5. bölüm · MAZE RUNNER (LABİRENT)
5. LABİRENT-2
Çocukların yanına gittiğimde elverd ile bir şey konuştuklarını gördüm yanlarına yaklaştığımda konuşmayı kesip direkt olarak bana döndüler.
"Ne konuşuyordunuz?" Elverd beni gördüğünde süzmeye başladı. Çok halsiz duruyordu.
"Hiç öyle görevi hakkında konuşuyorduk" minho elverd'a bir bakış attığında benim üzerimde olan gözleri aşşağı indi.
"Ben koşucu olmak istiyorum" Elverd bir anda söylediği sözle bakışlar ona döndü.
"Zaten iki kişiyiz gerek yok sana hem sen yenisin bilmezsin" minho elverd'a çıkışmaya başladı çok ters di ama olsun hak ediyor.
"Minho sakin ol eğer o kadar istiyorsa onu deneyelim" newt ortamı sakinleştiriyordu ama oda elverd'a ters bakıyordu.
"Öyle olsun yarın için buluşalım" minho sinirli şekilde elverd'a bakıp gitti. Minho dan uzaklaşmıştım ama şu aralar ben eskisi gibi olmak istiyorum.
"Elverd seninle biraz konuşabilirmiyim? " Artık onunla konuşmanın vakti gelmişti rahatsızlığımı belirtecektim böyle olmazdı.
Newt bana sorgularcasına bana baktı daha sonra ciddi olduğumu anladı ve o da gitti.
Elverd ın gözleri bir ara çadırların oraya kaydı bende o tarafa baktığımda minho'nun bizim olduğumuz yere keskin bakışlar attığını gördüm.
"Evet ne diyecektin?" Elverd seslenince ona doğru döndüm şimdi daha rahat davranıyordu.
"Dün yaptıkların hakkında elverd bir daha böyle bir girişimde bulunma-" sözümün devamını getirmeden lafa atladı.
" Ha dünkü olay ne yapmışım ki, anladım evet emily bundan rahatsız mı oldun? Ama neden ben senin arkadaşınım." Arkadaşım mı?
"O yaptığın hareketler hoşuma gitmedi bir daha yaparsan kesinlikle bu rahatsızlığımı çocuklara anlatacağım"
"Gerek yok zaten dersimi dün aldım" dedi ve kafasıyla bize hala bakan minhoyu işaret etti.
"Sana ne yaptı?"
"Sorun yok sadece dövüşmek istedi ama biraz sağlammış sanırım" kendi kendine kıkırdadı.
Kolunu yavaşça sıvadı ve derin bir kesik gösterdi. Kanları kurumuştu bu acıyla nasıl duruyordu.
"Sabah kolumu birazcık çizdim de şuan rahat hareket edemiyorum daha sonra konuşsak"
"Sen ciddimisin çok derin kesmişsin müdahale edilmesi gerekiyor."
O cevap vermeden sağlam olan kolunlad tutup tıpçı çadırına götürdüm.
" Jeff elverd kolunu çok derin kesmiş bakarmısın?" Jeff seslendiğimi duyunca yanıma geldi ve elverd'ın koluna baktı.
"Tamam ben gidiyorum Jeff sen ona yardımcı olursun" daha fazla yanında durmak istemiyordum ama yarası derindi ve mikrop kapabilirdi.
Çadırdan çıktığımda minho'nun yanına gittim. Ne oldu dercesine bana bakıyordu.
"Elverd kolunu yaralamışta jeff 'in yanına götürdüm herneyse hadi gel yemek yiyelim daha sonra labirent'e girelim." Minho başını salladı ve ayağa kalkıp benden önce tava'nın oraya doğru yürümeye başladı.
Yemeğimizi yedikten sonra sırt çantalarımızı takıp labirent'e girdik.
Labirent'in aynı yerlerini dolaşıyorduk artık ezberlemıştım. Bügün açık olan numarada gezdik. Bir şey yoktu heryer aynıydı.
Akşama doğru kapıların oraya gittik ama çocukların hepsi orada toplanmıştı.
"Hey neden buradasınız ne oldu newt?"
"Bugün yeni çaylak geldi çok erken biliyoruz bir erkekti ve koşarak labirent'e girdi." Ne? Bir erkek gelmişti hemde daha çok erken. Bide labirent'e girmiş.
"Minho gidip bakmalıyız" minhoya söylediğimde çatık kaşlarla bana döndü.
"Olmaz emily kapılar kapanmak üzere"
"Minho ızdırap verenleri kapatmayı biliyoruz ama o çocuk bilmiyor zarar görebilir" Oradan sağ çıkabilirdik ben kapatma tuşunu öğrendiğimde artık korkmuyorduk.
"Tamam öyle olsun ama yanımdan ayrılma" başımı salladım kapılardan yeniden giracağimiz sırada elverd arkada bağırdı.
"Bende gelmek istiyorum hem koşucu kapasitem var" diğer çocuklar elverd'a döndüğünde o yanımıza gelmişti bile.
"Şuan kavga edemeyiz minho hem ne kadar çok o kadar iyi" minho tam bir şey diyecekken söylemiştim kapılar kapanacaktı.
Minho elverd'ı umursamadan elimi tuttu ve içeriye doğru koşmaya başladı. Şu sıralar aklımı kurcalıyordu o böyle yaptıkça herşeyi anlatasım geliyordu. Elverd'a arkamızdan geldi.
Bir süre koştuk ama daha sonra bir erkeğin bağırma sesini duyduk ses tanıdıktı sanki. O tarafa koştuğumuzda thomas'ı gördüm! Thomas onun burada ne işi var?
Koşarak yanına gittim yine herzamanki gibi ona doğru koşan ızdırap verenin altından kayıp kapatma tuşuna bastım. Thomas ne olduğunu anlamazken kapıların kapanma sesi geldi.
"Minho bir ümit belki yetişiriz" dedim ve cevap almadan thomas'ın kolunu tutup koşmaya başladım kapıya geldiğimizde daha tam kapanmamıştı yetişebiliriz.
Thoması ittim oraya doğru koşması için o dışarı çıktığında minho elimi tuttu kapıdan beraber çıkacakken Elverd diğer kolumu tuttu ve beni tekrar labirent'e soktu.
"Sen ne yapıyorsun?!" Elverd kolumdan çektiği için yere yapıştım.
"Elverd ne yapıyorsun?! Emily!" Minho bağırdıktan bana doğru koşmayı denedi ama nafile kapı kapanmıştı.
"Elverd ne yapıyorsun çıkabilirdik!"
"Çıkabilirdiniz ben burada tek kalıcaktım. Buraları bilmiyorum ve yüksak ihtimal ölürdüm. O yüzden seni çektim" başını yan yatırdı ve dudağını büzdü.
"Sende koşsaydın ozaman!"
"Ne abarttın örümcekleri kapatırız sıkıntı yok" Sıkıntı yok mu seninle tek kalmak zaten başlı başına sıkıntı.
"Herneyse çok yorgunum örümcekle uğraşmam saklan bir yere sabah buluşalım burada" onunla yalnız kalmak istemiyordum.
"Beni yanlız mı bırakacaksın ya bir şey olursa?" Yine dudağını büzdü.
"İyi öyle olsun köşdeki sarmaşıkların orada saklanalım"
Sarmaşıkların oraya geldiğimizde ona yatması için işaret ettim.
"Sırayla nöbet tutalım şimdi ben tutayım daha sonra uykum gelirse seni uyandırırım" dedim oda başını salladı ve sarmaşıkların arasına yattı. Bende yanına sarmaşığın içine geçip oturdum.
Baya vakit geçmişti önümüzden birkaç kere ızdırapveren geçmişti. Artık gözüm kapanmaya başlayınca elverd'ı dürttüm.
"Elverd benim uykum var sen nöbet tut" yeni uyandığı için önce etrafına baktı daha sonra jeton düştü ve sarmaşıklardan çıktı.
Elverd'ın kalktığı yere yattım oda aynı şekilde benim oturduğum yere oturdu.
Bugün çok yorulmuştum birde tüm günüm bu lanet labirentte geçmişti terleyip soğumuştum ve sanırım ateşım çıkmaya başlamıştı.
Uyandığımda birisi beni taşıyordu. Çok ateşim vardı gözümü zor açıyordum. Beni taşıyan kişinin yüzüne baktığımda minho olduğunu gördüm onu görmek güzeldi. Gülümsedim ve beni gördü oda bana gülümsedi..
Gözüm yeniden kapandığında çocukların sesini duydum. Elverd'a bağarmaya başlamıştı bile gally.
Sanırsam beni tıpçı çadırına getirmişdi sedyeye yatırdı daha sonra jeff 'e bir kaç kez seslendi.
Zorda olsa yeniden gözümü açtığımda Jeff yanıma gelmişti.
"Ne oldu ona?"
"Ateşi çıkmış şekilde buldum. Elverd başında bile değildi! Sonradan geldi. Nereden geldi onu bile söylemedi!" Cevap vermek istedim ama gözlerim bende önce davrandı ve kapandı.
"Emily uyan" duyduğum sesle gözlerimi araladım hala tıpçı çadırındaydım hava karanlıktı akşam olmuş olmalıydı. Bana seslenen Elverd'ı
"İyi misin?" Sabahkine göre gayet iyiydim. Yattığım yereden doğruldum ve basımı olumlu anlamda salladım.
"Emily seninle konuşmam gerek"
________
Okuyan çok az ama söylemeden edemedim bu hikayeyi geçen sene yazmıştım ve wattpad kapandığında bidaha yazmadım şöyleki elimde 19 bölüm var ve yazım tarzım gerçekten çok kötü konusu güze ama yazım tarzı sıfır falan 19. Bölüme kadar atarsam ondan sonra ki bölümlerde düzeltirim yazım tarzımı. Şu yazım tarzına rağmen okuyanlara gerçekten çoook teşekkür ediyorum
