Bölümler 18Şu an: 14. Bölüm
- 1 TANITIM248 kelime
- 2 1. Bölüm757 kelime
- 3 2. Bölüm1.364 kelime
- 4 3. Bölüm2.301 kelime
- 5 4. Bölüm1.274 kelime
- 6 5. Bölüm1.881 kelime
- 7 6. Bölüm2.318 kelime
- 8 7. Bölüm1.025 kelime
- 9 8. Bölüm880 kelime
- 10 9. Bölüm1.967 kelime
- 11 10. Bölüm2.695 kelime
- 12 11. Bölüm2.483 kelime
- 13 12. Bölüm3.411 kelime
- 14 13. Bölüm1.988 kelime
- 15 14. Bölüm2.550 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 !!DUYURU!!14 kelime
- 17 15. Bölüm2.720 kelime
- 18 16. Bölüm2.642 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Özet -
Ceren'in evinin önünde durdum ve arabadan indim ,iki gün boyunca burda kalacaktım zaten yapmadığım şeyde değildi. Zile bastım Ceren açtı kapıyı, içeri geçtim ve olan biten herşeyi anlattım.
___________________________________
- 2 Gün Sonra -
# Duru Soykan 'ın Ağzından #
Burnuma gelen hastane kokusu ile yüzümü ekşittim , gözlerimi yavaş yavaş aradığımda , bir hastane odasındaydım
"Benim burda ne işim var"
Doğrulama ya çalıştığım esnada karnıma giren sancı ile ağzımdan bir inilti çıktı
"Ahh"
Yataktan kendime baktım, üstümde hastane elbisesi vardı ve , karnım acayip bir şekilde sızlıyordu
"En son ne olmuştu"
Hatırlamaya çalıştım , sonra aklıma gelen şey ile dona kaldım
"Ateş denen adam beni vurmuştu, iyide kim beni getirdi ki buraya , ve hâlâ nasıl hayattayım"
(Kızım ölmediğine şükür edeceğine , 'ben hâlâ nasıl hayattayım', diyorsun )
"Ne yapabilirim"
Kapı bir anda açıldı ve içeriye hayvan girdi , gözlerim fal taşı gibi açıldı, o mu beni kurtarmıştı
"Yok artık"
Dedim kendi kendime , Kubilay bey ellerini cebine koydu ve bana doğru gelmeye başladı
K: "Sonunda uyandın"
Kaşlarımı çattım, neden böyle demişti ki?
D:"Ne zamandan beri uyuyorum ki?
K:" 2 gündür "
Kaşlarımı çattım o kadar gün aralıksız nasıl uyumuştum , yuh
D:" Ne! Kubilay bey benimle alay mı ediyorsunuz , ben o kadar uyumam bir kere"
Kubilay bey kaşlarını çattı, bana doğru eğildi
K:"Birincisi seninle alay etmiyorum, ikincisi hani sen vuruldun ya ,ondan seni iki gün boyunca uyuttular"
Aa doğru ya ben vuruldum demi, iyide ben nasıl sağ çıktım ve bu hayvan beni nasıl buldu?
D:" İyide ben nasıl hâlâ yaşıyorum ve siz beni nasıl buldunuz? "
Kubilay bey , doğruldu ve cama doğru yürüdü, camın tam karşısında durdu arkası bana dönük bir şekilde konuştu
K:" Seni nasıl bulduğumu boş ver , seni hastaneye getirdiğimde baya bir kan kaybetmiştin, kanın nadir bulan bir kandı, benimki ile aynı"
Gözlerim fal taşı gibi açıldı, kanımın nadir olduğunu bilmiyordum üstüne üstlük Kubilay beyin ki ile aynı mıymış, aklıma gelen şey ile dona kaldım
D:"Kanı bana siz mi verdiniz?"
Allah'ım lütfen öyle bir şey olmasın, Kubilay bey bana döndü, başını salladı
K:" Evet ben verdim"
Bana doğru geldi , yanım da durup yüzüme doğru eğildi
K:"Bana olan borcun arttı ufaklık, şu anda benim kanım sayesinde yaşıyorsun , damarlarında benim kanım var , artık tamamen benim malımsın"
Dedi ve sırıttı , kaşlarımı çattım
D:" Senden nef-"
Karnıma giren sancı ile karnımı tuttum , iki gündür serum yemiştim ve tuvalete bile gitmemiştim, hayvan garipçe baktı
K:"Ne oldu?"
Hayır yani söyleyemezdim ki , ona bakmadan
D:"Şey tuvalet hangi tarafta?"
Diye sordum benim bile zor duyduğum sesimle, beni duymuş olmalı ki, parmağıyla bir tane kapıyı işaret etti , ona bakmadan ayağa kalktım, serumun asılı olduğu, adını bile bilmediğim şeyi tutup ilerledim , kapıyı yavaşça açtım içeri geçip arkamdan kilitledim.
Sonunda işimi hâl etmiştim, rahatlama gelmişti vallahi bu nedir be
" Rahatladım "
Tuvalletekki aynadan kendime baktım, resmen çökmüştüm , göz altlarına baktım mosmordu , ve kendimi çok kirli hissediyordum
"Of ya şu halime bak"
Aynanın önünden çekilip , elibesiyi üste doğru sıyırdım yaram ortaya çıktı sarılıydı, elbiseyi düzeltip kapıya doğru ilerledim açtım ve odaya geri döndüm hayvan koltukta oturuyordu , kaşlarımı çattım
"Hâlâ neden burda?"
(Ne yapsın seni bırakıp gitsin mi?)
"Bilmem ama kalmasına da gere yok , off ben ne zaman çıkıcam burdan"
Yatağa geri gittim ve oturdum , vurulduğum yer acayip acıyordu, orayı tutarak yatağa iyice yerleştim, gözüm hayvana kaydı
Beni mi izliyordu? Garip
Biraz sessizlik oldu , dayanamayıp hayvana döndüm
D:"Ha- Kubilay bey"
Az daha hayvan diyordum , kendi kendime güldüm, hayvanın sesi ile gülüşüm soldu
K:"Ne?"
D:"Burdan ne zaman gidicem , fazla boğucu"
Başını arkaya yasladı ve bana bakmadan konuştu
K:"Birincisi hastasın, ikincisi Murat'ı bekliyorum"
Kaşlarımı çattım bassetiği kişiyi tanımıyordum
D:"Murat dediğiniz kişi kim?"
Kapı tıklandı , hayvan " gel " komutunu verince bir adam içeri girdi üstünde önlük ardı sanarım doktordu, hayvan ayağa kalktı
K:"Sonunda geldin Murat"
Murat denen kişi doktormuymuş , Murat bey hayvana baktı
M:"Hastam vardı Kubilay"
Kubilay mı? Bildiğime göre ailesinden başka kimse Kubilay beye adı ile seslenmezdi , sanarım ailesinden biriydi , doktor yanıma geldi ve seruma baktı, sonrada bana döndü
M:" Nasıl hissediyorsunuz Duru hanım "
Vurulduğum yerde bir acı vardı ama bence normaldir , doktora döndüm
D:"İyim"
Dedim , doktor gülümsedi ve konuşmaya başladı
M:"Güzel eğer bir ağrınız olursa normaldir sonuçta vuruldunuz, şimdi baktım serumunuz da bitmiş ama yine de - "
Sözünü kestim
D:"Bakın doktor bey ben kendimi çok iyi hissediyorum,daha fazla burda kalmak istemiyorum lütfen izin verin gidiyim"
Yalvaran gözlerle baktım sonrada hafifçe gülümsedim, doktor güldü
M:"Bende tam onu diyecektim zaten , çıkabilirsiniz ama yinede kendinizi çok yormayın ve bol bol yemek yiyin az önce kan değerleriniz çıktı, vitamin eksikliği var sizde ,buda demek oluyor ki bol bol meyve tüketimi yapmalısınız ve uyku düzeniniz de çok önemli lütfen günde en az 8 saat uyuyun, çok hareket etmeyin dikişiniz daha yeni olduğu için patlayabilir, sargınızı birinin yardımı ile her gün değiştirin mikrop kapmamak adına, bu aralar baş ağrınız biraz olabilir sorun değil ilk 5-6 gün böyle olur"
Serumu kolumdan çıkarıp,Kubilay beye döndü
M:"Aşağıdan çıkış işlemlerini başlata bilirsin Kubilay, ben şimdi çıkıyorum işlerim var yanlış bir durum olursa gelirsiniz, zaten sen bu işleri benden daha iyi biliyorsun artık "
Anlamayan gözlerle Kubilay beye baktım, Kubilay bey çatık kaşlarla doktora baktı, doktor boğazını temizledi ve bana döndü
M:"Bol bol istirahat Duru hanım"
Gülümsedim ve başımı ile onayladım, doktor çıktı, arkasından da Kubilay bey çıktı
(Kubilay 'a sormiyacakmısın Ateş Demirkan'ın seni vurduğunu)
"Doğru ya ben onu tamamen unuttum "
(Unut canım unut mafya olduğunu da unut)
Başımı ellerim arasına aldım
"Off birde o var değil mi , Allah kahretsin ya ben nasıl bir adamla evliyim böyle"
(İşte orası çok karışık, düşünsene Ateş denen adamın kardeşini kurşunlamış)
Gözlerim doldu , o an ki çaresizliği bende biliyordum ve o adamda hiç gözünü kırpmadan vurmuştu beni
" Bir şekilde ona bunu sormalıydım , sonuçta şuan hayvan yüzünden bu haldeydim, ama belki mafya değildir"
(O zaman niye birine zarar verdi?)
"Kahretsin ki bilmiyorum"
Kapı bir anda açılınca düşüncelerimden sıyrıldım, hayvan gelmişti
K:" Çıkış işlemlerini yaptım, hadi "
Şu anda bu adamdan daha çok korkuyorum ya beni vurusa aynı o adamın kardeşine yaptığı gibi, Kubilay beyin sesi ile kendime geldim
K:"Duru"
Ona döndüm
D:"E-efendim"
Göz devirdi
K:" Gidiyoruz diyorum duymuyor musun?"
Üstümdeki kıyafetlere baktım dışarı çıkmak için uygun değillerdi
D:"Tabi Kubilay beyde şey"
K:"Ney?"
D:"Ben bunlarla gelemem ki"
K:"Ha evet , Nazlı senin için kıyafet hazırladı"
Dedi ve koltuğun üstündeki çantayı alıp bana uzattı elime aldım ve yavaşça ayağa kalktım , Kubilay beye döndüm
D:"Çıkabilirmisiniz ? Giyineceğim de "
Başını salladı
K:"Tamam ben kapının önündeyim , yardıma ihtiyacın ol-"
D:"Olmaz Kubilay bey saolun "
Kapıya yönelip çıktı, bende hemen çantayı açtım içinde: sıfır kol bir tişört, bir tane eşofman ve hırka vardı, hemen üstümü değiştim, birde Spor ayakkabı vardı onlarıda giyindim ve kendime baktım
"Oldu"
Yavaşça kapıya doğru ilerledim ve açtım Kubilay bey dediği gibi kapının önündeydi
D:"Hazırım Kubilay bey"
Bana döndü baştan aşağı süzdü, başı ile onayladı ve elleri cebinde ilerlemeye başladı, bende tam arkasından gidecektim ki vurulduğum yer sızladı
"Ah"
Kubilay beyin sesi ile ona baktım
K:"Ne oldu"
Dişlerimi sıktım
D:"Bir şey yok "
Dedim ve ilerlemeye başladım tabi hareket ettiğim her an canım daha fazla acıyordu, yarım yamalak yürüyordum tam o anda belimde ve bacaklarımda el hissettim ve havalandım, Kubilay bey beni kucağına almıştı, yarama dikkat ederek hemde ,şaşkın gözlerle ona bakıyordum
D:"Ben yürüyordum Kubilay bey "
Güldü ve bana baktı
K:"Yürüyor muydun?"
Kaşlarımı çattım
D:"Tamam yürüyemiyordum ama ne yapabilirim, daha yeni vuruldum"
Vuruldum diyince garibime gelmişti, hayatım boyunca hiç vurulmamıştım tamam babam tarafından şiddet gördüm ama hiç böyle bir şey yaşamamıştım, Kubilay bey ilerlemeye başladı düşmemek adına boynuna tutundum
D:"Kubilay bey bırakın biri görecek"
K:"Yani"
Göz devirdim
D:"Yanlış anlıyacaklar "
Bana baktı
K:"Biz evliyiz unuttun mu?"
Doğru ya, iyide insanlar bunu biliyor muydu? Kubilay beye döndüğümde burun buruna geldik dudaklarıma mı bakıyordu? Hemen yüzümü çevirdim ve sesiz kaldım, asansöre doğru gittik ve içine girdik Kubilay bey ben kucağındayken tuşa bastı, acaba ağarmıydım , düşündüğüm şeye bakya adam yüzünden vuruldum hâlâ onu düşünüyorum, iç ses konuşmaya başladı
(Şu anda onlarca insan öldürmüş biri seni kucağında taşıyor)
Gözlerim fal taşı gibi açıldı, evet ben şu anda bir katilin kucağındayım, ama belki yanlışlıkla yapmıştır belki öyle biri değildir , asansör bir anda durdu ve kapı açıldı herkes bize bakıyordu ister istemez utanmıştım, ama yinede neden böyle bakıyorlardı ki , başımı eğdim Kubilay bey fark etmiş olmaliki sadece benim duyabileceğim bir şekilde
K:"Başını dik tut"
Dedi, anlamayan gözlerle ona baktım
D:"Neden?"
Bana bakmadan konuştu
K:"Sen benim karımsın ve daima başın dik durmalı"
Kaşlarımı çattım, neden hep kendini düşünüyor du hayvan
"Hayvan nolcak"
K:"Bir şey mi dedin"
Başımı iki yana salladım
D:"Yok demedim"
Sonunda arabaya varmıştık, kapıyı açıp beni bindirdi , sonunda rahat etmiştim, gözlerin benim üzerimde olmasından hep nefret ederdim , hayvan sürücü koltuğuna geçti ve bana döndü
K:"Az önce Murat dedi yemek yesin diye o yüzden önce yemek yemelisin sonra eve geçeriz"
Başımı iki yana salladım
D:"Yok ben aç değilim"
Karnım bir anda guruldadı , vücudum bile bana karşı geliyordu, hayvana döndüğümde sırıtıyordu
K:"Aç olmadığına emin misin? vücudun sana karşı çıkıyor gibi"
Sinirle başımı yana çevirdim
K:"Her neyse , hadi yemek yemeye gidiyoruz"
Dedi ve arabayı çalıştırdı
"Madem dediğim şeyi yapmayacaksın neden soruyorsun ki?"
Başımı cama yasladım ve yolu izledim, sonra aklıma gelen şey ile Kubilay beye geri döndüm
D:"Kubilay bey"
Bana bakmadı
K:"Hım "
D:" Doktor Murat bey, sizin neyiniz oluyor?"
K:" Neden sordun?"
D:" Size adınız ile seslendi de, ondan merak ettim"
K:" Küçüklük arkadaşım , aslında kardeşim gibi, her şeyimi bilir bende onun kileri, merakın gitti mi?"
Başımı salladım
D:"Evet"
K:"İyi, bir daha merak etme o zaman benim hayatımla ilgili şeyleri "
Allah'tan merak ettim , ne bu tavır, sabır ya, göz devirip yola bakmaya devam ettim
...
Bir lokantaya gelmiştik, Kubilay bey arabadan indi bende tam kapı koluna yönelmiştim ki , vurulduğum yere sancı girdi
"Her seferinde vurulduğumu unutuyorum ben ya "
Bir anda kapı açıldı, Kubilay beydi tabiki , elini uzattı
K:" Gel"
Önce ona sonrada eline baktım, başka çarem yoktu sanarım ,elini tuttum ve arabadan indim , tam gideceğim sırada Kubilay beyin elini belimde hissettim, yardım mı ediyordu? Yoksa yine kendini düşünüp sadece insanların önünde mi böyle yapıyordu? bilmiyorum ama en azından işe yarıyordu daha rahat yürüyordum , lokantaya giriş yaptığımızda kimse yoktu ama çok şık bir mekân dı ,Kubilay beye döndüm
D:"Kubilay bey burası fazla şık değil mi?"
Üstümü gösterdim
D:"Pek buraya uygun değilim de"
Kubilay bey bana bakmadan konuştu
K:"Yok sorun değil"
Kubilay bey ile bir masaya gittik baya güzel bir manzaraydı ben manzarayı seyrederken garson geldi
(Garson:G)
G:" Hoş geldiniz Kubilay bey "
K:" Hoş bulduk "
Herkeste Kubilay beyi tanıyordu, yoksa yine burası onun mekânı mıydı? Kubilay bey çoktan sipariş vermişti ama ben duymamıştım çünkü şu anda gözlerimi karşımızdaki denizden anlamıyordum
"Çok güzel"
Küçükken bir kaç kere annem sayesinde görmüştüm denizi ama babam çoğunlukla yasaklardı dışarı çıkmamızı,annemle bir kaç tane anımız vardı zaten
- Yıllar Önce -
Annem bana bir sürpriz yapıcaktı o yüzden hazırlanmış bekliyordum babam evde yoktu , annem odasından çıktı ve yanına geldi
(Gamze :G)
G:" Hazır mı benim güzel kızım "
Gülümsedim
D:" Hazırım anne hadi ne sürprizi yapıcaksın bana "
Eğilip burnuma dokundu
G:" Adı üstünde sürpriz kızım söylenmez "
D:" Offf"
Annem elimi tuttu
G:" Hadi gidelim baban gelmeden "
Başım ile onayladım ve evden çıktık, taksiye bindik ve bir yere geldik , annem indi ve beni de indirdi
G:" Şimdi gözlerini sımsıkı yum kızım"
Başımı salladım ve gözümü sımsıkı kapattım
D:" Kapattım anne"
Annem elimi tutarak beni yönlerdirdi, şırıl şırıl sesler geliyordu
G:" Açabilirsin kızım "
Gözümü hemen açtım ve tam karşımda koca deniz duruyordu ağzım açık kaldı
D:"Deniz"
G:"Evet kızım deniz "
Anneme döndüm
D:"Aynı filmlerde gördüğümüz gibi"
Annem başını salladı
G:"Dokunmak istermisin suya "
Hecanla başımı salladım
D:" Evetttt"
Annem elimi tekrar tutu ve denize doğru ilerledik , annem oturdu bende oturdum, elimi uzattım ve suya dokundum , çok güzel bir hissti, soğuk ve huzurlu hissettirmişti, anneme döndüm
D:"Çok güzel"
Annem başını salladı
G:"Çok güzel"
Elimi çektim ve ayaklarımı denize doğru uzattım, alçak bir yerde olduğumuz için ayaklarım denize girmişti , annemde aynı pozisyonda durdu ve ayaklarını uzattı bana bakıp gülümsedi
D:" Teşekkür ederim anne"
Annem bana sarıldı
G:" Rica ederim güzel kızım "
...
- Günümüz -
Buruk bir gülümseme ile denize bakmaya devam ettim , gözlerim dolmuştu
K:" Duru "
Kubilay beye döndüm
D:" Efendim?"
Yüzüme dikkatlice baktı
K:" Ağlıyor musun sen?"
Başımı iki yana salladım
D:"Yok ağlamıyorum"
Bana bir süre daha baktı sonrada garson geldi ve masayı dizmeye başladı, kahvaltı mı edicektik? İyide ben kahvaltı etmem ki, garson masayı dizip gitti , Kubilay bey kahvaltı etmeye başladı, sonrada bana döndü
K:"Başla Duru"
Kubilay beye eğildim
D:"Ben kahvaltı etmem Kubilay bey"
Kubilay bey yemeye devam ederek
K:" O zaman alışkanlıklarını değiştir, çünkü bundan sonra ediceksin "
Kaşlarımı çattım
D:"Sırf siz istiyorsunuz diye etmek zorunda değilim"
Kubilay bey elindeki çatal ve bıçağı tabağına bıraktı, dirseklerini masaya yaslayıp ellerini birleştirerek konuştu
K:"Sence değil misin?"
Göz devirdim
D:"Değilim"
Kubilay bey başını yere eğip güldü, psikopat mı bu, iç sesim bir anda devreye girdi
(Sen aptal mısın unuttun mu o bir mafya istese seni burda bile öldürür)
Ağzım açık kaldı, ben ne yapıyorum resmen beni öldürsün diye adamı zorluyorum , Kubilay bey tam konuşacak ken söze girdim
D:"Yani , evet siz ne isterseniz o Kubilay bey haklısınız, özür dilerim"
Kubilay bey bana şaşkınlıkla baktı, bu kadar çabuk kararımın değişeceğini oda tahmin etmiyordu sanarım, gülümseyip tabağa zeytin ve domates koymaya başladım, Kubilay bey bana baktı sonrada konuşmaya başladı
K:"Duru"
D:"Efendim"
Ağzıma bir domates attım
K:"Bana seni bilinmeyen numaradan arayan kişiden başlayıp, herşeyi sonuna kadar anlat"
Ağzıma attığım domates boğazıma kaçtı, öksürdüm Kubilay bey bana suyu uzattı, elinden alıp içtim, bardağı masaya bıraktığında Kubilay bey beni dikkatle izliyordu, gülümsedim
D:"Neden sordunuz Kubilay bey?"
K:" Bak bunları bilmem gerek, son kez söylüyorum lafımın ikilenmesi sevmem, anlat"
Yutkundum , boğazımı temizleyip konuştum
D:"Bilinmeyen bir numara aradı, sonra açtım karşıdaki kişi, sizin beni çağırdığınızı , yalnız başıma attığı konuma gelmemi istedi , bende neden bunu kendisi yani sizin demediğinizi sordum , bana şuanda sizin toplantıda olduğunuzu ve toplantı bitince direkt oraya geliceğinizi söyledi "
Kubilay bey başını salladı
K: "Devam et "
Derin bir nefes alıp anlatmaya devam ettim
D:" Bende sizin emriniz olduğunu düşündüğüm için hemen gittim, ıssız bir lokantaydı kimsede yoktu ama bir anda biri benim adımı seslendi"
Kubilay bey ellerini birleştirmiş beni dikkatle dinliyordu
K:"Tanıyor muydun?"
Başımı salladım
D:"Evet"
K:" Senin bir düşmanındı o zaman "
Başımı olumsuz anlamda salladım
D:" Hayır benim bir düşmanım yok , siz-"
Derin bir enfes aldım
D:" Sizin düşmanınız, ama siz onu tanımıyor muşsunuz"
Kubilay bey kaşlarını çattı
K:" Nasıl?"
D:" Siz onun kardeşini kurşunlamışsınız , ama daha kendisini tanımıyor sunuz, yani o öyle dedi"
Kubilay beyin kasları havaya kalktı
D:"Ateş Demirkan, size tanıdık geldi mi soy adı?"
Kubilay bey ellerini sıktı
K:"Seni o mu vurdu?"
D:" Evet , önceden şirkette karşılaşmıştık , benim sizinle evli olduğumu biliyordu, 'yakında benimle tanışacak ' dedi sizinle yani"
Kubilay beyin çenesi kasıldı, sinirlenmişti anlaşılan
D:" Siz onun en değer verdiği kişiye zarar verdiğiniz için, aynı duydugu sizinde hissetmenizi söyledi, ve"
Gözlerimi kapattım , sonra açtım
D:" Beni vurdu"
Kubilay bey dediklerim karşısında ne yapacağını bilmiyordu, ellerini yumruk yapmış dişlerini birbirine sürtüyordu, Kubilay beye doğru eğildim, derin bir nefes aldım
D:"Siz gerçekten birine zarar mı verdiniz?"
Kubilay bey bana baktı, cevap vermedi
D:"Siz"
Parmağımı kaldırdım
D:" Katil bir mafya mısınız?"
...
__________________________________
Bölüm etkileşimi
