5. bölüm / 8
Rakipten ÖteBÖLÜM 4- Kütüphane
Bölümler 8Şu an: BÖLÜM 4- Kütüphane
- 1 Giriş608 kelime
- 2 BÖLÜM 1- Şaka olmalı691 kelime
- 3 BÖLÜM 2- Aynı Takım529 kelime
- 4 BÖLÜM 3- Anlaşmazlık577 kelime
- 5 BÖLÜM 4- Kütüphane500 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 5 BÖLÜM- Çalışmaya Devam712 kelime
- 7 BÖLÜM 6- İlk Gerçek Takım672 kelime
- 8 BÖLÜM 7- Beklenmedik Sorun577 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
*İyi okumalarr*
Ertesi gün saat dörtte kütüphanede olmamız gerekiyordu.
Saat tam dört olduğunda kütüphanenin kapısından içeri girdim.
Ege çoktan gelmişti.
Tabii ki.
Masaya oturmuş, bilgisayarını açmıştı.
Beni görünce saate baktı.
"İki dakika geç kaldın."
"İki dakika."
"Evet."
"İki dakika için mi hesap soruyorsun?"
"Sen 'asla geç kalmam' demiştin."
Gözlerimi devirdim.
"Bir daha seninle iddiaya girmeyeceğim."
"İyi fikir."
Çantamı sandalyeye bırakıp oturdum.
"Ne buldun?"
Ege bilgisayarını bana çevirdi.
"Okul güvenliğiyle ilgili bazı sistemlere baktım. Ama çoğu ya çok pahalı ya da bizim yapabileceğimizden fazla."
Ben de kendi bilgisayarımı açtım.
"Ben de araştırdım. Bence sadece teknolojiye odaklanmamalıyız."
"Evet."
"Mesela acil durumda öğrencilerin ne yapacağını bilmesi de önemli."
"Katılıyorum."
Ona baktım.
"Bir konuda anlaşabildik."
"Şaşırdım."
"Ben de."
İkimiz de bilgisayarlarımıza döndük.
Yaklaşık bir saat boyunca çalıştık.
Kütüphanede sadece klavye sesleri duyuluyordu.
Ekrandaki yazılara bakarken gözlerimin ağırlaştığını hissettim.
Başımı biraz geriye yasladım.
"Ege."
"Hı?"
"Şunu bir dakika sen kontrol eder misin?"
"Hangisini?"
"Şu tabloyu."
Ege bilgisayarıma baktı.
"Tamam."
Ben de sandalyede biraz geriye yaslandım.
Son birkaç gündür yarışma yüzünden çok çalışıyordum. Üstüne dün yaşadığım yenilgiyi hâlâ kafamdan atamamıştım.
Bir süre sonra tekrar ekrana bakmaya çalıştım.
Ama görüntü bir an bulanıklaştı.
Gözlerimi kırpıştırdım.
Sonra başım döndü.
Elimi masaya koydum.
Ege hemen fark etti.
"Defne?"
"Ne?"
"İyi misin?"
"Evet."
"Değilsin."
"İyiyim dedim."
Ege kaşlarını çattı.
"Başın mı dönüyor?"
"Biraz."
"Biraz mı?"
"Geçer."
Ayağa kalkmaya çalıştım.
Ama başım tekrar dönünce hemen sandalyeye oturdum.
Ege sandalyesini bana doğru çekti.
"Tamam, kalkma."
"İyiyim."
"Defne, az önce ayağa kalkamadın."
"Biraz başım döndü sadece."
Ege masanın üzerindeki su şişesini bana uzattı.
"İç."
"Susamadım."
"Susayıp susamaman önemli değil. Biraz su iç."
Şişeyi aldım.
Birkaç yudum içtim.
Ege bana bakmaya devam ediyordu.
"Ne?"
"Hiç."
"Niye öyle bakıyorsun?"
"Yere düşmeni bekliyorum."
"Ege!"
"Şaka yapıyorum."
Ama bu sefer gülmüyordu.
Bir süre oturdum.
Baş dönmem yavaş yavaş geçiyordu.
Ege bilgisayarımı kapattı.
"Ne yapıyorsun?"
"Bugünlük yeter."
"Hayır, daha işimiz var."
"Yarın devam ederiz."
"Yarışmaya az kaldı."
"Yarışma yarın değil."
"Ya ama—"
"Defne."
Ses tonu ciddileşmişti.
"Bir saat daha çalışsan hiçbir şey yetişmeyecek. Sadece daha kötü olacaksın."
Ona baktım.
Sinir bozucuydu.
Ama haklıydı.
"Tamam."
Ege bilgisayarı çantasına koydu.
Ben de eşyalarımı toplamaya başladım.
Bir süre sonra kütüphanenin görevlisi yanımıza geldi.
"Arkadaşlar, kapanmasına on dakika kaldı."
Ege saate baktı.
"Bu kadar olmuş mu?"
"Evet," dedim.
Çantamı kaldırırken birkaç kağıt yere düştü.
"Of..."
Eğilip toplamaya çalıştım.
Ege de aynı anda yardım etmek için eğildi.
İkimizin elleri aynı kağıda uzandı.
Bir an durduk.
Sonra ikimiz de aynı anda elimizi çektik.
"Sen al."
"Sen al."
Tekrar aynı anda konuşmuştuk.
"Birlikte çalışmayı öğrenmemiz gerekiyor," dedim.
Ege gülerek başını salladı.
"Kesinlikle."
Kağıtları toplayıp çantama koydum.
Kütüphaneden çıktığımızda hava kararmaya başlamıştı.
Okulun kapısında yollarımız ayrılacaktı.
"Yarın devam ederiz," dedi Ege.
"Tamam."
Birkaç adım attım.
Sonra arkamdan seslendi.
"Defne."
Döndüm.
"Ne?"
"Su şişeni unutma."
Elimdeki şişeye baktım.
"Ha."
Küçük bir gülümsemeyle başımı salladım.
"Tamam."
Ege arkasını dönüp yürümeye başladı.
Ben de eve doğru ilerledim.
Ege hâlâ sinir bozucuydu.
Hâlâ her konuştuğumuzda tartışıyorduk.
Hâlâ onu geçmek istiyordum.
Ama bugün ilk kez başka bir şey fark etmiştim.
Ege, benim düşündüğümden daha dikkatliydi.
Ve nedense bu düşünce aklımdan çıkmıyordu.
Bölüm etkileşimi
