3. bölüm · Şegaf

Tevafuk

Yusuf Biltekin

Nuh dergâhta yaşadıklarını unutamıyordu. Dergâhtakendisinden bazı şeyler istemişlerdi. Nuh dergâhtakiinsanlardan düşünme fırsatı istedi. Aradan bir ay geçti Nuh’un aklı allak bullaktı. Kendisinden istenilen pek de kolay işler değildi hani. Kendisinden Ali Haydar Efendi’ye yapılan büyüyü bozmasını istemişlerdi. Bunun içinde Nuh’un tarikata girmesi, tarikat dersleri alması ve insan ilişkilerinde oldukça dikkatli olması gerekiyordu.
Nuh sahaflar semtindeki çay ocağına gitti. Bir çay istedi çaycıdan. Nuh çayını yudumlarken Elif Nur geldi. Elif Nur, Nuh’un karşısındaki masaya oturdu. Elif Nur da bir çay istedi. İkisi de birbirini tanımıyordu. Nuh yanında çizgisiz kâğıt ve tahta kalem getirmişti. Kâğıda 257, 66, 64 yazdı. Nuh’un yazdıkları Elif Nur’un ilgisini çekti ama Elif Nur çekindiğinden dolayı Nuh’a bir şey soramadı. Çay ocağında masalar küçüktü ve gelen müşteriler tahta taburelere oturuyorlardı. Bundan dolayı Nuh’un yazdıklarını Elif Nur rahatlıkla görebilmişti. Nuh çayını içmeden bardağı ve çayın ücretini çay tabağına bıraktı ve oradan ayrıldı. İki dakika sonra Elif Nur da çayından bir yudum içti ve kalktı.
Nuh yeni açılan bir kitapçıya gitti. Kitapçının kapısını açtı içeri girecekken kitaplardan gelen koku aklını başından aldı.Burada eski ve yeni kitaplar bir aradaydı. Nuh dükkânsahibinin bir müşteriye anlattıklarına şahit oluyordu: “ buradaeski kitaplar yeni kitaplara işi öğretir. İnsanlar yaşlandıkça daha duygusal ve kırılgan olurlar kitaplarda aynı yaşlanan insanlar gibi duygu yüklü ve kırılgandır. Biraz sert davrandığınızda eski kitaplara sayfalarını bırakıverirler yere. Gençlerin kolu kırılsa çabuk kaynar yaşlıların kolu kırıldığında kaynasa bile eskisi gibi olmaz. Yeni kitaplar ve eski kitaplar arasındaki farkta öyle.” Aslında bu kitapçı tüm bu duyguları hissettiriyordu insana. Bu koku Nuh’a kitapçıdan ne alacağını unutturmuştu. Elif Nur da aynı kitapçıya geldi tevafukun da bu kadarı. Belki de Levh-i Mahfuzun sahibi Nuhile Elif Nur’un karşılaşmasını istiyordu.