4. bölüm / 10
Özgürlük Edebiyatı4.Bölüm:Haluk
Bölümler 10Şu an: 4.Bölüm:Haluk
- 1 1. Bölüm: Özgürlük Köprüsünün En Başı416 kelime
- 2 2.Bölüm: Sessiz Haykırışlar Artık Sesli Oldular557 kelime
- 3 3.Bölüm:Ayça465 kelime
- 4 4.Bölüm:Haluk451 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.Bölüm:Küçük Sorunlar451 kelime
- 6 6.Bölüm:Yarı Yol376 kelime
- 7 7.Bölüm:Özgürlüğe kalan 2 adım430 kelime
- 8 8.Bölüm:Nevin286 kelime
- 9 9.Bölüm:Özgür(mü)sün?707 kelime
- 10 10.Bölüm:Son2.852 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gün doğmak üzereydi, güneş gözükmüştü, bense ilk defa doğru düzgün uyumuştum, sonuçta burada değer verdiğim birisi yoktu... Kahvaltı için salona indiğimiz zaman, yemek alıp masaya doğru ilerledim. Masada rastgele bir yeri gözüme kestirip oturdum. Oturduğumdan iki dakika sonra yanıma oturan bir siluet gördüm, Merih. Başıyla selam verdi, bense cevap olarak tebessüm ettim. Yemek yemeye başladığımda Merih’ten bir soru geldi. “Dün gece, uyuyabildin mi?“ ilk başta bana sorduğunu düşünmemiştim ama göz kadrajıma alnına düşen siyah saç tutamlarıyla girince fark ettim. Aramızdaki yakınlık yüzünden, anlık bir şok geçirsem de bir türlü toparlayıp cevap verdim “Hı, evet, eee şey“ şeklinde saçma sesler çıkarmaya başlıyoıdum ama, “İyi uyudum, niye uyumayayım ki, hıh iyi uyudum işte.“ diyip toparlamaya çakışarak ağzıma bir şeyler tıkıştırmıştım, çünkü gerçekten saçmalamaya başlıyordum. Önce küçük bir kıkırdadı, sonra da belli etmemeye çalışarak ciddi ifadesine büründü ve “İyi bare,“ deyip mırıldanarak “merak etmiştim.“ dedi. Beni neden merak ettiğini düşünüp durdum. Anlattıklarım yüzündendi kesin. Niye çenem açılınca bir daha kapanmıyor ki? “Beni merak etmene gerek yok ama.“ diye mırıldanırken duymuş olmalıydı bana bakıp gülümsedi. Tam o sırada içeriye Zarya girdi ve önce selamlaşıp bugünki sorunu çözülecek kişiyi açıkladı, Haluk’tu. Haluk’un sorunu kemdimi sürekli ezdirmek ve zorbalanmakmış. Bu da çabuk hallolabilecek bir şey olduğu için hemen işlemlere başladılar ve tabii ki Haluk’un rızasıyla onlara empati kurdurmayı öğrettiler. Yani kısaca Haluk’u zorbalayanlar da zorbalandı. Bugünün sorun küçük olduğu için eğlenmeye geçecektik. Tüm sorunlarımızı unutup eğlenecektik, en azından bir kaç saatliğine. Üstümüzü değiştirip mekana geçtik. Herkes dans ediyordu, bense tabii ki sorunlarımı unutmak yerine daha çok düşünecektim. Annemlerin Leyla öldükten sonra bana daha çok baskı yapması bu senin yüzünden oldu diye bağırması. Leyla’nın son sessiz feryatı ve bunlara rağmen hâlâ o evde kalabilen ben. Bir kere denemiştim kaçmayı. Başarısız oldum, bırakamadım annemi o hâl de. Ben de mecbur kalıyorum işte. Annem bana makyaj yapmaya çalışarak beni Leyla’nın yokluğunu kapatmaya çalışıyor. Leyla makyaj yapardı çünkü, küçüklüğünde bile rujunu dudağı hariç her yere sürdüğü fotoğraflar vardı. Ben ona makyaj yapardım, bilmediğimden kendime yapmıyor değilim yani, iyi biliyorum. Leyla için öğrenmiştim çünkü, kendime yapmayı hiç düşünmemiştim. Zaten Leyla gittikten sonra bir daha da o ürünleri ellemek istemedim. Kafam çok doluydu ve ben, artık gözyaşlarımı tutamıyordum. Teker teker dökülmeye başlamışlardı. Mecburen oradan çıktım. Çıkıp ayaklarımın götürdüğü yerlerde rastgele dolaştım. Yerde bir kağıt vardı, kâğıt bomboştu ama almaya karar verdim dönünce anı olur diye. Alıp çadıra geçtim. Parmağımı üzerine sürttüm, yüzeyi garipti kâğıdın. Birkaç dakika sonra Merih gözüktü. Etrafta bir şey arıyor gibiydi, ama hiçbir şey yoktu. Kağıdı nereye koyacağımı bilemediğim için bilekli ayakkabımım içinde bulunan gizli yüzeye soktum. Bu kısmı ben dikmiştim, kendimi koruyabilmek için. Yattım ve uyumaya çalıştım ama olmuyordu. Mecburen Zarya’nın yanına gidip problemi anlattım. Bana yardımcı olmak için çadıra geldi ve sonra ne olduğunu bilemediğim şekilde bithap düştüm.
Bölüm etkileşimi
