30. bölüm · Onu Öldürmeliydim, Ama…

30.Bölüm

Zeynep Demirci

2 Hafta Sonra
Karan
Değişen bir şey yoktu; iki hafta olmuştu, uyanmıyordu. Her gün başında bekliyordum ama uyanmıyordu. Kafayı yemek üzereydim; nefes alamıyordum, yaşayamıyordum. Onsuz eksiktim; o yokken nefes alamıyordum. Yanına yaklaşıp saçlarını öpüp arkamı döndüm. Sonra arkamdan bir ses duydum: "Gitme." Arkamı dönünce iki haftadır görmediğim gözlerin bana baktığını gördüm.
Hemen yanına gittim. "Karan," dedi bana bakıp. "Senin için bu kadar mı değersizim?"
"Hayır," dedim. "O duyduklarına inanma sakın."
Derin bir nefes alıp kafasını çevirdi. Ona biraz daha yaklaşıp saçlarından öptüm. "Ben seni çok seviyorum."
Bunu dememle hemen kafasını bana çevirdi. "Gerçekten mi?"
"Evet," dedim. Ellerini yüzüme koydu, buz gibiydi elleri. Sonra derin bir nefes aldı. "Gözlerin," dedi, "çok güzel." Güldüm, sonra ellerini çekti.
"Susadım," dedi. "Tamam," dedim, "bekle." Tam çıkacakken, "Bekle," dedi, "Ahu nerede?"
"Kapıda," dedim. "Çıkınca söylerim."
"Tamam," dedi. Kapıya çıkınca annesinin kucağına yatmış Ahu’yu gördüm. Yanlarına gidip Derin'in uyandığını söyledim. Sonra aşağıya, kantine indim. Yukarı çıkınca hemen odaya girdim. Doktorlar başına toplanmış, sorular soruyorlardı. Yanlarına yürüyünce hepsi bakışlarını bize çevirdi. Yatağın yanına yaklaşıp yere çömeldim ve elimdeki suyun kapağını açtım. Herkes susmuş bizi izliyordu.
Yavaşça dudaklarına götürdüğümde gözlerini kapatıp suyu içmeye başladı. O içerken ben de bir elimi elinin üstüne koydum. Bu dokunuşumla gözlerini açıp bana baktı. Sonra dudaklarını çekti, ben de suyun kapağını kapatıp ayağa kalktım.
"Teşekkür ederim," dedi ona bakıp.
"Teşekkür mü edersin?" dedim anlamamış gözlerle. Bana bakınca göz kırptım ama Ahu anlamış olacak ki kıkırdamaya başladı.
Yaklaşık on dakika sonra oda boşalmıştı. Doktorlar durumunun iyi olduğunu, taburcu olabileceğini söylemişti. Babası taburcu işlemleriyle ilgilenirken annesi ve Ahu eşyalarını topluyordu. Ben de dışarıda Amelia ve Adriana'ya durumu anlatıyordum. Amelia henüz iyileşmediği için gelememişti. Telefonu kapatıp odanın kapısını açtım. Elinde defteri ve kalemiyle bir şeyler yazıyordu. Ses çıkarmadan kapıdan onu izlemeye başladım. Gerçekten çok güzeldi, fazlasıyla... Geldiğimi hissetmiş olacak ki kafasını kaldırıp bana baktı.
"Orada dikilmek yerine otursan mı acaba?" dedi. "Hayır" anlamında başımı salladım