2. bölüm · MAZE RUNNER (LABİRENT)

2. LABİRENT

Nisa Aaaa

Sabah uyandığımda kulübede minhoyu yanımda göremedim yerdeki yatağı toplamıştı dün bana bahsettiği labirente gitmiş olmalıydı.

Kulübeden çıktım herkes uyanmıştı bir tek benim geç uyanmama rağmen yorgun hissediyordum..
Etrafa göz gezdirdiğimde sera gibi bir yerde Newt'i gördüm beni gördüğünde gülümsedi ve koşarak yanıma geldi.

"Oooo güzellik uykunuzdan uyanmıssınız bayan Emily"

"Ah yani... Bilmiyorum yorgun hissediyordum... Ha bu arada Alby nin dün bahsettiği görev hakkında bana bir şey bulabildi mi?"

" Alby bu konu hakkında düşünüyor ama bence sen karar ver hangi görevde iyi olduğunu düşünüyorsun?"

"Aslında... B-ben koşucu olmak istiyorum" Labiret denilen o yeri çok merak ediyorum... Hem de minho'nun yanında durmanın güvenli olacağını hissediyorum.

"Sen emin misin? İzin vericeklerini sanmıyorum ama minhodan izin alırsan sorun çıkmaz"

"Minho?"

"Evet koşucuların lideri olduğu için"

"Anladım bugün Alby ve Minho ile görüşürüm."

"Tamam o zaman benim biraz işim var görüşürüz "

Newt'e el salladıktan sonra Alby'nin kulübesine gittim ama onu orada bulamadım belki diğerlerinin yanındadır diye her yere baktım... Sera yerine bile tekrar baktım ama yok nerede bu çocuk?

En sonunda dün eğlencede tanıştığım ve yemek pişirmede görevi olan Tava yanına beni çağırdı dün geldiğimden beri bir seyler yemediğim için kahvaltı hazırlamış.

"Teşekkürler" masaya oturduğumda önümdeki nefis tabağı gerçekten silip süpürdüm gerçekten acıkmıştım.

Daha sonra can sıkıntısından ormana gittim ve bir ağacın altına oturdum. Dün buraya ilk geldiğimde hafızamda bir görüntü dolanmıştı bir adamla konuşuyordum evet ama kimdi? Onu tanıyordum belliydi oda beni tanıyordu...

Bir kaç dakika sonra çalılarda ses duyduğumda geri çekildim fakat gelen kişi Newt'i

"Emily kalk çabuk"

"Ne oldu?"

"Labiret'in kapıları kapanacak ama Minho ile Alby daha dönmedi!"

"N-ne nasıl?! Alby de onunlamı?! Neden o koşucu değil ki?!"

Newt'in yanından hızla geçip labirent'in kapısına doğru koştum.

Oraya geldiğimde herkes oradaydı labirent'in içinde kimse gözükmüyordu!

Ve o anda minho ve Alby'i gördüm doğrusu minho Alby'i çekiyordu Alby yaralanmışa benziyordu.

Minho zorlukla Alby'i çekmeye çalışırken kimse yardımına koşmuyordu koşamazdı çünkü kapı kapanmaya başlamıştı bile... Ben burada tek hatırladığım kişiyi kaybedecektim... Olamaz daha onu tamamen tanımasamda o bana güven veriyordu...

En sonunda kapının kapanmasına ramak kalmışken içeri doğru koştum. O yoksa bende yokum... Herkes benim adımı bağırdı ama nafile kapı kapandı ve ben artık içerdeyim. Başımı kaldırdığımda minho'nun kızgın bakışlarını gördüm.

"Sen ne yaptığını sanıyorsun öleceksin burada!"
Cevap vermedim ne söyleyeceğimi bilemedim. Yüzüne karşı sen olmasan yapamam diyemezdim.

Minho Alby'i bıraktı ve bileğimden tutup bir köşeye geldi.

"Neden onu bıraktın?"

"Emily fazla zaman yok her an ızdırapverenler bize saldırabilir ben Alby'i çalıların arasına saklayacağım sende burada beni bekle"

"Tamam"

Minho koşarak az önce geldiğimiz yere gitti bende çalıların arasına girdim. Ve yine bir şey hatırladım...

****************

" Minho çok özür dilerim b-ben seni kurtaracağım yanına geleceğim"

" Üzülme Emily bu senin hatan değildi seni bekleyeceğim"

"Çabuk bu çocuğu buradan götürün kızı da labaratuvar'a getirin!!"

" Emily ben seni bekleyeceğim geleceksin biliyorum"

****************

Ben minho ile konuşuyordum ama birileri bizi ayırıyordu , ben özür diliyordum? Ve ağlıyordum? Minho ile aramızdaki şey neydi? Ben bir şey yapmıştım... Kafam allak bullak oldu.

"Emily iyi misin? Alby'i çalıların arasına sakladım"
Ayakta dikilmiş bana bakıyordu ve gözleri endişeli miydi?

"Evet iyiyim ama ben bir şeyler hatırladım" ona söylemeli miyim emin değilim ama gördüm şeyde minho da vardı.

"Ne hatırladın?"

" Ben seninle konuşuyordum ama bir adam bizi ayırıyordu ben bir..."
Ben bir hata yapmıştım diyemedim belki de suçluydum o da hatırlarsa aramız açıla bilirdi ama hatırladığım şeyde minho suçum olmadığını söylemişti off kafam çok karışık

"Sen isyanda çalıştığını söylemiştin ama neden buraya gelmene izin verdiler? Ve senin benimle ne ilgin olabilir" normal konuşmuyordu az önceki endişeli gözleri şüpheye dönüşmüştü.

"Ben dün bir şey daha gördüm ama buradan çıkınca konuşalım lütfen "

"Tamam öyle olsun"

Sarmaşıkların arasında uzandım fakat minho hala ayaktaydı.

"Sen yatmayacak mısın?"

"Ben burada nöbet tutacağım biz uykudayken ızdırap verenler gelebilir"

"Tamam"

Zaten uykum olduğu için hemen uykuya dalmıştım.

"Emily kaç!" Bu duyduğum sesle hemen uyandım minho koşuyordu.
Arkasında da devasa bir yaratık ona doğru koşuyordu!! Bu ızdırap veren miydi? Çok korkunçtu!

"Minho!" Bağırdığım için ızdırapveren bana döndü ve bu sefer bana doğru koşmaya başladı!

"Emily koş!" Hızla ayağa kalktım ve Minho' nun yanına koştum yanına geldiğimde kolumdan tuttu ve beni kapıarın olduğu yere doğru koşmaya başladı.

"Kapılar birazdan açılacak hızlı olmalıyız" bu sırada yine bir şey hatırladım ve elim başıma gitti. Zamanı mıydı şimdi!

*****************

"Izdırap verenler onları öldürebilir mi?"

"Evet Emily"

"Nasıl kurtulabilirler?

"Altındaki kapatma tuşu ile"

"Peki oradan çıkabilirlermi yolu varmı?"

"Onu söyleyemem Emily"

*****************

Evet! Kapatma tuşu minho'nun elini bıraktım bu sefer de ızdırapverene doğru koşmaya başladım.

"Emily ne yapıyorsun?"

Yapabilirdim derin nefes aldığımda hızlandım ızdırap verende hızlandığında kollarını kaldırdı bir koluyla bana vuracağı sırada altından kaydım ve o düğmeyi gördüm evet buradaydı kırmızı tuşa bastığımda ızdırap veren bir kaç ses çıkararak yere yığıldı bende arkasında ona baktım. Hızlı hızlı nefes alıp verirken başardığım için mutluydum.

"Emily sen ne yaptın?" Kapanmış olan ızdırap verene iri gözlerle bakıyordu.

"Az önce ızdırapverenlerin bir kapatma tuşu olduğunu hatırladım"

"Ne?! Kapatma tuşumu? Öyle bir tuş olduğunu nasıl görmedim"

"Fark edemezdin zaten altındaydı"

Başını salladı ardından yanıma gelip kolumu tuttu gündüz olmuştu kapılar açılacak olmalıydı.

"Hadi Alby'i alalım ve çıkalım" Alby'i az kalsın unutacaktık onu alıp gidelim.

"Tamam ben onu alıp geleceğim birada bekle"

Bir kaç dakika sonra Minho Alby ile geldi bende yanına gidip Alby'nin kolunu omzuma koydum

Labirent'in kapısına geldiğimizde çocuklar kapıda umutsuzca bekliyordu ama bizi ilk Chuck fark etti.

"Geldiler! Ben demiştim kurtulacaklar diye!"

En sonunda dışarı çıktık çocuklardan bazıları Alby'i aldı ve tıp çadırına götürdüler

"Ona ne oldu?" Bunu soran Newtdi bende merak ediyordum Minho' ya sormamıştım.

"Sokuldu"

"Nasıl kurtarabiliriz?" Ben sormuştum bunu buranın lideri oydu ve onu kaybederlerse burası karışabilirdi.

"Sen asansörden geldiğin sırada erzak ve bir tüp geldi biraz inceledik o ilaç olabilir" Newt'e başımı salladım.

Tıp çadırına doğru koşacağım esnada birisi kolumu tuttu o tarafa baktığımda Gally olduğunu fark ettim.

"Neden oraya girdin!" Bağırmıştı bir adım geri attım.

"B-ben onları kaybetmek istemedim"

"Kuralları çiğnedin ceza alıcaksın"

"Hey Gally o bir ızdırapvereni kapattı"

Minho seslendiğinde herkesin başı bana döndü.

"Nasıl yaptın?" Newt sormuştu. Bu sırada Gally kolumu hala tuttuğu için Minho Gally'e ters ters bakıyordu.

"Izdırapverenlerin bir kapatma tuşu olduğunu hatırladım"

"Bu önemli değil önemli olan kuralları çiğnemen" Gally umrunda olmayarak beni kolumdan daha çok çektirdi.

"Gally kızı bırak zaten yorgun" minho seslenmişti ceza almamı istemiyor gibiydi.

"Kuyuda bir gün geçirecek!"

Minho hala sinirli bakışlarını kolumu tutan gally'nin eline çevirdi ve en sonunda gally'nin elini ittirdi.

"Kızın canını yakıyorsun ben götürürüm" Gally gibi kolumu tutmasının aksine elimi tuttu ve hızlı adımlarla arkasından beni sürüklemeye başladı.

Ama bir anda bana ne olduysa gözümün karardığını hissettim neden bir anda böyle oluyordu?....