NEFRETTEN KALBE kitap kapağı

7. bölüm / 11

NEFRETTEN KALBE

5. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Lara's oydoğan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: 5. BÖLÜM

5. BÖLÜM — ESKİ KAYIT
Alya telefonu hâlâ kulağında tutuyordu.
“Zehra… Savaş'ın adı neden annemin kaydında geçiyor?”
Karşı tarafta sessizlik vardı.
“Zehra?”
“Buradayım.”
“Bana anlat.”
“Anlatacağım. Ama önce senden bir şey isteyeceğim.”
“Ne?”
“Kimseye söyleme.”
Alya'nın bakışları istemsizce Savaş'a kaydı.
Savaş hâlâ onu izliyordu.
“Tamam.”
“Özellikle Savaş'a.”
Alya'nın kaşları çatıldı.
“Tamam dedim.”
Zehra derin bir nefes aldı.
“Öğlen seni arayacağım. O zamana kadar hiçbir şey yapma.”
“Zehra, beni merakta bırakma.”
“Biliyorum. Ama bunu telefonda konuşamam.”
Telefon kapandı.
Alya birkaç saniye ekrana baktı.
Sonra başını kaldırdı.
Savaş ayağa kalkmıştı.
“Nereye?”
Alya şaşkınlıkla ona baktı.
“Ne?”
“Telefonu kapattın. Nereye gidiyorsun?”
“Hiçbir yere.”
Savaş birkaç saniye onu süzdü.
“Bir şey mi oldu?”
“Hayır.”
“Yalan söylüyorsun.”
Alya'nın yüzü gerildi.
“Her şeyi sana anlatmak zorunda değilim.”
Savaş'ın bakışları sertleşti.
“Ben de sana her şeyi anlatmıyorum.”
Alya bu cümlede takılı kaldı.
“Ne demek o?”
“Hiçbir şey.”
“Hayır. Bir şey demek.”
Savaş cevap vermedi.
Alya masadan kalktı.
“Annemle ilgili bir şey biliyor musun?”
Savaş'ın yüzündeki ifade bir anda değişti.
Çok küçük bir değişiklikti.
Ama Alya fark etti.
“Biliyorsun.”
Savaş sustu.
Alya bir adım yaklaştı.
“Biliyorsun, değil mi?”
“Bu konuya şimdi girmeyeceğiz.”
“Benim annem hakkında konuşuyoruz!”
“Alya.”
“Hayır!”
Alya'nın sesi yükseldi.
“Yıllardır herkes benden bir şey saklıyor. Babam desen ayrı, annem desen ayrı… Şimdi sen de çıkıp hiçbir şey söylemiyorsun!”
Savaş'ın çenesi gerildi.
“Çünkü bilmediğin bazı şeyler var.”
“Bana anlat!”
“Henüz değil.”
Alya acı bir şekilde güldü.
“Tabii.”
Arkasını dönüp gitmek istedi.
Savaş'ın sesi arkasından geldi.
“Anneni ben öldürmedim.”
Alya olduğu yerde kaldı.
Yavaşça döndü.
“Ben sana bunu sormadım.”
Savaş'ın bakışları bir an yere indi.
“Biliyorum.”
“Öyleyse neden söyledin?”
Savaş cevap vermedi.
Alya'nın zihninde tek bir düşünce dönüp duruyordu.
Zehra'nın bulduğu kayıt.
Savaş'ın annesiyle bağlantısı.
Ve şimdi Savaş'ın kendi ağzından çıkan o cümle.
“Sen annemi tanıyordun.”
Savaş sessiz kaldı.
Alya'nın gözleri doldu ama ağlamamak için kendini tuttu.
“Ne kadar tanıyordun?”
Savaş sonunda ona baktı.
“Sandığından daha fazla.”
Alya'nın nefesi kesildi.
Tam o sırada kapı açıldı.
Şahin içeri girdi.
“Abi—”
Savaş ona döndü.
“Ne oldu?”
Şahin'in yüzü ciddiydi.
“Dışarıda bir araba var.”
“Kim?”
“Bilmiyoruz.”
Savaş hemen Alya'ya baktı.
“Yukarı çık.”
Alya itiraz edecekti.
“Ben—”
“Şimdi.”
Alya ilk kez onun sesindeki gerçek endişeyi duydu.
Şahin pencereye doğru yürüdü.
“Araba hâlâ orada.”
Savaş cebinden telefonunu çıkardı.
“Plakayı aldın mı?”
“Evet.”
“Gönder.”
Şahin telefonunu çıkardı.
Alya merdivenlere doğru ilerlerken bir anda durdu.
“Savaş Bey…”
Savaş ona baktı.
Alya birkaç saniye sustu.
“Annem hakkında benden bir şey daha saklarsan…”
Savaş kaşını kaldırdı.
“Ne olacak?”
Alya kararlı bir şekilde baktı.
“Ben kendim bulurum.”
Savaş'ın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
“İşte bundan korkuyorum.”
Alya yukarı çıktı.
Savaş'ın telefonu titredi.
Şahin plakayı göndermişti.
Savaş ekrana baktı.
Ve yüzündeki ifade tamamen değişti.
Şahin bunu fark etti.
“Abi?”
Savaş telefonu kapattı.
“Bu araba tesadüf değil.”
“Kim?”
Savaş pencerenin dışına baktı.
“Yıllardır görmediğim biri.”
Şahin'in yüzü gerildi.
“Kim?”
Savaş cevap vermedi.
Çünkü o ismi söylemek bile yıllardır sakladığı geçmişi yeniden karşısına çıkaracaktı.
Ve o geçmişin merkezinde Alya'nın annesi vardı.
Devam edecek