10. KAYRAN

Vaveyla Yazarı: Nisa Aaaa

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 10. KAYRAN

Gözümü açtığımda tıpçı çadırındaydım ne işim vardı burada?
(Bu kızda artık isterse yatıya kalsın tıpçı çadırında her bölüm gidiyor kdkdkdk)

Evet en son elverd dan kaçıyordum şerefsiz ama neden bayılmıştım ki?

Yattığım sedyeden doğruldum. O sırada bir şeylerle uğraşan Jeff beni fark etti beni görünce gülümsedi ve yanıma geldi.

"Emily iyi misin?" Evet anlamında başımı salladım.

"Minho nerede?" İlk sorduğum soru buydu onu bayılırken görmemiştim.

"O bizimle konuşmadı sen bayıldığından beri ormanda olmalı görmedim."

"Peki ben neden bayıldım bunu biliyor musun?" Hiçbir şeyim yokken durduk yere bayılmıştım.

"Sanırım iğnenin bir kısmını sana batırmış nerede yaptığını hatırlıyor musun?"

"Sanırım hatırlıyorum çadırda yapmış olmalı" belimi tutarken demedim...

O sırada içeri newt geldi. Beni görünce gözlerini kocaman açtı ve koşarak bana sarıldı. Bende ona sarıldım abim gibi.

"İyimisin Emily çok korktuk"

"Evet iyiyim" benden ayrıldı. Daha sonra aklına bir şey gelmiş olacak ki koşarak çadırdan çıktı.

"O nereye gitti?" Jeff bilmiyorum dercesine omuzlarını silkti. Sonra tekrar yanıma geldi ve omuzlarımı sıvazladı.

"Umarım herşey daha iyi olur" dedi ve tam gidecekken kolunu tuttum.

"Nereye?" Bir cevap vermedi ama kafasıyla kapıyı işaret etti.

Kapıya baktığımda minhoyu gördüm. Ağlamak istedim o an. Bayılırken gözlerim onu aramıştı ama görememiştim. Şuan onu görmek çok güzeldi.

Hızlıca yanıma koştu ve hiçbir şey söylemeden bana sarıldı. Benim kollarımda ona sarıldı. Kendimi tutamadım kafamı göğsüne yasladım ağlamaya başladım. Şuan güvanli kollardaydım ama ağlıyordum içimi dökmek için. Sakinleşmem için kafamı okşadı. Gözlerimi kapattım ve kalbini dinledim. O kadar hızlı atıyordu ki kalbi bir an yerinden çıkacak sandım.

"Ağlama güvendesin" biliyorum...

"Bu kadar ağlama seansı yeter mi?" Newt gelmişti. Kıkırdadım ve kafamı minhonun göğsümden kaldırdım. Burnumu çektim, minhodan ayrıldım ama Minho benden hiç ayrılmak istemiyormuş gibi dudağını büzdü.

"Newt senin gelmişini geçmişini iki sarılıyorum sevgilimle hasret gideriyoruz içine ediyorsun ama" minho newt'e çatık kaşlarla baktığında bende newt'e baktım o ise iki elini havaya kaldırdı.

"Tamam iyi ozaman ben bir şey demedim ama ikinizinde yemek yemesi gerek" minho başını salladı. Ardından beni bir anda kucağına aldı.

"Minho ne yapıyorsun?!" Yere atlamaya çalıştım ama beni çok sıkı tutuyordu. Newt ise kahkaha atıyordu . Göremesemde kesin yüzüm kıpkırmızı olmuştu.

"Ne olmuşki hasta sevgilimi yemekhaneye götürüyorum" ardından göz kırptı. Ben ise ne yapacağımı bilemeyip utançtan kafamı göğsüne soktum.

Minho güldü ve ardından çadırdan çıktı hala kafamı kaldırmamıştım ama etraftaki fısıltı seslerini duyabiliyordum.

"Ne kadar dedikoduya düşkünler" bunu kısık sesle dile getirmiştim ama minho duymuştu.

"Ne oldu rahatsız mı oldun? Sevgilim" sevgilim kelimesini özellikle bastırarak söylemişti ve bize yine dedikodu çıkarmıştı.

"Emily geldik" minho bunu söyledikten sonra beni bir sandalyeye oturttu ve yanıma geçti. Sandalyemin başından tutup biraz daha kendisine yaklaştırdı.

"Ne oldu yine?"

"Sevgilime yemek yedireceğim malum rahatsızlanmış" göz kırptı ve benim önümdeki tabağı önüne çekti.

"Ciddimisin? Ellerimi kullanabiliyorum" omuzlarını silkti bende gülmeden edemedim.

"Siz şu çifte kumrular işini ne zaman bırakırsınız?" Newt söylenmeye başladığında minho ona doğru döndü.

"Kıskandın mı?" Minho ciddi bir şekilde sormuştu newt ise başını hayır anlamında ikiye salladı.

"O zaman sal bizi" newt gülmeye başladı ardından bende güldüm. Minho yemek tabağından bir kaşık aldı ve üfledi. Çok tatlı gözüküyordu, kaşığı bana çevirince hemen yedim.

"Bir şey sorabilir miyim o elverd'a ne yaptınız?" Çok saçma bir anda sormuştum ama hakkımdı bu pisliği labirent'e atmış olamazlardı dimi? Kaçardı oradan ve beni her türlü bulurdu. Bunu düşündükçe içim ürperiyordu.

"Kuyuda" minho düz cevap verdi ve tabiki bu konu hakkında konuşmam onu kasmıştı.

"Oradan kaçabilir"

"Nöbet tutuyoruz başında" Elverd kötü bir şey yapmıştı evet ama hep orada mı kalıcaktı? Herneyse bu konuyu kapatmam gerek.

"Minho çok mıymıylanıyorsun" dedim ve tabağımı önüme çektim maksat konuyu kapatmaktı ama sanırım buda hoşuna gitmemişti.

"Kızma bana daha labirent'e gitcez hızlı yiyelim"

"Bu halde oraya gitmeyi mi düşünüyorsun?"

"Tek başıma sıkılırım burada" dudaklarımı büzdüm o ise sadece yanağımı okşadı. Bende tabağıma gömüldüm.

"Selam millet" kapıdan gelen kız sesiyle o tarafa döndüm. Bu kız bir yerden tanıdıktı. Yeni çaylak gelmiş olmalıydı ben bayılmadan önce asansör sesini duymuştum ama erken değilmi?

"Bir kızmı? Buna çok sevindim artık yanlız değilim" sandalyeden hızla kalktım tanışmak için ama ani hareketle belim ağrımıştı. Elim belime gitti.

"İyi misin Emily" minho da hızlıca kalkıp yanıma geldi.

"Yok bir şeyim sadece biraz hızlı kalktım sanırım belim tutuldu" tekrar kıza yöneldim.

"İsmini hatırlıyor musun?"

"Teresa" teresa bu isim tanıdık geliyordu.

"Bende emily tanıştığıma memnun oldum" elimi ona uzattım oda yavaşça elimi sıktı. Elini bırakınca minho'nun yanına gittim. Bu kız bana nedensizce tuhaf gelmişti ısınamamıştım.

"Minho hadi gel biraz dolaşalım" minho ise canım benim beni kıramadı hemen ayağa kalktı.

"Tamamdır" yanıma geldi ve elimi tuttu ve yemekhaneden çıktık.

"Minho sen o kızı hatırlıyor musun?"

"Hayır, neden sordun ki?"

"Şey bana bir yerlerden tanıdık gibi geldide o yüzden sordum" başını salladı.

Bu sırada yanımıza koşarak thomas geldi.

"Minho acil gelir misin? Elverd çıldırdı." Elverd mı? Onu korumuyorlar mıydı?

"Emily sen benim çadırıma geç ben gelirim tamam mı?"

"Tamam" şuan hiç bir şekilde elverd'ı görmek istemiyordum. Sanırım korkuyordum.

Minho'nun çadırına gittim. İçeri girince beni büyük bir labirent'in heykeli karşıladı. Bu manzara karşısında şaşırmamak elde değildi.

Çadırda biraz gezindim, daha saat erkendi ve uyumayı eş geçiyordum. Canım sıkılmıştı.

Bir kaç dakika daha çadırda gezindim en sonunda ise bunalarak dışarı çıktım. Çıktığım esanada direkt olarak birisi elleriyle gözlerimi kapadı ve beni geri içeri çekti.

Korktum gerçekten korktum o kişinin elverd olma ihtimali çok kötüydü.

"Korktun mu?" Minho'nun sesi. Aklınca bana şaka yapmıştı. Ellerini gözümden çekti.

"Salak çok korktum hiç komik değildi!" Arkamı döndüm ve karnına hafif yumruklar attım. O ise sadece kahkaha atıyordu.

"Emily emin ol bundan sonra sana o pisliği geçtim benden sonra kimse dokunamayacak." Güvendim ona kendim den daha çok hemde. Bende gülmeye başlayınca sarıldı.

"Ne oldu?" Neyi kastetdiğimi anlamıştı.

"Biraz çıldırdı lüzumsuz ama ben gerekeni yaptım, sevgilin gerekeni yaptı" kulağıma doğru fısıldadı. Bir an bu fısıldama ikimizin tek olduğunu hatırlattı. Yüzü bana doğru yaklaştı bir elini belimden tuttup diğer eli ise boynuma tutundu.

"Minho labirent'e gitmeyecek misin?"
Dısarıdan newt'in sesi duyuldu ve ardından hemen içeri girdi. Tekrar bizi yakalamıştı ama onu dövmek istiyorum her anda bizi bulmasa olmaz.

"Lan yoksa ben yine yanlış bir anda mı geldim." Elini yüzüne koydu. Bende minhodan uzaklaştım. Minhoda sinirlenmiş bir vaziyette newt'in yakasına yapıştı.

"Her anı bozmasan olmaz dimi!?" Newt dudağını büzdü.

"O kadar haklısın ki gerçekten bilerek olmuyor. Gelmeseydim belki elimize bebek falan verirdiniz off neyse ben çıkıyım siz devam edin. Yalan olmasın amca olmak isterim" minho tek kaşını kaldırdı daha sonra bende omuz silktim ve gülerek yanlarından geçtim.

"Al işte kaçırdın kızı!" Çadırdan çıktığımda minho'nun bağırma sesine gülmeden edemedim.

"Hey emily minho geliyormu?" Thomas yanıma gelmişti labirent'e girecek olmalıydılar.

"Bekle dur çağırıyorum." Thomas başını salladı. Çadıra tekrar girdiğimde. Minho yatağa oturmuş newt ile bir şey konuşuyorlardı. Ne ara?

"Minho thomas çağırıyor" minho beni görünce başını salladı ve bana otuz iki diş güldü.

"Biz labirent'e gitcez newt emily sana emanet" newt elini başına götürdü ve asker selamı verdi.

"Tamamdır" newt başını salladı minhoda çıkıcaktı ki kolunu tuttum."

"Bende gelmek istiyorum" olmaz dercesine başını salladı.

"Ama şimdi sen gidersen ben elinde sonunda kurtulur yine girerim o labirent'e belki seni bulamam" dudağımı sarkıttım.

"İyi Emily öyle olsun ama yanımdan ayrılmıyorsun" hızlıca başımı salladım.

"Hadi gidelimmm!" Yerimde zıpladım daha sonra çadırdan çıktım. Thomas bekliyordu.

"Emily demi gelicek? Hasta değilmi?"

"Tabi ki de geliceğim" dedim ve kismmsenin konuşmasına izin vermeden labirent'in girişine doğru koştum. Arkamı döndüm ve ikisine de dil çıkardım.

"Hey emily! Bekle" minhoda peşimden koştu o kadar hızlı koşuyorki hemen beni yakaladı.

İkimizde güldük ardından elimi tuttu ve sakince labirent'in girişine doğru yürüdük. Thomas'a baktım o ise yaşlı teyzeler gibi kınarcasına bize bakıyordu.

"Thomas biraz daha öyle bakmaya devam edersen tekme atıcam az kaldı." Tekme atıcam deyince hemen gülümsedi ve yanımıza geldi.

Labirent'e geldiğimizde içeri doğru koştuk bugün açık olan numara 7 idi.

Hızlıca o tarafa doğru gittik. Tekrar dolandık ama yine bir sonuca eremeyince çıkışa koştuk.

Bir anda karşıma bir ızdırap veren çıktı hızlıca altından kayıp düğmesine basdım ama belim çok ağrımıştı. Minho fark etmesin diye hemen doğruldum.

"Hadi gidelim ne duruyorsunuz?" Hızlıca çıkışa koştuk ama bu sırada bir ızdırap veren peşimize takıldı. Şuan geriye dönüp düğmesine basamazdık yoksa çıkış kapanır ve yetişemezdik. Minho elimi tuttu ve daha hızlı koştuk. Bu sırada labirent değişim gösteriyordu ama çok erken.

Önümüzdeki duvar kapanıyordu minho ile hemen geçtik dönüp thomas'a baktım o yerinde durmuş bekliyordu.

"Hey ne yapıyorsun?! Gelsene!" Thoams başını salladı ardından önümüzdeki duvar tam kapanacakken geçti ve ızdırap veren arada sıkıştı.

"Sen delisin!" Thomas'ın omuzundan tuttum. Izdırap veren ezilmişti ve içi gözüküyordu. Biraz yaklaştım içine bakmak için ama minho kolumdan tuttu.

"Hadi gidelim yarın bakarsın" başımı salladım ve çıkışa doğru koştuk.

Kayrana yeniden geldik ve çocuklar etrafta görünmüyorlardı ama biraz uzakta toplanmışlardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

39okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18