9. bölüm · Mavi tik bana değil
9. Bölüm
Gecenin sessizliğinde, telefon ekranının mavi ışığı odasını aydınlatıyordu. Ada, parmaklarını ekranda gezdirirken bir yandan da kalbinin hızlı atışını hissetti. Arda’dan gelen her mesaj, hem heyecan hem de bir parça endişe yaratıyordu. Kimi zaman cevap vermek isterdi, kimi zaman ise susmak daha kolay gelirdi. Ama o an hissettiği şey bir şeyden daha güçlüydü: aradaki o görünmez bağ, sözcüklerden öte, kalpten kalbe ulaşan bir ses gibi.
Arda’nın sessizliği de kendince bir mesajdı; her “çevrimiçi” olup cevap vermemesi, Ada’nın aklında sayısız soru bırakıyor, ama aynı zamanda onun da kalbini hızlandırıyordu. İçindeki duygular birbirine karışıyor, korku ile cesaret, özlem ile sabırsızlık birbirine giriyordu. Ada, belki de bunu Arda’ya hissettirecek tek şeyin yazdığı kısa cümleler olmadığını biliyordu. Her mesaj, her sessizlik, her bekleyiş bir anlatımdı; ikisinin de kendi iç dünyalarını keşfetmesine fırsat veren, sessiz ama derin bir romanın satır araları gibiydi.
O gece, mesajların ardında yatan duyguların yoğunluğu, kelimelere dökülmemiş bir şekilde iki kalbin birbirine doğru yaklaşmasına sebep oldu. Ve Ada, bir kez daha fark etti: bazen en güçlü duygular, sözcüklere ihtiyaç duymadan da anlaşılırdı.
– Sessiz Kalem
Kelimelerim sesimdir.
