1. bölüm / 6
SARSILMAZ REKABET1. Bölüm
Bölümler 6Şu an: 1. Bölüm
- 1 1. Bölüm402 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. Bölüm892 kelime
- 3 3. Bölüm910 kelime
- 4 4. Bölüm1.199 kelime
- 5 5. Bölüm1.129 kelime
- 6 6.Bölüm1.287 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Defterimden bir sayfa açtım ve “İnsan neye sahiptir?” yazdım. Şu anda gerçekten neye sahip olduğumu değil, neye sahip olmadığımı söyleyebilirim: Hocaların “11. Sınıf çok önemli ders çalışmalısınız.” sözlerine karşı kalmamış sabrım.
11. Sınıfın ilk haftasındaydık ve istisnasız her öğretmen güzel bir lisede okuduğumuzu ve imkanlarımız ile güzel bir üniversite kazanmak için çok çalışmamız gerektiğinden bahsediyordu. Haftada iki saati olan ve okula çay içip, dedikodu yapmak için gelen beden hocasını bile bir ders dinlemek zorunda kalmıştık.
Sanki ebeveynlerin baskısı yetmezmiş gibi öğretmenlerinde tavsiye ve uyarılarını dinliyorduk.
Önümdeki defterde bir şeyler karalamaya başladıktan sonra yandan gelen sesle döndüm.
“Bir dakika daha bu konuşmayı dinleyebileceğimi düşünmüyorum.” diye mırıldanmıştı belli ki can sıkıntısı çeken arkadaşım Ceren.
“Ders işleseydik daha eğlenirdim gerçekten.”
“Off gerçekten ya.”
Yakınışına sessizce sırıttım ve yanında saat taşıyan tek arkadaşımız, arka sırada oturan Ozan’a döndüm.
“Kaç dakika kaldııı?”
Çoktan başını masaya koymuş uyuklayan Ozan kolunu, bileğindeki saate bakmam için uzattı.O sırada yanında oturan Bengü mırıldandı.
“3 dakika kaldı, ben son 15 dakikadır saati takip ediyorum.”
Yanımdaki Cerenden bir homurtu geldi.
“İlk haftadan saati saymaya başladıysak senenin sonunu nasıl getireceğiz bilmiyorum.”
“Geçer geçer ben inanıyorum.” dedim.
“Sen inanmaya devam et ben derslerin yerine antrenmana kaçıcam zaten.”
“Yaa of ben ne yapıcam peki.”
“Git müzik hocasına beni koroya alır mısınız diye yalvar bence çok verimli olur.”
“Mantıklıymış ha. Teneffüste Murat hocaya gidiyoruz!”
Bengü ve Cerenin konuşmasını dinlerken zil sesi çalmış, Ozan sonunda kalkmıştı.Bir anda ayaklandım.
“Hadi ilk önce kantine gidelim sonra Murat Hocaya gireriz.”
Dördümüz sınıfın çıkışında yürürken yolu kapayan erkek grubuna ilk önce Bengü seslendi.
“Pardon çekilebilir misiniz?”
Onu muhtmelen duymamış olan erkeklerden tepki gelmeyince araya Ceren girdi.
“Çekilebilir misiniz artık!”
Bu sefer irkilip bize döndüler. Aralarından sarışın olan,
“Gençler izin verin hanımefendiler geçsinler.” deyince yanındakiyle güldü. Sarışın olanı tanıyorduk Lütfüydü sanırım yanındakilerde Rüzgar, İlyas ve asla görmeyi istemediğim kişi Altaydı.
“Gençler geniş geniş tüm sınıfı kaplamazsa herkes geçebilir.”Ceren onlarla laf dalaşına girmeye başlayacağını anladığımda kolundan tutup çıkışa yönlendirdim.
“Hadi hadi gidelim bunlarla uğraşana kadar teneffüs bitecek.”
O sırada “Ne yani bizimle uğraşmak istemez misin?” diye seslenen Altay’a doğru döndüm. Yüzünde gıcık bir gülümsemeyle kollarını bağlamıştı.
“Hayır. Seninle uğraşmak niye isteyeyim?”
“Bilmem ben senin benimle uğraşmaktan zevk aldığını sanıyordum.”
“Bu düşünceye nereden vardın acaba”
“Geçen sene koridorda her gördüğünde göz devirip, her dediğime karşı argüman sunma ndan sanırım.”
“Kişisel algılamana gerek yoktu. Ne düşünüyorsam onu söylüyordum.”
Bu dediğim onu güldürmüştü.
“Sen öyle diyorsan. Ama Berfin bence ikimizin arasında olan her şey sadece ikimizle alakalı.”
Bölüm etkileşimi
