6. bölüm · MAZE RUNNER (LABİRENT)
6. ZORUNDALIK
"Benimle ne konuşacaksın?" Elverd kolumdan tuttu ve beni dışarı sürükledi. Labirent duvarlarının oraya.
"Ne yapıyorsun bırak kolumu" Bu kolum çok çekmişti buradakilerden.
"Sessiz ol!" Duvarların oraya geldiğimizde kolumu bıraktı.
"Ne istiyorsun?!" Sesimi kısık tutmaya özen gösteriyordum şuan şu durumda ve şu saatte çocuklara gözükmek istemezdim.
"Emily herşeyi bildiğini biliyorum" Ne! Nasıl ?
"Sen n-neyi kastediyorsun?"
"Emily biliyorum isyandansın ve herşeyi hatırlıyorsun isyan seni tekrar istiyor" ne o isyanda çalıştığımı nereden biliyor?
"Sen nereden biliyorsun?"
"Emily ben seni yıllardır tanıyorum ve görüyorum sen beni bir kere bile fark etmedin ve evet isyan seni tekrar istiyor bu son şansın"
"Fark etmedim mi? Sen farklı bir yere gitmedin mi?"
"Gittim ama sen benim alt rütbemsin seni biliyorum." Alt rütbemi?
"Ben isyanda tekrar çalışmayacağım tamam mı?! Arkadaşlarıma zarar veremem"
"Son şansın Emily! Yoksa herkese açıklarım, o çok sevdiğin minhoyada! Onu sevdiğini biliyorum. İsyana verdiğim tek komutla onun hafızasını verirler anladınmı?!" Kendimi tutamadım gözümden yaş gelmişti.
Labirentten önce minhoya söylememiştim doktor olduğumu, onlardan sanmıştı beni şimdi hafızasını alır birde yalan söylediğimi duyarsa gözünde beni bitirirdi. Kahrolurdum.
"Ne istiyorsun benden!" Ağlıyordum hemde durmadan kendimi duruduramıyordum.
"İsyana geri dön onlarla sabah konuştum seni geri istiyorlar" Hayır istemiyorum...
"Zorundamıyım gerçekten?! İstemiyorum geri dönmek!"
"Öylemi sen istedin o zaman" ne! Hayır!
"Dur yapma!" Onlar arkadaşlarım...
"Evet? Bu kabul mü?" Seni pislik ucube birde sırıtıyor.
"Lanet olsun evet!" Kolumdan tutup gözümdeki yaşları sildi.
"Çek o elini pislik" elini ittirdim ama o ittirdiğim elimi duvara yapıştırdı. Bu hareketiyle duvara sırtımı çarptım.
"Sen ne yapıyorsun?!"
"Emily seni seviyorum isyana geri döneceğine göre birlikte olabiliriz"
"Sen ne diyorsun sanki isteyerek gitmek istemişim gibi! Hayır seni istemiyorum!"
"Emily! Benimle olucaksın tamam mı yoksa olucaklardan sorumlu değilim. Aynı şekilde yine herşeyi anlatırım!"
"Sen çok iğrenç birisin!" Onu ittirmeye çalıştım ama beni duvar ile arasında sıkıştırdı.
"Kabul ediyor musun? etmiyor musun?"
"Ediyorum tamam mı!"
Minho'nun beni tanımaması daha iyiydi. En azından acı çekmezdi...
Elverd sırıttı pislik iğrenç yaratık.
Kafasını bana doğru yaklaştırdı. İstemiyordum onu. Hareket de edemiyorum. Ağlamaya başladım.
"Ne oluyor burada! Elverd kıza ne yapıyorsun?!!" Sesin geldiği yöne doğru baktım. Minho!
Elverd'ı kolundan çekti yüzüne yumruk attı. Elverd yere yapıştı.
Minho yanıma geldi.
"Sen iyi misin o piç ne yaptı sana!" Bileğimi kaldırdı ve baktı. Az önce elverd bileğim sıktığında iz yapmıştı.
Minho izi görünce daha da sinirlendi daha kalkamayan elverd'ın yüzüne bir daha yumruğunu geçirdi.
"Sen nasıl dokunursun ona!" Ben ne yapacağımı bilemedim. Ne onu durdurabilirdim nede olduğum yerde hareket edebilirdim. Sadece ağlıyordum.
Elverd ise kanlı yüzüne rağmen sırıtıyordu.
"Sevgilime dokunamaz mıyım?" Elverd'ın verdiği cevapla minhonun yüzü bana döndü. Ben ise cevap bile veremiyordum ağlamayı kesmiştim ve sadece hıçkırıyordum.
Elverd ayağa kalktı ve üzerini çırptı. Bana doğru tek kaşını kaldırdı. Cevap vermemi istiyordu. Ama cevap veremiyeceğimi biliyordu.
"Ben açıklığa kavuşturayım gece kabus görmüş benim yanıma geldi gelirken bileğini karanlıkta incitmiş. Bende onu sakinleştiriyordum. Kabusundan dolayı çok ağladı. Ve o sırada biraz yakınlaştıysak ne olmuş kızı korkuttun." Senin diyeceğin yalana ben...
Minho bana döndü onun gözünde kırgınlıkmı vardı? Yanlış görmüyordum o kırılmıştı...
"Neden senin yanına gitti?" Elverd'a soruyordu ama hala benim gözümün içine bakıyordu. Benden bir itiraz bekliyordu.
"Şey o benim sevgilim bu çok doğal. Labirentte kaldığımızda olduk." Elverd bana keskin bir bakış attı.
Minhoya kafamı salladım. Benim onayladığımı görünce kafasını arkaya çevirdi nefesini içine çekti.
"O zaman müsadenizle biz gidiyoruz" dedi elverd, elimi tutup.
Minho'nun kafasını çevirdiği yere baktığımda gözü dolmuştu. O üzülmüştü. Bana kırılmıştı.
Elverd elimi çekip beni çadırıma doğru götürdü.
Biz çadıra doğru giderken tekrar minho ya baktım o aynı yerde donup kalmış yere bakıyordu.
"Çadırına geldik hadi sana iyi geceler sevgilim" Elverd elimi bırakıp göz kırptı ve yanımdan uzaklaştı.
Çadırıma girip kendimi yatağa attım halim yoktu. Battaniyemi kafama kadar çektim.
Kendimi uykuya teslim edene kadar sadece ağladım. Saatlerce...
"Günaydın uyuyan güzel. Ne oldu çok uyumaktan gözlerin şiştimi boşuna demiyorum sana uyuyan güzel diye"
Beni uyandıran newt'e baktım. Hayır newt uyumaktan değil...
"Ah çok uyumuşum gerçekten" esnedim ve kıkırdadım birde acıma o ortak olsun istemezdim.
"Hadi kalk yeni çaylak ile tanış geceyi kuyuda geçirdi ama olsun"
"Kuyuda?"
"Dün labirentte girdi ve gally boş durmadı bizde ceza verdik"
Thomas evet onun burada ne işi vardı en son isyandaydı.
"A newt buradamıydın" kapıda duran elverd'a baktım.
"Evet neden ki her zamanki gibi emily'i uyandırmaya geldim" Newt sinirliydi dünkü olay yüzünden galiba ona ceza vermişlermiydi ki.
"Peki ama bundan sonra ben uyandırmak isterim" yine ima yapıyordu bunu herkese duyuracaktı.
Newt tek kaşını kaldırdı.
"Sevgilim sonuçta dimi Emily?" Newt gözlerini kocaman açıp bana doğru döndü. Başımı salladım.
"Siz ne ara..?"
"Labirentte" Elverd gülümsedi ve yanıma geldi.
Newt'in gözleri bir elverd'a bir bana git gel yapıyordu.
"Hadi Emily kalk" Elverd elimden tutup beni yataktan kaldırdı.
"İzninle biz kaçar" elverd newt'e göz kırptı , beni çadırdan dışarı çıkardı hala elimi tutuyordu ve bırakmıyordu.
"Benim labirentte gitmem gerek Elverd"
"Emily isyanda çalışacağım demiştin buradan çıkcağız ama daha değil teressayı beklemeliyiz." Teresa o da mı buraya gelcekti neden?
"Herneyse sorularını sornaya sakla şimdi ben gidiyorum" Elverd elimi bıraktı ve yemekhanenin oraya doğru yürümeye başladı.
Bende minho'nun yanına gittim labirent'e gidecektik. Minho newt ile bir şey konuşuyordu. Newt elini minhonun sırtına koymuş sıvazlıyordu.
"Minho labirent'e gitmiyecek miyiz?"
Beni fark ettiklerinde newt elini çekti. Minho kafasını kaldırdı göz göze geldik. Ayağa kalktı.
"Gidelim" sedece bunu dedi ve yanında duran sırt çantasını taktı benimkini bana doğru uzattı. Sırt çantasını elime aldığımda yanında sarkan bir kağıt gördüm. Kağıdı elime alıp çantayı omzuma attım. Kağıdı okudum.
"Emily sen ilk geldiğin günden beri seni seviyorum bilmiyorum ama bu kalp seni tanıyor. Belki burdan öncede seni sevdim şimdide seviyorum. Hafızam gitmiş olabilir ama bu kalp aynı. Emily söze geçiremesemde seni seviyorum. Sen beni severmisin bilmiyorum söyleyemiyorum korkuyorum. İçimde kalsın istemiyorum. Beni sevebilirmisin?"
-minho
Kağıdı okuduğumda dilim tutuldu o beni seviyor muydu? Hatırlamadığı halde.
Kağıdı okuduğumu fark eden minho elimden hızla çekti çok geçti okumuştum.
"Sen..." Cümlenin devamı yoktu getiremiyordum. Newt oturduğu yerden biz bakıyordu.
"Önemi yok artık" elindeki kağıdı buruşturdu, yere fırlattı.
Minho'nun Ağızından
(Not= Emily nin Elverd ile labirentten çıktıkları zaman.)
Emily'i labirentten çıkarmamın üzerine saatler geçmişti.
Emily'i labirentte tek bulmuştum yalnızdı ve kim bilir Elverd nerelerdeydi.
Newt ile oturmuş sohbet ediyorduk o biliyordu ben Emily'i seviyordum ona anlatmıştım, benim sırdaşımdı. Emily'nin geldiği gün anlamıştım bu sevgimi. Ama emily sebebini bilmediğim bir şekilde kriz geçirdikten sonra benden uzaklaşmıştı. Anlamıştım.
"Merak etme minho o bence seni seviyordur" umarım.
"Minho onu geldiğinden beri seviyorsun ve söylemiyorsun bence artık söylemelisin"
"Ya o beni sevmiyorsa"
"Bu ihtimalleri düşünerek daha nereye kadar gidiceksin? Hem dile getiremiyorsan kağıda yaz olmaz mı?"
"Çok aptalca"
"Denemekten zarar gelmez"
"Tamam bak beni sen gaza getirdin" newt kıkırdadı bende çadırıma koştum evet bunu yapacaktım. Bir kağıda bir kaç kere deneme yapıp sildim olmuyordu.
En sonunda emin oldum.
Eee şimdi ben bu kağıdı direk eline mi vericektim. Dur sırt çantasına takıyım en iyisi, hem sabah labirent'e gittiğimizde fark eder.
Gidip çantasının ucuna taktım. Çantasını aldım ve benim çantamın yanına koydum. Sabah çantasını ona verecektim o da heralde fark ederdi.
Çok aptalca bir plan ama olsun. Peki ya reddederse o zaman biterdim.
Olsun böyle şeyleri düşünmeyelim
Hehehehehehehe
Yatıp uyudum yarın hızlı gelmeliydi.
Gece uyanmıştım 1 ay önce hergün gördüğüm aynı rüyayı gördüm bir kız adımı sesleniyordu. O kız kimdi. O an kafama dank etti Emily... Oydu. Ama neden.
Çadırımdan dısarı çıktım hava almam gerekiyordu. Canım sıkılmıştı ormanın oradan bir gül kopardım. Emily muhtemelen uyuyordu yatağının yanına bırakcaktım. Onun çadırına doğru yürüdüm. O sırada labirent duvarlarının orada emily ve elverd ı gördüm. Elverd emily'nin üzerine eğilmişti ne yapıyordu.
Ne oluyordu orada?! Elimdeki gülü sıktım. En sonunda yere fırlattım.
(Tam duruş bu gerçekten mxmdk)
Emily'nin ağladığını fark ettim
"Ne oluyor burada?! Elverd kıza ne yapıyorsun" Emily ağlıyordu ona bir şey yapmıştı.
Emily'e bir şey yaptığını zannetiğim için Elverd'ın yüzüne yumruk atmıştım ama yanılmışım onlar....
Elverd ve Emily sevgili olmuşlar hemde labirentte kaldıkları zaman.
Elverd bana sırıtarak emily'i götürdü ben tepki veremiyordum sadece bilmiyorum ağlak biri değildim ama ağlamak istiyordum...
Onlar gittikten sonra bende çadırıma gitmiştim sadece yatağıma yatıp boş boş duvarı izledim...
Bir anda nasıl oldu bilmiyorum herşeyi hatırladım. N-nasıl olur bu!
Emily... İsyan...Çocuklar her şeyi aynı anda hatırladım ve başımı tuttum.
Emily benim sevgilim ve muhtemelen beni hatırlamıyor bile. Ve şimdi gidip o Elverd ile oldu.
Bizi buraya isyan getirmişti şimdi anladım biz deney yapıyorlardı bunca zaman...
