19. bölüm · PASVARİS
BÖLÜM 18: ÇİÇEK
HERKESE MERHABALAR!!!! YEPYENİ BİR BÖLÜMLE KARŞINIZDAYIM. FİNALLERİM OLDUĞU İÇİN BİRAZ BAŞLADIM AMA HAFTAYA PAZAR GÜNÜ BÖLÜMLER AYNI RUTİNLİKLE ATILMAYA DEVAM EDİLECEK. OHOM OHOM!! HİKAYEMİZ DOĞRULANMIŞ!!!! 1.3K OKUNMUŞTU VE BAZI SEBEPLERDEN YAYINDAN KALDIRILMIŞTI. ŞİMDİ TEKRAR SIFIRDAN BİNLERİ GÖRDÜK. ÜSTÜNE HİKAYEM DE DOĞRULANDI. UMARIM ÇOK DAHA İYİ YERLERE GELEN BİR KİTAP OLUR. UZATMADAN SİZİ YENİ BÖLÜMLE BAŞ BAŞA BIRAKAYIM. İYİ OKUMALAR VE TEŞEKKÜRLER!!!
"Her çiçek zamanında güzeldir..."
Sessizlik... Ve Asena Süvari buraya geldiğinden beri ilk defa ağlıyor...
Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Öyle bir ağlıyordum ki adeta yılların haykırışıydı bu. Öksürüyor, hıçkırıyor ve kesintisiz gözyaşı döküyordum. Yılların dolmuşluğunu ilk defa atıyordum kendimden. Yıllardır kendime unutturmaya çalıştığım yaşanmışlıklarımı uzun zaman sonra ilk defa bu kadar anlatmıştım. İlk defa hayatımla yüzleşmiştim bugün.
O kadar kötü bir haldeydim ki artık gözyaşlarımdan görüşüm bulanıklaşmış, başım dönüyordu. Vücudum ise tir tir titriyordu.
O an bir şey oldu. Hiç beklemediğim ve beni şoka sokan bir şey... Cihan' ın kolları bedenimi sımsıkı sararken ölmek istedim. Cihan' ın kolları arasında ölmek ve tekrardan doğup baştan bir hayata başlamak istedim.
Cihan bana sımsıkı sarılırken ona sığındım. Ben bu hayatta ikinci kez birine sarıldım. İkinci ve son kez.
Bir çocuk gibi başımı göğsüne dayamış ağlıyordum. Cihan ise başımı okşayıp belimden sımsıkı tutuyordu. Sanki biraz gevşek tutsa su gibi akıp gidermişim gibi.
Tam o sırada beklemediğim ve küçük dilimi dahi yutmama sebep olacak bir şey daha oldu. Ağlamamı durduran ve beni şoka sokan bir şey oldu. Cihan saçlarıma varla yok arası küçük bir öpücük kondurdu.
O öpücük adeta bana o ânı unutturdu. Sanki o öpücük beni dünyadan alıp başka bir gezegene götürüp tekrardan diriltmişti. Sanki bu öpücük beni yeniden doğurtmuştu.
Başımı okşamaya devam etti Cihan. Sımsıkı tutuyordu beni. " Sen çok güçlüsün Asena. Sana bunları yapanların kökünü yakında yok edeceğiz. Sana söz veriyorum Asena. Önce bu orospu çocuklarının kökünü sonra da gerekirse onları bulup kendilerini yok edeceğim. Sana söz bekçim. Söz."
Cihan adeta yemin eder gibi sözler sıralarken kalbimdeki acıyı daha çok hissettim. Yaşadıklarım gözümün önünden geçiyordu bir bir.
"Ben... Tüm saflığımla sevip güvenmiştim... Ben... Beni iğrenç bir şeyden kurtarıp... O kötü adamların bana dokunmasından beni kurtarıp başka bir adamın ellerine ..."
"Şş... Tamam. Konuşma." Dedi Cihan kesik nefeslerim ardından zar zor konuşurken ben. " Sana asla kimse dokunmayacak. Sana kimsenin dokunup zarar vermesine izin vermem. Asla. Gerekirse ben bile dokunmam Asena. Bundan sonra sana istemediğin kimse dokunmayacak."
Cihan' ın beline doladım ellerimi. Kokusunu içime çektim ve nefesimi düzene sokmaya çalıştım. Kendime gelmeye çalıştım. O kadar berbat bir durumdaydım ki kırk yıl düşünsem böyle bir ânı yaşayacağımı hayal etmezdim.
Nefesim, kalp atışlarım, gözyaşım düzene girdiğinde geri çekildim. Uzun zaman sonra biriyle temasta olmak canımı yakmayıp bana iyi gelmişti.
"Ben... Devamını anlatmak istiyorum," dedim gözyaşlarımı silerken. Cihan hayır dercesine başını salladı. " Başka zaman Asena. Şu an iyi-"
"İstiyorum Cihan. Başka zaman falan yok. Bugün tüm benliğimi dökmek istiyorum. Bu yükten kurtulmak istiyorum." Dedim titreyen sesimi düzelterek. Hiçbir şey demedi ve sigara yaktı. Bu dinliyorum demekti onun dünyasında.
Derin bir nefes aldım ve devam ettim anlatmaya.
" O adamdan kurtulmaya çalışırken yemediğim dayak kalmadı. Beni evire çevire dövdü. Ben yine de kurtulmaya çalıştım fakat adam o kadar güçlüydü ki elimden hiçbir şey gelmedi. Çırpındıkça vurdu. En sonunda bir bıçakla bacağımı yaraladı. Biraz daha çırpınırsam beni öldüreceğini söyledi. Ölmek istedim. Bana dokunmasından ise ölmek daha cazipti. Fakat o sadece işkence çektirecekti. Ölümden beter edecekti.
Hiçbir şey yapamadım. Elbisemin fermuarını indirdi." dedim gözlerimi yumarak. Boğazım yanıyordu. " İç çamaşırlarımla kalmıştım. Önce eliyle boynumu okşadı. Boynumu kesmek istedim. Ardından belimi okşadı. Dokunduğu her yerimi kesmek istedim. En sonunda tam iç çamaşırlarımı açacağı sırada bazı şeyler oldu. Saldırdım ona. Küçük bir boğuşma oldu. Sonra polisler geldi.
Başta ne olduğunu anlamadım. Ta ki üzerime gelen polisleri görene kadar. Kulaklarım uğulduyordu. Gözlerim kararıyordu. Şok içindeydim. Ne oldu ne bitti sonrasında hatırlamıyorum. Kendimi hastanede bulmuştum.
Ardından her şey yavaş yavaş gün yüzüne çıktı."
Gözlerimi araladım. Cihan hala sigara içiyordu. Kaçıncı sigarasıydı kim bilir. Yüzünde ise nefret veya sinir yoktu.
Onun yüzünde ölüm vardı. Yüzünde intikam ateşi ile yanan öldürme isteği...
Cihan bir şey demezken ben kadehimden son yudumu alıp konuşmaya devam ettim.
" Timur pis adamların adamlarından biriymiş. Mafya tarzı... Bildiğin para için her boku yapan insanlardan biri. Salim de onların başıymış. Bu ekibin adamlarından biri beni görmüş limanda. Salim piçine haber vermiş. Salim piçi de beni satmayı düşünerek kaçırma kararı almış. Sonra düşünmüş bu orospu çocuğu... Biz niye risk alalım? Direkt kız ayaklarına gitsin diye. Timur' u yollamış yanıma. Beni kendine aşık etsin diye. Meğerse bu Salim piçi kadın ticareti ile uğraşıyormuş. Kadınları aşık ettirip satıyormuş. Timur da beni kullanmış. Ama sonra..." Derken Cihan' ın kaşları çatıldı.
" Polisi aramış. Beni o orospu çocuğunun ellerine verip polisi aramış. Güya kıyamamış. Polise de demiş ki, başta amacım kötüydü ama ona aşık oldum demiş."
Kendimi tutamayıp histerik bir kahkaha attım. Kahkaham gittikçe büyürken gözlerimden yaşlar geldi. " Beni tecavüzcü orospu çocuklarından sırf başka tecavüzcü orospu çocuğuna vermek için kurtarmış ve aşık olmuş. "
Delirmiş gibi kahkaha atıp ağlıyordum. Cihan ise sadece beni izliyordu. Kendimi boşaltıp içimdekileri dökmemi izliyordu.
Birkaç dakika sonrası kendime geldim ve hikayemin sonlarını anlatmaya başladım. " Anlayacağın Cihan Saygun, ben güçlü değilim. Ben güçlü olmaya zorlandım. O günden bir süre sonra da garsonluk yapıp kendi hayatımı kurdum. Timur piçini de bir daha görmedim. Belki hapistedir belki de serbesttir. Bilmiyorum. Ama onu gördüğüm an onu öldüreceğim. Ellerimle..." Dedim dişlerimin arasından.
"Hikayem buydu Cihan. Benim sefil hikayem buydu."
Cihan sigarasını söndürdü. Gözlerinde o anlığına nefret yoktu. Acıma yoktu. Üzüntü yoktu. Gözleri adeta yemin eder gibi bakıyordu. Ellerini yüzüme yerleştirdi. İlk defa yüzüme dokundu. Yüzüm adeta yandı.
" Sana hayran olmamak elde değil. Belki sana acıdığımı düşüneceksin veya teselli etmeye çalıştığımı. Hayır Asena. Sen gerçekten hayran olunacak bir insansın. Çok ama çok güçlüsün. Yaşadığın her şeyin intikamını alman için her şeyi yapacağım. "
Yüzümü okşamaya devam etti. Yıllar sonra içimdeki genç kız ortaya çıkmıştı. Timur' a güvenen kız değildi. Cihan' a kendini emanet eden bir kızdı.
" Aslında yaşadığım her şeyin sebebi burası. Burası olmasaydı böyle bir hayatım olmazdı. Kimsenin kötü bir hayatı olmazdı. İlk intikam burası... Burayı yok etmek için her şeyi yapacağım. " Dedim keskin bir şekilde.
Cihan burukça gülümsedi. Ellerini çekti ve boş bardakları , kadehleri ve şarabı alıp mutfağa götürdü.
Geri gelip yerine oturduğunda yüzümü inceledi bir süre.
"Rahatladın mı?" Dedi merakla.
"Hayır. Sadece ruhum biraz nefes aldı. " Dedim yanan gözlerime inat yüzünü incelerken.
" Aslında hayatının bir kısmını biliyordum. "
Cihan' ın kurduğu cümleye karşılık kaşlarım çatıldı.
" Ailenin ölümünü ve bir adam yüzünden hayatının mahvoluşunu biliyordum." Dediğinde şok içinde yüzüne baktım. " Nerden biliyorsun?"
" Bekçi Başkanlık Bakanlığı'nda her bekçiye ait defterler bulunur. İçlerinde haklarındaki bilgiler yazılıdır. Steve ve eğitimciler dışında başkasının okuması yasaktır."
Tek kelime etmeden Cihan' ı dinliyordum. Benim bilgilerimin yazılı olduğu defteri okumuştu...
" Normalde bekçilerimin özelini okumam fakat senin defterinin sadece küçük bir kısmını okudum. Başlangıç kısmını. Genel bilgilerini. Sonrasını okumak istemedim. Senin anlatmanı bekledim. "
Cihan susup bir sigara yaktı. Ben ise böyle bir defterin varlığının sorguluyordum. Neden böyle bir defter vardı? Ve bu bilgileri nasıl bulmuşlardı?
" Bu bilgileri nereden buluyorlar?" Dedim merakla. Cihan omuz silkti. " Unuttun mu, biz ajanız."
Haklıydı. Buradaki yönetimin hepsi ajandı. Fakat bilgilerimizin onlara ne faydası vardı? En iyisi daha fazla sorgulamamaktı. Gözlerim Cihan' ın içine çektiği sigaraya kaydı. Zehri içine çekip dışarı üflerken derin nefesler veriyordu. Sanki sigara onu rahatlatıyor gibiydi.
" Bu şey seni rahatlatıyor mu?" Dediğimde dumanı yukarı üfledi. " Birkaç saniye beynimi gevşetiyor."
"Benim de beynim gevşese fena olmaz. Ben de-" derken sözümü böldü. " Aklından bile geçirme," dedi sert ve keskin bir şekilde. Omuz silktim. Meraklısı değildim. Sigarayı sevmezdim de zaten. Sadece o an merak etmiştim işte. Sadece o an gevşemek istemiştim. Kendime bunun için kızardım normalde fakat bugün ne desem benim için serbest gibiydi o an.
" Adeta öldüm o gün biliyor musun?" Dediğimde sigarasını söndürdü. Ben ise hala geçmişteydim. " Beni ölüdürdü ve mezarıma çiçek koydu. O çiçeği neden aldığını hiç anlamayacağım ama bendeki açıklaması bu. Çiçekler... Özellikle lavanta... Onlardan nefret ediyorum."
Gözlerim Cihan' in gözlerindeydi fakat o gözlerini kısmış bana bakıyordu. " Bir çiçek yüzünden tüm çiçeklere küsmek doğru değildir," dedi o bilgin edasıyla. " Çiçekler güzelidir bekçim. Fakat her çiçek zamanında güzeldir."
Sustum. Hiçbir şey demeden yeşillerine baktım. O yeşil gözleri adeta sakinleştirici gibiydi bende. O yeşil gözleri öyle otoriter ve güven vericiydi ki... Yaparım derse yapardı, oldururum derse oldururdu. İmkansız olanı bile imkanlaştırabilirdi. Cihan' dı o. Cihan dünya demekti. Cihan'ın gözleri ise adeta dünyanın yeşil rengiydi.
" Bir gün bu ülke yok olacak. Kötülük bitecek." Dedi Cihan kahvelerime bakarken. Aynı koltukta oturmuş birbirimizin gözlerini seyrediyorduk. Sanki o an ne desek doğruydu ve olacaktı.
" Ya sonra?" Dedim fısıltıyla karışık. " Sonra herkes eski yerine dönecek. Eski hayatına..."
Eski hayatıma... Garsonluk yaptığım sefil hayatıma... İstemiyordum ama kötülüğün devam etmesini daha çok istemiyordum.
Cihan gözlerimden bir an olsun gözlerini çekmedi. Sanki o an aramızda görünmez bir ip vardı ve bizi birbirimize çekiyor gibiydi. Sanki aramızda bir manyetizma vardı ve birbirimize çekiliyor gibiydik. Fakat ikimiz de son gücümüzle kendimizi olduğumuz yerde sabit tutmaya çalışıyorduk.
Gözleri o an dudaklarıma kaydı. Kalbim o kadar hızlı atmaya başladı ki birden sanki kalp krizi geçirdim o an. Fakat çok kısa sürdü dudaklarıma bakışı. Rahatsız bir şekilde gözlerini tekrar gözlerime çevirdi.
" Bugün," dedim dudaklarımı aralayıp. " Bir kuralı ihlal ettin." Dedim yüzüme dokunuşunu kastederek. Yüzünde mimik oynamadı. Fakat derin bir iç çekti.
" Cezası neyse seve seve çekerim." Dediğinde kocaman gülümsedim. Biliyordum, o da bana çekiliyordu.
"Cezası var elbet. " Dediğimde kaşları çatıldı. Merakla cezayı bekliyordu. Benim kafamda ise ceza belliydi. Kaşlarımla koltuktaki paketi işaret ettim. " Bir daha sigara yok."
Cihan o an öyle bir gülümsedi ki adeta küçük bir çocuk gibiydi karşımda. O kadar tatlıydı ki o an yanaklarını sıkmak istedim. Yeşil gözleri parlamıştı.
" Sigarayı öyle birden bırakamam," dedi elini ensesine götürüp yaramaz bir çocuk gibi alttan alttan bana bakarken. Omuz silktim. " Birden olmasa bile yavaş yavaş."
Başını onaylarcasına salladı. " Görevlerden sonra cezamı çekmeye hazırım fakat bunun şerefine bir sigara yaksam? Son kez..." Dedi izin isteyerek. Büyük bir kahkaha attım.
"Son kez." Dedim kahkahalarım arasından. Başını onaylarcasına salladı gülümserken. Ve son kez o sigarasından uzun uzun içti. Öyle uzun ve zevk alarak içti ki, bir yandan yüzümü inceledi, bir yandan sigara dumanının tadını çıkardı. Ben ise uzun uzun izledim onu. Dudaklarına çektiği zehri, gözlerinin aldığı hazzı izledim.
Sigarayı masadaki küllüğü bastırdıktan sonra ayağa kalktı. " Akşam oldu," dediği an şok içinde pencereye baktım. Hava gerçekten kararmıştı.
" Plan yapma zamanı bekçim. Dönelim."
Ben de ayağa kalktım onun gibi. Beraber evden çıkarken ormanın havasını içime çektim. " Zaman hızlı geçti."
Beraber arabasına bindik ve arabayı sürmeye başladı Cihan. Sanki ben orda hayatımı anlatırken dertlerini unutmuştu fakat şimdi yine o dertleri gelmiştir aklına. Yine yüzü ciddiyete büründü.
" İki takım daha olacak demiştim. Birinin eğitimcisi Jhon Allen," dedi tiksintiyle. " Onunla çok konuşmamaya çalış. Pisliğin tekidir."
Sesinden bile Jhon denen adamdan nefret ettiği belliydi. " Pekala." Dedim omuz silkerek. Diğer eğitimciyi merak ettim fakat sormadım. Zaten birazdan görecektim.
" Mümkünse tek kelime cevap verme ona. "
Cihan' ın yüzündeki tahammülsüz ifaedeye şaşkınlıkla baktım. Adamdan resmen nefret ediyordu. " Ondan neden bu kadar nefret ediyorsun?" Dediğimde dişlerini sıktığını gördüm.
" Nefret değil. Tiksinti. O adam zeki olduğu kadar yavşak bir adam. Göreceksin zaten. Seni görür görmez sana yavşayacak. Sonra elimde kala-" derken sustu. Aniden kendini frenledi fakat ben çoktan aptal aptal sırıtmaya başladım çünkü bu hali çok hoşuma gidiyordu!
Fakat hiçbir şey demedim ve radyodan bir müzik açıp yüzümdeki aptal sırıtışla pencereden dışarıyı seyrettim. Jhon denen adam bana yavşarsa nasıl bir karşılık vereceğim belliydi fakat Cihan' ın tepkilerini merak ettiğimden biraz susabilirdim. Biraz...
VE BÖLÜMÜMÜZ BİTTİİİİ!!! BÖLÜMÜ NASIL BULDUNUZ? LÜTFEN YORUM YAPINNN!
1) ASENA' NIN HAYATI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
2) SİZCE JHON İLE ASENA NASIL ANLAŞACAK?
3) SİZCE CİHAN ASENA' YI KISKANIYOR MU?
4) ASENA' NIN HAYATINA KARŞILIK CİHAN' IN TEPKİLERİ, ONA SARILMASI VE ONU ÖPMESİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
BENCE ÇOK GÜZEL BİR BÖLÜMDÜ. BİR SONRAKİ BÖLÜMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE!!!!
