32. bölüm · Saklı Cümleler

Uçurumun Kıyısında

Bengişşşş *

Bölüm 31: Uçurumun Kıyısında
Sarp, düşmanların dikkatini üzerine çekmiş, adeta yılların pasını üzerinden atarcasına sert ve hesaplı hamlelerle onları etkisiz hale getirmeye çalışıyordu. Ancak Efsun’un arkasında, ağaçların gölgesinde bekleyen dördüncü bir kişi vardı; planın asıl yürütücüsü, tüm bu operasyonu yöneten gölge figür.

Adam, Sarp’ın çatışmaya dalmasını fırsat bilerek, uçurumun kıyısında korumasız kalan Efsun’un üzerine atıldı. Efsun, hızla arkasına döndüğünde namlunun soğukluğunu omzunda hissetti. "Sarp!" diye bağırdı Efsun, adamın elinden kurtulmak için tüm gücüyle direniyordu.

Sarp, Efsun’un çığlığını duyduğunda gözleri dehşetle açıldı. O an, dünyadaki her şey durdu. İki düşmanını daha yere sermişti ama Efsun, uçurumun kenarında, uçsuz bucaksız bir boşluğun ağzında, adamın elinden kurtulmaya çalışıyordu.

"Efsun, hayır!" diye kükredi Sarp, onlara doğru koşarken.

Efsun, adamın elinden sıyrılmak için ani bir manevra yaptı, ancak toprak dengesini kaybetti. Adam, Efsun’u kendine çekmeye çalışırken ikisi de sendeledi. Efsun, uçurumun kenarındaki gevşek zeminden kurtulmaya çalışırken ayağı boşluğa düştü. Adam, onu tutmak yerine kendi canını kurtarmak için elini çektiğinde, Efsun bir çığlıkla beraber aşağıya, karanlık suların derinliklerine doğru savruldu.

Sarp, uçurumun kenarına ulaştığında tek gördüğü şey, Efsun’un havada süzülen şalı ve aşağıdan yükselen, dalgaların o sağır edici sesinden başka bir şey değildi.

Sarp’ın nefesi kesildi. Dizlerinin üzerine çöktü, elleriyle kenardaki toprağı tuttu. Aşağıda, uçurumun dibindeki kayalıkların etrafını döven hırçın denizin köpükleri görünüyordu. "Efsun!" diye bağırdı, sesi dağlarda yankılandı.

O an, tüm o huzurlu yıllar, o dağ evi, o sakin yaşam bir anda yok oldu. Sarp’ın gözlerinde, yıllar önce kaybettiğini sandığı o "cehennem" geri döndü. Adam, kenarda hala şaşkınlıkla duruyordu. Sarp, yavaşça ayağa kalktı. Yüzünde artık hiçbir merhamet kırıntısı kalmamıştı. Yılların biriktirdiği o "Yüzbaşı" kimliği, bir canavar gibi içinden çıktı.

Adam, Sarp’ın gözlerindeki ifadeyi görünce geri adım attı ama Sarp, bir an bile beklemeden üzerine atıldı. Artık bir sorgulama ya da teslim alma yoktu; sadece saf bir öfke vardı.

Sarp, düşmanını alt ettikten sonra, bir saniye bile duraksamadan uçurumun aşağısına inen o sarp, tehlikeli patikaya daldı. Denize, Efsun’un düştüğü o karanlık sulara ulaşmak zorundaydı. Kalbi, Efsun’un nefes alıp almadığını bilmemenin dehşetiyle, göğüs kafesini parçalarcasına atıyordu.