5. bölüm / 6
Mafyanın Esiri (Zorla evlilik)Akşam yemeği
Bölümler 6Şu an: Akşam yemeği
- 1 1. Bölüm243 kelime
- 2 2. Bölüm165 kelime
- 3 İlk gece(+18)470 kelime
- 4 Çocuk mu?326 kelime
- 5 Akşam yemeği458 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Aras'ın mesleği ne?482 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Akşam olduğunda Aras, Alisa’nın odasına geldi. Kapıyı çalmadan girdi. Alisa pencereden dışarı bakıyordu. Onu görünce döndü ama hiçbir şey söylemedi.
Aras kapıyı kapattı. Bakışları her zamanki gibi soğuktu.
—Giyin. Seni götürüyorum.
Alisa kaşlarını çattı.
—Nereye?
—Yemeğe. Hazır ol, on dakika.
Alisa itiraz etmedi. Dolaptan sade, koyu renkli bir elbise seçti. Saçını toplayıp yüzüğüne baktı. Hâlâ parmağındaydı. Aynaya bakmadan odadan çıktı.
Aşağıda siyah bir araba bekliyordu. Aras kapıyı açtı, Alisa’nın binmesini bekledi. Yanına oturduğunda şoföre kısa bir işaret etti. Araba hareket etti.
Yol boyunca kimse konuşmadı. Alisa camdan dışarı bakıyordu. Şehrin ışıkları hızla geride kalıyordu. Bir süre sonra araba, şehrin merkezindeki lüks bir otelin önünde durdu.
Aras indikten sonra Alisa’nın kapısını açtı. Elini uzattı ama Alisa tutmadı. Kendi başına indi. Aras’ın bakışları bir an sertleşti ama bir şey demedi. Sadece beline hafifçe dokunarak onu içeri yönlendirdi.
Otelin restoranı loş ve sakindi. Masalar birbirinden uzak, müzik alçak sesle çalıyordu. Garson onları köşedeki özel bir masaya götürdü. Aras Alisa’nın sandalyesini çekti. Oturduktan sonra karşısına geçti.
Menüyü açmadan garsona baktı.
—İki kişilik menü. Şarap da getir.
Alisa başını kaldırdı.
—İçmiyorum.
Aras ona baktı. Sesinde itiraz kabul etmeyen bir eda vardı.
—Bu akşam içeceksin.
Garson uzaklaşınca masa bir süre sessiz kaldı. Alisa parmaklarıyla peçeteyi evirip çeviriyordu. Sonunda dayanamadı.
—Neden buraya getirdin?
Aras sandalyesinde geriye yaslandı. Parmaklarıyla masaya hafifçe vurdu.
—Çünkü dışarıda yemek yiyeceğiz. Ve çünkü sen benim karımsın. İnsanlar bunu görmeli.
Alisa’nın çenesi gerildi.
—Göstermelik mi yani?
—İstersen öyle de. Ama sen hâlâ benimsin. Bunu unutma.
Yemekler geldi. Alisa yemeğe zor dokundu. Aras ise sakin sakin yiyordu. Ara sıra başını kaldırıp ona bakıyordu. Bakışlarında hem sahiplenme hem de bir tür kontrol vardı.
Yemeğin ortasında Alisa sesini alçalttı.
—Dün gece… ve bu sabah konuştuklarımız. Hâlâ aynı fikirde misin?
Aras çatalını indirdi. Ona uzun uzun baktı. Sonra sesini alçalttı. Sadece ikisinin duyacağı kadar.
—Evet. Çocuk istiyorum. Hap yok. Doktor yok. Sen itaat edeceksin. Ben de… o işleri yavaş yavaş bırakacağım. Sözümü tutacağım. Sen de tutacaksın.
Alisa bakışlarını indirdi. Boğazı düğümlendi. Cevap vermedi.
Yemek bittiğinde Aras peçetesini masaya bıraktı. Ayağa kalktı, Alisa’nın sandalyesinin arkasına geçti. Eğilip kulağına fısıldadı:
—Hadi. Gidiyoruz.
Alisa kalktı. Aras’ın eli beline yapıştı. Restorandan çıkarken birkaç kişi onlara baktı. Aras umursamadı. Alisa’yı sıkıca tutarak dışarı çıkardı.
Arabaya bindiklerinde Aras şoföre konağa dönmelerini söyledi. Yol boyunca yine sessizlik hâkimdi. Alisa camdan dışarı bakıyor, Aras ise ara sıra ona bakıyordu.
Konağa vardıklarında Aras arabadan indi, Alisa’nın kapısını açtı. Bu sefer elini uzattığında Alisa tereddütle tuttu. Aras parmaklarını sımsıkı kavradı.
İçeri girerken sesi alçak ama netti:
—Bu gece de yanımda uyuyacaksın. Kaçma.
Alisa cevap vermedi. Sadece merdivenleri çıktı. Aras arkasından geliyordu. Her adımda, her nefeste… o sahiplenici sessizlik devam ediyordu.
O gece, oteldeki yemeğin ardından, Alisa bir kez daha anladı:
Aras onu sadece karısı olarak değil…
tamamen kendine ait bir şey olarak görüyordu.
Ve bu, değişmiyordu.
Bölüm etkileşimi
