10. bölüm · Sessizlikten Gelen
10.Bölüm-Kim Yalan Söylüyor?
Telefonun ekranına bakakaldım. İlk kez bir isim görünmüştü.
İlk kez.
Aylarca konuştuğum, güldüğüm, sırlarımı paylaştığım kişinin adı. Parmaklarım titredi.
Mesaj hala ekrandaydı.
Ama birkaç saniye sonra yeni bir mesaj daha geldi. Bu kez gönderen kısmında isim yoktu. Sadece bilinmeyen bir numara.
"Git."
Kalbim sıkıştı. İki farklı mesaj, iki farklı gönderici. birisi gitmemi istiyordu. Diğeri gitmememi.
Hangisi doğru söylüyordu?
Başımı ellerimin arasına aldım. Ne kadar ilerlersem ilerleyeyim, cevaplarda çok sorular buluyordu.
Telefon tekrar titredi.
Bu kez Sezan'dan gelmişti.
"Beni dinle."
Ardından ikinci mesaj geldi.
"Geç kaldım. Sen geç kalma."
Boğazım düğümlendi. Bu gerçekten Sezan mıydı? Yoksa birisi onun adına mı konuşuyordu?
Tam o sırada yukarıdaki kapıdan metal bir ses geldi.
Bir kilit açılmış gibiydi.
Başımı kaldırdım.
Merdivenlere baktım. Kapı aralanmıştı. Çıkış yolu yeniden açılmıştı.
Dosyayı, notu ve fotoğrafları çantama koydum. Sonra hızla merdivenlerden yukarıya çıktım. Okuldan çıktığımda hava çoktan kararmıştı.
Rüzgar sert esiyordu.
Eve doğru yürümeye başladım ama aklım hala adresteydi.
Terk edilmiş bina.
Gerçek cevaplar.
Oraya gitme.
Git.
Sanki iki farklı kişi beni iki farklı yöne çekiyordu.
O gece uyumaya çalıştım. Ama başaramadım. Saat gece 02.17'yi gösterirken telefonum yeniden titredi. Mesaj değildi. Bir fotoğraf gelmişti.
Numara görünmüyordu.
Fotoğrafı açtım.
İlk başta neye baktığımı anlayamadım. Sonra görüntü netleşti. Bu benim odamdı.
Yatağım.
Masam.
Pencerem.
Fotoğraf odanın içinden çekilmişti. Nefesim kesildi. Hemen ayağa kalktım. Odaya baktım.
Kimse yoktu.
Ama fotoğraf yeni çekilmişti.
Bundan emindim.
Telefonuma yeni bir mesaj düştü.
"Zaman azalıyor."
Bir tane daha.
"Yarın akşam saat sekizde adrese gel."
Sonra son mesaj geldi. Bu kez yine Sezan'ın isminden.
"Sakın gitme Eliz."
İlk kez korkudan çok başka bir şey hissettim.
Öfke.
Herkes benden bir şeyler istiyordu.
Gitmemi, gitmememi, kaçmamı, beklememi.
Ama kimse bana gerçeği söylemiyordu. Telefonu sımsıkı tuttum. Ve o anda karar verdim.
Yarın akşam...
O adrese gidecektim.
Ne olursa olsun.
Çünkü artık korkmaktan yorulmuştum.
Ve bazı cevaplar. ne kadar tehlikeli olursa olsun öğrenilmeyi hak ediliyordu.
