4. bölüm · SADECE - YARI TEXTİNG-

GERİ VER

Hikâye Avcısı

sadece: Mendilimde kırmızım var

sadece: Ağladım da görmedin mi?

sadece: Yangın oldum, yandım ben, yâr

sadece: Su getirdin, sönmedim mi?

sadece: Sayılı günler geçer, ah

sadece: Başa gelmiş dert çekilsin

sadece: Yazı kalır, söz uçar, ah

sadece: Sinemde bir ağıt yakılsın

sadece: Geri ver, geri ver bana düşümü

sadece: Yakıyor gerçeğim, amman

sadece: Görmeyince bu göz, katlanır mı gönül?

sadece: Görelim yeniden, yeniden

mert_erel: Günaydın🐣

sadece: Şjşjşj iyi alıştın sen bu emojiye.

mert_erel: Bir hanımefendi alıştırdı, diyelim.

sadece: Sen gör bakalım o hanımefendi sana daha neler alıştıracak...

mert_erel: Neler alıştıracak, bakalım?

sadece: Hassiktir. Ben o mesajı attım mı?

[gönderilmedi]

mert_erel: Pekâla. Zorlamayalım seni o halde... Bak sana ne diyeceğim.

mert_erel: Dün kameralara baktım. Bir sürü kadın gelmiş. Hepsine acaba sen misin gözüyle bakmak çok zordu ve açıkçası biraz sapık gibi hissettim.

sadece: Ne? Şjşjşj Mert'im ya...

[gönderilmedi]

sadece: Normal. Yaptığın sapıklık çünkü.

mert_erel: Beni buna sen mecbur bıraktın, farkında mısın?

sadece: Silah zoruyla yaptırmışım gibi konuşuyorsun, Mert.

mert_erel: Onun gibi bir şey işte, Duru.

sadece: Mert'im. Canım. Artık ben kanmam buna, bırak bence. Bu isimlerden sadece biri bana ait. Senin her bir mesajında bana farklı kız isimleri ile hitap etmen sinirlerimi bozuyor.

mert_erel: Ne olur sanki, azıcık kansan?

sadece: Hadi senin için biraz kanıyor gibi yapayım bari...

mert_erel: Beni dört yaşında bir çocuk gibi hissettirdiğinin farkında mısın?

sadece: Belki ☺️

mert_erel: Beni bir kızla görsen karşıma çıkma süren hızlanır mı?

sadece: Her şeye rağmen buna dayanamayıp yazdım ya sana...

[gönderilmedi]

sadece: Aklından bile geçirme.

mert_erel: Sadece iki gündür tanıdığım birini niçin bu kadar merak ediyorum... Anlamıyorum.

sadece: Daha önce sana yazanlar oldu mu?

mert_erel: O konudan diğer konuya geçiş yapabilmeyi nasıl becerdin acaba?

mert_erel: Ve yazanlar oldu, tabii. Ama dostça.

sadece: Teksin diyorsun?

mert_erel: Öyle diyorum.

sadece: Her konuda demeni ne çok isterdim. Ama acelesi yok. Çok yakında eskisi gibi olacağız, sevgilim.

[gönderilmedi]

sadece: Müşterin var galiba... Ben seni tutmayayım.

mert_erel: Sen bunu nerden biliyorsun? Yoksa burada mısın?

sadece: Etrafa bakıp insanları rahatsız etme, Mertişim. Orada değilim. Önünden geçtim sadece.

mert_erel: Mertiş ne Allah aşkına?

sadece: Eskiden de Mertiş dememe kızardın ama alışmıştın. Şimdi de alışırsın, Mertişim.

[gönderilmedi]

mert_erel:Ayrıca... Kafenin önünü gösteren kameralara bakmak da çok zor değil, hani.

sadece: Hassiktir.

mert_erel: 😉