8. bölüm · Şegaf

Tarikat

Yusuf Biltekin

Nuh perşembeyi cumaya bağlayan gece istihare namazı kıldı. Göreceği rüyaya göre tarikata girecekti. Tarikat hakkında önyargıları vardı. Devamlı tarikat hakkında iç sesiyle münakaşa ediyordu. İç ses tarikata girmesini söylüyor ama Nuh direniyordu.
Nuh güzel bir rüyaya dalmıştı: eski bir evin genişçe bir salonunda yüzleri görünmeyecek şekilde Hz. Muhammed (a.s), Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman hilal şeklinde dizilmişler ortada Nuh duruyordu. Mübarekler ayakta el ele tutuşmuşlar Nuh’a bakıyorlardı. Nuh sağ eliyle Hz. Ebu Bekir’in elini tutmuş yüzünü, gözünü Hz. Ebu Bekir’in eline sürüyor ve ağlıyordu. Diğer eli de Peygamber Efendimiz (a.s)’in elini tutuyordu. Nuh ağlarken bir yandan da Hz. Ebu Bekir’e: “N’olur Peygamber’e söyle beni affetsin.” Diyordu.
Nuh ani bir hareketle uykudan kalktı uyandığında bile gözlerinde yaş vardı. Sanki bu gördüklerini rüyada değil de gerçekte yaşamıştı.
Nuh dergâhın yolunu tuttu. Dergâhta Süleyman Efendiyi buldu ve ona rüyasını anlattı.
Süleyman Efendi: “Evlat rüyanda Hz Ebu Bekir’in elini tutmuşun ve rüyanda Hz. Ali’yi görmemişin. Bizim tarikatımızın silsilesi Hz. Ebu Bekir’e dayanır. Seni bizim tarikatta görmek isteriz. Hz. Ali’yi görmemişin çünkü Kadirilerin silsilesi Hz. Ali’ye dayanır. Dolayısıyla senin yerin burası.”
Nuh: “Peki sizin tarikatınız hangisi?”
Süleyman Efendi: ”Nakşibendi tarikatı evladım.”
Nuh: “Peki nasıl girebilirim?”
Süleyman Efendi: “Yavrum ilk önce günahlarına tövbe edeceksin gece yatmadan önce gusül abdesti alacaksın ardından sağ tarafına yatacaksın rüya görürsen bana anlat ben rüyanı yoracağım.”
Nuh: “Peki rüya göremezsem?”
Süleyman Efendi: “Sıkıntı etme yine bana anlat.”
Nuh: ”Tövbeyi nasıl edeceğim?”
Süleyman Efendi: “Nasuh tövbesi edeceksin. Sen Nasuh tövbesini de bilmezsin şimdi?
Nuh: “Evet bilmiyorum.”
Süleyman Efendi: “Ey inananlar, tövbe-i Nasuh ile Allah’a tövbe ediniz. Umulur ki Rabbiniz kötülüklerinizi örtüp temizler ve sizi içinden ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir…Tahrim suresinin 8. Ayet-i kerimesinde böyle buyuruyor. Peki gelelim Nasuh tövbesinin nasıl yapılacağına. Günahlarını terk edeceksin, geçmişteki günahlarından pişmanlık duyacaksın ve üzerinde bulunan bir hakkı sahibine ödeyeceksin. Anladın mı evladım?”
Nuh: “Anladım. Allah razı olsun.”
Süleyman Efendi: “Senden de evladım.”