O GECE HERŞEY DEĞİŞTİ

Vaveyla Yazarı: Nurdan Celik

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: O GECE HERŞEY DEĞİŞTİ

Yetimhanenin kapısı ağır bir gıcırtıyla açıldı.
Ateş, elindeki küçük çantayla içeri girdi. Çantasında birkaç parça kıyafet ve annesinin ona son doğum gününde aldığı, bir köşesi yıpranmış oyuncak araba vardı.
Bütün dünyası o çantaya sığmıştı.
Onu karşılayan kadın eğilip gülümsedi.
— Merhaba, canım. Benim adım Nermin. Burada seninle ilgileneceğim.
Ateş cevap vermedi.
— Acıkmış olmalısın. Sana yemek hazırlayalım mı?
Başını iki yana salladı.
— Peki, odanı göstereyim.
Kadın elini uzattığında Ateş bir adım geri çekildi.
Nermin Hanım'ın yüzündeki gülümseme yavaşça silindi. Küçük çocuğun gözlerinde öyle büyük bir korku vardı ki ona dokunmaya cesaret edemedi.
— Tamam, dedi usulca. Acelemiz yok.
Ateş, kendisine gösterilen odaya girdiğinde dört yatak gördü. Yataklardan üçünde başka çocuklar oturuyordu. Kimi merakla ona bakıyor, kimi kendi dünyasında oyalanıyordu.
Ateş en köşedeki yatağı seçti.
Çantasını yastığının altına koydu. Oyuncak arabasını avucuna aldı ve duvara dönerek uzandı.
O gece diğer çocuklar uykuya daldığında, o hâlâ gözlerini tavana dikmişti.
Annesinin kokusunu hatırlamaya çalıştı.
Sesini.
Gülüşünü.
Ama hatıralar bile zamanla insanın elinden kayıp gidecekmiş gibi geliyordu.
🌼
Ateş, oyuncak arabasını göğsüne bastırdı.
— Anne, diye fısıldadı karanlığa.
Cevap gelmedi.
Dudaklarını birbirine bastırdı. Ağlamamak için kendini tuttu. Çünkü belki de biri onu duyarsa, ne kadar korktuğunu anlayacaktı.
Ve Ateş, korktuğunu kimsenin bilmesini istemiyordu.
Daha yedi yaşındaydı ama yalnızlığın ilk kuralını öğrenmişti:
İnsan, en çok ihtiyaç duyduğu anda kimseye ulaşamayabiliyordu.
Günler haftalara, haftalar aylara dönüştü.
Ateş diğer çocuklar gibi değildi.
Kimseyle kavga etmezdi ama kimseyle oyun da oynamazdı. Bahçede çocuklar koşuştururken o, duvarın dibinde oturup onları izlerdi.
Bir gün, kendisinden iki yaş büyük bir çocuk yanına geldi.
— Neden hiç konuşmuyorsun?
Ateş omuz silkti.
— Konuşacak bir şeyim yok.
— Annen baban nerede?
Soru havada asılı kaldı.
Ateş'in parmakları elindeki oyuncak arabanın üzerinde durdu. Başını kaldırdı. Koyu gözleri bir anda sertleşti.
— Yoklar.
Çocuk bir süre sustu.
— Benim annem de yok. Ama senin gibi oturmuyorum.
Ateş ayağa kalktı.
— Ben senin gibi olmak istemiyorum zaten.
Çocuk öfkeyle onu itti. Ateş yere düştü ama ağlamadı. Kalktı, üzerindeki tozu silkeledi ve hiçbir şey söylemeden uzaklaştı.
O gün ilk kez bir karar verdi.
Bir daha kimsenin onu güçsüz görmesine izin vermeyecekti.
Ne zaman canı yansa susacaktı.
Ne zaman korksa dimdik duracaktı.
Ne zaman biri ona yaklaşsa araya görünmez bir duvar örecekti.
Yıllar sonra o duvarın arkasında nasıl bir çocuk saklandığını kendisi bile unutacaktı.Aynı çanta.
Aynı oyuncak araba.
Yalnızca kendisi değişmişti.
Nermin Hanım kapının önünde duruyordu. Yıllar içinde ona defalarca yaklaşmaya çalışmış, bazen başarılı olmuş, bazen de Ateş'in sessiz duvarlarına çarpmıştı.
— Kendine dikkat et, oğlum, dedi gözleri dolarak.
Ateş çantasının askısını omzuna yerleştirdi.
— Ederim.
Kadın ona sarılmak istedi ama tereddüt etti. Ateş bunu fark etti.
Bir an için çocukluğundaki o küçük oğlan geri döndü. Birinin ona sarılmasını, başını okşamasını, gitmemesini söylemesini istedi.
Ama bu istek, kalbinin en derin yerine gömüldü.
Ateş başını hafifçe eğdi.
— Hakkını helal et.
Nermin Hanım gözyaşlarını tutamadı.
— Senin hiçbir hakkın bende kalmaz, evladım. Ama senden bir şey isteyeceğim.
Ateş durdu.
— Ne olursa olsun, kalbini tamamen kapatma. İnsan bazen kendini koruyayım derken kendini de kaybeder.
Ateş cevap vermedi.
Kapıdan çıktı.
Arkasına bakmadı.
Çünkü arkasına bakarsa gitmekten vazgeçeceğini biliyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.