18. bölüm · reverie|isfad

18

Starist aso

Konağın ağır sessizliği,sabahın dördünde Karadeniz'in uğultulu rüzgarıyla bölünüyordu.Fadime,hastaneden yeni çıkmış olmanın verdiği yorgunlukla derin olmayan,bölük bir uykunun içindeydi.Komodinin üzerindeki telefonunun titremesiyle gözlerini araladı.Ekranda kayıtlı olmayan,tanıdık gelen ama yabancı bir numara vardı.
"Ula bu kim?"diye içinden geçirirken,titreyen parmaklarıyla mesaja tıkladı.
Gelen Mesaj:
*0 462 224...*:Günaydın,efulim.

Fadime,mesajı okuduğu gibi nefesinin kesildiğini hissetti.Aklına lise de İso'nun ona "Efulim" dediği yıllar gelmişti.Kalbi göğüs kafesini zorlarken,telefonun ışığı yüzündeki o donuk ifadeyi
aydınlatıyordu.Mesajın İso'dan gelmiş olucağını umuyordu.Ama bir yandan da abisine ve kendine verdiği sözleri hatırlıyordu.Tam o sırada kapısının önünden Adil’in ağır adımlarını duydu.Hızlıca telefonu yastığının altına gizledi ve gözlerini yumdu.Ama artık ona uyku haramdı.Yaklaşık 10 dakika sonra abisinin odaya gelmiyeceğini anlayınca,
yastığın altından telefonunu çıkardı.
Telefona bakarken kalbinin sesini bastırmaya çalışıyordu.Parmakları ekranda titrerken,kim olduğunu tahmin ettiği ama yine de emin olmadığı o numaraya sert bir cevap yazmaya karar verdi.

*Fadime Koçari*:"Ula sen kimsun?
Bu saatte ne hakla bana böyle mesaj ataysun?Kimden aldun ha benum numaramı?"

İso,fabrikanın ofisinde,pencerenin önünde Karadeniz'in karanlığına bakarken telefonunun titremesiyle acı bir tebessüm etti.Fadime'nin o hırçın ama bir o kadar da tanıdık tavrı,aradan geçen dokuz yılı bir anda silip atmıştı.

*0 462 224...*:Ula.Başka birileri de mi yaziyi sana böyle?Söyle da,icabına bakayum.He bu arada numaran ezberimdeydi,kimseden almadum...

Fadime, gelen mesajla yatağında dikleşti.
Sorduğu soru,sırıtmasına sebep olmuştu. Ama asıl canını yakan,numarasını ezbere bilen bir Furtunacuk olmasıydı.
Fadime Koçari:Ula,kes saçmalamayu.
Git sevgiline yaz bu süslü lafları.Selin seni fabrikada bekler,şirketin hisseleri falan...Beni rahat bırak da.

İso, derin bir nefes aldı.Dokuz yıldır sakladığı,sustuğu ne varsa dökülmek istiyordu artık. Selin meselesini bu sefer kökten temizlemeliydi.

*0 462 224...*:Selin yok Fadime.Hiçbir zaman da kalbimde yeri olmadı.O bir hataydı,bir mecburiyetti belki de sadece boşluğu doldurma çabasıydı...Ama bitti.
Selin'le olan o sahte bağı da kopardım.
Artık ne Selin var,ne de başka bir engel.

Fadime okuduklarıyla donup kaldı. "Bitti" diyordu.Selin'i hayatından çıkardığını söylüyordu.Ama Adil'in sesi, koridordaki o ağır adımları ona gerçek dünyayı hatırlatıyordu.

Fadime Koçari:Bitti demekle bitmiyi İso... Sen o sabah gittin.O kadının dediklerine sustun.Şimdi ne desen boş.Abim taburcu ettirdi beni,şimdi konağın duvarları arasındayım.Buraya ulaşamazsun.

*0 462 224...*:Konağın duvarları taş olur, toprak olur;ama benim sevdamın karşısında duramaz.Ben o duvarları aşmayı da bilirim,o kapıda can vermeyi de.Sadece bekle Fadime.Bu sefer gitmek için değil,kalmak için geliyorum.

Fadime telefonu göğsüne bastırdı.
Sözleri mutlu etmişti fakat tekrar umutlanmak istemiyordu.

*Fadime Koçari*:İso Furtuna,bizim seninle bir yolumuz kalmadı.

*0 462 224...*:Ben dokuz yıl bekledim,bir ömür daha beklerim.Yeter ki sen nefes al,Karadeniz bize elbet bir gün yol verir.

*Fadime Koçari*:Yol verirmiş...Ula,o yolun sonunda abimin öfkesi,bizim köylerin davası var.Sen Selin'le fabrikaya gittiğinde o yol çoktan kapandı.Şimdi gelmiş beklerim diyorsun.

*0 462 224...*:Selin gitti dedim sana,okumadun mi?O gün fabrikada sadece kağıtları imzaladım ve bir daha yüzünü görmemek üzere kapıyı çarptım. Abinin öfkesi hep var.Olsun,ben alışığım. Ama senin o biz bittik diyen soğuk sesine alışık değilim Fadime.Dokuz yıl önce zorla kopardılar bizi,şimdi ben kendi rızamla vazgeçer miyim sanıyorsun?

*Fadime Koçari*:"Vazgeçersin İso...İnsan neleri bırakmıyor ki?Ben seni o hastane odasında Selin'in kolunda bıraktım.Kalbimdeki sığınağın tavanı çöktü başıma.Şimdi iki tatlı sözle o enkazı kaldırabileceğini mi sanıyorsun? Ula ne kadar da kolay geliyor sana her şey!

*0 462 224...*: "Ebedi vazgeçmem.Kolay mı?Sen benim o odadan çıkarken kalbimin seninle olduğunu,zorla gittiğimi fark etmedin mi?

*Fadime Koçari*:Ula,tamam da.Kes hele şu mesajları artık,Abim kapıda devriye geziyor.Eğer yakalarsa seni de beni de Karadeniz'e gömer.

*0 462 224...*:"Gömsün be efulim... Seninle aynı toprağa girmek bile ödül ha bana.Ama korkma,abine yakalatmam seni.Şimdilik uyu.Ama,sabah uyanınca
koçari konağın bahçesindeki ıhlamur ağacına bak.Oraya senin için bir şey bırakacağum.

*0 462 224...* kişisine '🤍' ifadesi bırakıldı.

Fadime,gelen son mesajla birlikte telefonu göğsüne bastırıp gözlerini sıkıca yumdu.Kalbi,yıllardır kilitli kaldığı o eski sığınakta yeniden bir umut ışığı görmüş gibi çarpıyordu.Artık sabahın gelmesi bir mecburiyet,ıhlamur ağacının altındaki o gizem ise kalbinin yeni fırtınasıydı.
Gözlerini yavaşça kapattı ve İso'yu düşünerek uykuya daldı.