3. bölüm · Onu Öldürmeliydim, Ama…
3.Bölüm
arkamı dönünce yine hiçbir şey görmedim. Tam o sırada ellerim titredi, kalbim hızlandı. Arkamda birini hissettim ve şu sesi duydum: "Sandığımdan daha aptalsın küçük kız."
Arkamı dönünce onu gördüm. Sabahki maskeli adam; beni öldürmek üzere olan o pislik tam karşımdaydı. Karanlıktan yüzünü göremesem de ağır vanilya ve tarçın içeren kokusu burnuma geliyordu ve hissediyordum benden ne istiyorsun ya? Öldür beni ya da rahat bırak beni! Diye bağırdım ona. "Bana bak, bir daha bağırırsan seni öldürürüm!" diye fısıldadı. Ayağa kalktım ve tam karşısında durdum. "Yapsana hadi, yapsana! Öldürsene beni! Bak bağırıyorum işte, hadi ne bekliyorsun?" dedim ama tepkisiz kaldı.
Sonra gözleri gözlerimi buldu ve üzerime eğildi. Karanlık olduğu için tam olarak göremiyordum yüzünü; beni zorlama aptal kız, yoksa olacaklardan sorumlu olmam dedi. Şimdi geç otur şuraya. Canımı daha fazla sıkma dedi ve daha ben ne olduğunu anlamadan az önce oturduğum banka korkarak, yanına gidip oturdum. Birkaç dakika sessiz kaldıktan sonra karnımın gurultusu sessizliği bozdu. Bir anda kafasını çevirdi ve yüzüme baktı. "Ne zamandır yemek yemiyorsun sen?" "İki gündür." diye yanıtladım, suratına bakmadan. "Burada bekle beni." dedi.
Sanki gecenin bir vakti gidecek yeri varmış gibi yaklaşık on dakika sonra elinde köfte ekmek ile geri döndü. Ona bakmadan kokusundan anlamıştım yanıma gelip yemeği ve suyu uzattı. O sırada ilk defa onun yüzünü gördüm. İçim şok olmuştu; yeşil ve kahve rengi arasında kalmış gözleri ve o kahve kumralın birleşimi olan saçları muhteşemdi. Hemen elindekileri alıp yemeğe başladım. Ben yerken izlediğini görebiliyordum. Yemeği bitirmem iki dakikadan az sürmüştü. Yemeği yiyip kafamı arkaya doğru yasladım ve hep yaptığım gibi gökyüzünü izlemeye başladım ve o sırada "Adın ne senin aptal kız?" dedi ona bakmadan. Derin bir nefes aldım. "Peki anlamı ne?" diye sordu. İç dünyası zengin, duyguları ve düşünceleri güçlü, sıradan olmayan biri olarak biliyorum. "Peki kim koymuş ismini?" dedi. Annem dedim iç çekerek. "İyi ki de o koymuş, babam koysaydı değiştirirdin herhalde." Onun işlediği bir suç yüzünden cezalandırılıyorum; babam o suçu işlediğinde henüz 7 yaşındaydım, zaten 12 yaşına girdiğim gece, yani 22 Kasım günü kaçırıldım. 10 yıldır ne onu, ne annemi, ne de kardeşimi görüyorum dedim iç çekerek.
