmamıştım ama karanlık yine de içeriye sızıyordu. Telefonum masanın üzerinde duruyordu.
Saat gece yarısı geçmişti.
Birden ekran yandı. Bir bildirim sesi. Mesaj.
Gönderen tanımadığım bir numaraydı.
Kaşlarımı çattım. Mesajı açtım.
Tek bir cümle vardı:
"Beni görmeye neden gelmedin?"
Kalbim sıkıştı.
Bu cümle...
Bu...Sezan'dı
Titreyen ellerimle numaraya baktım. Daha önce hiç kaydetmemiştim. Ama içimde garip bir his vardı.
Sanki...
o numara beni biliyordu.
Bölüm etkileşimi
