SESİZ ÇIĞLIK kitap kapağı

19. bölüm / 18

16. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 16. Bölüm

-Özet -

Burnuma gelen vanilya kokusu ile gözlerim mayıştı, ben genelde bu saatten sonra uyumazdım ama şu anda uyku bastırdı, sanarım kokuda Duru dan geliyordu burnumu saçına yaklaştırdım

" Güzel korkuyor "

Yavaşça gözlerim kapanmaya başladı bende kendimi uykuya teslim ettim

_________________________________

- Duru Soykan 'ın Ağzından -

Sabah kendime geldiğimde belimde el hissettim hızla gözlerimi açtım, evet birinin eli belimdeydi hızla başımı arkaya çevirdim Kubilay beydi, tekrar önüme döndüm ve gözlerimi kapattım, gözlerimi yine açtım, şu anda Kubilay bey bana sarılımı uyuyordu gözlerim fal taşı gibi açıldı hemen doğruldum

D:"K- Kubilay bey"

Kubilay bey gözlerini açtı

K:"Noluyo"

Dedi mızmızlanır gibi kaşlarımı çattım

D:"Ne mi oluyor, siz ne zaman eve geldiniz?"

Kubilay bey gözünü ovuşturdu

K:"Kendi evime gelirken sana hesap mı vericem?"

Kaşlarımı çattım, sonra gözüm üstüne kaydı, üstü çıplaktı, yuh benimle böyle mi uyudu, kafamı başka yöne çevirdim

D:" Bu haliniz ne? Üstünüz yani"

K:" Bana diyorsun da senin halin ne?"

Hızla başımı ona döndüm, yatakta oturur pozisyona geldi, üstüme baktım, dün gece gecelik giymiştim, hemen pikeyi üstüme çektim

D:"Benim sebebim var bir kere, ben sizin geliceğinizi bilmiyordum"

Kubilay bey bana yaklaştı

K:"Benimde var"

Kaşlarımı çattım

D:"Nedir?"

K:"Dün paylaştığım bir tane fotoğrafı beğenmiştin"

Üstünü gösterdi

K:"O fotoğraf da böyleydim, bende sen seviyorsun diye böyle yattım"

Gözlerimi kaçırdım

D:" O yanlışlıkla oldu yoksa meraklı değilim size"

Hayvan inanmamış gibi baktı, sonra ayağa kalktı

K:" Birgün oda olur merak etme"

Hızla hayvana döndüm

D:" Ne demek istediniz anlamadım?"

Çoktan banyoya gitmişti

D:" Sabır ya, kendini beğenmiş hayvan"

Yavaşça ayağa kalktım ve dolaba yöneldim, üstüme bir tane sabahlık giydim, ve kıyafetleri mi alıp beklemeye başladım

Kubilay bey çıktı bende hemen banyoya girdim, rutin işlerimi hallettim ve giyindim üstüme; Siyah bagy bir pantolon ve beyaz bir krop giydim , ayakkabı olarak siyah spor ayakkabı tercih ettim ve banyodan çıktım Kubilay bey balkonda telefon ile konuşuyordu, bende hemen odayı toplayıp makyaj masasına oturdum ve saçlarımı taradım, saçlarım çok güzeldi hep özen gösterirdim, aynı annemin ki gibiydi, saçlarımı tarayıp salık bıraktım yüzüme nemlendirici ve güneş kremi sürdüm, aynadan son kez kendime baktım güzel olmuştum, ayağa kalktım Kubilay bey balkondan çıktı beni baştan aşağı süzdü, uzun bakmıştı sanki neyse takmadım ve telefonuma yöneldim Nazlı 'dan mesaj vardı

Güzelim Nazlı 😘: Günaydın yengem, ben bugün erken çıktım, dershaneden gelince görüşürüz, öptüm bays 😘🤍

Gülümsedim çok tatlış bir şeydi yerim ben bu kızı ya, tam mesaja cevap vericekken Kubilay bey elimden telefonu aldı, sinirle ona döndüm mesajlara mı bakıyordu? İyide neden ki

D:"Kubilay bey telefonumu verir misiniz?"

Cevap vermedi , bende telefona uzandım ama malum eşek kadar adamdı yetişemiyordum ki, zıpladım ama o havaya kaldırdı

K:"Nazlı 'nın numarasının sende ne işi var?"

D:"Dün verdi, sorun mu var?"

K:"Evet var ben sana demedim mi, kim sana yazarsa yada numarasını verirse benden izin alıcaksın diye?"

Telefonu almaya çalıştım ama daha yukarı kaldırdı

D:"Sizin kardeşiniz diye demedim, yoksa gizlim saklım yok"

K:"Diyorsun"

D:"Evet, artık verirmisiniz şunu?"

K:"Kolaysa al"

Şaşkınlıkla yüzüne baktım, sonra uzandım ama yaralı olduğum için direk canım acıdı, hâlâ doğru düzgün yürüyemiyordum bile

K:"Çok kısasın, boşuna demiyorum sana ufaklık diye"

Kaşlarımı çattım

D:"Ben kısa değilim siz uzunsunuz, hadi verin"

Dedim, kahkaha attı

K:" Cidden mi? Ha yani sen uzunsun"

Sinirlenmeye başlamıştım artık

D:" İyi tamam vermeyin"

Dedim ve kapıya doğru ilerledim ama hızlı yürüdüğüm için canım yanmıştı, yaramı tuttum, yüzüm ekşidi

D:"Ah"

Kubilay bey yanıma geldi ve telefonu uzattı, elinden aldım hayır yani madem vericeksin ne diye uzatıyorsun ki? Kubilay bey bir anda beni kucağına aldı ve yatağa doğru götürdü, şaşkınlıkla olan biteni izliyordum beni yatağa yatırdı ve tişörtümü kaldırıldı, hızla geri kapattım

D:" N-ne yapıyorsunuz? "

Kubilay bey bana baktı

K:" Yarana bakıcam Duru, hemen yanlış anlama"

Kaşlarımı çattım

D:"Ne yanlış anlaması, bende biliyorum tabiki yaraya bakıcağınızı"

K:"Ee aç o zaman"

D:"Yok gerek yok, iyim ben"

Dedim tam kalkacakken kolumdan tutup geri oturttu

K:"Sen diyorsun benim yüzümden yaralandığını"

D:"Evet sizin düşmanınız dı çünkü"

Kubilay bey göz devirdi

K:"O zaman izin ver yarana bakıyım"

Dedi ve tişörtümü kaldırıldı, yaraya bakmaya başladı

K:"Kanamış, zorlamışsın"

Gözlerim fal taşı gibi açıldı

D:"Ne yani yine mi dikiş atıcaklar"

Kubilay bey bana baktı

K:"Eğer şimdi müdahale etmeme izin verirsen, dikiş atmak zorunda kalmıyacaklar "

Başımla onayladım ve yatağa uzandım

D:" Peki"

Kubilay bey ayağa kalktı ve banyoya, gitti bir süre sonra geri çıktı ilk yardım çantası ile gelmişti, yanıma gelip yatağın boş kalan kısmına oturdu, ve önceki sargıyı çıkardı, canım yanmıştı yüzümü eşkittim, Kubilay bey dikkatle yarayı temizledi, sonrada tekrar sardı, canım her yandığında yorganı sıkıyordum, Kubilay bey bana döndü

K:"Bitti"

Başımla onayladım ve doğruldum

K:"Önceki ni tek başına yapmıştın sanırım, o yüzden olmamıştı, birde kendini çok zorlamışsın yani zorlama yoksa dikişler patlar"

Başımı salladım, sonra ayağa kalktım ve saatte baktım 8.50 idi, Kubilay beye döndüm

D:"Geç kalıcaz artık ineyim ben"

Dedim ve tam gideceğim sırada Kubilay bey belimi tuttu

K:"Daha yeni kendini zorlama diyorum sen hala kendini zorluyorsun"

Omzumu silktim

D:" Napıyım Nazlı evde değil o yüzden tek başıma hâl etmem gerek"

Dedim, Kubilay bey yüzüme yaklaştı

K:"Benden iste o zaman"

Anlamayan gözlerle Kubilay beye baktım ne demeye çalışıyordu ki? Sonra gözlerine baktım bana bakmıyordu, dudaklarıma bakıyordu, öksürdüm ve geri çekildim

K:" Gel hadi ben sana yardım ederim"

Dedi ve elini belime koydu birlikte odadan çıktık, sonra merdivenlere geldik tam adım atacağım sırada beni kucağına aldı, şaşkınlıkla ona bakıyordum

D:" Biri görecek inerdim ben"

K:"Karım olduğunu unutuyorsun, Duru"

Merdivenlerin sonuna gelmiştik, ama Kubilay bey beni yine bırakmamıştı masaya kadar götürdü ve yerime oturttu, o sırada Sevgi hanım mutfaktan çıkıyordu, bizi gördü ve gülümsedi, yanımıza gelip

S:" Günaydın, bugün nasılsın kızım?"

Gülsümsedim

D:"İyim Sevgi hanım sizede günaydın"

Sevgi hanım Kubilay beye döndü

S:"Oğlum bakıyorum eşini yürütmüyorsun bile"

Görmüşmüydü, of ya

K:" Evet anne yorulmasını istemem"

Dedi ve koltuğu çekip oturdu, yapmacık gülümsedim

" Nede güzel yalan söylüyor ya"

( Yo yalan söylemiyor dikişlerin patlamasın diye taşıdı işte)

"Yani ama bence yine niyeti kötü bunun, mafya bozuntusu nolcak"

Bir anda Kubilay beyin kulağıma fısıldaması ile irkildim

K:"Sen yine kendi kendine mi konuşuyorsun?"

Ona döndüm gülümsedim

D:"Yo iç sesimle konuşuyorum"

Şaşkınlıkla yüzüme baktı

K:"Sen iyi değilsin bence"

Güldüm, cidden beni deli sanıyordu

D:"Belkide"

Bana döndü

K:"Ne belkide"

D:" Yani deli olabilirim"

Yüzüme "sen ciddimisin" der gibi baktı, bende güldüm, yüzünü sıvazladı

K:"Ya sabır"

Tam o anda merdivenlerden Orhan bey indi, bende ayağa kalktım hürmeten, bunu görünce gözüyle otura bilirsin dedi Orhan bey, bende oturdum Kubilay bana garipçe bakıyordu, Orhan bey masaya oturdu

O:"Günaydın çocuklar"

D:"Günaydın efendim"

K:"Günaydın baba"

Sevgi hanımda mutfaktan çıktı ve masaya oturdu, Orhan bey yemeğe başladı bizde başladık, Orhan beyde mafya olmalıydı sonuçta Kubilay bey oğlu olduğu için oda bu işlere girmişti bence, gözüm Orhan beye kaydı, bu adam ben ve Kubilay beyin gerçekten birbirimizi sevmediğimizi biliyordu bence ama kanıt arıyordu

(Eğer öğrenirse senin başın yanar sonuçta Kubilay onun oğlu, onu öldürecek değil ya kesin seni öldürür, bence sen hareketlerine dikkat et, kurallara uy ki bu adam anlamasın)

İç sesin dedikleri ile gözlerim fal taşı gibi açıldı haklıydı, bu adam beni kesin öldürüldü tek kurşunda hemde, gözüm Orhan beye kaydı, çok otoriter, ciddi ve gülmeyen bir adamdı, bir tek karısına karşı yumuşak görmüştüm ha birde kızı na karşı, Kubilay beyin kulağıma fısıldaması ile irkildim

K:"Babama bir caniymiş gibi bakmayı kes "

Gözlerim fal taşı gibi açıldı, ne yani Kubilay bey beni mi izliyordu, gülümsedim ve ona döndüm, buda öldürürdü beni, off ya ben nasıl kurtulucam bu işten, ve dün hatırladığıma göre Kubilay bey sinir hastasıydı, hap alıyordu hemde, hap alarak böyle ise kim bilir almasa nasıl bir canavara dönüşür

K:"Banada canavarmışım gibi bakma Duru"

(Bu adam senin kafanın içine bir çip koymuş galiba, baksana ne düşünsen biliyor)

Kubilay beyin sesinde uyarıcı bir ifade vardı, iyice gerilemiştim, yemekler yenmeye devam etti, ben dışında tabi

...

Kahvaltı bitmişti Kubilay bey söze girdi

K:"Baba ben şirkete geçiyorum "

O:" Tabi oğlum, bende geliyim hatta"

Kubilay bey başı ile onayladı ve ayağa kalktılar, bende zor bela kalktım, Kubilay bey elini yine belime koydu ve alnımı öptü

K:"Akşam görüşürüz güzelim"

D:"Görüşürüz"

"Keşke görüşmesek ama neyse"

Dedim sessizce yapmacık bir gülümseme takındım yüzüme, Kubilay bey bana son kez bakıp babası ile birlikte evden çıktı, Sevgi hanım da hizmetleri çağırdı ve masayı hizmetliler toplamaya başladı Sevgi hanım yanıma geldi

S:"Duru benim derneğe gitmem gerek, sanada gel dicem ama dinlenmen lazım"

D:"Aslında iyi hissediyorum ama evde kalsam daha iyi olur gibi"

Sevgi hanım gülümsedi

S:"Tamam kızım, bu arada ben senden yine özür dilerim, bizim yüzümüzden bu haldesin"

Çok mahçup görünüyordu, hemen söze girdim

D:" Hayır Sevgi anne sizin suçunuz değil tabiki, Kubilay'ın suçuda değil kimsenin suçu yok, hem ben Kubilay ile evlendim artık , onun düşmanı benim düşmanım yani kimsenin suçu yok asıl suçlu o adam"

Sevgi hanım bir anda bana sarıldı

S:"Sen ne yüce gönüllü bir kızsın, oğlum la evlendin diye her şeyi kendi üstüne alıyorsun"

Benden uzaklaştı, ve elini omzuma koydu

S:"Tam bizim ailemize yakışır bir gelinsin"

Dedi , bu sözler karşısında ne diyeceğimi bilemedim, başımı yere eğdim

D:" Ne diyeceğimi bilmiyorum bu sözler karşında "

Sevgi hanım elini çeneme koyup yavaşça kaldırdı

S:" Bir şey demek zorunda değilsin kızım"

Dedi ve mutfağa gitti, olduğum yerde kalmıştım, önce sımsıkı sarıldı, sonrada" tam bizim ailemize yakışır bir gelinsin "demişti

" İyide ben bunları içtenlikle söylemedim ki, sadece üzülmesin diye demiştim, gerçekten bana bu kadar çok mu güveniyor, Allah belanızı versin Kubilay bey, şu söylediğim yalanlara bak ya off"

Merdivenlere yöneldim ve odaya doğru ilerledim, sonra aklıma bu evi hiç görmediğim geldi, yani gördüm ama ne biliyim ev 3 katlı ve burası da en üst kat yani Kubilay beyin odası buradaydı ve burda Kubilay beyin odasından başka bir oda daha vardı, gözüm o odanın kapısına kaydı

" Acaba o odada ne var? "

İç ses (Git bak)

Başımı iki yana salladım

"Yok yok en son senin merakın yüzünden başıma bir ton iş geldi"

(Ne alakası var, hem bu sefer ben değil sen merak ediyrosun)

" Bak sen her gün ben senin düşündüklerini düşünen kişiyim derdin noldu?"

(O farklı bu farklı, neyse hadi git bak hem Kubilay orası yasaklı oda diye bir şey demedi, yani bence ceza vermez"

"Haklı olabilirsin aslında"

(Ben doğuştan beri haklıyım kızım)

Göz devirdim

" Hı hı ondan, neyse ben bakmıyorum banane"

(Sen bilirsin)

" Tabi ben bilirim"

Yatak odasına girdim ve balkona çıktım biraz havaya bakıp düşünmeye başladım

"Acaba annem ölmeseydi şu anda ne olurdu, hım kesin daha mutlu olurdum ve bu mafya bozuntusu ile evlenmek zorunda kalmazdım, tamam belki babam çok kötü bir insandı ama en azından cani değildi"

(Bence kısmen öyleydi)

Kaşlarımı çattım

"Nedenmiş?"

(Kızım baban annene o kadar kötü davranmasaydı, annen de intehar etmek zorunda kalmazdı öyle değil mi?)

İç ses böyle diyince hak vermiştim aslında

" Doğru yani babam bile cani ne kadar iğrenç bir hayatım var değil mi?"

Böyle diyince gözlerim dolmuştu

" Hayır ben ne yaptım ki böyle bir hayata mahkûm edildim böyle, her sabah acaba bugün ölecek miyim? hayvan bugün ne ceza vericek diye uyanmaktan bıktım, yoruldum "

Gözlerimden yaşlar akmaya başladı

" Keşke hiç doğmasaydım, zaten babam sevmiyor annem desen beni hiç düşünmeden intehar etti, demek ki ben gerçekten sevilmeyi hak etmiyorum"

Bir anda telefonum çaldı arayan

"Hayatım" dı hemen açtım ve kulağıma götürdüm

"Buyrun Kubilay bey"

Burnumu çektim

K:"Ağlıyor musun sen?"

Kaşlarımı çattım nasıl anladı ki?

"Yok ağlamıyorum, neden sordunuz?"

K:"Sesin garip geldi birde burnunu çektin"

Öksürdüm ve sesimi düzelttim

"Şey biraz üşüttüm galiba, ondan şey ettim"

K:" Diyorsun"

" E-evet"

K:" Daha bu sabah turp gibiydin, nasıl üşüttün beş dakkada?"

Of ne dicem ben şimdi

" Şey bilmem bir anda geldi, yani oldu, neyse siz beni neden aramıştınız?"

Bir süre sessizlik oldu

" Orda mısınız?"

K:" Evet, canım istedi ondan aradım "

Kaşlarımı çattım boş boş mu aradı yani?

D:" Ne yani bir şey olmadı mı?"

K:" Yok olmadı, neyse benim işlerim var hadi çok konuştun "

" Ben mi çok konuştum, pardon da arayan sizsiniz?"

Telefon bir anda yüzüme kapandı

" Bu adam harbi sadist, hayır ne bu dakkada bir yüzüme kapatıyor? Arayanda kendisi, sabır ya"

Balkondan çıktım ve odaya girdim ama yine telefon çaldı

" Yine hayvansa, açmıyorum "

Dedim ve arayan hayvan değildi "Güzelim Nazlı 😘 " idi hemen açtım
N:" Yengeeemmm"

Nazlı 'nın neşeli sesi ile moralim biraz olsun yerine gelmişti

" Efendim canım "

N:" Ben dershaneden çıktım ama eve gelmicem"

" Neden ne oldu ki?"

N:" Bir şey olmadı, neyse sen benim yanıma geliceksin"

Kaşlarım havaya kalktı

" Ben mi? Niye ki?"

N:" Öyle bizim dershaneden arkadaşlar ile yemeğe gidiyoruz bende dedim ki, sen hep evdesin bir kere çık dışarı yemek yiyelim dedim"

" Anladım ama ben gelmesem yani sen arkadaşların ile takıl "

N:" Ne alakası var yenge hem sende benim bejim arkadaşımsın neredeyse yaşıtız bir yaş var aramızda"

" Yani ama"

N:" Aması falan yok yenge hadi gel, kırma beni nolur"

Derin bir nefes aldım

" Tamam peki, ama çok kalmam"

N:" Tamam yenge hadi bayy ben sana konumu atarım"

" Görüşürüz "

Telefonu kapattım ve kapatır kapatmaz Kubilay beyden mesaj geldi

(Hayatım)

Ne yapıyorsun

Kaşlarımı çattım

"Bir anda neden bunu sordu ki? Hayır bu nasıl bir tesadüf, neyse Nazlı 'nın yanına gideceğimi diyim de yine ceza vermesin"

(Siz)

Evdeyim ama şimdi Nazlı ile bir mekanda buluşacaktık, çok ısrar etti bende kabul etmek zorunda kaldım

(Hayatım)

Bana sormadan neden kabul ettin?

(Siz)

Aslına izin verirsiniz diye düşündüm, eğer kabul etmesem Nazlı daha çok ısrar ederdi zaten

(Hayatım)

Bir daha benim yerime düşünme bırakta ben düşüneyim, tamam gidebilirsin, Mesut bırakır seni"

Görüldü attım, hayır yani ne bu ciddiyet

"Bor doho kono bono sor, mafya bozuntusu nolcak"

Nazlı konumu attı, bende çantamı aldım içine gerekli malzemeleri koydum ve yavaş adımlarla odadan çıktım, salona vardığımda kimse yoktu bende dirk çıkışa ilerledim, Mesut bey beni kapının önünde araba ile bekliyordu, kapımı açtı şaşkınlıkla ona baktım

D:"Ama Mesut bey biz ne konuşmuştuk?"

M:"Haklı sınız Duru hanım ama Kubilay bey öyle emir etti"

Kaşlarımı çattım, ona ne ki?

D:"Ama bu bizim aramızda onu ne ilgilendirir?"

M:"Bilmiyordum Duru hanım ama bana söylenen bu üzgünüm"

Başımla onayladım

D:"Peki ama kapımı açmayın lütfen rica ediyorum"

Dedim ve arabaya bindim , Mesut beyde bindi ve arabayı çalıştırdı

M:" Nereye Duru hanım? "

Konumdan mekânın adına baktım

D:" Soykan Restoran adı, konumdan bulursunuz değil mi? "

M:" Konuma gerek yok ben biliyorum orayı"

Başımla onayladım ve başımı cama yaslayıp yolu izlemeye başladım.

Geleceğimiz yere varmıştık, arabadan inecekken mesut bey arabadan inmeye başladı

D:"Lütfen kapımı açmayın olur mu?"

M:"Peki Duru hanım"

Baş selamı verdim ve arabadan indim , Mesut bey camı açtı

M:"Ben gidiyorum, siz aradınız gelirim"

D:"Tamam saolun"

Lokantaya giriş yaptım, baya şık bir mekândı, üstüm pek uymuyordu sanarım, neyse takmadım ve girişteki kadın yanıma geldi

(Çalışan: Ç)

Ç:" Rezervasyonunuz var mıydı?"

Gülümsedim

D:"Hayır, arkadaşım beni içeride bekliyor"

Kadın kılık kıyafetime baktı, inanmamış gibiydi

Ç:" Malesef rezervasyon yoksa alamıyoruz "

Başımla onayladım

D:"Haklısınız ama gerçekten içeride arkadaşım beni bekliyor isterseniz birlikte gidelim sizde görün "

Ç:"Bunu kabul edemem hanım efendi, zaten üstünüzde buraya pek uygun değil, içeridekiler rahatsız olabilir"

Kaşlarımı çattım

D:"İçeridekiler neden üstümden rahatsız olsun ki, dilenci gibi bir halim mi var?"

Tabiki kadına atarlı konuşmuyorum ama küçümser gibi bakıyordu

Ç:"Bakın burası şık bir mekan , o yüzden böyle giremezsiniz"

Başımla onayladım, sonra telefonuma yöneldim Nazlı 'yı aramaya koydum

N:"Efendim yenge"

D:"Nazlı sen geldin mi mekâna"

N:"Yok yenge işimiz çıktı ama yarım saate falan geçeriz noldu sen vardın mı?"

Şimdi vardım desem kız mahçup olur en iyisi varmadım demek

D:" Yok ben de daha yeni çıkıyordum zaten"

N:" İyi bari yenge, neyse hadi orda görüşürüz "

D:" Görüşürüz "

Telefonu kapattım kadın bana bakıyordu

D:" Ben şurada beklesem olur mu arkadaşımla birlikte giricez"

Kadın başını iki yana salladı

Ç:" Hayır malesef dışarı alalım sizi"

Göz devirdim mekanınızı yesinler sabır, kadına döndüm tam cevap vereceğim sırada kadının gözleri büyüdü

Ç:"Kubilay bey"

Kaşlarımı çattım, Kubilay mı herhalde başka bir Kubilay dır değil mi? Kafaya takmadım kadına tekrar döndüm

D:" Peki ben gidiyim o zaman "

Kadın arkamda ki kişiden gözlerini ayırıp bana döndü

Ç:" Memnuniyetle "

Tam o anda arkadan tanıdık bir ses geldi

K:" Nereye gidiyorsun sevgilim "

Kaşlarımı çattım, ve arkamı döndüm, gördüğüm kişi karşısında şok oldum

" Kubilay "

__________________________________

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

30okunma 5beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…