57. bölüm · Mavi tik bana değil
57. BÖLÜM
Ada’yı o tozlu spor salonundan çıkarıp güvenli bir yere aldığımda bile ellerimin titremesi geçmemişti. Ama asıl sarsıntı, cebimdeki kırık dökük telefonu çıkarıp Sessiz Kalem’den gelen mesajın devamına baktığımda yaşandı.
Çünkü ekrandaki yazılar kendi kendine siliniyor, yerini tuhaf, kırmızı renkli bir dijital koda bırakıyordu.
Sistem Hacklendi.
Telefonun hoparlöründen bir anda cızırtılı, mekanik bir ses yükseldi. Bu, o kapüşonlu adamın sesinin dijitalleştirilmiş haliydi.
"Arda... Yazarının güvendiği o kelimeler artık benim kontrolümde," dedi ses, alaycı bir tonla. "O, 'Kız Çocuklarının Payına Düşen' diyerek geçmişi kağıda döktüğünde beni yok edebileceğini sandı. Ama unuttuğu bir şey var; gerçek hayatta silemediği o gölge, şimdi en sevdiği kurgunun tam kalbinde."
"Kız Çocuklarının Payına Düşen mi?" diye fısıldadım kendi kendime. Ada yanımda gözyaşlarını silerken, beynimin içinde hukuk kitaplarının sayfaları hızla dönmeye başlamıştı. Bu kurgusal bir düşman değildi. Bu, yazarımızın, yani Sessiz Kalem'in gerçek hayatından sızan, adı batasıca bir enkazdı!
Telefonun ekranı tamamen kararmadan önce son bir dijital mesaj belirdi:
"Sessiz Kalem'e söyle, yarın gece o kalemi kırmazsa, Ada'nın tıp fakültesi hayalleri de, senin o adalet aradığın hukuk geleceğin de bu karanlıkta yok olacak."
"Canlarım! İşler artık sadece bir lise textingi olmaktan tamamen çıktı! O siber gölge, Sessiz Kalem'in ilk kitabına gönderme yaptı! Yorumları tık tık doldurun, beğenileri uçurun! 🖤 —Kelimelerim sesimdir."
Olaylar nasıl buralara geldi inanın bende bilmiyorum kurgu kendi kendine gidiyor 😊😉
