Rakipten Öte kitap kapağı

4. bölüm / 8

Rakipten Öte

BÖLÜM 3- Anlaşmazlık

Vaveyla Yazarı: 🦊 Elif

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: BÖLÜM 3- Anlaşmazlık

*iyi okumalarr*

Ertesi gün okula geldiğimde Ege'nin sırasının üzerinde birkaç kağıt gördüm.

Yanına gittim.

"Onlar ne?"

"Proje için araştırma yaptım."

Kağıtları elime aldım.

Gerçekten de bir sürü not çıkarmıştı.

"Ne zaman yaptın?"

"Dün gece."

Şaşırmıştım.

Ben de gece boyunca proje hakkında düşünmüştüm ama araştırmaya başlamamıştım.

"Fena değil."

Ege hemen kaşını kaldırdı.

"Fena değil mi?"

"Abartma. Sadece fena değil dedim."

"Bir teşekkür bekliyordum."

"Bekleme."

Ege gözlerini devirdi.

"Tamam."

Ben de çantamdan kendi hazırladığım notları çıkardım.

"Ben de bazı şeyler buldum."

Kağıtları masaya koydum.

Bu sefer Ege şaşırdı.

"Sen de mi araştırdın?"

"Hayır, süs olsun diye getirdim."

"Komik."

"Biliyorum."

Notları incelemeye başladık.

İkimizin de aklına benzer fikirler gelmişti.

Acil durum iletişimi.

Güvenlik personeline hızlı bildirim.

Öğrencilerin doğru yönlendirilmesi.

Acil durumlarda iletişim hatlarının yoğunlaşmasını önleyecek bir sistem.

Fakat bir noktada anlaşamadık.

Ege, sistemin tamamen otomatik olmasını istiyordu.

Ben ise mutlaka insan kontrolünün bulunması gerektiğini düşünüyordum.

"Bir sistem her şeyi kendi başına algılayamaz," dedim.

"Algılayabilecek şekilde tasarlanabilir."

"Ya yanlış algılarsa?"

"O zaman sistem ikinci bir doğrulama yapar."

"Ya o da yanlış olursa?"

Ege derin bir nefes aldı.

"Defne, her ihtimali aynı anda düşünürsek hiçbir şey yapamayız."

"Ben her ihtimali düşünelim diyorum."

"Sen her şeyi kusursuz yapmak istiyorsun."

"Çünkü yarışıyoruz."

"Bu bir takım projesi."

"Farkındayım."

"O zaman bana rakibinmişim gibi davranmayı bırak."

Bir an sustum.

Sonra kaşlarımı çattım.

"Sen de bana rakibinmişim gibi davranmayı bırak."

Ege cevap vermedi.

İkimiz de birkaç saniye sessiz kaldık.

Sonra Bahar Öğretmen sınıfa girdi.

"Nasıl gidiyor?"

Ege hemen cevap verdi.

"İyi."

Ben aynı anda:

"Berbat."

Bahar Öğretmen ikimize baktı.

"İkinizden hanginize inanacağımı bilemedim."

Ege hafifçe güldü.

"Proje iyi gidiyor. Sadece fikir ayrılıklarımız var."

"Bu normal," dedi Bahar Öğretmen. "Hatta olması gereken de bu. İkiniz de aynı fikirde olsaydınız birbirinizin eksiklerini fark etmeniz zorlaşırdı."

Sonra hazırladığımız kağıtlara baktı.

"Konunuz kesinleşti mi?"

"Evet," dedim.

"Okul güvenliği ve acil durumlar üzerine çalışıyoruz."

Bahar Öğretmen başını salladı.

"Önemli bir konu. Fakat projenizin sadece bir teknoloji ürünü olmasına dikkat etmeyin."

Ege not aldı.

"Nasıl yani?"

"Teknoloji tek başına yeterli değil. İnsanların nasıl davranacağı, okulun nasıl hazırlanacağı ve sistemin nasıl kullanılacağı da önemli."

Bu cümle ikimizin de dikkatini çekti.

Bahar Öğretmen devam etti:

"Gerçek bir probleme gerçekçi bir çözüm bulmaya çalışın. Bir şey icat etmek zorunda değilsiniz. Mevcut sistemleri daha güvenli ve etkili hâle getirmek de bir çözüm olabilir."

Bunu duyunca not defterime büyük harflerle yazdım:

İNSAN + TEKNOLOJİ

Ege de aynı anda kendi kağıdına aynı şeyi yazmıştı.

Birbirimize baktık.

"Sen de mi?" dedim.

"Evet."

"Ben önce yazdım."

"Ben de aynı anda yazdım."

"Önce ben düşündüm."

"Kanıtın var mı?"

"Ben Defne Yılmaz'ım."

Ege güldü.

"Bu kanıt sayılmaz."

Gözlerimi devirdim.

Dersin sonunda projenin ilk taslağını tamamlamıştık.

Henüz ortada çalışan bir sistem yoktu.

Hatta elimizde sadece fikirler, notlar ve yarım yamalak çizimler vardı.

Ama bir başlangıçtı.

Okuldan çıkarken İrem yanıma geldi.

"Eee? Nasıl geçti?"

"Normal."

"Ege'yle kavga ettiniz mi?"

"Tabii."

"Kaç kere?"

"Dört."

İrem güldü.

"İlerleme var."

"Ne ilerlemesi?"

"Dün sınıftan sağ çıkıp çıkamayacağınız belli değildi."

"Ege'nin beni sinir etmesi dışında hiçbir şey değişmedi."

İrem bana şüpheli bir ifadeyle baktı.

"Tabii."

"Ne?"

"Hiç."

"İrem."

"Bir şey demedim."

Tam o sırada arkamızdan bir ses geldi.

"Yarın saat dörtte kütüphanede buluşalım."

Ege'ydi.

Arkasını dönüp ona baktım.

"Niye?"

"Araştırma yapacağız."

"Okulda mı?"

"Evet."

"Tamam."

Ege birkaç saniye bekledi.

"Geç kalma."

"Ben asla geç kalmam."

"Biliyorum."

Sonra yürüyüp gitti.

İrem bana baktı.

Ben ona baktım.

"Ne?"

"Hiçbir şey."

"İrem."

"Tamam tamam!"

Gülmeye başladı.

"Bu iş çok eğlenceli olacak."

Ben ise hiç eğlenceli olmayacağını düşünüyordum.

Çünkü daha ikinci gündü.

Ve şimdiden Ege Demir'le aynı takımda olmanın sabır sınırlarımı zorladığını hissediyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.