33. bölüm · Pembe Tabela

Altı Ay Sonra⭐️

esilosh 💫

Altı ay sonra…

Marmaris’in sıcak yaz günlerinin üzerinden aylar geçmişti.

Mahalle yeniden kışa dönmüş, yazın hareketli günlerinin yerini serin akşamlar ve erkenden yanan sokak lambaları almıştı. Acar Galeri’nin camlarında yağmur damlaları beliriyor, karşıdaki güzellik salonunun kapısından içeri giren müşteriler montlarını çıkarıp askılıklara bırakıyordu.

Ama altı ay önce başlayan tatil, dört kişinin hayatında yalnızca güzel anılar bırakmamıştı.

Bazı şeyler değişmişti.

Özellikle de Baran ve Alina’nın ilişkisi…

Artık birbirlerinin hayatında yalnızca sevgili olarak değil, geleceğe dair planlar kuran iki insan olarak yer alıyorlardı.

Bu akşam ise iki aile için önemli bir gece olacaktı.

ACAR AİLESİNİN EVİNDE

Baran ve Melis'in annesi Sevil sabahtan beri mutfaktaydı.

Masayı defalarca kontrol etmiş, tabakların yerini değiştirmiş, peçeteleri düzeltmiş, sonra tekrar değiştirmişti.

Melis mutfağın kapısından onu izliyordu.

“Anne, masayı beşinci kez değiştirdin.”

Sevil elindeki tabağı bırakmadan:

“İçime sinmedi.”

Melis gülerek:

“Alina’nın ailesi geliyor, devlet başkanı değil.”

“Ne fark eder?”

Melis kahkaha attı.

“Sen heyecanlandın.”

Sevil ona baktı.

“Tabii ki heyecanlandım kızım gelinim ve ailesi gelecek.”

Tam o sırada Baran ve Melis'in babası Serkan salona geldi.

“Her şey hazır mı?”

Sevil:

“Sayılır.”

Serkan masaya baktı.

“Sayılır mı?”

“Çorba hazır, ana yemek hazır, tatlı hazır…”

Melis:

“Annem sadece heyecandan ne yaptığını bilmiyor.”

Sevil:

“Sen de yardım etmek yerine konuşuyorsun.”

Melis gülerek mutfağa geçti.

___________

Baran odasında hazırlanıyordu.

Üzerine koyu renkli, sade ama şık bir gömlek ve klasik bir pantolon giymişti. Saçlarını özenle düzeltmiş, aynada son kez kendisine bakmıştı.

Ama yüzündeki hafif gerginlik her şeyi anlatıyordu.

Kapı aralandı.

Aslan başını içeri uzattı.

“Hazır mısın damat?”

Baran ona baktı.

“Kes sesini.”

Aslan gülmeye başladı.

“Heyecanlısın.”

“Biraz.”

“Biraz mı?”

Baran derin bir nefes aldı.

“Bu akşam ailelerimiz ilk defa böyle bir şey konuşacak.”

Aslan’ın yüzündeki şaka ifadesi yumuşadı.

“Her şey güzel olacak.”

Baran başını salladı.

“Umarım.”

Aslan omzuna hafifçe vurdu.

“Alina seni seviyorsa gerisini düşünme.”

Baran gülümsedi.

“Biliyorum.”

__________

Akşam saatlerinde kapı çaldı.

Aylin, Murat ve Alina içeri girdiler. Ellerinde tatlı poşeti vardı.

Alina’nın üzerinde zarif, sade bir akşam kombini vardı. Saçları özenle şekillendirilmiş, yüzündeki doğal makyaj onu daha da canlı gösteriyordu.

Baran kapıyı açtığında gözleri doğrudan Alina’ya yöneldi.

Alina hafifçe gülümsedi.

“Merhaba.”

Baran:

“Hoş geldin, güzelim.”

Aylin gülümseyerek:

“Biz de buradayız.”

Baran hemen toparlandı.

“Hoş geldiniz.”

Herkes gülüştü.

Melis Alina’nın yanına gelip ona sarıldı.

“Çok güzel olmuşsun.”

“Sen de.”

“Gel, sana evi göstereyim.”

İkisi içeri geçerken Baran Alina’nın arkasından baktı.

Aslan hemen kulağına:

“Bakışlarını biraz azalt.”

Baran:

“Ne var?”

“İnsanlar fark edecek.”

Baran gülerek:

“Umurumda değil.”

___________

Bir süre sonra herkes masanın etrafında yerini aldı.

Masada sıcak yemekler, salatalar, mezeler ve ev yapımı tatlılar vardı. Ortadaki küçük çiçek aranjmanı masaya sıcak bir hava katıyordu.

İlk dakikalarda sohbet daha çok günlük konulardaydı.

Aylin:

“Alina’nın salon nasıl gidiyor?”

Sevil:

“Ben de onu soracaktım.”

Alina:

“İyi gidiyor. Aslıhan ve Meyra da çok yardımcı oluyor.”

Serkan:

“Baran’ın galeri de son zamanlarda oldukça yoğun.”

Baran:

“Evet, işler iyi.”

Melis:

“İkiniz de işlerinizi büyütmeye başladınız.”

Aylin gülümsedi.

“Çok güzel.”

Bir süre sonra sohbet yavaşça başka bir konuya geldi.

Sevil, Aylin’e baktı.

“Biz aslında bu akşam sadece yemek yemek için toplanmadık.”

Alina’nın eli masanın altında Baran’ın eline değdi.

Baran ona baktı.

Alina’nın yüzünde hafif bir heyecan vardı.

Murat:

“Biz de aynı şeyi düşünüyorduk.”

Serkan gülümseyerek:

“Çocukların birbirlerini gerçekten sevdiğini hepimiz görüyoruz.”

Baran’ın eli Alina’nın elini buldu.

Parmakları birbirine kenetlendi.

Alina başını hafifçe eğip gülümsedi.

__________

Aylin:

“Bizim için önemli olan onların mutlu olması.”

Sevil:

“Kesinlikle.”

Serkan:

“Artık gelecekle ilgili bir tarih konuşmanın zamanı geldiğini düşünüyoruz.”

Baran bir an sessiz kaldı.

Sonra Alina’ya baktı.

“Sen ne düşünüyorsun?”

Alina’nın gözleri yumuşadı.

“Seninle aynı şeyi.”

Baran’ın yüzünde rahatlamış bir gülümseme oluştu.

Sevil:

“O zaman nişan için bir tarih belirleyelim.”

Melis heyecanla:

“Ben tarih seçebilir miyim?”

Herkes güldü.

Serkan:

“Sen önce sakin ol.”

Melis:

“Ben zaten sakinim.”

Aslan:

“Hiç öyle görünmüyorsun.”

Melis:

“Sen karışma Aslan abi.”

Takvimler açıldı.

Çeşitli tarihler konuşuldu.

Bir hafta sonu önerildi.

Sonra başka bir tarih.

En sonunda Alina, takvimde belirlenen güne baktı.

Baran da aynı tarihe baktı.

Tarih tam iki hafta sonra olarak gösteriyordu.

Baran:

“Bu tarih güzel.”

Alina:

“Ben de sevdim.”

Aylin gülümsedi.

“O zaman karar verildi.”

Sevil:

“Nişanımız iki hafta sonra.”

Masada bir anda tatlı bir heyecan oluştu.

Melis:

“Gerçekten nişanlanıyorsunuz!”

Alina gülerek:

“Evet.”

Melis hemen Alina’ya sarıldı.

“Çok mutluyum!”

Aslan:

“Ben de.”

Baran Alina’ya baktı.

“Sen mutlu musun?”

Alina onun elini sıktı.

“Çok.”

Baran:

“Ben de.”

YEMEKTEN SONRA

Aileler salonda sohbet etmeye devam ederken Baran ve Alina kısa süreliğine balkona çıktılar.

Hava serindi.

Sokak lambaları kaldırıma sarı ışıklar düşürüyor, uzaktan mahalleden gelen konuşma sesleri duyuluyordu.

Alina korkuluğa yaslandı.

“Gerçekten nişanlanıyoruz.”

Baran yanında durdu.

“Evet.”

“Biraz garip geliyor.”

“İyi anlamda mı?”

Alina gülümsedi.

“Çok iyi anlamda.”

Baran onun elini tuttu.

“Altı ay önce Marmaris’te iki haftalık tatil planlıyorduk.”

Alina:

“Şimdi nişan tarihimiz var.”

Baran:

“Hayat bazen planladığından daha güzel şeyler getiriyor.”

Alina ona baktı.

“Sen benim en güzel planımsın.”

Baran gülümsedi.

“Sen de benim.”

Baran Alina'nın dudağına hafif ama uzun bir öpücük bıraktı. Ve doğruldu.

Alina;

“Biraz korkuyorum.”

“Ben de.”

“Gerçekten mi?”

“Evet.”

“Neden?”

Baran onun elini sıktı.

“Çünkü hayatımın geri kalanında seni mutlu etmek istiyorum.”

Alina’nın yüzünde duygulu bir gülümseme oluştu.

“Benim senden istediğim mükemmel olman değil.”

“Ne istiyorsun?”

“Yanımda olman.”

Baran:

“Her zaman.”

Alina:

“İşte o zaman yeter.”

İkisi bir süre sessizce yan yana durdu.

İçeriden ailelerin kahkahaları geliyordu.

Bu ses, o akşamın en güzel fonuydu.

Çünkü artık ortada yalnızca bir aşk hikâyesi yoktu.

İki insanın hayatlarının, iki ailenin de birbirine yaklaşmaya başladığı yeni bir dönem vardı.

Ve takvimde işaretlenen o tarih…

Onların hikâyesinde yepyeni bir sayfanın başlangıcı olacaktı.

Nişan günü artık belliydi.

Ve Pembe Tabela’nın en güzel hikâyesi, daha yeni başlıyordu.

Tiktok;eesiloshh💐