Bölümler 18Şu an: 11. Bölüm
- 1 TANITIM248 kelime
- 2 1. Bölüm757 kelime
- 3 2. Bölüm1.364 kelime
- 4 3. Bölüm2.301 kelime
- 5 4. Bölüm1.274 kelime
- 6 5. Bölüm1.881 kelime
- 7 6. Bölüm2.318 kelime
- 8 7. Bölüm1.025 kelime
- 9 8. Bölüm880 kelime
- 10 9. Bölüm1.967 kelime
- 11 10. Bölüm2.695 kelime
- 12 11. Bölüm2.483 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 12. Bölüm3.411 kelime
- 14 13. Bölüm1.988 kelime
- 15 14. Bölüm2.550 kelime
- 16 !!DUYURU!!14 kelime
- 17 15. Bölüm2.720 kelime
- 18 16. Bölüm2.642 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
- Özet -
D: Kubilay bey nereye?
Bana bakmadan konuştu
K: Sadece takip et
Kaşlarımı çattım, bir şeyide söyle be adam , bir kapının önüne geldik Kubilay bey kapıyı açtı , ama açar açmaz gördüğüm kişi beni o kadar da şaşırtmadı
(Bu kadın her yerden çıkmayı nasıl başarıyor )
____________________________________
Tabiki Ceren hanımdı, Kubilay beye doğru geldi
C: Hoş geldin aşkım
Kubilay bey ilk başta şaşırsa da hemen karşılık verdi
K: Hoş buldum
Ceren , Kubilay'a sarıldı ve öptü, sonra gözü bana kaydı
C: Bunun ne işi var burda
Göz devirdim , 'bu' değilim ben , Kubilay önce bana baktı sonrada
K: Evde işler karışmasın diye yanımda getirdim
Çocuğuyum sanki, Ceren gülümsedi
C: İyi , dün gece çok güzeldi
Dedi cilveli sesiyle
(Dün gece bunun yanındaymış)
"Banane"
Bir anda ikiside bana döndü, Ceren konuştu
C: Ne sanane?
Yutkundum ben yine dışımdan mı konuştum of, gülümsedim
D: Şey-
Kubilay bey bir anda sözümü kesti
K: O kendi kendine konuşuyor yavrum sen ona bakma
Göz devirdim sabır, Ceren kahkaha attı
C: Deli falan diyordum da gerçekten deli olduğunu bilmiyordum
(Ben bunu yolarım)
Bende, hayvanda güldü, sonrada
K: Hadi gel oturalım sana kahve söyleyeyim
Ceren gülümsedi
C: İşim var aşkım çok isterdim
Kubilay kaslarını çattı
K: Ne işi?
Ceren' nin gülümsemesi arttı
C: Kızlarla buluşacaktım alış veriş falan
(Baba parası yiyor)
İç sese güldüm, Kubilay 'tamam' der gibi başını salladı
Ceren son bir kez dudağına hafif bir öpücük bıraktı yönümü çevirdim, sonra kapı sesi geldi gitti herhal
"İgrençler"
Başımı çevirdiğimde hayvan çoktan masasına kurulmuştu
(Patron bozuntusu)
Güldüm, hayvanın bakışlar bana kaydı
K: İç sesinle konuşmayı bırakıp oturmayı düşünüyor musun?
Yutkundum ve yanına ilerledim , masasının yanındaki koltuklardan birine oturdum ve odayı incelemeye başladım, heryer aynı odasındaki gibi siyah ve krem tonlarındaydı , odanın ortasında siyah cam bir masa hayvanın koltuğu ve misafirler için olan koltuklar vardı bende şuanda bir tanesinde oturuyordum zaten iki tane vardı ikiside deri ve siyahtı , masanın arkasına bakan duvar tamamen cam dı , iki tane köşesinde saksı ya dikilmiş olan süslük bitkiler vardı duvarlar krem tonlarındaydı, hiç bir enerji yoktu sadece siyah krem çok boğucuydu duvarda bir tane tablo vardı ve büyüleyiciydi, tabloda bir tane doğa resmi vardı mükemmel di
"Büyüleyici"
Dedim kendi kendime gözüm bir anlığına hayvana kaydı beni mi izliyordu?
K: Ne büyüleyici oda mı?
Başımı iki yana salladım
D: Şu tablo çok güzel, ama oda çok boğuyor sadece siyah ve krem kim dekore etti burayı?
Bunları gözüm odada dolaşırken söylemiştim hayvana geri baktığımda garip bir şekilde bana bakıyordu, ne dedim ki?
K: Odayı ben dekore ettim
Gözlerim fal taşı gibi açıldı Allah kahretsin ya , gülümsedim
D: Şey aslında Kubilay bey yani-
Sözümü kesti
K: Sen ne anlarsın ki zaten , o tabloyu da ben beğenmemiştim gelen bir misafir hediye etmişti
Kaşlarımı çattım ben mi anlamam bu işlerden güleyim bari , hayvana bakmadan kısık bir sesle
"Belli senin seçmediğin "
Ona baktığımda bana bakmıyordu şirketin telefonunu eline aldı bir numarayı tuşladı kulağına tutup bana döndü
K:Bir şey içecek misin?
D: Hayır
Başıyla onayladı
K: Seray bana bir sade kahve
Dedi ve telefonu kapattı, asistanı herhalde , ben hâlâ tabloya bakıyordum çünkü çok güzeldi
Bir kaç dakika sonra kapı çaldı hayvanın 'gel' komutuyla kapı açıldı , içeri bacakları uzun, beyaz tenli , güzel, üstünde ise gömlek vardı ve gömleğin ilk 4 düğmesi açıktı resmen bütün göğüsleri dışardaydı, altınada bir kumaş parçası ile bir kız geldi
(Bu kadar açık giyinilir mi be)
Kız gülümseyerek içeri girdi
(Asistan - Seray:S)
S: Buyrun Kubilay bey kahveniz
Dedi cilveli bir sesle , ben nereye düştüm, Kubilay gel işareti yaptı, kadın bana üsten bakarak hayvanın masasına ilerledi kahveyi masaya bırakırken Kubilay beyin ağzının içine girecekti resmen , tövbe estağfurullah, kız doğruldu
S: Başka bir isteğiniz varmı Kubilay bey
Kubilay başını salladı
K: Evet var
Kız hecanladı ,ne bu hecan
S: Nedir?
Kubilay tabloyu işaret etti
K: Şu tabloyu al çöpe mi atıyorsun ne yaparsan yap yok et
Kız başka bir şey bekliyormuş gibi yüzü düştü
S: Tamam Kubilay bey
Dedi ve tabloyu alıp odadan çıktı, bense şaşkınlıkla hayvana bakıyordum
D: Neden attınız tabloyu
Hayvan bana bakamadan cevap verdi
K: Benim odam benim keyfim , ha birde sen çok beğendin kesin kötüdür diye
Kaşlarımı çattım
D: Ben beğendim diye kötü öyle mi?
Bana baktı sırıttı
K: Öyle
Sonrada işine geri döndü
K: Şimdi sesiz ol çok önemli bir dosyayı kontrol ediyorum
"Şomdo sozsoz ol çok önömlö bör dosyoyo kontrol odoyorom, sabır ya "
Beni duymamıştı bu sefer , bende beklemeye başladım
...
Tam bir saat olmuştu ama hâlâ aynı dosyaya bakıyordu sabır ya oturmaktan yoruldum yemin ediyorum, gözlerim hayvana kaydı o hiç yorumlamış işini yapmaya devam ediyordu
"Hayatımda gördüğüm en sıkıcı insan"
Bana bakmadan konuştu
K:Bir şey mi dedin?
Göz devirdim
D:Yo demedim
Dedim ve ayağa kalktım, cama doğru ilerledim binanın en üst katındaydık sanki İstanbul ayaklarımın altına seriliydi büyüleyici bir manzara , bir kaç dakika dışarıyı seyrettim ama tekrar sıkılma hissi tüm bedenimi sardı, derin bir nefes alıp hayvana baktım
" Hâlâ iş yapıyor, bu ne iş sevdası arkadaş "
Yanına doğru gittim baktığı dosyayı okumak için yaklaştıkça yaklaştım ve sonunda okudum gereksiz kelimeler vardı
" Çok saçma "
Bir anda kafasını bana çevirmesiyle burun buruna geldik , dosyayı okuyacağım diye adamın ağzına giriyormuşum resmen , gözlerimi kırpıştırdım o ise ciddi bir şekilde bana bakıyordu hemen geriye çekildim
D: Pardon Kubilay bey
Dedim başımı başka yöne çevirerek, oda konuştu
K: Sabahtan beri gezip duruyorsun ve gelip benim işime saçma mı diyorsun?
Ona baktım
D: Yani aslında şey
Gözlerini kıstı
K: Ney, açık konuş
Derin bir nefes aldım
D: Peki Kubilay bey açık konuşucam , sabahtan beri dosyaya bakıp duruyorsunuz tam bir buçuk saat oldu hayır yani ne var bu dosyada sıkıntıdan öldüm bekleye bekleye
Dedim, gözünü açıp kapattı, gözlerimi karardı onun , kalemini bıraktı ve koltuktan kalkıp bana doğru bir adım attı, ve bir tane daha
D: Şey Kubilay bey siz bana açık konuş deyince bende şey ettim
Bir adım daha atarak aramızdaki mesafeyi kapattı, bana çok kötü bakıyordu, tam ağzımı açmıştım ki eliyle ağzımı kapatıp beni duvara yasladı
K: Sabahtan beri ofladın durdun, birde gelip işime saçma diyorsun , sana biraz sesiz kal dedim başımın etini yedin hemde bunu hiç konuşmadan yaptın gerçekten dünyada bir ilk sin Duru, şimdi geç şuraya otur beni deli etme
Dedi ve ağzımı bıraktı arkasını döndü tutuğum nefesimi geri vericektim ki tekrar bana döndü
K: Eğer tek kelime edersen seni buraya gömerim
Dedi ve ceketini düzeltip tekrar koltuğuna oturdu
(Bu adam psikopat)
İç sesime hak verdim doğrusu , hızlı adımlarla kalktığımda yere geri oturdum , korkudan tutuğum nefesimi geri vermeyi bile unuttum , tam nefessiz kalmıştım ki Kubilay bey yine konuştu
K: Nefes alabilirsin Duru
Tuttuğum nefesi geri verdim
"Hu"
Kubilay bey işini yapmaya devam ediyordu , bunda sonra adı ' kötü kral' güzel ad
(Aynen)
...
- 2 Saat Sonra -
Kubilay bey eşyalarını topladı ve bana döndü
K: Benim bir toplantım var odadan ayrılma
Dedi ve ayaklandı
D: Ne
Bana döndü
K: Ne ,ne?
Derin bir iç çektim
D: Kubilay bey çok sıkıldım burda ama, ben gitsem
Düz ve net bir cevap verdi
K: Hayır
Dedi ve tam giderken ayaklanıp kolunu tuttum, bana döndü önce kolundaki ele sonrada bana baktı
D: Kubilay bey nolur ya beni burda bırakmayın çok sıkıcı en azından ben eve gitsem
Dedim yalvarır gibi baktım, ama o gözlerinden ateş çıkarak bakıyordu, sanarım kolunu tutmama takıldı hemen kolunu bıraktım, derin bir nefes aldı
K: İyi tamam
D: Ama Kubilay bey, bir dakka ne?
K: Gidebilirsin diyordum, ama bir şartla
Ona mutlulukla baktım
D: Nedir?
Parmağını kaldırıp bana doğrultu
K: Evde tek bir şeyi bile yanlış yapmicaksın git uslu uslu otur herşeyde atlama
Başımla onayladım
D: Tamam Kubilay bey , merak etmeyin
Beni baştan aşağı süzdü
K: Umarım merak etmem
Başımı iki yana salladım
D: Yok etmezsiniz ben halledicem
K: Araba dışarıda hazır olucak hemen bin ve defol
Dedi ve çıkıp gitti kapıyı o kadar sert kapattı ki yerimden sıçradım
" Bu adam bana deli diyor ama bence kendisi benden de deli "
(Kesinlikle)
"Ay birde sıkıcı, hayır bu adoda saatlerce kalmak ne kadar zor be , aslında şaşırmamalı bende bu odada günlerimi geçirsem bende sıkıcı olurdum "
(Yani)
Hızlı adımlarla odadan çıktım , asansöre doğru gittim ama kapanmak üzereydi içinde biri vardı
D: Tutarmısınız
Dedim ve birisi kolunu arasına koydu içeri girdim , baya kalıplı yakışıklı bir adam dı başımı eğip
D: Teşekkürler
Adam gülümsedi
(Çok yakışıklı be)
Evet ben ne diyorum ya iç sese uydum neyse, adama döndüm hâlâ bana bakıyordu gülümseyip
"Rica ederim" dedi. Asansörün diğer kısmına geçtim adam tekrar konuştu
"Giriş katına mı?"
Başımla onayladım
D: Evet sizde mi oraya gidiceksiniz?
"Evet" dedi ve asansörün giriş katına bastı. Asansör durduğunda birlikte indik ben tam gidecekken adam bana seslendi
"Tanışalım mı ben Ateş Demirkan"
Deyip elini uzattı elini sıkıp
D: Bende Duru Yıl- Soykan
Bu yeni soy adıma alışkın değilim neyse Ateş'e döndüm şaşkınlıkla bana baktı
(Ateş Demirkan: A)
A: Kubilay'ın karısı senmisin?
Kubilay'ı nerden tanıyor bu?
(Hani burası onun şirketi ya tanısın bir zahmet)
Ha doğru, Ateş'e döndüm
D: Evet , siz nerden tanışıyordunuz?
Adam sırıttı
A: O beni henüz tanımıyor ama yakın zaman da oda olucak
Tanımıyor mu? Garip , başımla onayladım
D: Anladım, iznizle ben gidiyim
Dedim Ateş gülümsedi ama farklı bir gülümsemeydi garipti
A: Tabi , en yakın zamanda görüşmek dileğiyle
D: Bir daha görüşeceğimizi pek sanmıyorum ama
Dedim yani görüşmezdik
A: Ben eminim görüşücez
(Bu kadar emin olma)
A: Görüşürüz
D: Görüşürüz
Dedim ve ordan uzaklaştım
"Bu adam niye böyle bakıyor ya"
(Bilmem ama çok yakışıklı)
"Orası öyle de off bunun konumuzla ne alakası var"
(Var)
"Neyse, bu araba nerede ya"
Arabayı ararken tam önümde siyah bir araba durdu içinden bir adam çıktı yanıma gelip
"Merhaba Duru hanım ben Mesut, Kubilay abinin sağ kolu"
Kaşlarım kalktı beni alması için sağ kolunu mu gönderdi? Adam tekrar konuştu
(Mesut: M)
M: Bende tam eve geçiyordum Kubilay abi sizi almamı deyince bende almaya geldim
Ha göndermemiş yol üstü aman bana ne
D: Anladım
Adam kapımı açtı adama döndüm
D: Gerek yok lütfen bir daha açmayın
Dedim gülümseyerek adam başını eğdi
M: Tamam Duru hanım
Gülümsedim ve oturdum adamda sürücü koltuğuna geçti eve doğru yola koyulduk.
Sonunda eve gelmiştik Mesut beye döndüm
D: Teşekkürler
Adam başını eğdi
M: Emriniz olur Duru hanım, ne zaman bir şeye ihtiyacınız olursa söyleyebilirsiniz
Başımla onayladım
D: Teşekkürler
Dedim ve kapıya yöneldim ama sonra aklıma bir şey takıldı
D: Aslında bir şey rica edicektim
Bana döndü beklemiyordu sanarım
M: Buyrun
D: Şey , aslına bana "hanım" demenize gerek yok yada işte sanki sizden büyükmüşüm gibi de davranmanıza da gerek yok ben size emir vermem rica ederim sadece o yüzden rica ediyorum bana bu şekilde davranmayın olur mu?
Adam başını eğdi
M: Siz nasıl isterseniz öyle davranırım ama sonra Kubilay abi kıza bilir
Gülümsedim
D: Ben konuyu ona izah ederim merak etmeyin
Adam samimi bir gülümseme ile
M: Tamam o zaman
D: Teşekürler
Dedim ve arabadan indim
"Oh ne sabahtan beri benden büyük adam benden ona emir vermemi istiyo rahatladım valla"
(Ne güzel di herkes sana hanım diyor işte bir kerede tadını çıkar)
"Ne alakası var ben böyle rahat ediyorum bir kere"
(İyi tamam tamam)
İç sesimle konuşurken çoktan evin önüne gelmiştim zili çaldım kapı açıldı içeri girdiğimde kimse yoktu çalışan kadına sordum
D: Evde kimse yok mu?
Kadın gülümsedi 40 yaşlarında çok tontiş şirin bir kadındı
"Nazlı hanım dershaneden daha dönmedi, Orhan bey ve Kubilay bey işe gitmişlerdi en son , Sevgi hanım ise arkadaşları ile bir derneğe gitti"
Gülümsedim çok şirindi ya
D: Anladım teşekkürler
Kadın gülümseyip gitti bende hemen odaya gittim yani hayvanın odasına odaya girer girmez boğucu hava ile karşılaştım ama bir koku vardı o biraz iyi hissettiriyordu, odun kokusu
"En iyisi bir banyo yapıyım sabahtan beri terledim"
Kapıya yönelip kilitledim sonrada banyoya girdim
"Tek beyaz yer burası herhalde"
Dolabı açtım ve gördüğüm şeye şaşkınlıkla baktım
"Vanilya kokusu mu? İyide bunu sevdiğimi nerden biliyo ki?"
(Bilmem)
"Ay saçmaladım iyice ya kesin denk gelmiştir yoksa neden alsın ki o hayvan"
Üstümdekilerden kurtulup duşa kabine girdim suyu açtım ve güzel bir duş alıp bornozla odaya döndüm dolaba yöneldim, üstüme rahat bir şeyler giymek istiyordum o yüzden: Siyah bir eşofman takımı aldım ve banyoya geri döndüm giyinip çıktım, spor ayakkabı giydim, saçımı kurutmuştum zaten dağınık topuz yaptım telefonumu cebime koydum saate baktım
" Oha 17:30 mu , e napcam ben burda, buldum gidip aşağıya yardım ediyim "
Kapıya yöneldim ve aşağıya indim , mutfağa girdiğimde çok güzel kokular sarmıştı
D: Çok güzel kokuyor
Çalışanlar bana döndü tontiş teyze telaşla bana döndü
"Kızım noldu bir şey mi oldu?"
Ellerimi kaldırdım
D: Yok yok şey ben yukarda sıkıldım da size yardım ediyim dedim
Kadın gülümsedi
"Saol kızım da bir şey kalmadı zaten "
Omuz silktim
D: Olsun bende kalanları yaparım
Kadın gülümsedi
"Yemek yapmasını biliyor musun?"
Başımla onayladım
D: Evet
"İyi hadi gel kuru fasulye yap o zaman"
Mutlu olmuştum çünkü onlara yardım edicektim, hemen kollarımı sıvadım
D: O iş bende , ha birde tanışalım mı? Ben Duru
Kadın gülümsedi
"Bende Şükran, sen bana Şükran teyze diyebilirsin kızım"
Gülümsedim
D: Tanıştığıma memnun oldum Şükran teyze
Kadın güldü
(Şükran: Ş)
Ş: Bunlarda kızlarım , Nilay ve Ceyda
Onlara baktım
D: Memnun oldum kızlar
Kızlardan biri gülümsedi diğeri ise garip bakıyordu
(Ceyda:C - Nilay:N)
C: Bende memnun oldum Duru hanım
Diğer kızda geçiştirerek
N:Bende
Kızlara döndüm
D: Lütfen bana sadece Duru deyin olur mu?
Başları ile onayladılar , bende hemen tezgaha geçtim ve işe koyuldum
...
Sonunda bitmişti mutfağı mis kokular sarmıştı ee annemin tarifiydi sonuçta oda hep böyle yapardı, tadına baktığımda gözlerim doldu
"Aynı annemin ki gibi"
Şükran teyze yanına geldi
Ş: Çok güzel kokuyor kızım valla biliyorsun sen bu işi
Gülümsedim
D: Saolun
Ş: Hadi kızım sen çık odaya zaten geçte oldu 1 saate gelirler, biz hallederiz buraları
Gülümsedim ve ellerimi yıkayıp odaya döndüm içeri girdiğimde yine sıkılma hissi sardı bedenimi
"Off ney yapcam ben burda"
(Ben biliyom)
"Ne?"
(Bu oda dışarı ses geçirmiyor değil mi?)
"Yani herhalde öyledir"
(Ee sen evde yalnız olunca ne yaparsın hep )
" Yok artık olmaz biri görür "
(Ya kim görecek hadi)
" Ayıp benim evim bile değil "
(Olsun yap yap)
" İyi tamam yani inşallah kimse gelmez"
(Gelmez gelmez)
" Neyse zaten o hayvan olsa kesin izin vermezdi , eğleniyim bir kere nokucak sanki "
(Aynen)
Televizyona yöneldim ve güzel bir şarkı açtım
•Güneşi al benden , geceyi al nolur (Speed up) ~ Akın•
Makyaj masasından bir tane tarak aldım ve yatağın üstüne çıktım , tarağı bir mikrofon gibi kullanarak şarkıyı söyleyemeye başladım bir taraftan da dans ediyordum
İçimi dolduran bir Dünya aşk olur
gözlerin gözlerime değince
Sesini duymasam her rüya dert olur
ellerin ellerimden gidince
Güneşi al benden geceyi al nolur hayalin düşlerime dolunca
Şarkı devam etti bende dans ettim sonra, sıcak bastı bende üstümdeki hırkayı çıkarıp kenara fırlattım zaten takımın atleti vardı içimde, dans edip söylemeye devam ettim
Seni çok seviyorum, kalbimide al istersen al senin olsun
Etrafımda döndüm, ama kapı bir anda açıldı dona kaldım
Seni çok se-
Elime aldığım tarak yatağa düştü
...
_________________________________
Bölüm etkileşimi
