SESİZ ÇIĞLIK kitap kapağı

13. bölüm / 18

12. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 12. Bölüm

- Özet -
Seni çok seviyorum, kalbimide al istersen al senin olsun

Etrafımda döndüm, ama kapı bir anda açıldı dona kaldım

Seni çok se-

Elime aldığım tarak yatağa düştü

__________________________________

"Ku- Kubilay bey"

Gelen kişi Kubilay beydi ve bana çok garip bir şekilde bakıyordu, hemen yataktan indim ve şarkıyı kapattım

D:"Şey ben"

Kubilay bey küçümseyerek bana baktı

K:"Aptal olduğunu biliyordum ama bu kadarını bilmiyordum"

Başımı eğip parmaklarım ile oynamaya başladım yanıma geldi

K:"Kaç yaşında kadınsın şu yaptığına bak şarkı açıp dans ediyorsun"

D:"Özür dilerim"

Dedim benim bile zor duyduğum sesimle, başını iki yana salladı

K:"Hâlâ özür dilerim diyorsun , özür dileyecek hatalar yapma o zaman, bu hareketler çocukça küçükken doyasıya yaptın yetmedi mi?"

Gözümden bir damla yaş süzüldü , küçükken yapmama hiç izin vermemişler di ki

- 9 Yıl Önce -

Çok sıkılmıştım o yüzden televizyonu açtım en sevdiğim şarkı çalıyordu, ayağa kalktım ve şarkıyı söylerken dans etmeye başladım nakarat kısmı gelince sesini yükselttim

1 kere 2 kere 3 kere 4 kere 5 kere aaaaa tuttu fırlattı kalbimi,ezdi üstünü çiğnedi, zamanla geçer dedi zamanla, zamanla

Bir anda kapı açıldı gelen babamdı, sinirle yanıma gelip şarkıyı kapattı

Ş:"Ne yapıyorsun sen burda"

Ellerimle oynamaya başladım

D:"Baba şey"

Babam sinirle yanıma geldi

Ş:" Sabahtan beri başım çatlıyor sen gelmiş burda bağıra bağıra şarkı mı söylüyor sun? Anlaşıldı sen akılanmassın"

Ağlamaya başladım

D:" Ö-ö-özür dilerim baba "

Babam beni sürüklemeye başladı

Ş:"Zırlama lan"

Beni aşağıya götürdü, gözlerim korku ile açıldı

D:"Baba nolur yapma korkuyorum , orası çok karanlık ve"

Ş:"O sesini kes"

Dedi ve beni odaya fırlattı kapıyı da üstüme kapattı, ağlamaya başladım annemin gözlerimin önünde intehar ettiği an geldi aklıma, hıçkırarak ağlamaya başladım

Sesiz çığlığım buydu benim

...

- Günümüz -

Kubilay bey çenemi tutup kendisine çevirdi

K:"Bir daha sakın bu şekilde seni
görmiyim , senin çocuklukların ile uğraşacak vaktim yok , şimdi aşağıda her kes bizi bekliyor"

Üstüme baktı

K:" Git şu üstünü başını değiş aşağıya in sakın geç kalma "

Dedi ve çenemi sertçe bırakıp odadan çıktı, gözümdeki yaşları sildim ve hemen odayı toplayıp üstümü değiştirdim.

Hızlı adımlarla odadan çıktım tam giderken odasından çıkan Nazlı ile karşılaştık

N:" Yenge "

Zorla gülümsedim yanına geldi

N:" Hadi gel birlikte aşağıya inelim yengecim"

Başımla onayladım

D:" Olur"

Aşağıya indiğimizde herkes kurulmuştu masaya , Sevgi hanım bize bakıp gülümsedi

S:"Hoş geldiniz kızlar"

İkimizde "hoş bulduk" deyip masalara geçtik, Orhan baba yemeğe başladı o yüzden bizde başladık,hayvan fasulye den bir kaşık aldı ve Şükran teyzeye döndü

K:"Kim yaptıysa çok güzel olmuş Şükran teyze hayatımda yediğim en iyi kuru lardan biri"

Dedi ve yemeye devam etti, Şükran teyze gülümsedi

Ş:"Kubilay bey oğlum ben yapmadım ki , Duru kızım yaptı"

Kubilay'ın bakışlar bana döndü şaşkınlıkla bakıyordu, Sevgi anne güldü

S:"Ee tabi karısı kocasının en sevdiği yemeği güzel yapmıcakta napıcak "

Gözlerim fal taşı gibi açıldı

"En sevdiği yemek mi?"

Nazlı bana döndü

N:"Bilmiyor muydun yenge?"

Ona döndüm üstümdeki şaşkınlığı attım ve gülümsedim

D:" Yok biliyordum çok sevdiğini ama bu kadar sevdiğini bilmiyordum"

Kubilay'a döndüm bana bakıyordu, Sevgi hanımda yedi , gözleri büyüdü

S:"Oğlum haklı çok güzel olmuş kızım ellerine sağlık"

Gülümsedim

D:" Afiyet olsun Sevgi anne"

Kubilay bey sonunda bana bakmayı kesmişti ve yemeğe devam etti.

Yemek sonunda yenmişti bizde şu anda Nazlı ile balkonda oturmuş sohbet ederek kahvelerimizi içiyorduk hava biraz esiyordu ama iyidi , Nazlı bana döndü

N:" Yenge bir şey sorcam"

D:"Dinliyorum "

Elimi işaret etti

N:" Şu elindeki yüzük biz annem ile size geldiğimizde yoktu , şimdi nasıl var?"

Elime baktım bu soruyu beklemiyordum ne dicem ben şimdi off , aklıma ilk gelen şey ile Nazlı 'ya döndüm

D:" Evlenme teklifini abin yapmadı bana"

Şaşkınlıkla bana baktı

N:" Nasıl?"

D:" Abinle ben birbirimizi çok seviyorduk ama abin bir türlü cesaret edip bana evlenme teklifi edemiyordu bende gittim ettim"

(Yuh bu ne biçim yalan)

Nazlı kahkaha attı

N:" Ay yenge ya neymiş sin sen , demek evlenme teklifini sen ettin ha"

Gülümsedim

D:"Evet öyle oldu"

Böyle bir yalan söyleyeceğimi kendimden beklemiyordum , Nazlı bana döndü

N:"Abimde kabul etti öyle mi?"

Başımı salladım

D:"Evet , düğün sabahı da bana yüzük almış işte öyle"

Nazlı başını salladı

N:"Siz abimle nerde tanıştınız?"

Bu ne ya soru yağmuruna tutuldum resmen, gülümsedim sonra kolumdaki saate baktım

D:"Nazlı çok geç olmuş biz konuşmaya dalmışız , ben gidiyim artık sonra anlatıyım olur mu?"

Aslına gitmezdim ama ne diyeceğimi bilmiyordum maalesef, Nazlı gülümsedi

N:" Tamam bekletme kocanı "

Aman ne koca ne koca, gülümsedim

D:" İyi uykular"

N:" İyi uykular"

Dedi ve bende çıktım odaya gitmek istemiyordum ama zorundaydım odanın kapısının önüne geldiğimde kapıya iki kere vurdum ama ses gelmedi bir daha vurdum yine ses gelmedi

"Her halde yok"

Kapıyı yavaşça açtım kafamı kapıdan çıkardığımda kimse yoktu

"Oh kimse yok "

Arkamı dönüp kapıyı kapattım ve önüme döndüğümde Kubilay bey karşımda duruyordu , parmağımla dişime baskı yaptım

" Kubilay bey siz burdamıydınız?"

K:" Şu anda burda durduğuma göre burdayım"

Başımı salladım, Kubilay bey kapıya elini koyup aramızdaki mesafeyi azalttı

K:" Ne konuştunuz Nazlı ile?"

Yutkundum

D:"Normal şeyler"

Bana daha çok yaklaştı

K:" Ne gibi"

Biraz doğruldum çünkü çok yakındı ve rahatsız hissettirmişti

D:"Kız konuları işte, sadece çok küçük bir şey var"

K:"Ne var?"

D:"Nazlı biz size ilk geldiğimizde neden yüzüğün yoktu dedi, biz sizinle zaten konuşmuştuk işte sorarlarsa b-"

Sözümü kesti

K:"Sen ne dedin?"

Yutkundum

D:"Ben size evlenme teklifi ettim dedim"

K:"Ne?"

D:"Kubilay bey merak etmeyin inandı"

Kubilay bey elini alnına götürdü

K:"Başka yalan mı yoktu?"

D:"Yani o an aklıma o geldi zaten inandı da , birde şey bana nerde tanıştınız anlat dedi"

Kubilay bey sinirle bana baktı

K:"Sen ne dedin?"

D:"Bir şey demedim saat geç oldu gitmem lazım falan dedim"

K:"İyi "

Dedi bir süre durdu

D:"Kubilay bey artık çekilebilir misiniz?"

Bana baktı sonrada çekildi

Bende hemen kolları arasından kurtuldum dolaptaki çekmeceye yöneldim, bana göre hiç bir şey yoktu yani hepsi gecelikti hayvana döndüğüm de koltukta oturmuş sigara içiyordu

" Ne gicem ben şimdi, off"

(Giy işte bir tanesini zaten üstüne sabahlıklarından birini giyer ,uyursun)

Mantıklı , çekmeceyi karıştırmaya başladım ve bir tane buldum siyah renk dizlerimin bir tık üstüne gelen askılıklı bir gecelik üstündeki sabahlık ayak bileklerime kadar geliyordu ve kollarıda tüldü ama görünmüyordu sonuçta, banyoya girdim ve üstümü değişip çıktım Kubilay bey yatakta uzanıyordu ama hâlâ uyanıktı telefon ile ilgileniyordu , bana baktı

K:" Neyi bekliyorsun uyusana"

Ona döndüm

D:" Ben nerde uyicam Kubilay bey?"

K:" Yatakta"

Odada sadece bir tane yatak vardı

D:" Hangi yatakta bir tek sizinki var"

Bana bakmadı

K:" Benimkinde uyacaksın zaten"

Gözlerim fal taşı gibi açıldı

D:" Ne bunasebet "

Bana baktı

K:" Sadece uyuyacaksın Duru şimdi beni sinirlendirme ve yat şuraya"

Başımı iki yana salladım

D:" Olmaz ben şurada kıvrılırım"

Dedim ve koltuğa doğru gittim

K:" Sana burda yatıcaksın diyorsam burda yatıcaksın ufaklık"

D:"Ama "

K:"Aması falan yok , yine ceza mı istiyorsun?"

Başımı iki yana salladım, ve hemen yatağa gidip boş olan kısma kıvrıldım ama en ucuna tabiki , Kubilay beyin sesi geldi

K:"Yemicem seni o kadar gitmene gerek yok"

D:" Yok Kubilay bey ondan değil siz rahat uyuyun diye"

(He he demiyor ben size yaklaşmam, siz rahat edin diyor sen onu külahıma anlat)

Kubilay bey in sesi geldi

K:"Kuru fasulye yi ben seviyorum diye mi yaptın"

Hızla doğruldum ve ona döndüm

D:"Hayır Şükran teyze yap dedi yoksa ben sizin sevdiğinizi bile bilmiyordum"

Yatağa iyice yerleşti ve bana bakmaya başladı

D:" Bana inanmıyor musunuz?"

Telefonu komidine bıraktı ve arkasına döndü

"Gıcık şey"

K:"Duyuyorum, ceza istemiyorsan uyu"

(Adam daki kulak değil ki)

"Aynen"

Yatağa geri yattım , yarım saat oldu ama uyku tutmuyordu hayır bu adamın yanında nasıl uyunur ki? yataktan doğruldum hayvanın nefesi düzenliydi

" Uyumuş hayvan"

Yataktakta oturur pozisyona geldim

(Evet şuanda bir katilin yatağındasın farkında mısın?)

"Ne katili , sen cidden bu adamın Mafya olduğuna inanıyormusun?"

(Soruya soru ile cevap verilmez , ve evet o bir mafya)

Göz devirdim

"Hı hı öyledir tabi"

(Sen ister inan ister inanma)

"İnanmıyorum inanmayacağım okey"

Etrafa baktım

"Bir kere mafya olsa silahı olurdu öyle değil mi? Yada odası böyle olmazdı gizli bir silah dolabı olurdu altın kaplamalı silah falan , ve ayrıca bu adamda mafya olucak potansiyel yok"

Güldüm, uyku bastırdı ve yatağa geri uzandım

...

_______________________________

Sabah uyandığımda sanki taşın üstünde yatırıyorum, biraz kıpırdadım

" Dün bu yastık bu kadar sert miydi ya"

Yastık kıpırdadı

"Bir dakka yastık kıpırdamaz ki"

K:" Çünkü ben yastık değilim Duru "

Gözlerim hızla açıldı, olduğum pozisyona baktım Kubilay beyin göğsüne yatmıştım

" K-kubilay bey"

Hızla kalktım ama kalktığım gibi yere kapaklanmam bir oldu , evet yataktan düşmüştüm, buda yetmemiş gibi başımıda komidine vurmuştum

" Ah başım"

Kubilay beyin kahkaha sesi geldi , yataktan bana baktı bense hâlâ yerdeydim , ona baktığımda sırıtarak bakıyordu

K:"Günaydın dicem ufaklık ama malum senin için gün aymamış daha"

Başımı tutup yatatağa tutunarak ayağa kalktım, hâlâ gülüyordu ya

"Son gülen iyi güler"

Dedim kısık sesle

K:"Bir şey mi dedin"

Göz devirdim

D:"Ben sizin yüzünüzden düştüm Kubilay bey"

Şaşkınlıkla baktı

K:"Ben mi? Kendin düştün gördük"

Yatağı göstererek

D:"Gece dibine kadar gelmişsiniz , bende hareket edince yere düştüm normal olarak "

K:"Yalnız üstüme çulanan sendin gördük, birde yastık dedin bana artık ne kadar rahat uyuduysan"

Gözlerimi kıstım

D:"Yer kalmamıştır ondan koymuşumdur , yoksa sizin taş gibi göğsünüz de yatıcak değilim"

Gülerek bakıyordu, bir anda Kubilay beyin telefonu çaldı, koltuğun üstündeydi

K:" Telefonumu getir "

Sabır, koltuğa doğru ilerledim

" Hizmetçisiyim zaten "

Telefonu elime aldığımda arayan

"Sevgilim"di ,tiksinerek baktım, sonra Kubilay beye doğru ilerledim

K:"Kim?"

Dedi, eline doğru uzattım

D:"Sevgiliniz, Ceren hanım"

Telefonu alıp ayağa kalktı

K:"Ben birazdan gelirim sen bensiz çıkma"

Dedi ve balkona gitti

"Çok meraklıyım ya sizin konuşmanıza"

Dolaba yöneldim kıyafetlerimi alıp banyoya yöneldim ve üstüme:Beyaz bir gömlek ile siyah bir mini etek giydim , altınada beyaz spor ayakkabı tercih ettim

Banyodan çıktığımda Kubilay bey daha yeni odaya geçmişti ona bakmadan dolaptan çarşafları aldım önüme döndüğümde Kubilay bey beni baştan aşağı süzüyordu , başımı yana yatırdım

D:"Bir şey mi oldu Kubilay bey?"

Yüzüme baktı cevap vermeden dolaba yöneldi

"Triplere bak"

Yatağa döndüm ve çarşafları değiştirmeye başladım, son olarak yastıkları da değiştirdim ve yatağa dizdim

K:" Duru"

Kubilay beyin sesi ile ona döndüm ama dönmez olaydım çünkü gömleğini değiştiriyordu hemen arkamı döndüm

D:"Kubilay bey ne yapıyor sunuz?"

K:"Üstümü değiştiriyorum"

Göz devirdim ama o görmedi

D:"Biliyorum herhalde , neden benim önümde değiştiriyorsunuz?"

K:"Kendi odamda değiştiriyorum senin olman bir şeyi değiştirmez"

Yok bu adam harbi hayvan

D:"Anladım Kubilay bey siz az önce neden bana seslendiniz?"

K:" Kıravat bağlamasını biliyor musun?"

Kaşlarımı çattım

D:"Biliyorum ama ne alaka"

K:"Bana dönebilirsin giyindim"

Ona döndüm, gerçekten giyinikti, eliyle gel işareti yaptı yanına gittim , anlamayan gözlerle ona bakıyordum, elindeki kıravatı bana uzattı

D:"Ne?"

İç çekti

K:"Kıravatla ne yapılır Duru"

D:"Bağlanır"

K:"Bağla o zaman hadi"

Elinden aldım gözlerimi kıstım

D:"Neden ben bağlıyorum siz bağlasanıza"

K:"Sence ben bilsem sana mı bağlatırırım"
Kaşlarımı çattım, bu yaşına kadar bağlamayı öğrenmiş mi? Ona döndüm
D:"Bu zamana kadar hiç öğrenmediniz mi?"

K:"Çalıştım ama hiç benlik değil bu işler"

D:"Size kim bağlıyordu o zaman?"

K:"Nazlı yada Ceren bağlıyordu"

Başımla onayladım

K:"Soruların bitiyse bağlamayı düşünüyor musun?"

Bağlardım ama çok uzundu

D:"Şey"

K:"Ne var?"

D:"Boyunuz fazla uzunda biraz eğilirmisiniz?"

Eşek kadar adam napim ben kısa değilim ki o fazla uzun , gülüp eğildi bende kıravatı boynundan geçirdim aklıma bir tane çinlilerin inandığı efsane geldi , kıravat efsanesi: efsaneye göre eğer bir kız , erkeğin kıravatını bağlarsa o erkek sonsuza kadar onun olurmuş, ay Allah korusun bu zamana kadar hep inanırdım ama bu efsaneye inanmak istemiyordum , sonunda bitirmiştim

D:"Bitti"

Dedim Kubilay beye döndüğümde burun buruna geldik , gözlerimi kırpıştırdım sonra hemen geri çekildim, oda aynadan kendisine baktı, beğenmiş gibi bir ifade vardı yüzünde

K:" Aferim, güzel yapmışsın "

Gülümsedim, bana döndü

K:" Sende sevgilinden öğrendin herhalde"

Kaşlarımı çattım ne alaka şimdi

D:"Kubilay bey benim sevgilim yok olmadı da bunu öğrenmek istiyorsanız söyleyeyim ve babamdan öğrenmiştim o hep bağlatırırdı bana, annem ö-"

Sustum yine bir anı aklıma gelmesin diye , Kubilay beye döndüğümde garipçe bana bakıyordu

K:"Banane ben niye senin sevgilin olup olmadığını merak ediyim , hadi aşağı inelim saat geçiyor "

Başımla onayladım ve birlikte aşağıya indik , herkes masaya toplanmıştı , Sevgi hanım her zamanki gülümsemesi ile bize döndü

S: "Günaydın oğlum, günaydın kızım "

Gülümsedim

D:"Günaydın Sevgi anne , günaydın Orhan baba"

Orhan bey gülümsedi

O: "Günaydın kızım"

Masaya geçtik ve kahvaltı ettik

...

Kahvaltı bitmişti Kubilay bey ve Orhan bey kalkıyorlardı Sevi hanım kocasına ve oğluna döndü

S:" Ben sizi uğurluyım"

Dedi , Kubilay bey bana döndü

K:"Görüşürüz sevgilim "

Yapmacık bir gülümseme ile karşılık verdim , yanağımdan öptü, sonrada Nazlı ya döndü

K:"Görüşürüz güzelim"

Nazlı koşup sarıldı

N:"Görüşürüz abim, bugün okul yok bizde yengemle takılıcaz öyle değil mi yenge "

Dedi ve bana döndü başımla onayladım

D:"Tabi"

Kubilay önce bana sonra Nazlı ya baktı

K:"Çok yorma yengeni "

Nazlı gülümsedi ve gittiler ,bende hemen sofrayı toplamaya başladım, Nazlı yanıma geldi

N:" Yenge ne yapıyorsun?"

Tabakları üst üste dizmeye başladım

D:"Sofrayı topluyorum Nazlıcım"

N:"Görüyorum orayı yengede yani sen neden topluyorsun çalışanlar toplar"

Ona baktım

D:"Neden toplamıyım onlarda insan, belki sizin değil ama benim arkamı toplamak zorunda değiller"

Şaşkınca bana baktı

N:"Yenge ne alakası var , ben sen yorumla diye dedim"

Gülümsedim

D:"Yorulmam canım merak etme bunlar ne ki"

N:"O zaman bende yardım ediyim"

Dedi ve birlikte masayı topladık, mutfağa girdiğimizde herkes ayağa kalktı onlar kahvaltı ediyordu daha , Şükran teyze söze girdi

Ş:" Bir şey mi istediniz Nazlı hanım"

Sanarım Nazlı hiç böyle şeyler yapmamıştı o yüzden gariplerine gitmişti, Nazlı gülümsedi

N:" Bir şey yok, yengem ile birlikte masayı topladık sadece"

Şükran teyze gülümsedi, ve bana döndü

S:" Gerek yoktu kızım niye yoruyorsunuz kendinizi"

Gülümsedim

D:" Yok sultanım nolcak bunlar ne ki, siz başka bir şeyde yardım ister misiniz ben ederim"

Bu insanlar benim paramla çalışmıyor lardı ve benim oturup onların iş yapması benim için ayıp bir şeydi sevmem öyle şeyleri birde kendimi borçlu hissediyordum ister istemez, Şükran teyze gülümsedi

Ş:"Yok kızım saol "

Gülümsedim ve Nazlı ile birlikte mutfaktan çıktık Nazlı bana döndü

N:"Yenge sen ne iş yapıyordun"

Ona baktım

D:"Neden noldu ki?"

N:"Hiç öyle meraktan sordum"

D:"Benim bir mesleğim yok , evdeyim çoğunlukla, başı ile onayladı

N:"Anladım, ben ressam olmak istiyorum ama babam izin vermiyor neymiş ben şirkette çalışıcakmışım"

Gülümsedim,nede güzel bir babası vardı çok şanslıydı bence ,çünkü onun babası onun geleceğini şimdiden kurmaya başlamıştı ya benimki , beni borcu yüzünden bir adama sattı,
Nazlı' ya döndüm

D:" Ne güzel işte baban seni düşünüyor, çok şanslısın "

Gözlerim dolmuştu, Nazlı bana dikkatle baktı

N:" Öyle yenge , öylede senin neden gözlerin doldu?"

Yönümü başka yöne çevirdim gözümü ovaladım , tekrar Nazlı 'ya döndüm, gülümseyerek

D:" Yok sana öyle geldi herhalde"

Konuşurken içeriye gelmiştik bile , Sevgi hanımın sesi ile ona döndük

S:"Kızlar ne yapıyorsunuz orda?"

Yanına gittik

N:"Masayı toplamaya yardım ettik anne"

Sevgi hanım şaşırarak baktı

S:"Sen ve masayı toplamak hiç senlik işler değil kızım"

Nazlı kaşlarımı çattı

N:"Ne alakası var anne , ben hep böyle işler yaparım ama siz görmüyorsunuz"

Sevgi hanım kahkaha attı

S:" Bak sen demek yapıyorsun ha, iyi hadi inanayım bari"

Nazlı'da gülüp annesine sarıldı

N:"Ay anne inan bana yapıyorum ben"

Sevgi hanım da karşılık verdi

S:"Canım kızım"

N:"Canım annem"

Gözlerim dolmuştu iyice , ne kadar güzeldi bir zamanlar bende annemle böyle mutluydum , keşke o gün hiç olmasaydı annem hep benimle kalsaydı

-11 Yıl Önce -

D:"Anneeeee"

Kaydıraktan kayarken anneme el salladım , annem gülümsedi

G:" Kızımmm"

Kaydırağın sonuna geldiğimde inip anneme koştum

G:"Kızım yavaş düşeceksin"

Annemin yanına gelip sarıldım

D:"Düşersem sen tutarsın anne"

Annem benimle aynı boya gelip

G:"Ama bir gün yanında ben olmicam kızım o zaman ne olucak?"

Başımı iki yana salladım

D:"Sen hep olucaksın anne , gitmezsin ki"

G:"Ya bir gün gidersem"

D:"Gitmezsin anne böyle deme, söz ver bana beni bırakıp gitmek yok "

Annem gülümsedi ve bana sımsıkı sarıldı

G:" Söz kızım seni asla bırakmam ama sende söz ver , bir gün olmazsam ağlamiyacaksın"

D:" Öyle bir gün asla olmayacağı için, söz anne"

- Günümüz -

Ne annem sözünü tutabilmişti nede ben, o beni bırakıp gitmişti ama benim bir gün olsun göz yaşım hiç dinmemişti , gözümden bir damla yaş aktı, Sevgi hanımın sesi ile irkildim

S:"Duru kızım sen neden ağlıyorsun"

Göz yaşımı hemen sildim

D:" Ağlamıyorum ki "

Gülümsemeye çalıştım

Sevgi hanım yanıma geldi

S:" Ağlıyordun kızım noldu?"

Başımı yere eğdim

D:" Ben biran sizi böyle görünce "

S:" Evet"

D:" Annem aklıma geldi, şey o-"

Sevgi hanım cevabımı beklemeden sarıldı

S:" Şışt tamam anladım ben , unutma kızım biz hep buradayız "

Dedi ve geri çekildi, gülümsedim

D:" Teşekkür ederim"

Nazlı'da yanımıza geldi

N:" Ne demek yengem "

Deyip sarıldı, tam o anda telefona çaldı baktığımda bilinmeyen numaraydı Nazlı geri çekildi

N:"Kim yenge"

Dudağımı büzdüm bilmeyerek

D:"Bilmem kayıtlı değil, izninizle ben konuşup geliyim"

Biraz uzaklaşarak açtım

D:" Alo"

Karşıdaki kişi

" Merhaba Duru hanım ile mi görüşüyorum?"

D:" Evet benim buyrun"

" Ben Kubilay beyin adamıyım, Kubilay bey birazdan size atacağım konuma gelmenizi istedi , ama yalnız gelmenizi"

Kaşlarımı çattım neden kendisi arayıp söylemedi ki?

D:" Neden kendisi demedi bunu bana"

" Şimdi bir toplantıda ordan dediğim yere geçicek o yüzden size önceden haber vermemi istedi"

D:" Tamam çıkıyorum ben şimdi "

Dedim ve telefonu kapattım garipti ama neyse , Sevgi hanım ve Nazlı 'nın yanına gittim

D:" Şey Kubilay beni bir yere bekliyor da ben çıkabilir miyim?"

Sevgi hanım başını ile onayladı

S:" Tabi kızım, dikkat et adamlardan biri bıraksın seni"

Başımı iki yana salladım

D:" Yok ben taksi ile gidicem öyle dedi"

Sevgi hanım kaslarını çattı

S:" Neden acaba"

D:" Bilmiyorum"

Nazlı güldü

N:" Her halde sürpriz bir şey ondan karısı ile baş başa kalmak istiyor normal tabi"

Göz devirdim aman , Nazlı ya döndüm

D:" Nazlıcım kusura bakma sana söz vermiştim ama başka zamana artık "

N:" Tabi yenge günümüz bol"

Gülümsedim

D:" Görüşürüz "

İkiside " görüşürüz" dedi bende evden çıktım, çağırdığım taksi geldi hemen binip yola koyuldum...

Konumun dediği yere gelmiştim taksiye parasını verip indim , lokantaya giriş yaptığımda boştu

"Neden boş ki burası"

Biraz daha ilerledim çalışan bile yoktu ama kapıda açıktı

"Kimse yok burda,
Kimse varmı acaba bakarmısınız?
Sanarım yanlış yere geldim ama konum burayı gösteriyor , bir arıyım nerde kalmış hayvan "

Telefonuma yöneldiğim sırada birisi benim adımı seslendi

"Duru"

Sesin geldiği tarafa döndüğümde karşımdaki kişiyi tanımadım

D:"Tanışıyor muyuz?"

Adam dudağını büzdü ve üstüme doğru gelmeye başladı

"Beni unuttun mu üzüldüm bak şimdi"

Kaşlarımı çattım, ve sonra aklıma gelen şeyle dona kaldım

D:"Siz, Ateş Demirkan"

Adam başını salladı

A:"Ta kendisi"

D:"Beni buraya siz mi çağırdınız?"

Adam sırıttı

A:"Evet ama cidden tek başına gelicegini tahmin etmiyordum"

Anlamayan gözlerle ona baktım

D:"İyide neden böyle bir şey yaptınız"

Adam benden bir kaç metre ötede durdu

A:"İntikam için"

Kaşlarımı çattım ne intikamı benimle ne ilgisi vardı?

D:"Ben size hiç bir şey yapmadım ne intikamından bassediyorsunuz?"

Adam sırıttı

A:"Sen yapmadın zaten kocan yaptı"

Kubilay beyle bu adamın ne ilgisi vardı ki?

D:"Siz tanışmıyorum demiştiniz onunla"

Adam başını salladı

A:"Hayır ben onu tanıyorum ama o beni tanımıyor"

D:"Bana ne yapacaksınız?"

Adam bir anda elini arkasına attı ve belindeki silahı çıkarıp bana doğrultu, dona kaldım bir adım geri çekilerek

D:"N-ne yapıyorsunuz?"

Adam gür bir kahkaha attı, sonrada aklına gelen şeye sinirlenmiş olmalı ki kaşlarını çattı

A:"Senin kocan nasıl benim kardeşime zarar verdiyse bende onun en değer verdiği kişiye zarar vericem"

Bir adım daha geri gittim , Kubilay bey ne yapmıştı ki onun kardeşine, ellerimi havaya kaldırdım

D:" Ö-önce sakin olun , indirin o silahı g-gelin konuşalım "

Adam elindeki silahı daha sıkı kavrayıp

A:" Sakin mi, LAN SANA KOCAN KARDEŞİME ZARAR VERDİ DİYORUM ANLAMIYORMUSUN"

Dizlerim titriyordu

D:" Anlıyorum ama ben size hiç bir şey yapmadım nolur indirin şu silahı, kötülüğe kötülük ile karşılık vermeyin"

Adam başını yere eğdi

A:" Biliyor musun kardeşim de aynen böyle yalvarmıştı, ama"

Derin bir nefes aldı

A:" O adi herif hiç acımadan onu kurşunladı"

Aklım almıyor du Kubilay bey bunu nasıl yapardı, ne biçim bir insandı, yoksa gerçekten mafya mıydı? Bu düşünce bile beni korkutuyordu ve şuanda karşımda ki adamda bana silah doğrultuyordu , Ateş denen adam bir anda başını kaldırdı ve bağırmaya başladı

A:" ŞİMDİ BENDE ONUN EN DEĞER VERDİĞİ KİŞİYE ZARAR VERİYİMDE GÖRSÜN NASIL BİR HİSMİŞ"

Dizlerim titriyordu, Allah'ım ben ne biçim bir şeyin içine düştüm böyle, gözlerimden yaşlar akıyordu adama döndüm

D:"Lüt-"

"TAK"

Geriye sendeledim , gözüm aşağıya kaydı karnımdan vurulmuştum , ağzım açık kaldı , elim karnımın üstüne gitti , geri çektiğimde kan vardı, Ateş hızlı adımlarla uzaklaşmaya başladı tam kapıyı açtığı sırada

"Dur"

Dedim, arkasını dönüp bana baktı sonrada çıkıp gitti, gözlerim tekrar karnıma gitti , sonrada hemen telefonuma yöneldim ve Kubilay'ı aramaya koydum ama telefon elimden kaydı gözlerim bir anda karardı ve yere düştüm, elimi uzattım ama telefona yetişemiyordum , biraz sürtünerek telefona ulaştım ve elime aldım, Kubilay bey bir anda meşgule attı, bir kere daha aradım yine açmadı

"Allah kahretsin"

Bir kere daha deniyecektim ki gözlerim tamamen kapandı

...

_______________________________

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

90okunma 5beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…