Ruh kesiti kitap kapağı

3. bölüm / 7

GERİ DÖNÜŞSÜZ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: GERİ DÖNÜŞSÜZ

Kai o gece uyumadı.

Uyuyabilirdi. Bedeni yorgundu. Gözleri yanıyordu. Ama gözlerini kapattığı anda, gördüğü şey karanlık değil, olabileceklerdi. Kesilmiş gelecekler. Silinmiş ihtimaller. Ve hepsinin ortasında, yavaş yavaş yok olan tek bir yüz.

Liora.

Ruh Akademisi’nin çatısında oturuyordu. Dizlerini göğsüne çekmiş, şehre bakıyordu. Aşağıda ışıklar yanıp sönüyor, insanlar yaşamaya devam ediyordu. Yaşadıklarını sanarak.

Kai birkaç adım ötede durdu. Ona yaklaşmak istiyordu ama yaklaşmanın kendisi bile bir tehdit gibi geliyordu artık.

“Uyumuyorsun,” dedi Liora.

“Sen de.”

“Benim ruhum sessizleşince uyuyamıyorum,” dedi Liora. “Seninki bağırıyor.”

Kai yutkundu. “Benden uzak durmalısın.”

Liora ona baktı. Gözlerinde korku yoktu. Bu, Kai’yi daha çok yaraladı.

“Kesmek istemiyorsun,” dedi Liora. “Ama yine de yapıyorsun.”

“Başka yol yok,” dedi Kai. “Veyron’un kestiği her gelecek, geri gelmiyor. Ben… dengeyi tutuyorum.”

“Hayır,” dedi Liora yavaşça. “Sen bedel oluyorsun.”

Kai cevap veremedi.

Tam o anda, alarm çanları çaldı.

Keskin, ruhu titreten bir ses.

Noah çatıya koşarak çıktı. Yüzü her zamanki kadar sakin değildi. Bu, gerçekten kötü bir şey olduğunun işaretiydi.

“Alt sınırda bir kesit,” dedi. “Ama bu sefer… farklı.”

Riven arkadan geldi, bıçağı çoktan elindeydi. “Veyron mu?”

“Hayır,” dedi Noah. “Bizden biri.”

Sessizlik ağırlaştı.

Alt sınır, Ruh Akademisi’nin bile girmekte tereddüt ettiği bir bölgeydi. Ruhların zaten çatlak olduğu, insanların yarım yaşadığı bir yer. Oraya vardıklarında, kesitin etkisi hemen hissedildi.

Bir meydanın ortasında insanlar toplanmıştı.

Ama bağırmıyorlardı.

Bir kadın, yerde yatan oğlunun elini tutuyordu. Çocuk nefes alıyordu ama gözleri boştu. Kadın ağlamıyordu. Ağlayacak bağı yoktu artık.

“Bağ Kesiti,” dedi Noah. “Birisi… ilişkileri kesmiş.”

Kai’nin kalbi sıkıştı. Bu onun alanına yakındı. Fazla yakındı.

Ve sonra onu gördü.

Eryn Solace, meydanın ortasında diz çökmüştü.

Eldivenleri kana değil, ışığa bulanmıştı. Yüzü solgundu. Gülümsüyordu. Ama bu, Kai’nin tanıdığı gülümseme değildi.

“Dur,” dedi Kai. Sesi çatladı.

Eryn başını kaldırdı. “Geç kaldın.”

Riven küfretti. “Ne yaptın sen?!”

Eryn ayağa kalktı. Titrer gibi oldu ama düşmedi. “Onları kurtardım.”

“Nasıl?” diye sordu Liora.

Eryn etrafı işaret etti. “Acılarını kestim. Bağlarını kestim. Artık… üzülmeyecekler.”

Kai bir adım attı. “Ama sevmeyecekler.”

Eryn’in gözleri doldu. “Sevgi acı veriyor.”

Kai durdu.

Bu cümleyi kendisi de kaç kez düşünmüştü?

Noah defterine baktı. “Eryn,” dedi dikkatle. “Ruhunun hangi katmanını kullandın?”

Eryn cevap vermedi.

Kai anladı.

“Kesme,” dedi. “Kendini kestin.”

Eryn başını salladı. “Yıllardır başkalarının acısını alıyorum. Her seferinde bir parça bende kalıyor. Bugün… bugün hepsini bıraktım.”

Liora’nın sesi titredi. “Ne bıraktın?”

Eryn gülümsedi. “Kendimi.”

Ve o anda, Eryn’in bıçağı çatladı.

Ruh Bıçağı kırıldığında çıkan ses, bir kalbin kırılmasına benziyordu.

Eryn dizlerinin üzerine düştü.

Kai koştu. Onu tuttu. İlk kez birine dokunmaktan korkmadı.

“Tut,” dedi Eryn fısıltıyla. “Ben… artık hissedemiyorum.”

Kai’nin gözleri doldu. “Bunu geri alabilirim.”

Eryn başını salladı. “Hayır. Kesilen şey geri gelmez. Sen bunu herkesten iyi biliyorsun.”

Eryn’in nefesi yavaşladı. Gözleri Kai’ye odaklandı.

“Senin gücün… ölüm değil,” dedi. “Ama bazen ölüm… kurtuluştur.”

Ve Eryn Solace, ilk kez gerçekten yok oldu.

Bedeni oradaydı. Ama ruhu… kesilmişti.

Sessizlik çöktü.

Bu, Kai’nin ilk geri dönülmez kaybıydı.

Gece çöktüğünde, Kai meydanda tek başına kaldı.

Herkes gitmişti. İnsanlar, bağsız hayatlarına dönmüştü. Yaşayacaklardı. Ama eksik.

Kai bıçağını eline aldı.

Sessiz Dilim artık daha ağırdı.

“Bunu sen mi istiyorsun,” diye fısıldadı. “Yoksa ben mi?”

Cevap gelmedi.

Ama bir şey oldu.

Bıçağın ışığı değişti.

Mavi-beyaz damarların arasında ince bir çatlak belirdi.

Noah uzaktan baktı. “Kai…”

“Biliyorum,” dedi Kai. “Sıradaki ben olacağım.”

“No,” dedi Noah. “Ya da… sonuncu.”

Kai gökyüzüne baktı. Kesikler hâlâ oradaydı. Ama artık onları kapatmak istemiyordu.

Belki de bu gücün tek anlamı,
onu yok etmekti.

Kai Ardent ilk kez bir karar verdi:

Bir daha kimsenin ruhunu kesmeyecekti.

Ne pahasına olursa olsun.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…