9. bölüm · Mektupların Ardında

9.BÖLÜM: YENİ BAŞLANGIÇLAR

Kitapdelisi Naz

9.BÖLÜM: YENİ BAŞLANGIÇLAR

1 Ay Sonra

Takvim Haziran’ı gösterdiğinde üniversite sınavına girecek olan Belis kendini sınava hazırlamış, stresten uzaklaşmıştı. Artık sınav sabahı gelmişti. Sabah erkenden kimse kalkmadan kalkıp kahvaltısını etmiş, üstünü değiştirip sınava gireceği okula doğru yola çıkmıştı. Sınava hazırlandığı dönemde hep yanında olan Demirhan, ona motivasyon olması için beraber sınava gideceklerini onu sınavdayken bekleyeceğini söylediği zamanları anımsadı. Çok değil sadece 3 ay önce bu söyledikleri gerçek olabilcek ihtimaldeydi fakat şimdi geldikleri noktada 2 aydır konuşmuyorlar ve Belis, tüm yıl emek vererek hazırlandığı sınava tek başına gidiyordu.

Hayat kurduğun planları bozmak üzerine kuruluydu hiç ummadığın zamanda sevdiklerinden ayrılıp konuşmayı kesiyordun, yeri geliyor ailesi tarafından istenmiyor ve yeri geliyor kendi ailen üniversite okumana karşı çıkıyordu. Belis, tüm bu zorlukların üstesinden gelerek sınava hazırlanmış ve birazdan emeklerinin karşılığını alacağı sınava girecekti. Şimdi okul bahçesinden içeri girmiş, etrafta heyecanlı şekilde aileleriyle sınavı bekleyenlere bakıyordu. Belis hep yalnızdı bu gerçek yine değişmemişti.

Elinde sınava giriş belgesi ve kimliğiyle bir banka oturmuş sınava giriş saatinin gelmesini bekliyordu. Yanında kimsesi yoktu her zaman olduğu gibi yine kendi kendinin destekçisi olmuştu. Aslında bu duruma pek fazla üzülmüyordu, hayatında sevdiği kişilerin fazla oluşu onu daha güçsüz bir hale bürüyordu. Tek başına kalmak hep daha iyi olurdu, kimse sana zarar vermez, kalbin kırılmaz, çünkü insan bir tek kendi derdini en iyi anlardı.

Düşünceleri beyninin içinde savrulurken sınava girenlerin içeri alındığını fark etti daha fazla burada durmasını gerektirecek bir durum yoktu. Ayağa kalktı ve emin adımlarla okula girdi. Görevliler gerekli kontrolleri yaptıktan sonra sınav salonuna girdiğinde emeklerinin karşılığını alacağının hissiyle dolup taştı. Kendi sırasına oturup bir süre bekledikten sonra nihayet tüm emeklerinin sebebi olan o sınav başladı.

Sınavdan tüm cevaplarından emin bir şekilde çıkmıştı. Huzurluydu artık hayatının yeni bir dönemine başlayabilecekti. Ailesinden ayrı sadece sevdiği insanların olduğu ya da tek başına huzurlu bir hayatı olabilecekti. Okuldan çıktığında gökyüzü en güzel ihtişamıyla Belis’i karşılamıştı sanki. Güneş ışık saçıyor, kuşlar cıvıldıyor insana huzur veren bir ortam yaratıyordu. Belis’te bu huzurun içinde hayallere dalmışken uzaktan bir ses duydu.

Demirhan: Belis

Belis duyduğu sesi zihninin bir oyunu zannetti ve önemsemeden ilerlemeye devam etti tam o sırada yanında Demirhan’ı gördüğünde gerçekliğini kavradı. Bir süre ayrı kalmanın etkisiyle sadece bakıştılar ardından konuşma cesaretini ilk Demirhan gösterdi. Sanki ilk defa konuşacaklarmış gibi bir heyecan sardı Demirhan’ı, yavaşça yutkundu, söyleyeceği cümleleri kafasında tarttı ve konuşmaya giriş yaptı.

Demirhan: Seni yalnız bırakmak istemedim. Biliyorum beni görmek istemiyorsun ve sen istemediğin sürece seni bir şeye zorlayamam. Eğer istersen biraz konuşalım mı?

Belis, artık her şeyden bıkmış bir tavırla cevap verdi.

Belis: Demirhan, bazı şeyleri konuşmaya gerek olmaz. Konuşsanda çözülmez, dinlesende anlaşılmaz. O yüzden gerek yok konuşmamıza.
Demirhan başından beri yanında olduğu sevgilisinin bu kadar umutsuz vazgeçmiş tavırlarına şok oldu. Sözleri boğazını yaktı, yavaşça yutkundu. İçine zehir işledi sanki tüm emekleri boşa gitmiş gibi hayatının sillesini yemiş gibi hissetti. Ses tonu farketmeden çok sertti.

Demirhan: Her şeyden vazgeçebiliyor musun yani?

Belis: Hiçbir şeyden vazgeçtiğim yok benim. Zaten olmayan bir şeyden vazgeçilmez. Olamayacağı belliydi. Sen beni olmayacak hayallere tutundurmak istedin, çiçeğin benim toprağımda açsın istedin ama benim toprağımda senin çiçeğine zarar verir. Ne sen olmayacak hayallere tutun ne de ben sana daha fazla zarar vereyim. Allah mutlu mesut etsin.

Demirhan: Çok sinirlisin, çok kırıldın karşındakini de kırmak istiyorsun ama çok pişman olacaksın Belis, yapma bunu ne kendine ne bana pişman olacağın şeyler yapma.

Belis: Daha fazla konuşmamıza gerek yok kendine iyi bak.

Ve Belis arkasına bile bakmadan çıkıp giderken, Demirhan onun arkasından bakakaldı. Tanıdığı sandığı kişiyi aslında hiç tanımadığını yeri geldiğinde hiç acıması olmadığını en acı en haksız şekilde öğrenmişti. Kendini nasıl toparladığını bilmiyordu.

Sabah uyandığımda saatin 10.00 olduğunu gördüğümde dersin başlaşmış olduğunu anlamıştım. Sonraki derse yetişebilmek için hızlıca çantamı toparlayıp evden çıkarken yanıma limonata ve sandviç almayı unutmamıştım.

Arabaya binip okula geldiğimde derse 5 dakikam kaldığını fark ettim. Eşyalarımı toparlayıp sınıfa girdim. Beni gören herkes sessizleşip bana odaklanırken benim gözüm sadece birini arıyordu.

Uyumaya yakın, açlıktan midesi bulanırken yüzünde huzurlu bir ifadeyle bakmaya çalışan ama onu yeterince tanıyan birinin hiç huzurlu olmadığını anlayan yüz ifadesiyle bakan kişiyi kalbimin sahibi hayatımın aşkı bebeğim Belis. En arka sırada otururken gözlerimiz kesişti. Ona hafifçe kaşlarımı çattığımda dudaklarını büzdü.

Kimse bir şey anlamadan çantamı masanın üstüne bırakıp derse geçtim. Zil çalıp öğrenciler sınıftan çıktığında sadece Belis ve ben kalmıştık. Kapıyı kapatıp yanına gittim.

Demirhan: Günaydın Belis Hanım kocanızı evde bıraktığınız için vicdanınız rahat mı?
Belis: Ama Demirhan bir uyandım derse yetişmeme çok az kalmış sende uyu diye uyandırmadım seni ıuyandırmaya bile vaktim yoktu.
Demirhan: Gece dizi bitsin uyuyacağım Demirhan, izin ver bana izlemek istiyorum uykum yok derken iyiydi ama değil mi?
Belis: Özür dilerim bir daha sözünden çıkmayacağım.
Demirhan: Aferin biraz koca sözü dinle
Belis: Sanki hiç dinlemiyorum
Demirhan: Tamam tamam kızma hemen

Çantamın içinden sandviçi ve limonatayı çıkarıp Belis’e verdim.

Demirhan: Kahvaltı etmediğini biliyorum her sabah aynısını yapıyorsun sonra miden bulanıyor. Sen insana kafayı yedirirsin gerçekten.
Belis: Aşık olmasaydınız o zaman beyefendi. Şikayetçiyseniz gidip boşanın.
Demirhan: Estağfirullah ben sizden gelecek her şeye razıyım. Ama kendine dikkat etsen daha iyi olacak bebeğim.
Belis: Canım bir şey yemek istemiyor. Anlamıyorsun.
Demirhan: Sağlığına dikkat etmezsen ben ne yapacağım hiç düşünmüyorsun ama.

Demirhan

Gözümü açtığımda terden sırılsıklam olmuştum. Yataktan kalktığımda başımı yan tarafa baktığımda Belis’i gördüğümü sandım ama bu zihnimin bir oyunuydu. Belis’ten uzak geçen 3. ayın sonuna gelmek üzereydim zaman geçiyor mu belirsizdi.
Sürekli rüyamda onu görmeye başlamıştım ben burada kahrolurken o nasıl yaşamaya devam ediyordu anlamıyordum.
Her gün mesaj atıp arıyordum ama her gün yine aynı sonuca ulaşıyordum. “Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.”
Oysa ki ona ulaşmak için her şeyimi verirdim. Kiminle konuştuysam yerini bilmediklerini söylüyorlardı. Biraz tanıyorsam onu herkese yerini bana söylememeleri için tembihlemiştir. Ama bende Demirhan’sam bu işi böyle bırakmayacaktım.

Belis

Herkesten uzak bir hayata başlamaya çalışıyordum. Hiç bilmediğim bir şehirde hiç tanımadığım insanların varlığıyla yaşamaya çalışıyordum. Üniversite sınavına gireli 1 ay olmuş sonuçlar açıklanmıştı, tercih listemin başına Ankara’yı yazmıştım. Atam’ın olduğu şehirde kendimi yalnız hissetmezdim, yanlış kişiler hayatıma girmez, kendi hayatıma odaklanırdım.

Sınavdan çıktığım gibi Ankara’ya aldığım otobüs biletiyle gelmiştim buraya. Kimseye söylemedim yerimi, telefonumu kapattım. Yeni bir hat çıkarttım. Kenarda birikmiş paramla bir ev kiralamıştım. Şimdi o evin içinde hayatımın nasıl geçeceğini düşünüyorum.

Hayatım sürekli bir zorluğa karşı yenmeye çalışarak geçiyordu. Artık kendi hayatımı elimden geldiğince kendi istediğim gibi yaşamaya çalışacağım. Doğduğumdan beri sevgi görmediğim bir ailede yetiştim. İnsan ailesinden yaralı olunca kendine içine kapanırmış bizzat yaşayarak öğrendim.
Okul hayatımda, aile hayatımda, arkadaşlık ilişkilerimde ve sevdiğim adamla ilişkimde hep yaralanan taraf olmaktan çok yorulmuştum.

Yaşananlar insanı önce dibe düşürür ama zirvedeki ışığı gördüğün zaman ona ulaşma isteği seni yaralayan insanların üzerine basa basa zirveye uylaşmanı sağlardı. Ve benimde artık zirveye ulaşma zamanım yaklaşıyordu.

4 Ay Sonra

Güneşli sıcak bir sabaha uyanmıştı Belis. İçinde yeni başlangıçların verdiği heyecan vardı. Hayallerini süsleyen şehirde istediği okulu ve istediği bölümü okumaya başlıyordu bugün. Ankara Hukuk Fakültesi’ni kazanmıştı. Tüm zorluklara rağmen verdiği emekler karşılığını bulmuş, tek başına ayaklarının üstünde durabilmek için çabalamaya başlamıştı.

Şimdi hazırlanıp evden çıkmış, otobüste kulaklığıyla müzik dinlerken yolu seyrediyordu. Bazen geçmiş aklına geliyor moralini bozuyordu ama artık yeni hayata başladığını hatırlayıp geçmişi mazide bırakıyordu.

Okula geldiğinde bir süre gerçekliğini anlayabilmek için durup insanları seyretti. Daha bir ay önce gelip kayıt yaptırırken olan heycanını hatırlıyordu. Her şey rüya gibi geliyordu. Eğer rüyaysa uyanmak istemiyor, gerçekse kimsenin bu büyüyü bozmasına izin vermeyecekti.

Okula girmek üzereyken telefonu çaldı. Arayan numaraya baktığında ezbere bildiği numaraydı. Annesi Arzu Hanım, Belis gittikten sonra onun üstüne titremeye başlamıştı. Belis bu ilginin sahte olduğuna emin olduğundan sadece konuşmuş olmak için konuşup geçiştiriyordu. Numarasını kimseye vermemesi konusunda sıkıca tembihlemiş, hayatında ilk defa ona güvenmişti. Tek umudu bu güvenin boşa çıkmamasıydı.

Telefonu açtığında annesi konuşmaya başlamıştı.

Arzu: Belis, kızım nasılsın? Okula gittin mi?
Belis: İyiyim anne okula geldim şimdi dersim başlayacak sonra konuşuruz.
Arzu: Dur Belis kapatma! Ben yanına gelmek istiyorum. Sana destek olmak istiyorum.
Belis: O evden kaçtıktan sonra mı aklına geldi bana destek olmak?
Arzu: Belis, yapma beni bununla suçlama. Ben ister miydim böyle yaşamak? Kurtulmak için çabalamadım mı sanıyorsun.
Belis: Yapabildin mi? Kurtuldun mu? Hayır. Sen aşkını dört duvar arasında geçirdin diye ben böyle yaşamayacağım. Birazcık mutlu olmak istiyorsan kaç kurtul ondan ama çareyi bende arama.

Daha fazla konuşmadan telefonu kapattı. Güne yeterince sorunlu başlamıştı daha fazla sorun istemiyordu şimdilik. Telefonunu cebine koyup, heyecanını yaşamaya devam etti. Sanki bir masalın içindeymiş gibi hissettiği o okula adımlarını attığında artık yeni bir hayata başlangıç yapmıştı.