Bölümler 11Şu an: SAYFA 5
- 1 BÖLÜM 1: MAĞARADAKİ MÜHÜR SAYFA 1180 kelime
- 2 SAYFA 2197 kelime
- 3 SAYFA 3164 kelime
- 4 SAYFA 4156 kelime
- 5 SAYFA 5180 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 SAYFA 6180 kelime
- 7 BÖLÜM 2: ORMANDAKİ AV SAYFA 7156 kelime
- 8 SAYFA 8172 kelime
- 9 SAYFA 8172 kelime
- 10 SAYFA 9159 kelime
- 11 Arka sayfa1 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ancak tam bu sırada, mağaranın girişinde beliren o yeni ve devasa gölge, içerideki tüm kavgayı dondurdu. Bu gelen, Kızıl Pençe’den çok daha farklı bir auraya sahipti. Elinde kılıç yoktu, sadece boğumlu bir asa taşıyordu. Adamın attığı her adımda yerdeki taşlar titriyordu. Kızıl Pençe, acı içinde dizlerinin üzerine çökerken sesi titredi: "Efendim... neredeyse bitiriyordum." Asalı adam ona bakmadı bile. Buz gibi gözleri doğrudan Gölge’ye kilitlendi. "Zayıflık, bu mağaranın içinde affedilmeyen tek suçtur," dedi asalı adam. Sesindeki otorite o kadar güçlüydü ki, tavandan taşlar dökülmeye başladı. Gölge, asıl büyük savaşın şimdi başladığını anladı; karşısındaki adam kılıçla değil, doğrudan iradeyle ve mağaranın kendisiyle dövüşüyordu. Asalı adamın varlığı, içerideki havayı oksijenden arındırmış gibiydi; her nefes alış, ciğerlere batan binlerce küçük iğne gibi acı veriyordu. Gölge, kılıcını daha sıkı kavradı. Karşısındaki bu yeni düşman, bir dağ kadar hareketsiz ve bir o kadar da yıkıcıydı. Asalı adam, asasını yavaşça havaya kaldırdı ve hiçbir fiziksel güç harcamadan zemine vurdu. Mağaranın zemininde Gölge’nin ayak ucuna kadar uzanan derin bir çatlak oluştu. Sarsıntı o kadar güçlüydü ki, devasa bir sarkıt Gölge’nin az önce durduğu yere büyük bir gürültüyle çakıldı.
Bölüm etkileşimi
