4. bölüm · SESİZ ÇIĞLIK
3. Bölüm
- Duru' nun Ağzından -
Babam odadan çıktıktan sonra düşünmeye başladım
Nasıl kurtulucam bu işten ya nasıl
( Kaçarak aptal)
Aaa evet çok mantıklı evden kaçabilirdim
Bir dakka bir dakka bu kimya odada birimi varr yoksaa
Kim var orda
( Burdayım seni aptal , iç sesin)
Ne iç sesim mi? Ne zaman dan beri bir iç sesim var?
(Doğduğundan beri )
Şuan iç sesim gerçekten benle mi konuşuyor?
Saçmalık
( Saçmalık falan değil asıl saçma olan sensin)
Şuan iç sesim bana mı sinirlendi? Yoksa bana mı öyle geldi?
( Sen kimsin ki ben sana
sinirleniyim )
Yok yok harbi ben çıldırdım her halde
( Çıldırma da önce burdan nasıl kaçıcağını düşünelim, ne dersin)
Evet haklısın bir şekilde burdan çıkmam lazım
( Heh sonunda akıllandın )
Ne alaka sı var ben hep akıllıydım bir kere
( Tamam tamam sen haklısın)
Ee nasıl çıkıcam burdan ?
( Bilmem)
Nasıl bilmem , hani çok akıllıydın
( Hala çok akıllıyım ama orasını da sen düşün bir zahmet)
Tamam tamam sinirlenme
Hımmm bir düşünelim tabi yaa arka kapıdan
Ordan kimseye görünmeden kaçarım
( Aferin sana )
Aferin bana
( Kimseye görünmeden kaça bileceğine emin misin?)
Tabiki eminim , neden sordun ki?
( Bilmem sen genelde hep bir şeyleri batırırsın ya ondan )
Ne alakası var beni tanımıyorsun bile bunu da nerden çıkardın
( Seni çok iyi tanıyorum hemde 19 yıldır)
Haklısın doğru, sen benim iç sesimsin sonuçta
Ama bir şey sorabilir miyim?
( Sor)
Madem hep vardın neden zor zamanlarımda hiç, şuan olduğu gibi benimle konuşmadın?
( Emin ol o zamanlar senle konuş saydım kendini deli sanardın)
Şimdi de öyle sanıyorum hem kim iç sesi ile konuşur ki bu delilik
( Hayır değil çünkü ben senin mantıklı tarafınım , baktım yardıma gerçekten ihtiyacın var bende geliyim dedim )
Allah'ım sabır ya neyse tamam, bundan sonrada yanımda olursun umarım, değil mi?
Hey iç ses , niye cevap vermiyon
Hey huhu
Ne diyom ben ya iyice delirdim
Kendi kendime konuşurken bir anda kapı pat diye açıldı tabiki gelen Selin di
S: Kiminle konuşuyordun sen birimi var odada?
D: Ne alakası var kimseyle konuşmuyodum
S: Ya ya kesin yoksa birrini mi saklıyor sun ?
Dedi ve etrafı aramaya başladı
D: Saçmalama , kimse yok odada
S: O zaman niye konuşurdun yok saa kendi kendine mi konuşuyordun delirdin her halde bu odada kala kala
Sabır ya delirsem sizin yüzünüzden delirirdim herhalde
Dedim kendi kendime tam o anda içeri pat diye Nermin hanım daldı
N: Kim delirdi? Yine ne konusyordunuz?
S: Anne odada biri var bu malda onunla konusyordu
D: H hayır öyle bir şey yok
N: Biriyle mi konusyordu
D: Hayır yalan söylüyor
N: Terbiyesiz bir daha sakın kızma bu şekilde hitap etme o dilini koparırım anlaşıldı mı?
D: Anlaşıldı
Dedim bıkkınlık la
N: Özür dile şimdi
D: Özür dilerim
S: İyi tamam be hadi affettim sevaptır
Sabır valla sabır
N: Hemen aşağıya in baban çağırdı birazdan gelirler , bu konuyuda unutmadım sonra sorucam hesabını
D: T tamam
Dedim ve odadan çıktım babamın yanına gittim kanapeye oturmuştu
Bana sırıtarak bakıyor şu anda çok mutluydu benden kurtulucaktı nede olsa
Bir anda zil çaldı
Kahretsin nasıl kaçıcam şimdi
Babam seslendi
Ş: Hadi gel müstakbel kocanı karşıla
Dedi Allah'ım lütfen bir mucize olsun nolur
Kapıya yöneldim ve açtım
İlk önce babam yaşlarında bir adam girdi zoraki bir gülümseme takındım yüzüme
Ardından 40 yaşlarında bir kadın girdi başka kimsey yoktu kapıyı kapattım babam hemen sordu tabiki
Ş: Kubilay nerde Orhan bey ?
O: Gelir birazdan arabayı park ediyor?
Onların sohbetleri devam ederken kapı çaldı babam kapıyı açamam için işaret verdi
Kapıya yöneldim ellrim tiriyordu bunlar heyecan değildi, korkuydu...
Kapı kolunu yavaşça indirdim ve kapı açıldı karşımda 180 hatta daha uzun boyalarda iri yapılı bir adam vardı korkum dahada arttı bu tipten kim korkmaz ki?
Elindekileri bana uzattı titreyen elerimle aldım
Bu durumu fark edince yüzünde bir sırıtış meydana geldi ne yani korkmam hoşuna mı gidiyor du?
Orhan beyin sesi ile irkildim
O: Hoş geldin Kubilay, Şeref beyde az önce seni soruyordu
K: Ya demek öyle
Dedi gülümseyerek , babama bakıyordu babamın yüzü bem beyaz olmuştu
Babam korkuyor muydu , iyide neden korktu ki
Ben bunları düşünürken bir anda belimde hissettiğim elle gözlerim fal taşı gibi açıldı az önce hayatım boyunca hiç görmediğim bir adam elini belime mi koymuştu, yok artık hemde babamın önünde
Gözlerim hemen babamı buldu babam gayet sakin görünüyordu kafam allak bulak olmuştu babam niye bu kadar garip davranıyor du anlamamıştım
Kubilay denen adam söze girdi
K: Biz çiçekleri suya koyup gelelim
Dedi ve birlikte mutfağa doğru ilerledik
Çiçekleri tezgaha bırakıp vazo alırken arkamdan gelen sesle irkildim
K: Duru
Ne adımı nerden biliyordu ki?
K: Bana bak
Dedi korkuyordum hemde çok arkamı döndüm
K: Gel
Allah'ım sabır ya
İlerledim biraz mesafe koyarak tam karşısında durdum
K: Şuan neden burda olduğumu biliyor musun?
Yani bilmiyordum
D: H hayır
K: Güzel sana her şeyi baştan sona anlatıcam kulağını aç ve beni iyi dinle
D: Tamam
K: Babanın bana yüklü miktarda borcu vardı seni bu borç karşılığında bana sattı o yüzden şuan ben ne dersem onu yapmak zorundasın
Şaşırarak onu dinliyordum babam nasıl böyle bir şey yapardı
D: Ne istiyorsun benden
K: Çok basit ne istersem onu yap yeter
D: Bunu neden yapıyım ve sen beni sevmiyorsun bile neden böyle bir yalan söylüyoruz ki
K: Babam eğer hemen evlenmessem şirketteki bütün hislerimi alıcak yoksa sana meraklı değilim merak etme , ha eğer yapmassan ölüm fermanını imzalamış olursun
Gözlerim fal taşı gibi açıldı
D: Beni öldürmeye hakın yok
K: Var sonuçta artık sen benim malımsın sana ne istersem onu yaparım
D: İğrenç bir insansın
Sinirlendiği gerilen yüzünden belli oluyordu
Adım atarak yanıma geldi ve aramızdaki mesafeyi kapatı
K: Benim sabrımı sınama , ve bir daha sakın benimle böyle konuşmaya cüret etme yoksa seni ve sevdiklerini lime lime ederim anlaşıldı mı?
Korkmuştum hemde çok korkmuştum başımla onayladım
K: Güzel şimdi birlikte salona dönücez eğer birine bir şey çaktırırsan , Napıcağımı biliyorsun
D: T-tamam
Dedim ve ilerlemeye başladım arkamdan geliyordu salonda oturmuş bir şeyler konuşuyorlardı Nermin hanım ayaklanıp
N: Masaya geçelim mi malum daha birbirimizi tam tanımıyoruz , tanışma yemeği gibi bir şey yapalım isterseniz sonrada sözü keseriz
Ne kadar güzel rol yapıyorlar dı böyle
Kubilay' ın annesi söze girdi
S: Tabiki, hadi geçelim
Dedi ve herkes ayaklandı sofra zaten kuruluydu geçip oturdular bende boş sandyelerden birine oturucakken Kubilay' ın sesiyle ona döndüm
K: Gel sevgilim ,yanıma otur
Dedi ben bu duruma nasıl alışıcam hiç bir fikrim yoktu yanına ilerleyip oturdum
Orhan bey en başa oturmuştu ve söze girdi
O: Herkese afiyet olsun
Dedi ve yemeğe başladı ondan sonra herkes başladı
Bense sadece tabağımla bakışıyordum o sırada Sevgi hanımın sesini duydum
S: Ee Duru kızım sen nasılsın?
D: İyim efendim sizler nasılsınız?
S: Bende iyim kızım saol , ee siz Kubilay ile ne zaman tanıştınız
Dediğinde dona kaldım ne dicektim şimdi , Kubilay' a baktım oda direk söze girdi
K: 5 Yıldır anne
Çüş yok artık o kadar atılır mı be
S: Ya baya olmuş birbirinizi gerçekten seviyorsunuz o halde
Dedi gülümseyerek Kubilay elimituttu ve söze girdi
K: Evet hemde deliler gibi seviyoruz birbirimizi
Dedi ve yanağıma bir buse kondurdu
Gözlerim fal taşı gibi açıldı hayır bu kadar abartmasına gerek varmıydı?
Kubilay' ın elimi sıkması ile düşüncelerim den sıyrıldım Sevgi hanım söze girdi
S: Kızım oğlum seni çok seviyor belli , sende su gibi kızsın haklı sevmekte yani emin ol o seni hiç bırakmaz merak etme sevginiz hep ilk günkü gibi kalsın inşallah
Dedi , bende sahte bir gülümseme ile cevap verdim
D: Tabi efedinim umarım hep böyle kalırız
Dedim ve Kubilay a baktım oda bana bakıyordu sabır valla sabır ya söylediğim yalanlara bak
______________________________________
- Birkaç Saat Sonra -
Yemeğimizi yemiştik daha doğrusu onlar yemişti ben yememiştim kendi aralarında tanışma yemeği gibi bir şey oldu
Bende şuan da masayı toplamış kahve yapmak için ocağın başına geçmiştim
Kahveyi karıştırırken yine iç sesim söze girdi
( Hani kaçıyordun ?)
Kaçamadım malesef hem bu adam psikopat bir bulsa beni öldürür kaçarsam
( Napalım kaderin buymuş)
Evet
( Şeytan diyo kahvesine bas tuzu)
Aa evet mantıklı
Dedim ve tuzu alıp boca ettim içine
Şimdi içte görelim Kubilay efendi
( Geberecek içerken)
Evet, kahve olmuştu fincana boşaltım sonuncusunu yani Kubilay' ınkini
Tepsiyi taşımaya başladım ilerledim ve önce Orhan beye sonrada diyerlerine tek tek dağıttım
En sonunda Kubilay denen adama geldi sıra onada kahvesini uzattım gözü bir an dekolteme kaydı alırken ama hemen bakışlarını kaçırdı bende hemen geri çekildim ve tekli koltuklardan birine oturdum beklemeye başladım herkes kahvesini bitirdi Orhan bey söze girdi
O: Başlıyım mı Şeref bey
Sevgi hanım hemen atıldı
S: Yok başlama daha Kubilay içmedi kahvesini ,olum hadi sende iç kahveni adettir damat kahvesini bitirmeden başlanmaz
Kubilay gülümsedi
K: Adetleri bu kadar bildiğini bilmiyordum anne
S: Bende biliyorum bir şeyler oğlum
Kubilay gülümsedi ve kahvesinden önce bir yudum aldı ve bakışlarını bana çevirdi yüzünden belli oluyordu, sinirliydi of ya inşallah çok kızmaz sonra bana bakarak kahvesini tek dikişte içti hepsini
Sonra da fincanı masanın üstüne geri bıraktı oha yani bu kadar da dayanıklı olunmaz
Orhan bey söze girdi
O: Allah'ın izni peygamberin kavli ile kızınız Duru 'yu oğlumuz Kubilay' a istiyoruz
Dedi , dona kalmıştım her ne kadar
"isteyerek" evlenmiyo olsamda
annemin şuan yanımda olmasını çok isterdim ama o yoktu
Ben bunları düşünürken babamın sözü ile sıyrıldım
Ş: Verdim gitti
Dedi , o an gözümden bir damla yaş düşmesine engel olamadım hiç düşünmeden beni ölüme yolladı o adamla evli olucağım her saniye benim için ızdırap tan başka bir şey değildi , babamın beni sanki mal kacırıyormuş gibi vermesi gururumu kırmıştı
Sevgi hanımın sesiyle kendime geldim
S: Kızım hadi gel yüzükleri takalım
Ayağa kalktım dizlerim titriyordu Kubilay denen adamın yanına geçtim Orhan bey yüzükleri taktı ve kurdeleyi tutup tam ortasından kesti
Gözümden bir damla daha yaş süzüldü Kubilay ' a bakmıyordum bile kesin çok mutludur bu halime
Herkesin elini öptüm Kubilay sadece babam ve Nermin hanım ile tokalaştı kendi anne ve babasının elini öptü
Herkes birbirini tebrik etti ve tekrar yerlerine oturdu biraz daha zaman geçti ben hala dona kalmış şekildeydim Kubilay denen adamın arada beni izlediğini fark ediyordum o kadar
Orhan bey söze girdi
O: Biz artık kalkalım
Ardından karısı
S: Aynen geç oldu çocuklar bizi bekler
Nermin hanım da atıldı
N: Çocuğunuz varmı daha
S: Evet bir tane kızım var en küçükleri bir tane daha olum var oda Kubilay dan sonra doğdu
Nermin hanım tekrar konuştu
N: Ay bizle aynı diyorum ki acaba bizim küçük kız ve sizin diyer oğlunuz, Bizim oğlanla da sizin kızınızlamı evlense
Dedi ve kahkaha attı , sabır ya çok patavatsız konuşuyordu bu kadın ya
Herkes dona kaldı gözüm hemen Kubilay a kaydı çok sinirli görünüyordu elini yumruk yapmıştı, inşallah sorun çıkmaz ya
Nermin hanımın gülüşü, öksürüğe dönüştü ve söze girdi
N: Ay şaka yaptım ayol ne münasebet diğilmi yani
Kubilay' ın siniri biraz geçmişti sanki ama hemen rahatlamıyım nolur nolmaz
Sevgi hanım söze girdi
S: Tabi yani birbirlerini beğeniler se neden olmasın ama benim erkeğin sevgilisi var çok aşık oda
N: Ya iyi iyi Allah hep mutlu etsin inşallah
S: Sağ olun
Orhan bey de hemen konuştu
O:En iyisi biz kalkalım artık
S: Aynen
Babam da konuştu
Ş: Tabi efendim müsade sizin
Kubilay bana baktı sonrada
K: Git meden önce ben lavabonuzu kullanayım, sevgilim bana yolu gösterir misin?
Dona kaldım ama konuşmam lazımdı
D: Tabi , gel
Dedim ve ikimizde ayağa kalktık
Peşimden geldi
D: Burası
Bana hiç bakmadan girdi 5 dk sonra kapı açıldı ve beni hiç beklemedim bir anda içeri çekip kapıyla kendi arasına aldı ağzımdan kısık bir çığlık firar etti, bana sinirli sinirli bakıyor du
D: N noldu?
K: Ne olduğunu benden daha iyi biliyorsun bence , o tuzlu kahvede neyin nesiydi?
Yutkundum
D: Sadece küçük bir şaka yapmak istemiştim
Sırıttı ama komik olduğu için değil sinirden gözlerini kapadı ve açtı içleri kapkara olmuştu korkudan dilim tutuldu
K: Demek şaka
Kafamı usulca salladım
D: Sadece küçük bir şaka
Bir anda bileğimi sertçe kavrayıp konuştu
K: Bir daha bana şaka yapmaya kalkışırsan seni doğduğuna pişman ederim
Dedi, bileğim acıdığı için küçük bir inilti çıktı ağzımdan bunu fark edince bıraktı beni ittirip kapıdan çıkıp gitti
Bileğime baktığımda morarmıştı hayvan nolcak, küçük bir şaka yaptık alt tarafı bu kadar abartmasına gerek yoktu
Kendimi düzeltip bende çıktım lavabodan
Salona geldiğimde kalkmak için ayaklanmış lardı şükür sonunda gidiyorlardı şükür Sevgi hanım söze girdi
S: Kızım biz kalkıyoruz
D: Tamam
S: Seni çok sevdik en kısa zamanda görüşmek dileğiyle
Dedi ve sarıldı bende karşılık verdin anne gibi sarılmıştı duygulandım
D: Bende sizi çok sevdim efendim
Dedim ve gülümsedim içten di bu sefer
Orhan beyde konuştu
O: Kızım düğün işlerini sen ve Kubilay konuşup hal edersiniz bizede bilgi verirsiniz
Of ya düğün vardı dimi bir de off
D: Tabi efendim
Dedim ve başımı eğdim
Kapıya yöneldiler Kubilay yanıma geldi yanağımdan öptü
K: Yarın alırım seni hayatım saat 8 de hazır ol
Niye alıcaktı ki ya off
D: T tamam
Diyebildim sadece
Ve en sonunda çıkıp gittiler babama bakmadan odama ilerledim nefret ediyorum onlardan
Odama girdim ve pijamalarımı giyip kendimi yatağa attım telefona bildirim geldi baktığımda numaraydı kayıtlı degildi
Mesajı açtım
Numara: Bugün iyi iş çıkardın aferin
Ben: Kimsiniz?
Kimdiki?
Numara: Sahibin
Kubilay denen adam dı sabır ya numaramı nerden buldu ki
Ben: Numaramı nerden buldun?
Numara : Ben istediğim zaman her şeyi yaparım ve unutma senin hakkında daha bir sürü şey biliyorum
Ne ne biliyordu iyide nasıl
Ben: Nasıl?
Numara : Seni ilgilendirmez zamanı gelince anlarsın zaten , şimdi uyu ve yarın saat 8 de hazır ol kapında olucam eğer dediğim zaman hazır olmassan , o zaman görürsün
İyi uykular , çünkü bugünden sonra iyi uyuyamicaksin
(Görüldü)
Allah'ım birde tehdit ediyor ya pislik herif nefret ediyorum senden
Numarayı kişiye ekledim adınıda "Hayvan" yaptım pislik herif anca bu ismi hak eder zaten
Telefonu saat 6 ya ayarladım malum bir sürü işim vardı
Kafamı yastığa koydum elimdeki yüzüğün kurdalesini çıkarıp attım yüzüğe baktım, aslında haklıydı zaten ben bu günden sonra asla mutlu olamam
Gözlerimi kapattım ve kendimi karanlığın kollarına bıraktım...
