7. bölüm · MAZE RUNNER (LABİRENT)
7. HATIRLIYORMUŞ
Şimdiki Zaman.
"Önemi yok artık" bunu söyledi ve kağıdı elinde buruşturup yere fırlattı.
"Önemi yok artık" zihnimde tekrar etti bu üç kelime ve beni mahfetti.
"Minho ben...." Ne diye bilirdim ki cevap veremezdim.
"Geçici bir hevesti boşver biz işimize bakalım" geçici bir heves dediği anda newt'in başı minho ya döndü. Geçici bir heves mi?
"Ne duruyorsun gidelim" minho hadi dercesine kafasını salladı. Hiç birşey olmamış gibi davranıyordu. Ama o içinde bitiyordu görüyorum.
"Hey bu gerginliği bozalım hadi gelin yemekhaneye gidelim aç aç gitmeyin labirent'e" newt ikimizinde kolundan tutup yemekhaneye sürükledi.
Yemekhanede elverd tava ile birlikte yemek yapıyordu. Beni görünce hızlıca yanıma geldi ve koluma girdi.
"Hadi sevgilim oturda karnını doyuralım acıkma sonra" beni masaya oturttu o sırada newt ve minho karşıma oturmuştu.
"Bak sana krep yaptım hemde çilekli" bana göz kırptı. Ama benim...
"Onun çileğe alarjisi var" minho söylemişti bunu. Nereden biliyor? O yoksa hatırlıyormu?
Onun bu sözüyle bakışlar ona döndü oda daha sonra fark etti dediği şeyi.
"Yani geldiğinden beri ağzına çilek sürmedi sadece tahmindi" gözünü bir kaç kere kaçırdı. Yalan mı? Gerçek mi? Eğer yalansa o beni hatırlıyormu?
"Boşa gitti yemeğim desene" Elverd yanaklarımı sıktı kafamı çektim. Hiç hoşlanmıyordum bu hareketlerinden.
"Emily senin için ayrı bir şey yapıyım ne istersin?" Tava bana seslendi aslında bir omlet olsa güzel olur.
"Omlet yapabilir misin?" Tava başını salladı ve omlet hazırlamaya başladı.
Elverd yanıma oturmuştu. Minho krep'i ile resmen oynuyordu o krep sevmezdi ki.
"Aslında tava bir krep daha yapsan nasıl olur çok acıktım" tava başını tekrar salladı.
"Çok mu acıktın kız" newt bana bakıp kıkırdadı.
Bir kaç dakika sonra herkes yemekhaneden çıkmıştı çok şükür elverd'a sadece minho ile ben vardık oda sandalyede arkasına yaslanmış beni bekliyordu. Tabağına dokunmamıştı bile.
Tava iki omleti önüme koydu daha sonra başıyla selam verip oda çıktı. Önümdeki omletlerden birisini minho'nun önüne koydum. Tek kaşını kaldırdı.
"Krep yemedin sanırım sevmiyorsun krep yermisin? Sadece tahmin" bunu söylediğimde bana kıkırdadı. Masaya eğilip omleti yemeye başladı. Evet acıkmıştı.
"Emily beni ne kadar hatırlıyorsun?"
"Sen ,beni hatırlıyormusun?" Anlamıştım minho beni belki hatırlıyordu. Ya her şeyi tamamen hatırladıysa daha kötüydü.
"Hadi oyalanma labirent'e gideceğiz" ayağa kalktı ve soruma cevap vermedi beni hatıtırlıyormu?
Bende ayağa kalktım ve diretmedim başka zaman ona kesinlikle soracaktım.
Labirent'in kapısına geldiğimizde Thomas bize doğru koştu. Onunla hiç konuşmamıştım.
"Beni beklesenize" Thomas yanımıza geldiğinde. Elini dizlerine koydu nefesini düzenledi. Kafasını bana kaldırdı.
"Seni gözüm bir yerlerden ısırıyor" hala aynıydı espirili şakacı hali. Beni hatırlamıyordu ama.
"Güzelim ondandır" deyip göz kırptım ama daha sonra anladım. Ben eskiden olduğu gibi onunla konuşmuştum şimdi çocuk yakın olduğumuzu bile hatırlamıyordur.
Thomas gülmeye başladı minho bana ters ters baktı.
"Thomas senin burada ne işin var?" Ben sormuştum bu soruyu gerçekten onun ne işi vardı.
"Adımı nereden biliyorsun?" kahretsin
"Çocuklardan duydum soruma cevap vermedin?"
"Bende koşucuyum" ne?
"Hmmmm tamamdır" aferin ona isyandayken bahsetmişti küçükken koşucu olmak istiyormuş. Hayalini burada gerçekleştirmesi iyi bir şey değildi ama...
"Vakit kaybetmeden gidelim" ikimizde minhonun cevabına kafa salladık.
Bugünkü açık olan numaralardan geçtik. Kafam hep başka yerlerdeydi minho'nun beni hatırlama ihitmali kafamdan çıkmıyordu ama hatırlasa bana kızar, bağırır çağırırdı değil mi?
"Emily önüne bak" minho'nun sesiyle başımı iki yana salladım nasıl fark etmemişim duvara doğru koşuyomuşum. Tabi hızımı alamayıp bir güzel yapıştım. Anlım sarmaşıkların arasındaki dikenlere girmişti.
"Emily iyi misin" elimi kafama götürdüm kanamıştı birazcık.
"Sıkıntı yok çıkınca jeff'in yanına giderim." Minho başını salladı.
"İsmin Emily demek..." Thomas bana şüpheli bir bakış attı.
Labirent'e girmiştik yine bir şey yoktu thomas'a ızdırapverenlerin kapatma tuşu olduğunu söyledim. Biz kapıya doğru giderken beklemediğimiz bir şey oldu. Duvarlar sallanmaya başladı.
"Ne oluyor!" Minhoya bağırdığımda kapıların oraya daha hızlı koştuk ve arkamızada bir ızdırap veren takılmıştı.
"Labirent değişiyor" hay sırasımı şimdi.
"Izdırap vereni kapatabilirmiyiz?!" Thomas bana seslendi.
"Hayır aptal onu kapataz diye koşarsak sonra duvarların arasında kalırız" şuan elimiz kolumuz bağlıydı bir şey yapamıyorduk tek çare buradan çıkmaktı.
Labirent değişiyordu bizim yeni açılan numaraya koşmamız gerekiyordu ama yeni numara kapanıyordu!
"Hızlı koşun!" Ben artık besmiştim anlım daha çok kanamıştı az zannetmiştim ama fazlasıyla delmiştim. Koşmayacsğımı anladığımda minho kolumdan tuttu ve kendisiyle benimde koşturdu.
Ama Thomas arkada bekliyordu.
"Thomas ne yapıyorsun gelsene!" Ona seslenmiştim ama cevap vermiyordu.
Minho ile açılan numaraya geçmiştik Thomas ise son anda geçmiş ızdırapverende arkasında ezilmişti.
"Neden yaptın bunu?" Sormadan edemedim zaten ızdırapverenleri kapatabiliyorduk ezmeye gerek yoktu.
"İçine bakmak için" seni dahi çocuk.
"Yarın bakalım şimdi gitmemiz gerek" minho seslendiğinde başımı salladım ve çıkışa doğru koştuk.
Kendimizi dışarı attığımızda nefes nefeseydik hiç kimseyi umursamadan çadırıma gittim.
Üstümdekilerden kurtuldum ve rahat bir duş aldım. Daha önce gelen çaylaklların yanında erzaktan farklı olarak kız kıyafeti göndermişlerdi. Onlardan rahat olnlardan giyindim.
Çadırımdan çıktığımda dışarıda köşede duran birini fark ettim bu minhoydu.
"Minho?" Bana baktı ardından cevap vermeden kolumdan tutup beni köşeye çekti.
"Emily sadece cevap ver soru sorma bir anda hayatın olsam ne yapabilirsin?" Bu bana bir şey anımsattı eski konuşmamızı.
"Emily bir anda hayatın olsam ne yapabilirsin?"
"O hayatın tadını çıkarırdım"
Bu biz isyandayken konuşmamızdı burada bana çıkma teklifi etmişti ve şimdi bana bunu sorarak benim hatırlayıp hatırlamadığımı anlayacaktı. Yani o herşeyi hatırlıyordu! Ne cevap verecektim ki salağa mı yatmalı yoksa istediği cevabı vermeli miydim?
"Herneyse boşver çok düşündün hadi diğerlerinin yanına gidelim" arkasını döndü tam gideceği sırada kolunu tuttum.
"O hayatın tadını çıkarırdım" söylediğim sözle gözleri bana doğru döndü hem şaşırmış hem sevinmiş ama uzaklarda bir yerlerde üzülüyordu sebebi neydi?
"Sevgilim ne yapıyorsun" Elverd yanımıza geldi bende elimi minho'nun kolundan çektim.
"Sohbet ediyorduk gelmeseydin güzel şeyler olabilirdi" minho elverd'ı sinirlendirmek için böyle demişti. Minho beni hatırlıyordu artık benim onu hatırladığımıda biliyor ama bile bile elverd ile neden sevgili olduğumu düşünüyordu. Onu aldatıyor gibi olmuştum bu iğrençti.
"Sen ne diyorsun o benim sevgilim!" Elverd sinirlenmişti kudursun köpek ama şimdi elverd'ın dediğini yapmazsam gider minhoya doktor olduğumu söylerdi.
"Elverd onu boşver hadi gel gidelim" bunu diyen bendim kavga edemezlerdi şuan değil.
"Tama-... Emily benim gitmem gerek birazdan gelirim" Elverd kaçamak bir cevap verdi ve gitti. Bir şey fark etmişti yada bir şey olmuştu.
"Emily artık eskisi gibi değiliz hiçbirimiz ama neden onunlasın? Bana söz vermiştin." Minho bana baktı fısıldar gibi konuştu son cümlesini daha çok kendine söylemişti. O kadar istiyordum ki ona geri dönmek şuan ona sarılmak.
"Biliyorsun minho artık farklı kişileriz ben onu sevdim sebebi bu" hayır.minho onu sevmiyorum bunu anladın zorundayım.
"Hayır onu sevmiyorsun. Bakışların herşeyi anlatıyor Emily eskisi gibi."
Şuan minho'nun karşısında olmasaydım hüngür hüngür ağlardım hatta konuşmamız bitince odamda sabaha kadar ağlayacağıma emindim.
"Minho ben özür dilerim seni üzdüysem şimdi gitmem gerek" bu konuşma burada bitmeliydi devam ederse biterdim.
"Nereye o elverd piçinin yanına mı? Emily beni kandırmaya çalışabilirsin ama gözlerin bana söylüyor o piç sana ne dedi?!" Nefretle bana baltı onu sevmediğimi biliyordu aldatma ihitimalini bile düşünmüyordu.
"Minho ben..." Acaba şu üstümdeki yükü atmak için söylemelimiydim gerçekleri?
"Sana son kez soruyorum eğer cevap alamazsam bende bile bile senin onu sevdiğini söylerek kandırırım kendimi ve bir daha seninle konuşmam bile" titremeye başladım onun karşısında ağlamak istemiyordum.
"Minho ben anlatacağım" ağızımdan son bu kelimeler çıkmıştı. Ardından ağızımda bir mendil hissettim ve gözüm kapandı. Son gördüğüm ise birisinin minhoyada aynı şekilde mendil kapatmasıydı.
Emilyy
Elverd
Karakterler hoşunuza gitmezse kafanızda kurduğunuz gibi devam edin snksskkskksks
