55. bölüm · Mavi tik bana değil
55. BÖLÜM
Zaman durdu. Eski spor salonunun kırık camlarından içeri sızan o cılız ay ışığı, tam karşımda duran adamın yüzündeki o alaycı gülümsemeyi aydınlatıyordu. Gördüğüm çehre, hafızamın en karanlık dehlizlerinden çıkıp gelmiş gibiydi.
"Sen..." dedim, sesim boğazımda düğümlendi. "Senin burada ne işin var? Sen çoktan..."
"Ben çoktan bu hikayeden gittim mi sanmıştın, Arda?" dedi, gözlerini gözlerime dikerek. "Sessiz Kalem beni bir kalemde sildiğini, bu kurgunun dışına attığını sandı. Ama unuttuğunuz bir şey var; geçmişi silmeye hiçbir yazarın mürekkebi yetmez."
Arkamda kilitli kalan o odadan Ada'nın tekrar hıçkırık sesi yükseldi. "Arda! Yalvarırım git buradan, o çok tehlikeli!"
Karşımdaki adam, ellerini kapüşonunun ceplerine geri sokarken o eski, o nefret ettiğim soğuk ses tonuyla fısıldadı: "Ada doğru söylüyor, küçük savcı adayı. Şimdi kuralları ben koyuyorum. Eğer bu hikayenin mutlu sonla bitmesini istiyorsan, Sessiz Kalem'e söyle... Yarın geceye kadar o kalemi tamamen kırsın. Yoksa bu kurgunun sonunu kanla yazarım."
Arkamı dönüp Ada'nın kilitli olduğu kapıya doğru bir hamle yapacakken, adam karanlığın içinde aniden gözden kayboldu. Tıpkı bir gölge gibi...
Cebimdeki telefonun kırık ekranı, yerdeki tozların arasında son kez titredi. Sessiz Kalem’den gelen yeni bir bildirim ışığı, o zifiri karanlığı saniyeliğine böldü.
"Canlarım! Kapüşonun altından çıkan bu eski düşman kim?! Arda'nın geçmişinden gelen bu gölge, hikayeyi nasıl değiştirecek? Yorumları tık tık doldurun, beğenileri uçurun! 60. bölümdeki o büyük üniversite/sezon finaline sadece 5 bölüm kaldı! 🖤 —Kelimelerim sesimdir
