5. bölüm · SADECE - YARI TEXTİNG-

AÇ KALBİNİ BANA

Hikâye Avcısı

sadece: Aç kalbini ben geldim

sadece: Sıkı sıkı tut bırakma

sadece: Zar zor yıktım duvarlarımı

sadece: Kıymetini bil uzatma

sadece: Bak yaldızlarımı döktüm

sadece: Açtım kapılarımı gir içeri

sadece: Gör parklarımı bahçelerimi anla

sadece: Ben büyük harflerden ürktüm

mert_erel: Selam.

sadece: Dünyanın en yakışıklısına... Selam.

sadece: Atıf.

mert_erel: 🙃

sadece: Eee? En son kameralara bakacaktın. Ne oldu o iş, bulabildin mi beni?

mert_erel: Siyah bir Maserati vardı senin yazdığın saatlerde. Plakası okunmuyor. Bir de beyaz bir Clio vardı onun da plakası okunmuyor.

sadece: İnşallah Maserati'nin sahibi olduğumu düşünmemişsindir. Çünkü o kadar zengin değilim. Benim ki Clio.

sadece: Özür dilerim.

[gönderilmedi]

mert_erel: Aslında kafenin önünden geçen kadın olduğundan şüphelenmedim, değil.

sadece: Mert sakın bana saçının yarısını yeşil yarısını pembeye boyamış olan ergeni kast ettiğini söyleme.

mert_erel: Eee nasılsın?

sadece: Konuyu değiştirmeye çalıştığının farkındayım ama peki...

sadece: İyiyim, sen nasılsın?

mert_erel: İyiyim.

sadece: O ne samimiyetsiz, iyiyim öyle?

sadece: Biraz seninle uğraşmakta bir sıkıntı yok gibi ha, Mert'im?

[gönderilmedi]

mert_erel: Sen de öyle yazdın ama?

sadece: Ama ben cümlenin devamını getirdim. Sen iyiyim deyip bitirdin.

mert_erel: Önceki mesajların da sen de öyleydin ama peki seninle inatlaşmayacağım. Nasıl yazmam, gerekiyor?

sadece: İyiyim, aşkım🐣💛

sadece: Yani senin yazman gereken bu.

mert_erel: Aşkım?

sadece: Efendim, hayatım?

mert_erel: Hayır yani aşkım derken, diyorum... Hani biz sevgili değiliz ya... Sana aşkım diyemem.

sadece: Onda ne var canım, oluruz.

mert_erel: Adını bile bilmediğim biriyle sevgili olmak... Kulağa pek hoş gelmiyor.

sadece: Evet hoş gelmiyor ama ilginç geliyor. İlgi çekici, deneyebiliriz.

mert_erel: Bana sanal sevgililik teklifi ediyorsun. Farkında mısın?

sadece: Evet..?

mert_erel: Seni tanımama izin versen. Karşıma çıksan. Bak. Güzel değilim gibi bir şey kuruyorsan kafan da sil at onu. Ben seni seversem yüreğinden ötürü severim. Dünya için en çirkin insan ol umurumda değil. Benim için en güzeli sen olursun. Ya da maddi durumundan ötürü mü diyorsun? Salla. Ben de Michael Jackson'ın oğlu değilim, zaten.

sadece: Sorun ne güzellik ne para... Sana ne diyeceğimi bilmiyorum. Her şeyi itiraf ettiğimde bana sırtını çevirmenden de çok korkuyorum.

mert_erel: Sana niye sırtımı çevireyim ki? Bak, tamam. Kendini zorlamadan ilerleyelim. Bana bugün çok küçük bir şeyi itiraf et mesela.

sadece: Sana yalan söyledim.

mert_erel: Ne yalanı?

sadece: Siyah Maserati'nin sahibi bendim.

mert_erel: Para avcısı olduğumu mu düşündün?

sadece: Saçmalama. Seni herkesten iyi tanıyorum. Böyle bir düşünce aklıma uğramadı bile... Sadece. Bilmiyorum. Hakkımda bilgin olsun istemiyorum. En azından şu süreçte. Bak... Tanıyabilirsin. Beni tanıyabilirsin. Bir yandan öğrenmeni deli gibi isterken bir yandan Allah'a öğrenme diye dua ediyorum. Daha doğrusu öğrendikten sonra olacakların olmaması için dua ediyorum. Hiçbir şeyi bilmiyorsun, Mert. Yoruldum... Kafamı omzuna gömüp saatlerce ağlamak istiyorum ama yapamıyorum. Olmuyor. İzin vermiyorlar, Mert. İntihar etmeyi düşündüm. Senin için intihar etmeyi düşündüm. Ama yine de intihar etmemenin sebebini de sen de buldum.

mert_erel: Beni tanıyorsun. Seni tanıyorum. Ama... Ne oluyor anlamıyorum. Sen... Niçin böyle davranıyorsun? Adını bile söylemiyorsun. İntihar etmeyi düşündüm diyorsun... Neden? Karşıma çıksan sana ne yaparım ben?

sadece: Anlamıyorsun. Bilmediğin şeyler var.

mert_erel: Anlat, o zaman. Herşeyimi bildiğine göre yargılamayacağımı da biliyorsundur.

[Görüldü]

mert_erel: Pekâla... Neden bilmiyorum ama içimden bir ses sana karşı anlayışlı olmam gerektiğini söylüyor.

mert_erel: Benimle buluşur musun? Yüzünü kapatarak. Maske takarsın belki. İsteğini gerçekleştirmek için. Sen izin vermediğin sürece yüzünü görmeye çabalamayacağım.

mert_erel: Kabul mü?

sadece: Sen... Ciddi misin?

mert_erel: Fazlasıyla...