8. bölüm / 8
Rakipten ÖteBÖLÜM 7- Beklenmedik Sorun
Bölümler 8Şu an: BÖLÜM 7- Beklenmedik Sorun
- 1 Giriş608 kelime
- 2 BÖLÜM 1- Şaka olmalı691 kelime
- 3 BÖLÜM 2- Aynı Takım529 kelime
- 4 BÖLÜM 3- Anlaşmazlık577 kelime
- 5 BÖLÜM 4- Kütüphane500 kelime
- 6 5 BÖLÜM- Çalışmaya Devam712 kelime
- 7 BÖLÜM 6- İlk Gerçek Takım672 kelime
- 8 BÖLÜM 7- Beklenmedik Sorun577 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
*iyi okumalar*
Ertesi gün kütüphaneye gittiğimde Ege masada yoktu.
Saatime baktım.
Dört.
İlk defa benden önce gelmemişti.
Çantamı sandalyeye bıraktım ve bilgisayarı açtım. Projenin dosyasını açıp dün yaptıklarımıza bakmaya başladım.
Yaklaşık on dakika sonra Ege hızlı adımlarla içeri girdi.
Saçları biraz dağılmıştı.
— Geç kaldım.
Başımı kaldırdım.
— Fark ettim.
— Özür dilerim.
Bir an duraksadım.
Ege'nin benden özür dilemesi de nadir görülen olaylardan biriydi.
— Ne oldu?
— Bahar Hoca beni çağırdı.
— Neden?
Sandalyeye oturdu.
— Projenin ön değerlendirmesini istemiş.
— Ve?
Ege çantasından birkaç kağıt çıkardı.
— Bazı şeyleri değiştirmemiz gerekiyor.
Kağıtları önüme koydu.
Üstünde öğretmenin notları vardı.
Eksikler.
Geliştirilmesi gereken noktalar.
Sunumla ilgili öneriler.
Ama en üstte kırmızı kalemle yazılmış bir cümle vardı:
“Projenin özgünlüğünü daha net ortaya koyun.”
Kaşlarımı çattım.
— Özgünlük mü?
— Evet.
— Ama sistemimizin mantığı özgün.
— Mantığı evet. Ama benzer projeler varmış.
Bir süre sessiz kaldım.
Bu kötüydü.
Çünkü aylarca çalışacağımız bir proje yapıyorduk ve sonunda “Bu daha önce yapılmış” denmesi istemediğimiz son şeydi.
— O zaman farklı bir şey bulacağız.
Ege bana baktı.
— Nasıl?
— Bilmiyorum.
— Harika plan.
— Dalga geçme.
— Geçmiyorum.
— Geçiyorsun.
— Biraz.
Kollarımı masanın üzerine koydum.
— Tamam. Baştan düşünelim.
Bilgisayarı önüme çektim.
— Bizim sistemimizin en güçlü tarafı ne?
Ege düşündü.
— İnsan + teknoloji.
— Evet.
— Ama bunu zaten biliyoruz.
— O zaman bunu farklı şekilde kullanacağız.
Kağıda birkaç kelime yazmaya başladım.
Bildirim.
Yönlendirme.
Eğitim.
İletişim.
Ege bir süre izledi.
Sonra kalemi elimden aldı.
— Bir dakika.
Kağıdın diğer tarafına bir şeyler yazdı.
— Ya öğrencilerin sadece acil durum sırasında değil, öncesinde de sisteme dahil olduğu bir yapı yapsak?
— Nasıl?
— Mesela öğrenciler okulun farklı bölümlerini tanıyacak. Güvenli toplanma alanlarını öğrenecek. Sistem de onların anlayabileceği şekilde yönlendirme sağlayacak.
Gözlerim büyüdü.
— Yani eğitim kısmını projenin içine doğrudan koyacağız.
— Aynen.
— Bu...
Bir an durdum.
— Bu gerçekten iyi.
Ege kaşlarını kaldırdı.
— “Gerçekten iyi” mi?
— Evet.
— İnanamıyorum.
— Ne?
— Beni övdün.
— Abartma.
— Hayır, bunu tarihî olay olarak kaydetmemiz gerekiyor.
Kalemi tekrar eline aldım.
— Devam etmezsen kalemi kafanda kıracağım.
— Tamam, Prenses.
Başımı masaya koydum.
— Yine başladı.
Ege güldü.
Ama birkaç saniye sonra ikimiz de yeniden çalışmaya başladık.
Saatler boyunca farklı fikirler ürettik.
Bazıları saçmaydı.
Bazıları uygulanamazdı.
Bazılarıysa gerçekten işe yarıyordu.
Bir ara Ege sandalyesini bana doğru çekti.
— Bak.
Ekranda yeni bir taslak vardı.
— Öğrenci uygulaması gibi bir şey mi?
— Tam uygulama değil. Daha basit. Okulun kendi sistemiyle bağlantılı.
— Ve burada...
Ekranı işaret ettim.
— Öğrenci önceden belirlenmiş eğitimleri tamamlayacak.
— Evet.
— Sonra sistem onların ne yapacağını bildiğini anlayacak.
— Tam olarak.
Birbirimize baktık.
İkimiz de aynı anda gülümsedik.
— Oldu, dedim.
— Oldu.
İlk defa bir fikri birlikte bulmuştuk.
Ne benim fikrimdi ne onun.
İkimizin fikriydi.
Ve nedense bu, şimdiye kadar aldığımız bütün puanlardan daha iyi hissettirmişti.
Tam o sırada Ege'nin telefonu çaldı.
Ekrana baktı.
— Bahar Hoca.
Telefonu açtı.
— Alo hocam?
Birkaç saniye dinledi.
Sonra yüz ifadesi değişti.
— Yarın mı?
Bana baktı.
— Tamam hocam. Hazırlarız.
Telefonu kapattı.
— Ne oldu?
Ege derin bir nefes aldı.
— Ön değerlendirme sunumunu yarına çekmiş.
Gözlerimi açtım.
— NE?
— Yarın.
— Ama daha hazır değiliz!
— Biliyorum.
— Sunumun yarısına bile başlamadık!
— Biliyorum.
— Ege!
— Defne!
Birbirimize baktık.
Sonra ikimiz de aynı anda bilgisayara döndük.
— Bu gece bitireceğiz, dedim.
Ege başını salladı.
— Bu gece bitireceğiz.
Ve ilk defa...
Birbirimizi geçmek için değil,
aynı hedefe yetişmek için yarışıyorduk.
Bölüm etkileşimi
