2. Bölüm

Vaveyla Yazarı: lacroix Blox

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: 2. Bölüm

Babam deri koltuğa yayılmış, bir elinde sigara bir elinde ise limonata vardı. Komikti ama doğru. Normal hayatta içmeyi seven biri değildim. Hiç de olmadım. Nadiren balolarda içerdim. Babamda bu konudaki hassasiyetimi bilirdi. Benim yanımda içki içmek yerine başka şeyler tüketirdi.
Giyinme odasından çıkıp tam karşısında durdum. Babam beyaz salaş bir gömlek giyinmişti. Altında kumaş pantolon ve altında ise siyah Oxford ayakkabı vardı. Oturduğu yerden yüzünü ekşitti. Gözlerim bir saniyelik olsa da yanındaki boşluğa takıldı. Kendimi toparladım. Babamdan yorum gelmeyince aynaya döndüm. Siyah sade bir elbiseydi. Tek olayı yırtmacındaki taşlardı. Yırtmaç dizimin hafif üstünde bitiyordu. Yırtmacın açık kısmından uzun siyah ve bordo renkli taşlar dökülüyordu. Tıpkı şelale gibi, hareket ettikçe de hafif melodik bir ses çıkarıyorlardı. Yakam V şeklinde dekolteydi ama derin değildi. Boynuma nazik yakut bir kolye takmıştım.

Babamı umursamadan yanına gittim ve kürkümü aldım. Kapıdan çıkmadan ayağımdaki terlikleri çıkardım ve favorim olan YSL'in topuklu ayakkabısını giyindim. Kıyafetlerimde bordoyu ağırlıklı kullanırdım. Eskide kalmış olsa da her ailenin bir rengi vardı. Bu renkler tarafını ve kim olduğunu gösterirdi. Ama artık kullanılmıyordu. Lorrayne'nin rengi ise belli olduğu gibi, kırmızıydı.
Lucien çok beklemeden peşime takıldı. Evden çıkınca centilmence kapımı açtı. Bir baloya davetliydik. Babam gömleğinin üstüne siyah ceketini giyinmişti. Yakasına bakınca benim yaptığım ceket olduğunu fark ettim. Elbisemdeki gibi siyah ve bordo taşlar vardı omuzlarında ama sık değillerdi. Işık vurunca belli oluyorlardı. Cebinden davetiyeyi çıkarıp bana uzattı. Araba çalışırken davetiyeyi aldım. Biraz inceleyince yüzümü ekşittim. "Hadi ama Vera, sadece bir balo." Başımı iki yana salladım. "Hayır, değil! Biliyorsun insanlardan hoşlanmıyorum! Ve balo halka açtık..." Derin nefes aldım ve davetiyeyi babama fırlattım. "Rahat bırakmayacaklar." Gözlerimi devirdim. "Bunu bir daha sakın yapma." Tane tane ve olabildiğince net söylemiştim. Uzanıp elimi tutu ve nazikçe öptü.

Verenne Büyük Balosu

Bay Lorrayne, sizi ve kızınız Bayan Lorrayne'yi bu davette aramızda görmekten büyük bir onur duyarız. *Girişte davetiyeyi verip broşlarınızı almayı unutmayın.

Veynor ailesi-

Yolun kalanında babamla konuşmadım. Orman yoluna girince balonun nerede olduğunu anlamıştım. Davetiye de konum yoktu çünkü adres açıkça her yerde verilmişti. Balo kasabadan bakınca kasvetli gözüken ama baktıkça insana huzur veren kalede yapılacaktı. Baloyu Veynor ailesi yapıyordu. Verenne şehrinin en çok tanınan ailesi, en zengin ailesi. Paralarının kaynağı neydi? Kara para aklama. Bizim gibi onlarda mafyaydı. Kimisi bu gerçeği biliyor, kimisi bilmiyordu. Bilmeleri zaten hiçbir şeyi değiştirmiyordu. Veynor ailesi bizim de olduğumuz örgütün kurucu ailelerinden biriydi. Buda onalrdan birine sataştığınız anda yarınınız olmadığı anlamına geliyordu. Lorrayne ileside bir kurucu aileydi. Şu an kurucu aile olarak geçmiyorduk. Çünkü Lucien'in abisi ölmüştü. O ölünce ortalık karışmış ve kısa bir süreliğine yönetici aile olarak sahip olduğumuz alınmıştı. Yapanın aileden olduğunu düşünmüşlerdi. Yani babamın. Ama her şey ortadaydı. Amcam, sevdiği kadının yanına gitmişti. En azından arkasından mektup bırakmayı akıl etmişti. Kanıt olarak onu gösterecektik ve tekrar eski konumumuza gelecektik.

Şatonun girişine geldiğimizde araba durdu. Babam arabanın anahtarını valeye verdi ve kapımı açtı. Uzattığı elinden destek alarak arabadan indim. Sakin ol Vera. Onlar bir hiç. Seni yenmelerine izin verme. Seni sadece sen tanıyorsun. Sahneye çık ve ilk perdeyi oyna. Sadece gülümse. Yüzüme en inandırıcı maskemi taktım. Yani gülümsememi. Babam dudaklarımdaki tebessümü gülünce karşılık verdi. Koluma girdi ve yürümeye başladık. Etrafta fotoğraf çeken insanlar vardı. Daha açık alanda yürümeye başlayınca dikkatleri üzerimize çekmiştik. Etrafımızda birkaç flaş patlamaya başlamıştı. Duruşumu bozmadan kapıdan içeri girdik. Kalenin içindeki duvarlarda taştandı. Kaledeki süslemelerin çoğu lacivert renkteydi. Vaynor ailesinde bizim gibi eski geleneklere sadıktı. Koyu mavi takımlı biri gözüme çarptı. İki tane şık giyimli insan ile konuşuyordu. Elindeki kağıdı onlara geri uzattı. Bizi fark edince yüzünde gülümseme ile yanımıza yürüdü. Babam sırtımdaki kürkü alırken bize gelen çocuğu inceledim. Daha yirmi beşerlinde gösteriyordu, ince sarı saçları ve kahverengi gözleri vardı. Neşeli bir tonda. "Hoş geldiniz. Bay ve Bayan Lorrayne, izninizle" Yan tarafımdan yürüdü. Babam vestiyere eşyalarımızı teslim etti. Lacivert giyimli çocuk babama döndü ve iki tane broş uzattı sonra da yanımızdan ayrıldı. Babam yanıma geldi ve broşu bana verdi. Broş lacivert bir zambaktı. Oldukça şık gözüküyordu. Babam elindeki broşu bana taktı, benim elimdeki broşu aldı ve kendine taktı. Büyük kapıdan içeri girdik. İçerisinde koridor gibi lacivert rengi ile süslenmişti. Masalar yuvarlaktı ve her masa mavi zambaklar ile süslenmişti. Babam işi olduğunu söyledi ve yanımdan ayrıldı. Boş boş ortalıkta dikilmek yerine bara ilerledim. İçmeyi sevmiyordum ama elimde tutacak bir şeye ihtiyacım vardı. Bir kadeh beni tüm gece idare ederdi. Bara geldim ve sandalyelerden birine yerleştim, hafiften yan döndüm ve yavaş müzikte dans eden insanları izledim. Balo gürültülü değildi. Aksine oldukça huzurluydu. Barmen klasik bir içki koydu önüme. İçkiyi elime aldım ve yavaş adımlarla gezmeye başladım. Etrafı izlerken biri gözüme battı. Üstünde beyaz gömlek ve siyah pantolon vardı. Üstünde ceketi olmadığı için kasları oldukça belirgindi. Benim asıl dikkatimi çeken şey, gözleriydi. Çok tanıdıktı. Yeşil gözleri ve siyah saçları. Nereden hatırlıyordum. Siktir. O dedektif miydi? Daha önce hiç yüzünü görmemiştim. Görme gereği duymamıştım. Dedektif buradaydı. Dudaklarıma kurnaz bir gülümseme yayıldı. Masalara göz gezdirdim ve Leo'yu aradım. Bir masada arkadaşları ile sohbet ederken görünce yanına ilerledim. "Leo" Adını duyunca etrafa bakındı. Beni görünce arkadaşlarından müsaade isteyip yanıma geldi. Leo benden üç yaş büyüktü ama dışarıdan bakan biri için bu fark oldukça fazla gözükürdü. Leo siyah saçlarını geriye attı ve ela gözlerini öne çıkardı. Dudaklarında neşeli gülümsemesi ile yanıma yaklaştı. "Hey, Vera!" Duygusuz bakışlarımı görünce gözlerini devirdi ve ciddileşti. "Albus burada. Bugün işi bitecek." Buradaki herkes Fransız'dı. Bu yüzden İspanyolca konuşuyordum. "Zaten?" Sorgular gözlerini üzerimde gezdirdi. "Dedektif burada. Albus'u korkuyor. Ne yap ne et dikkatini dağıt. Albus'u ben hallederim." Gözleri büyüdü ama hemen kendini toparladı. "Anlaşıldı." Bana bırak." Etrafı izledi, dedektifi aradı. Bulunca da kalabalığın arasına karıştı. Bende ev sahipleri ile görüşmek için yanlarına ilerledim. İlk gördüğüm kişi Alessandro Veynor. Ailenin en yaşlısıydı. Nezaketen ilk ona selam vermeye gitti. Somurtmuş insanları izliyordu. Topuklarımın sesini duyunca bakışları beni gördü. Hafiften gülümsedi. İyice oturduğu masaya yaklaştım. Dizlerimi kırıp selam verirken yağa kalktı. Yaşlıydı, ama uyuşuk ihtiyar değildi. Hala zayıf ve dinçti. Hatta kasları bile vardı. Avcunu açarak bana uzattı. Nazikçe elimi avucuna bıraktım. Uzanıp bir öpücük kondurdu. "Madam Lorrayne, sizi görmeyeli uzun zaman oldu." Elimin tersi ile dudaklarımı kapatıp nazikçe güldüm. "Sizi görmekte güzel Bay Alessandro" Avucunun içindeki elimi tutu ve beni masaya yaklaştırırken sesizce fısıldadı. "Torunum ile dans edip bizi onurlandırır mısınız?" Torunu... Acaba hangisinden bahsediyordu? Üç tane çocuğu vardı. Biri bekardı. Masaya göz gezdirdim. Bunu sesiz bir kabul gördü. "Daimen, bu Madam Lorrayne." Daimen'in bakışları bize sönünce dizlerimi kırıp selam verdim ve tatlı tatlı gülümsedim. Daimen en büyük torunuydu. Sanırım aramızda yedi yaş vardı. Daimen; biraz Leo'ya benziyordu. Saçları köpür kadar siyah, teni ay kadar beyazdı. Bu tezattın içinde mavi gözleri parlıyordu. Duyduklarıma dayanarak Daimen'in centilmen olduğunu söyleyebilirdim. "Memnuniyetle, dede." Yavaşça kalktı bende koluna girdim.

Daimen ile dans etmem, salondaki ailelere Alessandro'nun bir mesajıydı. Herkes kolay kolay kurucu aileler ile dans edemezdi. Buradan şu çıkıyordu; ' Lorrayne ailesi hala kurucu ailelerden biri.' Leo'dan mesaj gelince kalabalığa karıştım. Albus oldukça içmişti. Şu an önünü bile görmediğine yemin edebilirdim. Albus eve gitmek için diğerleri ile vedalaştı. Burada pek istenmediği için arabası park alanında değil ormanın içindeydi. Etrafa baktığımda dedektif gözükmüyordu. Albus sendeleye sendeleye giderken önüne geçtim. Ondan önce bahçeye çıktım. Sandalye takımında katlı olan örtüyü aldım ve sırtıma attım. Karanlığın içinde kaybolmakta zorlanmamıştım. Ormana girdim ve Albusu izlemeye başladım. Albus, ormanda derine ilerlerken ayakkabılarımı çıkardım ve bir ağacın dibine bıraktım. Çocukluğum bu ormanda geçmişti. Avcumun içi gibi biliyordum burayı. Ormanda yalın ayak gezmek benim için sorun değildi. Doğa'yı seviyordum. Albus yürürken sendeledi. Normalde öldürdüğüm kişileri bir sergideymiş gibi sergilemeyi severdim ama şu an bunu yapabilecek durulma da değildim. Hızlıca ondan kurtulmam gerekiyordu. Çantamdaki kadife eldivenleri taktım. Yürüyüşüm çocukluğumdan beri sessizdi. Bu yüzden insanlara arkadan yaklaşırken sorun çekmezdim. Şu an dikkat çeksem bile körü körüne sarhoştu, ne yapabilirdi ki? Albus'a yaklaştım ve ensesindeki saçları tek seferde kendime doğru çektim. Bacağımda asılı duran hançeri çıkarıp tek seferde boynunu kestim. Sonra da bir çöp gibi yere fırlattım. Albus'u devirme sebebim babam değildi. Dedektif ile konuşmuş ve Veryon'un kimliği hakkında ip ucu bulduğunu söylemişti. Bu tehlikeliydi. Ama Albus çıkarcı bir piç olduğu için dedektife para teklif etmişti. Bu pek etik değildi, ama dedektif sıcak bakmıştı. Yarına buluşma ayarlamışlardı. Yazık oldu. Uzanıp ceketini karıştırdım. Aile yüzüğünü çekip aldım. Ama sadece yüzük gelmemişti. Bir kâğıt parçası. Eğilip kâğıdı açtım. Adres. Dedektif ile buluşacağı yerin adresi. Dudaklarıma kurnaz bir gülümseme yayıldı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.