2. bölüm / 6
SARSILMAZ REKABET2. Bölüm
Bölümler 6Şu an: 2. Bölüm
- 1 1. Bölüm402 kelime
- 2 2. Bölüm892 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm910 kelime
- 4 4. Bölüm1.199 kelime
- 5 5. Bölüm1.129 kelime
- 6 6.Bölüm1.287 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Sen öyle diyorsan. Ama Berfin bence aramızda olan her şey sadece ikimizle alakalı.”
Altay’ın cümlesinden sonra gözlerimi ondan ayırmadım.
“Ne demeye çalışıyorsun sen. Saçma sapan gizem katmayı bırak.”
“Gizem falan kattığım yok sadece fikrimi belirtiyorum.”
“Fikirlerini kendine sakla o zaman bir sonraki sefer.”
Onun cevap vermesine izin vermeden kızlara ve Ozan’a döndüm.
“Artık kantine gidelim lütfen teneffüs bitecek yakında.”
O sırada Ceren koluma girmiş ve sınıftan çıkmıştık.Biraz ilerledikten sonra anlamsız sesssizliği Ceren bozdu.
“Neden alelacele kantine gidiyoruz tatlım?”
“Çünkü kahve içmem lazım.”
“Sizin şu Altayla aranızda ne oluyor?”
“Bir şey olduğu yok Ceren işte!Her zamanki halimiz biliyorsun. Hayatımı karşı sınıftayken zorlaştırıyordu aynı sınıfa gelip daha da zorlaştırma kararı almış işte.”
“Çocuğu çoğunlukla denemelerde geçiyorsun zaten neden bu kadar sorun ettin ki?”
“Sorun etmek mi?O benim sorunum olamaz Ceren lütfen kapatalım konuyu olur mu?”
O anda Ozan kolunu ikimizin omzuna attı.
“Bu güzelliklere bir sabah kahvesi gerekiyor gibi. Tatlı alayım ister misiniz yeni çeşitler gelmiş.”
Bengü de ona katıldı.
“Ayy evet! Profiterol gelmiş yaa hadi alalım. Hatta bak Cerene petito, Berfine penguin alalım.”
Sırıttım.Bengü’nün sevimli sevimli laflarına kimse karşı koyamazdı zaten.
“Buz dolabında değilse penguin yemem ha.”
“O da Tugay abinin insafına kalmış artık. Gerçi adam iki karışlık portatif dolaba, ayranların yanına penguin koyacak kadar düşünür mü emin değilim.”
“Yok ben o seçeneği görmüyorum adam o bölümü öğrenciler dersteyken yaptığı günlük maskelerine ayırmıştır.”
Ceren’in söylediğine gülüp içeceklerimizi almış ve koşarak bir andan da elimizi yakmamaya çalışarak derse yetişmiştik.
Son iki ders bedendi ve hoca bahçeye indirmiş, ne istediğimizi yapmamız için serbest bırakmıştı.
Boş bulduğum her zaman yaptığım gibi kulaklığımı taktım ve klasik müzik dinlerken fonksiyon çözmeye başladım.
Ben çardakta tek başıma çalışırken Ceren, Bengü ve Ozan sınıftan birkaç kişiyle beraber voleybol oynamıştı.
Bir ders kesintisiz çalıştıktan sonra teneffüs zili çaldı ve bana doğdu koşa koşa gelen birini gördüm.
Selin!
Tepki veremeden boynuma sarıldı ve yanaklarımdan öptü.
“Ohhh. Özlemişim balımı. Ne çözüyorsun kız?”
“ Fonksiyon canım senin konulardan değil.” dedim sırıtarak.
“ Iyyy al matematiğini başına çal. Ben sözel derslerimle gayet mutluyum.”
O sırada Cerenlerde geldi ve çardağa oturdular. Selin yine hepsine öpücükler kondurarak
“Ayy ama ben sizinle aynı sınıfta olmayı çok özledim. Nasıl bensiz çok sıkıcı geçiyor dersleriniz dimi?Öyle değilse bile öyle davranın yoksa Pelin Hocanın önünde “Beni sevmiyorlar artık!” diyerek ağlarım.”
Ceren bunun düşüncesine dayanamamış olmalı ki
“Hayır sakın! Seni çok özledik. Bayılıyorum sana. Kimse senin kadar güldürmüyor. Tamam mı? Ağlamıyacan dimi?”
Selin sahte gözyaşlarını sildi.
“Ayy şapşik yerim seni ama en çok sevgilimi yerim. Ha nerede benim sevgilim derhal söyleyin! “
“Onca tehdit gıcık sevgilin Rüzgar için miydi? Çok korkunçsun ya.”
Bir anda kapalı sahanın kapısı açıldı ve Altay, İlyas, Rüzgar ve Lütfü gülerek çıktılar o sırada Rüzgar hissetmiş gibi bu tarafa bakarken, Selin de ona doğru koştu ve sarıldılar.”
“Aşkımm nasılsın? Çok özledim neden öğle teneffüs gelmedin ya sınıfıma.” Bir yandan sırtına bir tokat geçirmişti.
“Bebeğim basketbol takımı için 9 lara seçme yaptık yoksa gelmez miydim.”
Ceren yargılayıcı bakışlarını eksik etmezken ben gülümsüyordum .Bengü ise büyük ihtimalle kendi dünyasında bunun bir versiyonunu hayal ediyordu. Ozan ise boş bakıyordu sanki onlarla hiç ilgilenmiyordu.
Selin biraz Rüzgarla oturmak istediği için onların grupta çardakta yerlerini almışlardı. Altay genellikle konuşmuyor, Lütfü her zamanki gibi birileriyle dalga geçiyordu.
“Ya adama dedim ki üçlük atar mısın sonra tuttu topu karpuz atar gibi parmak pas atarak potaya attı. Dedim ki yok bu üçlük değil tekrar at. Bana ne dedi biliyor musun?’ Abi biz kendi spor külübümüzde böyle atıyoruz yeni bir stil.’ Ee bu cevaba ne denir kahkaha attım tabi sonra çocuk kaçtı gitti.”
Şu ana kadar sesi çıkmayan İlyas
“Lan hayvan gibi güldün ona kahkaha diyemezsin çocuk ilk haftadan okuldan soğudu.”
“ Ya ama üçlük at dedim voleybol oynamaya mı geldik yani.”
Bengü bir haftada tüm 9 lara annelik yapmaya başlamış biri olarak
“Keşke gülmeyip öğretseydin çocuğa. Zaten özgüven kazanmak zor , sende ilk günden yerle bir etmişsin.”
“Ya allah aşkına bu kadar hassas olmayın ya ben 9 un ilk haftası 12 lerden dayak yemiştim.”
“Sen hak etmişsindir.”
Dedi Ceren.
“Neden hak ettiğimi düşündün ya gotik kız?”
“Gotik kız mı? Çok büyük bir hayal gücün varmış.”
“Aynen güçlüdür hayal gücüm. Neler hayal ettiğimi bir bilsen.”
Erkekler bu dediğine yüz kırıştırmıştı.
“İğrenç düşüncelerini bu ortamda anlatırsan seni döverim.” dedi İlyas.
“Yaa neden sert erkeğim benim.Kıskandın dimi merak etme ben sana özel olarak akşam anlatırım. Bana gelsene.”
Rüzgar , Selinin elinden tutup kalktı.
“Bu ortam iyice baydı gel aşkım ben seni sınıfına bırakayım.”
“Off kıskandı gördünüz mü beni hiç paylaşamıyorsunuz tamam anladık.”
İlyas ensesine bir tane geçirip
“Bir kes diyorum sana.”
Yanıma baktığımda Altayın bana baktığını gördüm ve kafamı salladım neden bakıyorsun der gibi. O da hafif bir sırıtıp masanın üstünde duran, dün çözdüğüm, yanlış soruları da öğretmenlere sormak için getirdiğim denememi aldı.
“İnsanların eşyalarını karıştırmak gibi bir alışkanlığın mı var senin ya dokunma denememe.”
“Yemedim denemeni sadece merak ettim malum dostuna yakın, rakibine daha yakın ol demişler.”
“Rakip yerine düşman olmasın o.”
“Yok sen benim düşmanım değilsin.”
“Doğru birbirimizin düşmanı olabilmemiz için biraz değer olması gerekiyordu. Sen benim düşmanım olmaya değmezsin.”
Bu dediğim onu durdurdu iki saniye düşünüp kafasını eğdi.
“Eyvallah öyledir eminim. Hadi sahaya geçelim bizde.”
İlyas ve Lütfü de onu takip ettiğinde tekrar kapalı spor salonuna girmişlerdi.
“Biraz ağırdı.”
“Ne demeye çalışıyorsun Ceren?!”
“Demeye çalıştığım şey, neden normalde insanların duygularını bu kadar umursarken ona bu kadar keskin, sert ve açık davranman.”
“Çünkü benim dengelerimi şaşırtıyor ve bende bu son iki sene en ufak bir olay istemiyorum.”
Bölüm etkileşimi
