2. bölüm / 8
Rakipten ÖteBÖLÜM 1- Şaka olmalı
Bölümler 8Şu an: BÖLÜM 1- Şaka olmalı
- 1 Giriş608 kelime
- 2 BÖLÜM 1- Şaka olmalı691 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 BÖLÜM 2- Aynı Takım529 kelime
- 4 BÖLÜM 3- Anlaşmazlık577 kelime
- 5 BÖLÜM 4- Kütüphane500 kelime
- 6 5 BÖLÜM- Çalışmaya Devam712 kelime
- 7 BÖLÜM 6- İlk Gerçek Takım672 kelime
- 8 BÖLÜM 7- Beklenmedik Sorun577 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
*umarım beğenirsiniz iyi okumalarr*
Ege'nin mesajına birkaç saniye boyunca sadece baktım.
Ne yazacağımı bilemedim.
Sonra tekrar okudum.
Seneye proje yarışması ikili takımlarda olacakmış.
Tamam.
Olabilir.
Bahar hoca diğer yarışmacılara örnek olmamız için ikimizi aynı takıma seçmiş.
...
Hayır.
Kesinlikle hayır.
Telefonu yatağın üzerine bırakıp birkaç saniye tavana baktım. Belki tekrar baktığımda mesaj değişirdi. Ama tabii ki değişmedi.
Telefonu tekrar elime aldım.
Ben: Şaka yapıyorsun.
Mesajı gönderir göndermez cevap geldi.
Ege: Keşke.
Gözlerimi kapattım.
Harika.
Gerçekten harika.
Hayatım boyunca en çok yarıştığım insanla şimdi takım arkadaşı olacaktım.
Hem de sadece bir hafta falan değil.
Koca bir yarışma boyunca.
Telefonuma tekrar baktım.
Ben: Bahar hoca neden bizi seçmiş?
Ege: "İkiniz de okulun en başarılı öğrencilerindensiniz."
Ege: "Birbirinizden öğrenebilirsiniz."
Birbirimizden öğrenmek.
Tabii.
Ben Ege'den ne öğrenebilirdim ki?
Nasıl sinir bozucu olunur?
Nasıl her cümlede kendinden emin konuşulur?
Nasıl insana durduk yere "Prenses" denir?
Telefonu yatağa fırlattım.
Tam o sırada İrem aradı.
Telefonu açtım.
"Efendim?"
"DEFNE!"
Telefonu kulağımdan biraz uzaklaştırdım.
"Ne oldu?"
"EGE'YLE AYNI TAKIMDAYMIŞSINIZ!"
Bir an sessiz kaldım.
"Sen bunu nereden biliyorsun?"
"Okul grubuna atmışlar!"
Telefonumu kontrol ettim. Gerçekten de sınıf grubunda Bahar Öğretmen'in gönderdiği bir mesaj vardı.
Bahar Öğretmen:
Bu yıl yapılacak proje yarışmasının takım listesi aşağıdaki gibidir. Defne Yılmaz ve Ege Demir, iki kişilik takım olarak yarışacaktır.
Altında birkaç kişinin mesajı vardı.
Mert: Ege geçmiş olsun.
İrem: DEFNE SENİN YERİNDE OLMAK İSTEMEZDİM 😭
Başka biri: Bunlar aynı takımda nasıl çalışacak?
Haklılardı.
Nasıl çalışacaktık?
"İrem," dedim.
"Hı?"
"Ben yarın okula gitmiyorum."
"Saçmalama."
"Ciddiyim."
"Defne, okuldan kaçamazsın."
"İzini kaybettirebilirim."
İrem güldü.
"Abartma ya. Belki düşündüğün kadar kötü olmaz."
"İrem."
"Efendim?"
"Bugün Ege bana 'Prenses' dedi."
"Yine mi?"
"Evet."
"Tamam, o zaman biraz kötü olabilir."
İstemeden güldüm.
İrem'in en sevdiğim yanı buydu. Ne kadar sinirli olursam olayım, bir şekilde beni güldürmeyi başarıyordu.
Ama yine de içimdeki sıkıntı geçmemişti.
Ege'yle aynı takımda olmak istemiyordum.
Onunla yarışmak kolaydı.
Bir şey yapardı, ben daha iyisini yapmaya çalışırdım.
Ben birinci olurdum, o ikinci.
O birinci olurdu, ben ikinci.
Kurallar basitti.
Ama şimdi?
Aynı tarafta olacaktık.
Ertesi sabah okula gittiğimde koridorda herkesin bizi konuştuğunu fark ettim.
Yanımdan geçen iki kişi fısıldaştı.
"Gerçekten aynı takım olmuşlar."
"Ben üç günde birbirlerini öldürürler diyorum."
Kaşlarımı çattım.
Üç gün mü?
Ben iki gün bile dayanamazdım.
Sınıfa girdiğimde Ege çoktan gelmişti. Sırasına oturmuş, telefonuna bakıyordu.
Beni görünce başını kaldırdı.
"Sabahın hayrı, Prenses."
Çantamı sırama bıraktım.
"Bana Prenses deme."
"Tamam."
Bir saniye sustu.
"Prenses."
"Ege!"
Gülerek arkasına yaslandı.
"Ne var? Alışkanlık."
"Ben de sana 'Ege Bey' diye hitap etmeye başlayacağım."
"Zaten öyle yapıyorsun."
"Çünkü sinir oluyorum."
"Farkındayım."
Tam cevap verecekken Bahar Öğretmen sınıfa girdi.
Elinde birkaç dosya vardı.
"Arkadaşlar, yarışmayla ilgili konuşmamız gerekiyor."
Sınıf bir anda sessizleşti.
Bahar Öğretmen tahtaya büyük harflerle yazdı:
BÜYÜK PROJE YARIŞMASI
"Bu yıl yarışmanın formatı değişti. Yarışmacılar iki kişilik takımlar halinde çalışacak. Projenizi birkaç ay boyunca geliştirecek, araştıracak, tasarlayacak ve en sonunda jüriye sunacaksınız."
Birkaç kişi heyecanla konuşmaya başladı.
Ben ise Ege'ye baktım.
O da bana bakıyordu.
İkimiz de aynı şeyi düşünüyorduk.
Bu iş kolay olmayacaktı.
Bahar Öğretmen devam etti:
"Takımlarınızı özellikle belirledim. Herkesin yanında iyi anlaştığı biri olmayacak."
Sınıftan birkaç kişi güldü.
"Çünkü bu yarışmanın sadece proje yapma becerisini değil, takım çalışmasını da ölçmesini istiyorum."
Sonra gözleri bize döndü.
"Özellikle Defne ve Ege'nin birlikte çok başarılı bir proje ortaya çıkarabileceğini düşünüyorum."
Ege elini kaldırdı.
"Eğer Defne beni dinlerse tabii."
Başımı ona çevirdim.
"Sen önce kendini dinlemeyi öğren."
Sınıftan kahkahalar yükseldi.
Bahar Öğretmen gülümseyerek başını salladı.
"İşte tam olarak bundan bahsediyorum."
Sonra masasına birkaç kağıt bıraktı.
"Bugün ilk işiniz, birlikte bir proje konusu belirlemek."
Ege bana baktı.
Ben Ege'ye baktım.
İkimiz de aynı anda konuştuk.
"Ben karar vereceğim."
Bir an sessizlik oldu.
Sonra sınıf yine gülmeye başladı.
Bahar Öğretmen sadece iç çekti.
"Anlaşılan bu yıl benim de sabırlı olmam gerekecek."
Ege sandalyemi işaret etti.
"Hadi, Prenses. Bir proje seçelim."
Sandalyeme oturdum.
"Bir şartım var."
"Ne?"
"Projeyi ben seçersem bana Prenses demeyi bırakacaksın."
Ege birkaç saniye düşündü.
"Tamam."
Şaşırdım.
"Gerçekten mi?"
"Tabii."
"Bu kadar kolay mı?"
Ege hafifçe gülümsedi.
"Çünkü projeyi ben seçersem sen bana Ege Bey demeyi bırakacaksın."
Gözlerimi kıstım.
"Anlaştık."
Elimi uzattım.
Ege de elime baktı.
Sonra tokalaştık.
İlk kez rakip olarak değil...
Aynı takımın iki üyesi olarak.
Ama ikimiz de bunun ne kadar süreceğini bilmiyorduk.
*2. Bölüm de geliyorr*
Bölüm etkileşimi
