Ruh kesiti kitap kapağı

4. bölüm / 7

Yemin

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Yemin

Kai Ardent’in yemini sessizdi.
Ne kanla yazıldı, ne de bir tanığın önünde edildi.
Ama ruhu onu duydu.

Kesmemeye yemin etti.

Sabah olduğunda Ruh Akademisi her zamanki gibi uyanmıştı. Avluda öğrenciler yürüyordu. Bazıları gülüyor, bazıları sessizce antrenman yapıyordu. Hayat devam ediyordu. Sanki bir gün önce bir ruh tamamen yok olmamış gibi.

Kai avlunun kenarında durdu. Ceketi omuzlarında ağırdı. Sessiz Dilim kınında duruyordu ama varlığı bile onu yoruyordu. Bıçağın nabzını artık her an hissediyordu. Sanki içinden bir şey, kullan beni diye fısıldıyordu.

“Kesmeyeceksin,” dedi kendi kendine.
“Ne olursa olsun.”

Liora yanına geldi. Adımları hafifti ama Kai onu hemen hissetti.

“Geceden beri seni arıyorum,” dedi.

Kai başını eğdi. “Bulmaman gerekirdi.”

“Kaçamazsın,” dedi Liora. “Ne benden, ne bundan.”

Sessizlik oldu.

Sonra avlunun ortasında bir çan çaldı.
Uyarı çanı.

Noah koşarak geldi. Bu sefer defteri kapalıydı. Bu da işin teori olmadığını gösteriyordu.

“Alt sınırdan rapor var,” dedi. “Bir kesit daha.”

Kai’nin içi kasıldı. “Kim?”

Noah bir an durdu. “Bilmiyoruz. Ama… sen yoksun.”

Riven araya girdi. “Ne demek yoksun?”

“Noah,” dedi Kai sakin ama sert bir sesle. “Ne oldu?”

Noah gözlerini kaçırdı. “Kesit… senin yokluğunu fark etmiş gibi.”

Liora nefesini tuttu. “Bir güç… kendi kendine mi devam ediyor?”

Noah başını salladı. “Hayır. Daha kötüsü.”

Alt sınıra vardıklarında, hava tanıdık derecede ağırdı. Ama bu sefer bir fark vardı. Kesit tek bir noktada değildi. Yayılıyordu.

Bir adam duvara yaslanmıştı. Gözleri açıktı ama hiçbir şeye odaklanmıyordu.

“Ne kesti?” diye sordu Kai.

Noah eğildi, adamın ruh izlerini inceledi. “Hiçbir şey.”

“Nasıl yani?” dedi Riven.

“Noah,” dedi Liora, sesi fısıltıya dönmüştü. “Ne demek istiyorsun?”

Noah yavaşça doğruldu. “Bu bir kesit değil. Bu… yoksunluk.”

Kai’nin kalbi duracak gibi oldu.

“Bir şey alınmamış,” diye devam etti Noah. “Bir şey… hiç verilmemiş.”

O an Kai anladı.

Bu, onun yemininin yankısıydı.

Ruh Kesiciler kesmeyi bıraktığında, dünya iyileşmiyordu.
Boşluk büyüyordu.

“Bu benim hatam,” dedi Kai.

Riven ona döndü. “Hayır. Bu sistemin hatası.”

Ama Kai dinlemedi. Adamın yanına çöktü. Elini uzattı. Dokundu.

Hiçbir şey olmadı.

Sessiz Dilim kınında titredi. Işık sızdı.

Kes.

Kai dişlerini sıktı. Elini geri çekti.

“Yapma,” dedi Liora. “Lütfen.”

Ama adam birden yere yığıldı.

Ölmedi.

Ama artık yaşamıyordu da.

Noah gözlerini kapattı. “Ruh tamamen durgunlaştı.”

Kai ayağa kalktı. Ellerine baktı. Titriyordu.

“Ben kesmezsem,” dedi, “ruhlar çürümeye başlıyor.”

“Hayır,” dedi bir ses.

Herkes irkildi.

Mira Thorne gölgelerin arasından çıktı. Yüzü her zamankinden daha solgundu.

“Kesmek dünyanın dengesini bozuyor,” dedi. “Ama kesmemek de.”

“Sen ne biliyorsun?” diye hırladı Riven.

Mira gülümsedi ama gözleri boştu. “Veyron’un ilk öğrencisiydim.”

Sessizlik.

Mira devam etti: “Ruh, kesilmek için yaratılmadı. Ama bazıları… zaten yaralı doğar. Siz o yaraları büyütüyorsunuz.”

Kai ona baktı. “Peki çözüm ne?”

Mira’nın bakışları Kai’nin kınına kaydı. “O bıçak.”

“Ne var onunla?” dedi Liora.

“Onu kullanan sensin,” dedi Mira. “Ama o seni kullanıyor.”

Kai’nin kalbi hızlandı.

“Veyron bunu biliyor,” dedi Mira. “O yüzden geleceği kesiyor. Çünkü başka türlü durduramaz.”

“Yalan söylüyorsun,” dedi Kai.

Mira başını salladı. “Hayır. Veyron bir son istiyor. Sen ise… ara durak oluyorsun.”

Tam o anda, gökyüzü tekrar çatladı.

Ama bu sefer açılan kesit mor-gri değildi.

Bembeyazdı.

Sessizlik, her şeyin üstüne çöktü.

Veyron Noctis, ışığın içinden çıktı.

“Yeminini hissettim,” dedi Kai’ye bakarak. “Güzel bir deneme.”

Kai bıçağını çekmedi.

“Kesmem,” dedi.

Veyron gülümsedi. “O zaman dünya kesilecek.”

Etraflarındaki insanlar birer birer yere çökmeye başladı. Ne çığlık, ne kan. Sadece durma.

Liora Kai’nin kolunu tuttu. “Bir şey yap.”

Kai gözlerini kapattı.

Eryn’in sesi kulaklarında yankılandı.
Bazen ölüm kurtuluştur.

Ama bu ölüm değildi.

Bu hiçlikti.

Kai kını tuttu.

“Bir kere,” dedi fısıltıyla. “Sadece bir kere.”

Sessiz Dilim parladı.

Ama Kai bıçağı insanlara değil,
kesitin kendisine savurdu.

Işık yarıldı.

Bir çığlık gibi olmayan bir ses çıktı.

Dünya sarsıldı.

Kai yere düştü.

Her şey sustu.

⸻

Uyandığında tavanı görmedi.

Gökyüzü yoktu.

Sadece beyaz bir boşluk vardı.

Karşısında biri duruyordu.

Kendisi.

Ama gözleri yoktu.

“Hoş geldin,” dedi varlık. “Ruhunun kesilen kısmına.”

Kai yutkundu. “Ben… ne yaptım?”

Varlık gülümsedi. “Yeminini bozdun.”

“Hayır,” dedi Kai. “Ben…”

“Kesmedin,” dedi varlık. “Ama kendini böldün.”

Kai’nin nefesi kesildi.

“Artık tek değilsin,” dedi varlık. “Ve bu dünya… seni bırakmayacak.”

Beyaz boşluk çatladı.

Kai çığlık atamadan her şey karardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…