Mutsuz palyaço kitap kapağı

3. bölüm / 6

Mutsuz palyaço

Mutsuz palyaço

Vaveyla Yazarı: Sena Canbolat

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Mutsuz palyaço

3 BÖLÜM : SAKLI SANDIK

Çisem’i kurtardığım günün üstünden sadece bir gün geçmişti. Göl kenarı ebedi kabandı. Yetişkinler bu olayı öğrenince yetkili kurumlara haber verildiler. O güzel kızı gölden çıkardığımı öğrenen herkes bana minnettar bakar olmuş gibiydi ama en çok annesi Asel Hanım’dı.
Kadın o kadar korkmuş ki öğrenir öğrenmez ilk Çisem’e sarıldığı sonra bana minnettar bir şekilde teşekkür etmişti. Ruhum rahattı… ama…bir şey bu sorunlar durmayacak diyordu..

Uyuya kalmıştım,kalktığımda hava ayın ışığına bırakmıştı kendini.
“Ne derin bir gece,sanki ay beni uyutmak istemez gibi…”
Bir su içmek için yatağımı soğuk ay ışığı ve rüzgara bıraktım. Dedemin odasının kapısı aralık bir şekilde lambanın ışığı yere vuruyordu. Dedemin odasının yanından geçerken fısıltılar duymaya başladım. Meraklanıp aralıklı kapıya gözümü yaklaştırdım, sadece dedemin elinde bir sandık görebildim bir de.. eski bir palyaço oyuncağı. Palyaço’nun her tarafı tozlanmıştı ve garip bulduğum bir üzgün yüzü vardı.
Dedemin fısıltıdan dolayı ne dedi belli olmuyordu. Az daha yaklaşıp dinleyeyim derken kapının önündeki sehpaya ayağımı vurdum.
“ Kim var orada!”dedi bir an dedem. Afallayarak “Benim dede..” dedim. Dedem kapıya doğru yöneldi, bir anda kapıyı açıp “ Kapının dibinde ne yapıyorsun Yankı?”dediğinde ne diyeceğimi bilemedim. Dedemin yüzünü ardından yatağın üstündeki sandığı ve palyaço’yu gördüm. “ eee… şey dede ben su içmek için kalkmıştım da karanlıktan önümü göremedim..”dedim de dedem yalan söylediğimi anlamış şekilde bana baktı. Dudaklarının kenarları kıvrılmış bir şekilde bana gülümsüyordu ardından elini omzuma koyup “gel bakalım sana ne göstereceğim ”dediğinde merakla dedemi takip ettim. Odasında bir sürü eski fotoğraflar vardı. Odanın duvarları eskimiş kahve rengiydi az da çizilmiş kısımlar turuncuydu. Odasında bir kitaplık bir de gece lambasının olduğu bir tür komodin onun yanında da yatağı vardı.
Dedem yatağın üstüne oturdu bense meraklı bir şekilde onu izliyordum. Bana baktı ve eliyle yanına oturmamı istedi. Bense hâllâ ne olduğunu anlamamış halde yanına oturdum. Palyaço’yu ellerinin arasına aldı. Sonra bana dönüp şu kelimeleri söyledi.
“Bu babana aitti..tabi oynamayı bırakana kadar…” bana baktı ardından. Sonra devam etti
“Artık senin evlat…hiçbir zaman ona bunu geri verme fırsatım olmadı…ama şimdi oldu…yani sanırım..” dediğinde dedem palyaço’yu bana uzattı. Ellerimin arasına aldığımda tozları ellerime dökülüyordu.
”neden üzgün…”dedim de dedem sadece “neden olmasın…” demişti. Bense bu kelimeleri tekrarladım “neden olmasın…….haklısın neden olmasın ki…”dedim.
Sonuçta mutsuz olmak palyaço’nun da hakkı….kim bilir belki de benim de…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

118okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.