Rakipten Öte kitap kapağı

7. bölüm / 8

Rakipten Öte

BÖLÜM 6- İlk Gerçek Takım

Vaveyla Yazarı: 🦊 Elif

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: BÖLÜM 6- İlk Gerçek Takım

*iyi okumalarrarar*

Ertesi gün okuldan çıktığımda doğrudan kütüphaneye gittim.

Saat tam dörttü.

Ege benden önce gelmişti.

Yine.

Masaya oturduğumda bilgisayarını açmış, projenin taslağına bakıyordu.

— Yine erkencisin.

Başını kaldırdı.

— Sen de yine geç kaldın.

Saatime baktım.

— Tam dört.

— Ben dörtte burada olmayı değil, dörtte çalışmaya başlamayı kastetmiştim.

— İki dakikadır buradasın diye havalara girme.

— İki dakika da iki dakikadır.

Gözlerimi devirdim.

— Başlayalım mı?

— Sonunda.

Bilgisayarını bana doğru çevirdi.

Dün üzerinde çalıştığımız sistemi geliştirmişti. Acil durum algılandığında sistem önce bir uyarı oluşturacak, ardından okul yönetimindeki yetkili kişilere bildirim gönderecekti. Sonrasında öğrencilerin güvenli şekilde yönlendirilmesi için okulun farklı noktalarındaki ekranlar ve anons sistemi kullanılacaktı.

Ben de dün düşündüğüm birkaç şeyi eklemiştim.

— Buraya bir şey daha koyabiliriz.

— Ne?

— Öğrencilerin önceden ne yapacağını öğrenmesi.

Ege kaşlarını çattı.

— Eğitim kısmı mı?

— Evet. Sistem ne kadar iyi olursa olsun insanlar ne yapacağını bilmiyorsa yeterli olmaz.

Ege birkaç saniye düşündü.

— Tatbikat ve bilgilendirme gibi?

— Aynen.

— O zaman projenin sadece teknoloji kısmı olmaktan çıkıyor.

— Zaten çıkmasını istiyorum.

Ege sandalyesine yaslandı.

— İnsan + teknoloji.

İkimiz de aynı anda sustuk.

Sonra birbirimize baktık.

— Bunu daha önce de yazmıştık, dedim.

— Evet.

— Ben söylemiştim.

— Hayır, ben söylemiştim.

— Ege...

— Defne...

Birbirimize bakıp aynı anda gülmemek için kendimizi zorladık.

Sonunda ben dayanamadım.

— Tamam. İkimiz de söylemişiz.

— Olabilir.

Bu küçücük olay bile bana garip gelmişti.

Eskiden olsa böyle bir şey yüzünden beş dakika tartışırdık.

Şimdi ise sadece geçip gitmişti.

Çalışmaya devam ettik.

Bir saat sonra projenin ilk düzgün taslağı ortaya çıkmıştı.

Ege ekranı bana çevirdi.

— Nasıl?

İnceledim.

— Bence iyi.

— Sadece iyi mi?

— Çok iyi.

Ege gülümsedi.

— İşte bunu duymak istiyordum.

— Ama bir eksiği var.

— Tabii ki.

— Şurada açıklama biraz uzun.

Ege'nin gülümsemesi kayboldu.

— Sen gerçekten...

— Ne?

— Hiçbir şeyi olduğu gibi bırakamıyorsun.

— Çünkü mükemmel olması gerekiyor.

— Mükemmel olmak zorunda değil.

Bir an sustum.

Bu cümle hiç beklemediğim bir yerden gelmişti.

— Neden?

Ege omuz silkti.

— Çünkü yarışmada önemli olan hatasız olmak değil. Bir sorunu gerçekten çözebilmek.

Söylediği şey aklımda kaldı.

Ben her zaman hata yapmamaya odaklanıyordum.

Ege ise çözümün kendisine bakıyordu.

Belki de ikimizin birlikte çalışmasının işe yaramasının sebebi buydu.

Ben ayrıntıları fark ediyordum.

O bütüne bakıyordu.

Ben onun eksiklerini tamamlıyordum.

O benim fazla takıldığım yerlerde beni durduruyordu.

İlk defa bunu açıkça fark ettim.

— Sanırım...

Ege bana baktı.

— Ne?

— İyi bir takım olabiliriz.

Birkaç saniye sessizlik oldu.

Ege'nin yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.

— Sanırım mı?

— Abartma.

— Hayır, hayır. Devam et. Bu anı kaydetmemiz lazım.

— Vazgeçtim.

— Geç kaldın.

Kalemimi ona doğru fırlatacak gibi yaptım.

— Çok konuşuyorsun.

— Sen de çok sinirleniyorsun.

— Çünkü sinir bozucusun.

— Bunu daha önce de söyledin.

— Çünkü hâlâ öylesin.

İkimiz de güldük.

Ama bu kez gülüşümüz farklıydı.

Rakip gibi değil.

Takım arkadaşı gibi.

Tam o sırada kütüphanenin kapısından Bahar Öğretmen göründü.

— Nasıl gidiyor?

Ege bilgisayarı kapatmadı.

— İyi gidiyor hocam.

Bahar Öğretmen masaya yaklaştı ve ekrana baktı.

Bir süre inceleyip başını salladı.

— Beklediğimden hızlı ilerlemişsiniz.

Ben Ege'ye baktım.

O da bana.

— Biraz tartıştık, dedim.

Ege hemen ekledi:

— Biraz mı?

— Tamam, çok.

Bahar Öğretmen gülümsedi.

— Tartışmanız sorun değil. Önemli olan sonunda ortak bir noktaya gelebilmeniz.

Ekrandaki taslağı tekrar inceledi.

— Bunu düzgün geliştirirseniz yalnızca okul içindeki yarışmada değil, daha büyük organizasyonlarda da kullanabileceğiniz bir proje ortaya çıkabilir.

Ege'nin gözleri parladı.

Ben de ekrana baktım.

Daha büyük organizasyonlar...

Daha büyük yarışmalar...

Şimdilik düşünmek bile garipti.

Bahar Öğretmen gittikten sonra birkaç saniye sessiz kaldık.

Ege sonunda konuştu.

— Bir gün gerçekten uluslararası bir yarışmaya katılsak nasıl olurdu?

Ona baktım.

— Önce bu yarışmayı kazanalım.

— Ben sadece sordum.

— Hem daha çok işimiz var.

— Yani hayır demedin.

— Ege.

— Tamam, tamam.

Bilgisayarı kapattı.

Ayağa kalktı.

— Yarın devam ederiz.

Ben de çantamı aldım.

Kütüphaneden çıkarken aklımda tek bir düşünce vardı:

Belki de bu yarışma sadece Ege'yle aynı takımda olduğum bir yarışma olmayacaktı.

Belki bu, birlikte yapacağımız çok daha büyük şeylerin başlangıcıydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.