Bölümler 18Şu an: 9. Bölüm
- 1 TANITIM248 kelime
- 2 1. Bölüm757 kelime
- 3 2. Bölüm1.364 kelime
- 4 3. Bölüm2.301 kelime
- 5 4. Bölüm1.274 kelime
- 6 5. Bölüm1.881 kelime
- 7 6. Bölüm2.318 kelime
- 8 7. Bölüm1.025 kelime
- 9 8. Bölüm880 kelime
- 10 9. Bölüm1.967 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 10. Bölüm2.695 kelime
- 12 11. Bölüm2.483 kelime
- 13 12. Bölüm3.411 kelime
- 14 13. Bölüm1.988 kelime
- 15 14. Bölüm2.550 kelime
- 16 !!DUYURU!!14 kelime
- 17 15. Bölüm2.720 kelime
- 18 16. Bölüm2.642 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerimi açtığımda hayla odadaydım
"Of rüya değilmiş"
Ayağa kalktım üstümü başımı düzeltip kapıya yöneldim
"Kilitlememiş"
Odadan çıktım , salona geçtiğimde kimse yoktu
(Her kes nerde)
"Bilmiyorum, bana ne "
(Tabi canım)
"Ne ima ediyorsun sen be"
(Hiç)
Arkamdan bir ses gelmesiyle irkildim
K: Kiminle konuşuyorsun sen?
(Eyvah duydu bizi)
Arkamı döndüm hayvan bana bakıyordu
D: Kimseyle
Elleri cebinde bana doğru gelmeye başladı
K: O zaman kendi kendine konuşuyorsun
Başımla onayladım
D: Evet, yani öyle
K: Sen cidden çok garipsin
Gözlerimi kıstım
D: Ne konuda
K: Kendi kendine konuşuyorsun,yalan söylemeyi beceremiyorsun , çok saçma ama masumsun
Afallamıştım bu ne demek ti
D: Anlamadım
Sırıttı
K: Boş ver
Sabır ya madem boş ver dicen o zaman konuşma Allah Allah, arkasına döndü tam gidicekken söze girdim
D: Ceren hanım nerde?
K: İşi çıktı
Bir anda kapı çaldı
K: Git kapıya bak
Hızlı adımlarla kapıya ilerledim , açtığımda karşımda bir kaç tane kadın vardı , kadınlardan biri gülümseyerek konuşmaya başladı
: Merhaba biz buraya bir geline makyaj yapmak için gelmiştik, acaba Kubilay bey nerede?
Gülümsedim
D: İçerde buyrun
İçeriye geçtiler hayvan çoktan koltuğa kurulmuştu
D: Kuaförler geldi
Bize döndü
K: Hoş geldiniz
Bana döndü
K: Hayatım sen hanımlara odayı göster hazırlasınlar seni
(Hine başladık , hayatımlara)
Zoraki bir gülümseme takındım yüzüme
D:Tabi ,buyrun
Dedim kadınlara odayı gösterdim içeri girdiler , aynı kadın hine konuşmaya başladı
: Benim adım Merve sizde Duru hanım öyle değil mi?
İsmimi de söylemiş hayvan
D: Evet ,memnun oldum
Kadın gülümsedi
(Merve: M)
M: O zaman biz sizi banyoya alalım siz bir duş alıp gelin olur mu?
Başımla onayladım ve banyoya geçtim
"Anlaşıldı bugün ölüm günüm"
(Madem başka çare yok o zaman sende tadını çıkar)
"Ne tadı ya şu anda akşamki düğünüm için hazırlanıyorum , hemde nefret ettiğim bir adamla"
Gözlerimden yaşlar aktı
"Nefret ediyorum, babamdan , insanlardan, herkesten kahretsin ya "
Aynadan kendime baktım
"Birde dakka başı mal gibi ağlıyorum"
Göz yaşlarımı sildim
" Dayan Duru dayan geçicek kurtulacaksın , sadece biraz sabır"
Üzerimdekilerden kurtuldum ve kısa bir duş aldım , bornozla odadan çıktım zaten hepsi kadın dı, odayı hazırlamışlardı , duvara gelinliği asmışlardı gözlerim doldu ama akmalarına izin vermedim
M: Buyrun şöyle oturun Duru hanım
Dediği yere oturdum
M: Nasıl bir makyaj yapacağımızı Kubilay bey söyledi, ona göre yapıcaz bilginize
Hine benim yerime karar vermiş
D: Tamam
Yüzüme hafif abartılı bir makyaj yaptılar, saçımı hafif dalgalı yapıp açık bıraktılar, ve en sonunda gelinliğide onların yardımı ile giydim , aynadan kendime baktım gelinliğin hafif göğüs dekoltesi vardı , omuz kısımları açıktı , bel kısmı bağcıklıydı , hafif sönük bir gelinlikti zaten bende çok kabarık sevmiyordum , kısaca sade bir gelinlikti
M: Çok güzel oldunuz Duru hanım
Güzel olsa nolur , içindeki mutlu olmadıktan sonra , zoraki gülümsedim
D: Teşekkür ederim
M: Siz ayakkabıyı kendiniz giyebilirsiniz değil mi?
D: Evet giyerim
M: Tamam o zaman bize müsade, tebrik ederiz umarım ömür boyu birlikte olursunuz
(Allah korusun)
D: Teşekkürler
Kadın gülümsedi çıktılar, yatağa oturdum ayakkabıyı giymeye başladım ama ellerim titriyordu
"Ya hadi , bir şeyide becer "
Gözlerim doldu ama akmalarına izin vermedim, tam o anda kapı açıldı gelen hayvandı
K: Hazır mısın
D: Evet , ayakkabıları giyip geliyorum
Ayakkabıları giymeye uğraşıyordum ama olmuyordu, ellerim titriyordu
K: Dur ben yardım ediyim
Dedi ve önümde diz çöküp ayakkabıları bağlamaya başladı, şaşkınlıkla onu izliyordum , gözleri bana kaydı, bakışlarımı kaçırdım ,sonunda bitirmişti
K: Bitti
D: Teşekkür ederim
Dedim kısık çıkan sesimle , ayağa kalktım ona bakmıyordum
K: Hadi gidelim geç kalıcaz
Başımla onayladım, kapıya yöneldim hızlı adımlarla çıkış kapısına yöneldim kendimi dışarı attım derin nefesler alıp verdim
"Sakin Duru"
Hayvan geldi , arabaya doğru ilerledi bende arkasından gittim benim kapımı açtı geçip oturum gelinliğimin kuyruğunu da arabaya yerleştirmeme yardım etti , sürücü koltuğuna geçti arabayı çalıştırmadan önce cebine yöneldi bir tane kutu çıkarıp bana uzattı
Anlamayan gözlerle ona baktım, anlamış olmalı ki söze girdi
K: Aç
Açtım pırlanta bir yüzük vardı çok güzel di yüzüğün etrafı minik taşlar ile kaplıydı ortasında ise göz bebeği büyüklüğünde bir taş vardı, şaşkınlıkla ona bakmaya devam ettim
K: Bu yüzüğü al tak annem kuşkulanmasın tek taşın olmassa kızar çünkü
D: İyide istemede yoktu
K: Sorarsa bir şey söyleriz
D: Peki
K: Hadi tak
Yüzüğü yerinden çıkardım baya güzel di parmağıma taktım, hayvan arabayı çalıştırdı
.....
Sonunda geleceğimiz yere varmıştık tam inecekken hayvan beni durdurdu
K: Kimse ile gereksiz münakaşaya girme , biz çok mutluyuz, eğer birilerine bir şey çaktırırsan, ne yapacağımı biliyorsun , anlaşıldı mı?
Dakka başı aynı şeyi deyip duruyordu
D: Anladım Kubilay bey
K: Bey kelimesinde demeyi kes yanlışlıkla başkalarının yanında da dersin uğraşamam, şimdi içeriye girdiğimizde bana aşkım falan de
D: Tamam
Arabadan indi benim tarafıma geldi kapıyı açtı elini tuttum onun yardımıyla arabadan indim bir sürü insan bize bakıyordu korumalar baş selamı verdi , hayvanın koluna girdim ve birlikte içeriye geçiş yaptık herkes alkış aldı , nikah masasına oturduk nikah memuru direk lafa girdi, Kubilay'a bakarak
(Nikah Memuru: NM)
NM: Adınız soy adınız?
K: Kubilay Soykan
NM: Baba adınız?
K: Orhan Soykan
Bana döndü
NM: Adınız soyadınız?
D: Duru Yılmaz
NM: Baba adınız?
D: Şeref Yılmaz
Tekrar Kubilay ' a döndü
NM: Siz Orhan Soykan oğlu Kubilay Soykan, Şeref Yılmaz kızı Duru Yılmaz'ı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
K: Evet
Herkes alkışladı, nikâh memuru bana döndü
NM: Siz Şeref Yılmaz kızı Duru Yılmaz , Orhan Soykan oğlu Kubilay Soykan 'nı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?
Gözlerim doldu kabul etmekten başka çarem yoktu sesim titriyerek
D: Evet
Dedim dedikten hemen sonra gözümden bir damla yaş süzüldü hemen elimin tersiyle sildim , herkes alkışladı nikâh memuru son olarak önceden hazırlanmış şahitlere de sordu onlarda evet dedikten sonra , imzaları artık, nikah memuru ayağa kalkarak
NM: Bende belediyenin bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri karı koca ilan ediyorum
Dedi ve evlilik cüzdanını bana uzattı titreyen ellerimle aldım Nazlı ayağına bas diye işaret veriyordu , yavaşça ayağımla onun ayağına bastım, hiç tepki vermeden bana baktı ,zoraki bir gülümseme takındım yüzüme nikâh memuru tekrar söze girdi
NM: Gelini öpebilirsiniz
Dedi damada bakarak , Allah'ım sabır ya , ayağa kalktı bende kalmak zorunda kaldım , eli ile duvağı kaldırdı alnıma yaklaşıp öptü
(Keşke dudağından öpse)
Bu iç ses harbi mal, dans müziği çaldı hayvanda elimi tutup beni piste yönlerdirdi , ellerini belime koydu ben nereye koyacağımı bilemedim farketmiş olacak ki ellerimi tutup boynuna sardı ve dans etmeye başladık
(İrem Derici - Dualar eder insan)
Şarkısı çalıyordu , dizlerim titriyordu çünkü şuan herkes bize bakıyordu hayvan sadece benim duyabileceğim bir şekilde konuştu
K: Biraz sakin mi olsan?
Ona baktım, sırıtarak konuşuyordu
D: Nasıl sakin olabilirim herkes bize bakıyor
Dedim etrafı işaret ederek
K: Olabilir, bozma mutluymuş gibi yap
Ya sabır ya selamet anladık be adam
D: Tamam anladım her seferinde aynı şeyi söyleyip durmasanız mı, papağan gibi
Etrafa bakarak konuşmuştum, yüzüne baktığımda korkunç bir ifadeyle bana bakıyordu
K: Papağan demek ha
Eyvah ben ne dedim ya , gülümsedim
D: Aslında papağanlar çok tatlış hayvanlardır Kubilay bey
(Hayvan doğru tahmin ama, tatlış bu adama uyuyormu sence?)
İç ses haklıydı şuna baksana canavar gibi , cevap vermedi
D: İyimisiniz Kubilay bey?
Belimi tutan elleri sıkılaştı
K: Bakalım bu geceden sonra benimle böyle konuşmaya devam edebilecek misin?
Dedikten sonra göz kırptı, anlamadım ne demek bu?
(Düğünden sonra ki gece ne olur Durucuk)
Ne olur?
(Biraz daha düşün)
Ne olabilir , ne! Allah kahretsin of ya ciddi olamaz değil mi aklımdan geçen şey olamaz
(Tamda düşündüğün şey )
Gözlerim hayvana kaydı sırıtarak bana bakıyordu, pislik
başımı başka yöne çevirdim Sevgi hanım gülümseyerek bizi izliyordu
(Bu kadına üzülüyorum)
Bende, oğlunun ne mal olduğunu biliyor çünkü
...
Sonunda dans bitmişti , hatta şuanda takı töreni yapılıyordu , Sevgi hanım bana yaklaştı elinde bir kutu vardı
S: Çok güzel olmuşsun güzel kızım
Gülümsedim, elindeki kutunun kapağını açtı, hayvana dönüp
S: Oğlum şu kutuyu tutar mısın?
Hayvan kutuyu eline aldı Sevgi hanım bu sefer bana döndü
S: Kızım bu benden sana küçük bir hediye
Şaşkınlıkla elinde tuttuğu kolyeye baktım çok zarif ve şıktı, kolyeyi boynuma takip uzaklaştı
S: Çok yakıştı
Gülümsedim
D: Çok teşekkür ederim Sevgi hanım
Dedim ve eline yönelip öptüm
S: Ne demek kızım, hem dahada şey aldım sana ama onlarıda evde vericem
D: Ne gerek vardı Sevgi hanım düşünmeniz yeter
Dedim mahçup çıkan sesimle kadın gerçekleri bile bilmiyordu
S: Hepsi sana feda olsun kızım
Dedi elini omzuma koydu
S: Hadi artık ben gidiyim , bir ömür boyu mutluluklar
Gülümsedim, oda uzaklaştı geri kalan insanlar mutluluklar dileyip takılarını yada paralarını takı kutusuna atıyorlardı
&&&
Düğün sonunda bitmişti arabaya doğru ilerledim hayvan birileri ile konuşuyordu bana "sen arabaya bin ben gelicem birazdan" demişti, arabaya bindim ve beklemeye başladım
(Sence sana dokunur mu?)
"Hayır ya öyle bir şey olmicak hem sevgilisi var"
(O zaman sana neden akşama görürsün dedi?)
"Bilmiyorum "
(Yani bence dokunucak)
"Kes sesini öyle bir şey olmicak "
Bir anda kapı açıldı ve hayvan arabaya bindi , off umarım bir şey yapmaz ya
(Yapıcak)
"Kes sesini"
Hayvan bana döndü
K: Konuşmadım ki
Eyvah dıştan mı söyledim bunu kahretsin
D: Yok Kubilay bey ben size demedim
Kaşlarını çattı
K: Kime dedin o zaman kimse yok ki, birimi var lan arabamda
Off işler iyice karıştı
D: Hayır Kubilay bey kimse yok ,şey
(Sakın beni söyleme deli der sana)
K: Ney
Derin bir nefes aldım
D: Şey biz artık eve mi gittsek çok uykum varda
Ne alaka der gibi baktı
K: Bu konuyu sonra konuşucaz
Dedi , ve arabayı çalıştırdı
Oh be kurtulduk
(Sen az önce adama eve gidelim uykum var mı dedin?)
Evet nolmuş ki?
(Salak adam başka bir şey sanacak)
Neden?ne anlicak
(Düğün gecesi eve gitmek istiyorsun, biraz aklını çalıştır)
Aa Allah kahretsin ya , bence o öyle anlamadı
(Bence anladı)
Ya belki anlamadı, neden aklımı karıştırıyorsun
(İyi tamam sustum ama demedi deme )
Demem demem yeterki sus
...
Eve varmıştık , arabadan indim hayvan hemen yanımda belirdi, elini belime attı ve beni yönlendirmeye başladı içeriye giriş yaptığımızda herkes odalarına çekilmişti hayvan beni merdivenlere yönlerdirdi, odasına çıkmıştık kapıyı açtı içeriye ilk ben girdim ama girmez olaydım çünkü heryer kırmızı güller ile kaplanmıştı ve en kötüsüde yatağın üstünde bir gecelik duruyordu , tövbe ya hayvana döndüm
D: Ben buraları toplarım Kubilay bey
Sırıttı ve üstüme gelmeye başladı
K: Sana topla diyen oldumu
Ne demekti bu kaşlarımı çattım
D: Şey yani
Sözümü kesti, aramızdaki bir adımlık mesafeyide kapattı
K: Toplama böyle daha uygun
Anlamayan gözlerle ona baktım
D: Anlamadım
Yatağa doğru ilerledi bende ona baktım, yatağın üstündeki geceliği eline aldı, ne yapamya çalışıyor bu psikopat
Bana doğru geldi ve kulağıma eğilerek
K: Git üstünü değiş gel
Ne ne saçmalıyor ya bu
D: Kubilay bey ne saçmalıyorsunuz
Sinirlenmişti
K: Sana kaç kere daha dicem benimle böyle konuşma diye
Sabır
D: Özür dilerim Kubilay bey ama anlamadım ne diyorsunuz
Elindeki geceliği elime tutuşturdu
K: Git üstünü banyoda değiş yada
Beni baştan aşağıya süzdü
K: İstersen burdada değişe bilirsin
Kaşlarımı çattım tam tokat atıcakken bileğinden yakaladı elim havada kaldı
K: O bir kere olur, şimdi git ve dediğimi yap
Kaşlarımı çattım ve elimi çektim
D: Ne saçmalıyorsunuz ya siz bunu asla giymem
K: Giyeceksin
D: Giymicem
Boğazımı kavradı ve sıktı
K: Ya giyersin yada sana zorla giydirtirim
Gözümden yaşlar aktı
D: Benden ne istiyorsunuz farkında mısınız
Sırıttı
K: Farkındayım ya gider üstünü değişirsin yada
D: Tamam tamam
Dedim ve elindekini sertçe kavrayıp banyoya doğru ilerledim kapıyı açıp içeri girdim
"Allah senin belanı versin hayvan herif"
(Ben demiştim ama)
"Kes ya sabır şu anda ne durumdayım görmüyormusun"
(Pardon)
Bu iç seste bana düşman zaten , elimdeki geceliğe baktım
"Bune ya kumaş parçası"
Gelinliğin düğümünü çözmeye başladım Allah'tan becermiştim , gelinliği üstümden çıkardım ve bir köşeye bıraktım, geceliğide giydim, elimi yüzümü yıkadım peçeteyle kurulayıp aynadan kendime baktım
(Allah'ım birde kırmızı ya )
Gözümden yaşlar aktı umarım bir şey yapmaz , odadan hayvanın sesi geldi
K: Yardıma ihtiyacın varmı
Şerefsiz adi köpek birde dalga geçiyor, geceliğin eteği çok kısa olduğu için utanıyordum ama başka da çarem yoktu kapıyı açtım ve odaya giriş yaptım, hayvan koltukta oturmuş beni baştan aşağı süzdü
...
___________________________________
Bölüm etkileşimi
